O İSİMLER TÜRK FUTBOLUNUN AYNASI!
Fatih Terim, Arda Turan, Emre Belözoğlu, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya, Emre Çolak… Bu isimlerin hemen hemen hepsi Galatasaray orijinli teknik adam ve futbolcular… Peki ne yapmış bu isimler? Denizbank İstanbul Levent Şubesi müdürü Seçil Erzen isimli batmış bir bankacının, çok yüksek faizler vaadine kanarak milyonlarını yatırmışlar. Sonra da batırmışlar… Kadın bunlara, Saadet Zinciri benzeri ve büyük kar getirecek bir organizasyondan söz etmiş, bunlar da balıklama dalmışlar… Sonra mı? Tam bir skandal… Kadın hepsini dolandırmış, şimdi mahkeme kapılarında sürünüyorlar. Bu teknik adamlar ve futbolcular, Türk futbolunda en önemli yere sahip olmuş isimler… Halk açlıktan inlerken, bunlar 10 milyonlarca doları ceplerine indirmişler. Futbol oynarken Karun kadar zengin olmuşlar. Yetmemiş, bir kısmı teknik adamlıkta köşeyi yüzlerce kez dönmüş… Servetleri torunlarına da haydi haydi yetecek kadar yüksek… Ama daha çok kazanabilmek, daha fazla zenginleşmek için bir kadın bankacının tuzağına anındı düşmüşler…
Gerçekten kapitalizme inanmış ve onun yolundan yürüyen bu zenginlerin para gözünü kör ediyor. Bunlar arasında futbol dünyasında yer alanlar da en başta geliyor. Kardeşim belki de hepiniz gecekondulardan gelmişsiniz. Futbol isimli bir oyunla birlikte halkı uyutma aracına desteğinizden dolayı 10 milyonlarca Euro’luk servetlerin sahibi olmuşsunuz. Gözünüz hala mı doymamış?
Doymazsa sonuç bu olur işte…
Ama asıl olan şu ki, futbol dünyasının en önde gelen bu isimlerinin bile düştüğü tuzağa bakınca, “Futbolcumuz gerçekten kimlere emanet?” diye hayıflanmaktan kendimizi alamıyoruz.
Para hırsıyla aklını kaçırmışlar ordusuyla karşı karşıyayız yani…
Sonra da futbolun temiz ve dostluk duygularıyla, fair-play’a uygun, güzel oyun olmasını bekliyoruz.
Çok daha bekleriz.
***
MONTELLA’NIN BAŞARISININ SIRLARI
Stefan Kuntz ile yolların ayrılmasından sonra A Milli takımın başına geçirilen Vincente Montella ile birlikte futbol adına tarihin en güzel günlerinden birini yaşıyoruz. Ay-Yıldızlı ekibimiz hiç de beklenmedik bir şekilde grup birincisi olarak Almanya’daki Avrupa Şampiyonası finallerine katılma hakkını kazanmanın gururunu yaşıyor. Takım Hırvatistan ve Litvanya maçlarında çok başarılı futbol oynadı, iki maçı da kazandı. Almanya’ya karşı hazırlık karşılaşmasında da millilerimiz harikaydı. Yine zafer elde ettiler. Hem de 72 yıl sonra Almanya’da galip gelmeyi başarmanın onuruna da eriştiler. Bir tek Galler maçının ilk yarısında takım kötüydü, ikinci yarıda düzeldi ve berabere kalmayı başardı. Herkes milli takımı da Montella’yı da yere göğe sığdıramıyor. Ama daha üç ay önce tel tel dökülen bu takım nasıl oldu da böylesine bir patlama yaptı? Bu başarının ardındaki asıl sebep ne olabilir? Kuşkusuz herkes bir şeyler söylüyor. Bana göre Montella, futbolcuya dayalı sistemi yıkarak asıl temelleri attı. Lejyonerlerle, İstanbul’un 3 büyük kulübünde oynayan futbolculara dayalı sistemi yıktı.
***
AVCI DA MONTELLA’YI TAKLİT ETSİN
Hiç akla gelmeyecek oyuncuları kadroya dahil etti. Bakın son iki maçta takımın en önemli parçaları olan Cengiz Ünder ve Hakan Çalhanoğlu yoktu. Savunmanın değişmezleri Çağlar Söğüncü ve Merih Demiral 1 dakika bile forma bulamadılar. Yusuf Yazıcı, Abdulkadir Ömür yıllar sonra milli takımda forma giydiler. Samet Akaydın, Abdulkerim Bardakcı savunmanın bel kemiği oldular. Yusuf Sarı, Kenan Yıldız gibi isimler birer güneş gibi parladılar. Her maçta farklı oyuncular oynadı. Yani kimse, “Ben bulunmaz Hint kumaşıyım” diyecek durumda değil artık… Bunu başaran Montella’ydı. Buradan hareketle, Trabzonspor’da çalıştığı süre içinde transfer yaparak kulübü batırmayı marifet sayan Abdullah Avcı hiç ders çıkarır mı acaba? “Ben de hiç hesapta olmayan, kimsenin farkına varmadığı ama potansiyelli futbolcularla büyük oynayacağım artık” diyebilir mi? Hiç sanmayız! Çünkü onun işi transfer yaptırıp, günü kurtarırken, kulüplerin geleceğini karartmak… Hele de Ertuğrul Doğan ve ekibi gibi ağzının içine bakan, futbolu derinliğine tahlil etme yeteneğinden ve bilgisinden yoksun kişilerle çalışıyorsa… Avcı ve onun temsil ettiği teknik adam grubu asla üretken, vizyon sahibi, bilgili, birikimli değildir, bunlar sadece yapay zekalarla hareket ederek, yaptırdıkları transferlerle kulüpleri batırır, bu isimlerle bir iki iyi sonuç aldıklarında da kendilerini ulaşılmaz ulemalar olarak görürler.
Ama suç o ve onun gibilerin değil, onlara yol verenlerin!
***
TRABZON ANKETLERİ KÜLLİYEDE
Trabzon Büyükşehir, Ortahisar ve 18 ilçede hazırlanan yerel seçim raporu sessiz-sedasız bir şekilde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ulaştı. İddialara göre bir önceki seçimde oylarını kaybeden ve kamuoyu yoklamalarından başarısız çıkan belediye başkanları bir dönem başkanlık yapsalar bile yeniden aday gösterilmeyecek. AK Partinde bazı belediyelerde ciddi sorunlar ve oy kayıpları var. Bu durum bakalım aday sıralamasına nasıl yansıyacak. AK Parti kurultayında yaşanan değişim rüzgârı çok büyük bir ihtimalle yerel seçimlerde de kendini gösterecek. Trabzon’da AK Parti cephesinde Akçaabat, Of, Maçka, Arsin ve Araklı gibi kilit ilçelerde belediye başkan değişimi yaşanması bekleniyor
***
SOYLU HANGİ GAZETECİLERE KIZDI?
Eski İçişleri Bakanı AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, hakkında çıkan haberlerle ilgili sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Tolga Şardan, Saygı Öztürk, Orhan Uğuroğlu ve Cengiz Demirel'in yazılarının ekran görüntülerini paylaşan Soylu, şu ifadeleri kullandı: “Görevden ayrılalı 5 buçuk ay oldu. Hırsları, kinleri, iftiraları, intikam duyguları bitmedi. Organize bir şekilde her gün yeni bir iftira, yeni bir yalan, yeni bir yakıştırma… Bana alışmışlar! Gölgeme ateş edip görevlerini yapıyorlar! Her günkü gibi bugünde taze 4 örnek.” Bu arada Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Kurucu Başkanı adına 47 yıldır düzenlenen Sedat Simavi Ödülleri’ne bu yıl değer görülen gazeteci, edebiyat, spor ve bilim insanları belli oldu. T24 yazarı Tolga Şardan, “Sinan Ateş cinayeti” başlıklı yazı dizisiyle TGC Sedat Simavi Gazetecilik Ödülü'ne layık görüldü.
***
DOLMUŞ ESNAFI BİRAZ HASSASİYET!
Trabzon’da Toplu Taşıma noktasında dolmuşlar zaman-zaman zamlarla gündeme gelirler. Dolmuş esnafına kalsa her hafta zam olsun. Vatandaş çok ta önemli değil. Hepsinin ortak bahanesi de aynı maliyetlere gele zam mazota gelen zam. Tamam, haklısınız da bu gariban vatandaş ne yapacak? Özel aracı olan keyfine istediği zaman istediği yere gidiyor. Dolmuşa binenin ise artık şoförün insafına kalmış. Vatandaşın hastası var İşi varmış işe yetişmek zorundaymış çok ta önemli değil. Ha bir de Allah aşkına şu dolmuşları günlük en azından içini bir yıkayın silin havalandırın. İşini en güzel şekilde yapanlara sözümüz yok ama bazı dolmuşlar ekmek kapıları olan dolmuşlara resmen kaderine terk ediyor. Hijyen sağlık ve güven her zaman önde gelir...
Yorumlar
Kalan Karakter: