KONGRE’NİN SÖNÜKLÜĞÜ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Trabzonspor’da son coşkulu kongre 2016’da Muharrem Usta, Celil Hekimoğlu ve İbrahim Hacıosmanoğlu’nun üç listeyle yarıştığı kongreydi. Hacıosmanoğlu’nu saymazsak gerçekten çok iddialı iki listenin yarıştığı kongrede 9 binin üzerinde oy kullanıldı. Seçimde ikinciliği alan Hekimoğlu’nun listesi 3 binin üzerinde bir oya sahipti. Eğer o kongrede İçişleri Bakanı Süleyman Soylu müdahale edip kaderi değiştirmeseydi Muharrem Usta kaybedecek, Celil Hekimoğlu başkan seçilecekti. Bu politik müdahale bazı grupların saf değiştirmesine sebep olunca Hekimoğlu artık yarışta hiçbir şekilde yer almayacağını söyleyip, kendi kulübünü kurdu. Celil Hekimoğlu’ndan sonra da Trabzon’dan ciddi hiçbir zaman ciddi liste yapılmadı. Celil Hekimoğlu olayı, Trabzon’dan çıkması muhtemel adaylarının da hevesini kaçırdı ve kulüp tamamın İstanbul egemenliğine geçiş yaptı.
AĞAOĞLU DİKENSİZ GÜL BAHÇESİNDE BAŞKAN OLDU AMA!
Zaten Muharrem Usta’nın ardından Ahmet Ağaoğlu dikensiz bir gül bahçesinde kendisine sunulan başkan adaylığını kolay kazanırken, siyasetin gücünü hep arkasında hissetmenin rahatlığındaydı. Siyaseti arkasına almayanların Trabzonspor’un borcunun altından kalkamayacağı endişesi haklı olarak birçok insanın yönetime ya da başkanlık yarışına girme noktasında geri adım atmasına, hatta sözünü bile etmemesine sebep oldu. Bu durum daha sonraki süreç içinde tüm kongrelere yansıdı. Rekabet olmayınca, siyasetin başkanı ve yöneticileri belirlediği gerçeği üyelerin de ilgisini azalttı. Kuşkusuz kongrelere gelip, konuşan, kulübün sıkıntılarını dile getirenler ve çözüm yolları önerenler oldu ama hiçbir biçimde bir coşku, bir bayram, bir kutlama havası kongrelere bir daha yansımadı.
BU SEÇİM DE ÇOK DÜŞÜNDÜRÜCÜ OLSA GEREK
Ahmet Ağaoğlu’nun yönetiminin kongre kararı almasından sonra dün başlayan Olağanüstü Genel Kurul’da Ertuğrul Doğan tek aday olarak seçime gitti. Bu durum kongre üyelerini derinden etkiledi. Bir ara Ahmet Ağaoğlu’nun da aday olabileceği düşüncesinden dolayı aidatını yatırmamış üyeler için harekete geçenler oldu.Ancak Ağaoğlu’nun gerekli ekonomik ve siyasi desteği bulamayınca kenara çekilmesinin ardından Olağanüstü Genel Kurul’un çok sıradan geçeceği de belli oldu. Bordo-Mavili kulübün üyeleri ne yazık ki yarışmacı bir kongre olmayınca ilgisini neredeyse sıfırlıyor. Hayri Gür Spor Salonu’nu büyük oranda boş bırakıyor. Oysa şartlar ne olursa olsun kongreye gelmesi, yapılan yanışlara tepki göstermesi, doğruları övmesi ve geleceğe dönük talepleri, önerileri başkan ve yönetici adaylarının yüzüne karşı konuşmalı… Ama böyle bir kültüre sahip olmamanın sancıları yıllardır bu kulübün kamburu olarak dikkat çekerken, mevcut kongrede de aynı durum yaşandı. Bu da Trabzonspor üyelerinin büyük bölümünün kulübe karşı aslında aidiyet duygusunun zayıf olduğunu ve bunun da yönetimlerin denetlenmesini zorlaştırdığı için her türlü yanlışı çok rahat yapmalarına neden oluyor. Bu nedenle de üyelerin çok daha dikkatli, duyarlı ve aidiyet duygusu yüksek olarak kongrelerde yerlerini alması gerektiği gerçeğini bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyoruz.
BUNCA BORCU VE TRASFERİ İBRA EBTMEK DOĞRU MU?
Trabzonspor’un dün başlayan Olağanüstü Genel Kurulu’nda Ahmet Ağaoğlu yönetimi her açıdan ibra edildi. Peki böyle mi olmalıydı? Bir kere faaliyet programının ibra edilmesinde pek bir sorun yok. Çünkü takım süreç içinde iyiye yakın sonuçlar aldı. Şampiyonluk yaşadı. Süper Kupayı müzesine getirdi. Ya ekonomik ibra? Bu noktada üyelerin çok daha duyarlı ve kulübü sahiplenen bir düşünceyle hareket etmesi gerekir. Şampiyonluğu, Avrupa’da mücadeleye, onca oyuncunun satışından elde edilen gelirlere rağmen borcun 1 milyar liranın üzerinde yükselmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Ekonomik tablo oy çokluğuyla ibra edildi. Aslında oybirliği ile ibra edilmemesi gerekirdi. Ne yazık ki bir dönem 50 kişinin bulunduğu bir salonda 30 kişinin el kaldırmasıyla ibra edilmeyen Nuri Albayrak yönetiminden sonra yaşananlar ve ibra edilmeyenlere hiçbir yaptırımın uygulanamaması, üyelerin bu noktadaki tavırlarının hiçbir anlam taşımadığı gerçeğini gözler önüne serdi. Bu nedenle tüzük değişikliği düşünülürken, ibra edilmeyen yönetimlerin ağır yaptırımlara uğrayacağı maddeleri de düşünülmesi gerektiğinin altını çizmek gerekir.
TRABZONSPOR PLATFORMU DOĞRU MU YAPIYOR?
Trabzonspor’un sönük geçen kongresinde sanırım en renkli durumu Levent Sekban, Deniz Erçin, Recep Bakırtaş, Harun Özdemir, Aydın İskender ve Muhammet Başkan ekibi yaşattı. Çünkü bu ekip, Olağanüstü Genel Kurul’da bağımsız aday oldu. Günlerdir çalışma yapıyorlar ve üyeleri kendilerine oy vermeye ikna etme çabası gösteriyorlar. Kongrede de konuşan Levent Sekban, “Bizim amacımız gelirleri artıracak önlemlerin alınmasına katkıda bulunmak ve yönetimi de denetlemektir” şeklinde ifadeler kullandı. Kuşkusuz tüzüğün verdiği olanaklar çerçevesinde her üye özgürce hareket etmesinin önünde engeller olmamalı. Daha önce de Sekban ve arkadaşları bağımsız aday olmuş ama hiçbir sonuç alamamışlardı. Özellikle Levent Sekban, Harun Özdemir ve Recep Bakırtaş’ı tanıyorum, Trabzonspor duyarlılıklarını biliyorum. Ancak böyle bir hareketle birlikte kulübe zarar verebileceklerinin bilincinde olmamaları şaşırtıcı geldi bana… Çünkü üyeler, bu isimlere teveccüh gösterdiği, yönetim listesini delip, yönetici yaptığında Ertuğrul Doğan’ın, “Benim listem delindi. Rahat çalışmam mümkün değil ve bu nedenle istifa ediyorum” dediğinde bu ekibin tutumu nasıl olacaktır? Bu konuda en küçük bir açıklamaları yok sanırım. Trabzonspor bu ayın sonuna kadar 20 milyon Euro’ya yakın bir para ödemediği takdirde büyük bir kaos yaşayacağı biliniyor. Bu noktada kaynağı da Doğan’ın bulduğu söyleniyor. Peki Ertuğrul Doğan listesi delindi diye istifa ettiğinde yaşanacak kaosun sorumlusu olmak hiçbir Trabzonsporlunun isteyeceği bir durum olabilir mi? Demek ki çok daha dikkatli olmak ve kulübü bir krize sokmamak için duyarlı davranmak gerekir. En doğru yöntem, listeyi delip yönetime girmeyi isteme yerine, bir başkan adayı ile iyi bir liste yapıp yarışa katılmak ve Bordo-Mavili kulübü tümüyle yönetmeye talip olmaktır diye düşünüyorum..
SİBEL SUİÇMEZ İYİ KONUŞTU DA!
Trabzonspor’un Olağanüstü Genel Kurulu’nun ilk gününde kuşkusuz en anlamlı konuşmalardan birini de Türkiye Barolar Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve CHP Trabzon Milletvekili aday adayı Sibel Suiçmez yaptı. Yönetime teşekkür etti, uyarıda bulundu ama bir kadın yöneticinin bulunmamasının Trabzonspor’a yakışmadığını dile getirdi. Haklıdır. Bordo-Mavili kulübün de kadın yöneticileri içine alarak, daha renkli ve çeşitlilik arz eden isimlerden kurulması, cinsiyet ayrımını ortadan kaldırması gerekir. Fakat benim dikkatimi çeken bir başka konu oldu. Sibel Suiçmez eskiden de kongrelerde konuşmuş bir isimdir fakat son yıllarda Trabzonspor kongrelerinde çok öne çıktığına şahit olmadık. Bu kongre hem de tek listeyle yapılırken, Sibel Suiçmez’in bu ilgisinin altında kendisini göstermek ve CHP’den milletvekili aday adaylığı yarışında bir adım öne çıkarmak olup olmadığını merak ettik. Umarız bu düşünceden kaynaklı değildir, kongredeki çıkışı…
Yorumlar
Kalan Karakter: