FİLENİN SULTANLARI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!
Türkiye’de spor denince akla kesinlikle tek başına futbol geliyor. Hatta futbolun ötesinde, Trabzonspor, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi futbola ağırlık veren kulüpler sporun kaleleri olarak görülüyor. Bunların dışında kalan kulüplerin de, kentlerin de hiçbir önemi olmuyor. Hiçbir TV programında Anadolu’nun diğer kulüplerinin bir iki dakikanın ötesinde tartışıldığını gören olmuyor ülkemizde… Hatta bu kulüpler tartışılırken de eğer 4 büyükle maç yapmışsa ve puan almışsa ya da kazanmışsa onlarla ilgili konuşulur. Hem de aldıkları başarılı sonucun nedeni bu kulüplerin uygulamalardaki başarılarından değil, 4 büyük kulübün hatalarından kaynaklandığı anlatılır. Böyle bir ülkede yaşamak zorundayken, son yıllarda kadın sporcularımız tarih yazıyor. Gerçekten voleyboldan boksa, güreşten taekwando’ya ve daha bir branşta kızlarımız gururumuz oluyor, göğsümüzü kabartıyor. Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonları çıkarıyoruz artık… Erkeklerin büyük bölümü uluslararası arenada çok az başarı gösterirken, kızlarımızın elde ettiği sonuçlar, ‘Kadın eksiktir’ düşüncesini tümüyle tarihin çöp sepetine atmaya yetiyor.
***
FUTBOL DIŞINDA YAYIN VE HABER YOK GİBİ
Tüm kadınlarımızın, sportif geçmişleri erkeklere göre çok yeni olmasına rağmen başarıları gururumuzu okşarken, Kadın Voleybol takımımızın elde ettikleri bir başka anlam ifade ediyor. Çünkü takım sporları çok önemlidir. Bireysel başarıların çok çok üzerinde emek, yetenek, birlik ruhu gerektirir. ‘Filenin Sultanları’ diye isimlendirilen kadın voleybol milli takımımız önce Dünya Milletler Kupasını kazandı. Yani Dünya kupasının sahibi oldu. Ardından Avrupa Şampiyonluğuna uzandı. Şimdi de Japonya’da 2024 Paris Olimpiyatlarına vize aldı. Hem de süreç içinde 30 civarı maç yapıp, tümünü kazandı. Dünyanın devlerine diz çöktürdü. Ancak bu takımımızın böylesine büyük başarılarından sonra, TV’lerdeki spor programlarının, ya da gazetelerin spor sayfalarının veya İnternet Sitelerinin ekranlarının kadın voleybolcularımızın haberleriyle, onlarla ilgili yapılan sayısız yorumla, başarının hikayesini anlatan araştırmalarla dolu olmalıydı. Ne yazık ki TRTSpor naklen verdiği maçlardan sonra bir iki saatlik sporcularla ya da antrenörle veya Voleybol Federasyonu başkanıyla yapılan röportajları içeren programlara imza atıyor. Sonra günün 22 saati futbola ayrılmaya devam ediliyor. ASpor bu kadar da yapmıyor.
***
BİRKAÇ KELİME EDİP FUTBOLA DÖNÜYORLAR
Bakıyorsun futbol programının içinde moderator birkaç cümle ile başarıyı alkışladığını anlatıyor,, yorumcular iki kelime söylüyor ve sonra, “Okan Buruk bunu oynatmalı, Bjelica şu sistemi hayata geçirmeli, Şenol Güneş yanlış kadro kurmamalı, İsmail Kartal harika işlere imza atıyor” diye başlayıp, saatlerce süren konuşmalarla başımızı şişirmekten öte hiçbir iş yapmıyorlar. Gazeteler de öte yandan haberlerle durumu geçiştiriyor. Çünkü hiçbir TV’de, gazetede ya da İnternet sitesinde futbol dışındaki spor branşlarında uzmanlaşmış insan sayısı bir elin parmakları kadar bile yok. Çünkü bu haber kaynaklarında voleybolcularla, antrenörüyle, başkanı ya da yöneticisiyle ilgili olarak perde arkası bir tek bilgi bile bulunmuyor. Sonra da kendilerine spor yazarı, yorumcusu, sunucusu falan yaftası yapıştırıyorlar. Ya bu kadınlarımızın elde ettiği başarının onda birine erkeklerimiz futbolda ulaşmış olsa yer yerinden oynardı ülkemizde… Yani düşünebiliyor mumunuz, A Milli takımımız Dünya ve Avrupa Şampiyonu olmuş, kulüplerimizden biri Şampiyonlar Ligi Şampiyonu, biri UEFA Ligi, diğeri de Konferans Ligini kazanmış… Bu ülke 85 milyonuyla birlikte futbol konuşuyordu, ne açlık, ne sefalet, ne işsizlik, ne hukuksuzluk gündemde bile olmazdı…
***
FUTBOLUN TEKELİ KIRILIRSA ÜLKE SPORDA MARKA OLUR
Oysa bu pırıl pırıl kızlarımızın elde ettiği başarılar, işte bu düzeydedir. Yani Dünya şampiyonu, Avrupa Şampiyonu, Şampiyon Kulüpler Kupası şampiyonu düzeyinde… Gerçi daha önce VakıfBank ve Fenerbahçe kulüpler bazında kadınlarda hem de üst üste birkaç kez Avrupa’nın en büyüğü oldu da yer yerinden mi oynadı? Sonuç, ülke insanı da, yayın kuruluşları ve kurumları da futbolun esiri olmaktan kurtulup, tüm spor branşlarına gerekli önemi verirse ancak Türkiye olarak her alanda büyük olmayı başarırız. Yoksa milyonlarca Euro’yu cebine atıp, bir gol, birkaç asist yapınca dev aynasına yerleştirilen futbolcu, ya da birkaç başarılı sonuçla omuzlara alınan teknik direktörlerle ve yıldız transferi yaptıkları için “Tarihin en önemli başkanı” falan diye nitelenen kulüp başkanları güzellemeleri yapıldığı sürece ne futbol gelişir, ne ülke spor dünyasında gerçekten büyük bir ağırlık merkezi haline gelebilir, her branşta markalaşabilir. Bir gün uyanmak umuduyla… Bir kez deh Filenin Sultanları, gururumuz, onurumuz kadın voleybolcularımızı ayakta alkışlıyoruz.
Darısı futbolun başına!...
***
SEKBAN, SÜRMEN’İN PEŞİNİ BIRAKMIYOR!
Trabzonspor Genel Kurul üyesi ve bağımsız yönetim kurulu adayı Levent Sekban özellikle kulüpte yapıldığını öne sürdüğü usulsüzlüklerle ilgili olarak hem yönetimlerin, hem Divan Kurulu’nun, hem de Disiplin Kurulu’nun peşini hiç bırakmaz. Sekban son olarak da Divan Başkanı Ali Sürmen’in genel kurulda usulsüzlük yaptığı gerekçesiyle Disiplin Kurulu’na başvurdu. Ancak daha önce de mahkemeye gitmişti. Levent Sekban bu konuyla ilgili Disiplin Kurulu’nu uyaran bir yazı kaleme aldı ve kurula gönderdi. Ali Sürmen’in de 27 Eylül Çarşamba günü yapılacak olan Tüzük Kurultayı’nda divan kurulunda görev almamasının da etik olarak doğru olacağını vurguladı.
***
İŞTE DİSPLİN KURULUNA UYARI YAZISI
Trabzonspor Disiplin Kurulu Başkanlığı na ,ve TrabzonSpor Kamuoyuna; Bildiğiniz Gibi 25-26 Mart 2023 TS Kongresinde Genel Kurul Divan Başkanı Sn Ali Sürmen ,Genel Kurul divan başkanı olarak yaptığı hukuk,tüzük ve etik dışı uygulamalar sebebi ile 25-Nisan -2023 Tarihinde ihraç istemiyle ,tarafımdan doğrudan TS disiplin kuruluna verilmiş, 25 MART 2023 Genel Kurulda verilen kararlar da süresinde mahkemeye taşınmıştı.. Mahkeme ilk yazışmalardan sonra Trabzonspor Genel Kurulu ile ilgili ilk duruşma tarihini 19 Aralık 2023 te vermiştir. Sayın Trabzonspor Disiplin Kurulu Başkanı Haluk Raci Gençosmanoğlu’nun ve TS Disiplin kurulu üyelerinin Dikkatine;
1.Belge olarak;
Ali Sürmen’in Doğrudan Disiplin kuruluna sevki ile ilgili açıklamalı dilekçe ;25-04-2023
2.belge :
Bu dilekçe ile ilgili dijital ortamda olan dilekçelerin Açıklamaları ile beraber gönderildiği dosyadır.
Ayrıca Ali Sürmen in yaptığı etik dışı uygulamaların,delilleri ve açıklamalı bilgiler de gönderilmiştir. Bu belgeler Aynı zamanda Disiplin Kurulu Başkanlığının Adresine iadeli taahhütlü olarak da 25 NİSAN 2023 te gönderilmiş ,alındıları da alınmış idi.Yani TS Disiplin kurulu bu başvuruyu kabul etmiştir. Mevcut Tüzüğümüze göre karar süresi 1 Ay olmasına rağmen üzerinden 5 Ay geçmiş ve henüz Karar çıkmamıştır. 25 Nisan’da elinize ulaşan dosyada tüzüğe göre bir ayda çıkması gereken karar 5 ay gecikmesine rağmen hala verilmemiştir. Bu durum tüzüğümüzün ilgili maddelerine aykırıdır. Lütfen kurul olarak kararınızı verip, bildiriniz. Ayrıca şu anda Trbazonspor Divan Kurulu Başkanı olup, Disipline verilen Sayın Ali Sürmen’in etik gereği bu karar çıkmadığı için Disiplin Kurulu yargalaması bitmediği için 27 Eylül Tüzük Kongresinde genel kurul Divan Başkanlığı yapmaması gerekir.
Önceden belirttiğim gibi Trabzonspor’un imajını olumlu ya da olumsuz yönde etkileyecek bu Trabzonspor Disiplin Kurulu kararının kurul tarafından en kısa sürede verilmesini rica eder, aksi takdirde bu konuda sorumlular ve görev ihmali yapanlar hakkında ayrıca mahkemeye başvuracağımı üzülerek bildiririm. Teşekkür eder, iyi günler dilerim.
23-9/2023
Levent Sekban
TS Üye No:11498
Yorumlar
Kalan Karakter: