BJK’DAKİ KARAR TRABZONSPOR’A ÖRNEK OLUR MU?
Gazetelerin, televizyonların, internet sitelerinin ve menajerlerin dolmuşuna gelen yönetimler yararlı-yararsız sayısız transfer yaparak taraftarlarının gazını almayı bir marifet sayıyor. Özellikle rakip takımlar yoğun transfer yapıyorsa kendi taraftarının tepkisinden çekinen hemen hemen tüm yöneticiler, “Biz de transfer yaptık” diyebilmek için yönettikleri kulüplerin milyonlarca Euro’larını transfer yapma adına adeta çuvallarla çöp konteynerlerine boşaltıyor. Başarısızlık geldiğinde, oyuncuların büyük bölümü kötü çıktığında günah keçisi bulunuyor ve yapılan yanlışların gerçek sahipleri zeytinyağı gibi suyun yüzüne çıkmayı başarıyor. Bir de panik havasındaki yöneticilerin sakatlık geçmişleri olan futbolculara doğru dürüst sağlık kontrolünden bile geçirmeden imza attırmakta hiçbir sakınca görmüyorlar. Hele o futbolcuların geçmişleri başarılarla doluysa, Türkiye gibi futbol fanatizmi doruklarda gezinen ama kültürü açısından yerlerde sürünen ülkede taraftarı bu transferlerle kandırmak çok kolay oluyor. Oyuncu sezon içinde sakatlık geçirirse de bir kısım mazeretler uyduruluyor. .Zaten kimse de bu durumun üzerinde durmuyor bile…
***
TRABZONSPOR SAKATLARDAN ÇOK ÇEKTİ
Kulüpler zarara uğratılmış, halkın cebinden çıkan paralar sakat futbolculara peşkeş çekilmiş kendine taraftar diyenlerin de umurunda olmuyor. Bu bağlamda Trabzonspor da çok .badireler atlatmış, nice sakat sözde yıldıza sözleşme imzalatmış, doğru dürüst yararlanamamış ve kulübün iflasa sürüklenme yolundaki cehennem taşları adım adım örülmüştür. Uzun yıllar önce Jean Maria Pfaff, dünyanın en iyi kalecilerinden biri kabul edilirken sakat sakat transfer edilmiş, banka hesabı kulübün parasıyla şişirilmiş ama birkaç iyi maçtan sonra sakatlığı nüksedince de takıma doğru dürüst yararlı olamayıp, bir yıl sonra cebine yine yüklü para koyularak ülkesi Belçika’ya postalanmıştı. Bir dönem Van de Paar alınmıştı adam idmana çıkmakta bile zorlandı. Mesela son dönemlerde Gervinho, süper bir yıldızdı ama Trabzonspor gelirken haşatı çıkmış, sakatlıklarla boğuşa boğuşa ne yetenekleri kalmış, ne fizik gücü üst seviyedeydi.
***
SON İKİ ÖRNEK KOİTA VE DORUKHAN
Aynen Fode Koita da öyleydi. Adam ilk sezonunda sakatlıklardan kurtulup da sahaya çıkamadı bile.. Geçen sezon ücretinin büyük bölümü ödenerek Kasımpaşa’ya kiralandı ama orada da sakatlık sorunu nedeniyle sezonun büyük bölümünü tribünde geçirdi. Şimdi yeniden Trabzonspor’un baş belası… Bu oyuncuyu alanlar, aldıranlar nasıl bir sağlık kontrolünden geçirdiler bu ismi merak ediyorum. Buna sebep olanların mahkemelerde sürüm sürüm süründürülmesi ve kulübü uğrattıkları zararı karşılamaları gerekir aslında… Ve Dorukhan Toköz. Çok kaliteli bir futbolcu olmasına rağmen Beşiktaş’ta ağır bir sakatlık geçirmişti. Diz bağları kopmuş, kemikleri de parçalanmıştı. Sahalara uzun süre dönemedi. Trabzonspor yine sağlık kontrolü komedisiyle bu ismi transfer etti. İlk bir yıl kendine iyi baktı ve oynayabildi ama ikinci yılın hemen başında küçük bir diz dönmesiyle birlikte bir yıla yakın sahalardan uzak kaldı. Trabzonspor’dan da parasını tıkır tıkır aldı.
***
BEŞİKTAŞ, LVANCO’YU HEMEN POSTALADI
Trabzonspor’da Atay Aktuğ’un ilk başkanlık yılında o dönem Gaziantepspor’un milli takıma da giden stoperi Mehmet Polat’ı alacaktı. Her konuda anlaşmaya varıldı. Oyuncu Trabzon’a geldi, sağlık kontrolünden geçti. Ve o dönem yönetimde olan iki doktor İbrahim Şahin ve Ahmet Çubukçu, “Mehmet’in önemli ve müzmin sağlık sorunları var. Transferi risk taşır” raporu verdiler, bu bağlamda basın toplantısı yapıp toplumu da bilgilendirdiler ve Mehmet imza atmadan Gaziantep’e döndü. Henüz 26 yaşındaydı ama bir daha eski performansına hiç ulaşamadı ve kaybolup gitti. Bu örneği son olarak bu transfer mevsiminde Beşiktaş’ta yaşayarak gördük. Siyah-Beyazlı kulübün transferde yaşadığı hayal kırıklıkları, fiyaskolarla büyük panik yaşadıkları bir dönemde Sauthamton’dan Brezilyalı 26 yaşındaki stoper Lyanco Silveria Neves’i İstanbul’a getirdi. Her konuda anlaşma sağlandı. Sağlık kontrolleri normal olsaydı imza atacaktı. Fakat kontrollerdeki sonuç olumsuz çıkınca bu oyuncuyu ülkesine gönderdiler.
***
LYANCO SAKAT ÇIKINCA BEŞİKTAŞ ANINDA GERİ GÖNDERDİ
Oysa Lyanco kaliteli bir stoperdi. İtalya’da Torino ve Bologna’da oynamış, Serie A ve İtalya kupasında 66 maça çıkmış, Premier Lige transferini gerçekleştirmiş bir oyuncuydu. Southamton’da da 36 maç oynamıştı. Brezilya’nın en önemli kulüplerinden Sao Poulo patentli bir isimdi. Ancak transfer fiyaskoları nedeniyle taraftarların adeta tefe koyduğu, hatta protesto gösterilerinde bulunduğu Beşiktaş yönetimi, “Ne pahasına olursa olsun, taraftarı susturalım. Zararını bir şekilde karşılarız” demedi ve oyuncuyu gerisin geri gönderdiler. Bu örneği neden veriyorum? Çünkü Türkiye’de son yıllarda en azından büyük kulüplerde böyle bir uygulama olmamıştı. Kulüp çıkarlarının, taraftar fanatizmine yenilmeyi gerektirmediğini göstermek için yazmaya çalıştım. Trabzonspor’u yönetenlerin ne yazık ki son yıllarda da transfer ettiği birçok futbolcunun geçmiş sakatlıklarına baktığımda, “Eyvah” dediğim ne isimler alındı. Kulübün paraları çarçur edildi. Bu uygulamaları yapanlar taraftarların ceplerine para sokuşturduğu için hiçbir tepki görmedi. Kulübün duyarlı kesimleri olması gerekenler ise ölüm sessizliğinde olanı biteni izlemekle yetiniyor. Sonuçta kabak Trabzonspor’un başına patlıyor. Sonra gelip bir takım neüdüğü belirsiz kişiler yaşanan ekonomik darboğazdan dolayı Katar’a satışı körüklemek için çirkince, ihanet edercesine yazıp çiziyor ve konuşuyor.
Beşiktaş’taki son Lyanco örneği Trabzonspor’u yönetenlerin de kulağına küpe olsun. Öyle birilerinin güdümündeki İstanbul’daki özel hastanelerde istenildiği gibi rapor çıkarılan dönemlere de bir son verilsin…
Yorumlar
Kalan Karakter: