GENÇ ZOR DURUMDA MI KALDI?
Geçtiğimiz Pazar akşamı oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçı anında ve sonrasında yaşanan olaylar, yine Türkiye’nin projektörlerini Trabzon’un üzerine çevirdi. Konuyu tartışmayan isim kalmadı. Suçlamalar, tepkiler havada uçuştu. Bu arada Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu bir toplantı düzenledi. Bu toplantıda Divan Başkanı Mahmut Ören, Başkan Ertuğrul Doğan, eski Divan Başkanı Ali Sürmen, Milletvekilleri Yavuz Aydın, Yılmaz Büyükaydın ve Sibel Suiçmez’nin yanında Ortahisar Belediye başkanı ve Büyükşehir adayı Ahmet Metin Genç de konuştu. Bu arada Suiçmez ile gereksiz bir tartışma yaşayarak toplantıyı Büyükaydın ile birlikte terk etti. Sonra bir X hesabında Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın şike yapmış kulüpler olarak Süper Kupa maçı oynama taleplerine gönderme yaparak tepki gösterdi. Bu paylaşımı da ulusal kanallarda haber konusu oldu, Fenerbahçe ve Beşiktaşlılar eleştirdi, havanda su dövdü, şikeyi yok saymaya çalıştılar. Buna karşılık Trabzonsporlular da büyük destek verdiler, alkışladılar.
***
GENEL MERKEZ UYARIDA BULUNDU MU?
Tabii ki tüm bunlar perdenin önünde görülen gelişmelerdi. Peki perde arkasında ne yaşandı acaba? Bize çok ciddi bir kaynaktan önemli bir istihbarat geldi ve Ahmet Metin Genç’in Genel Merkez tarafından uyarıldığı dile getirildi. Öyle ki, “İstanbul seçimleri bıçağın sırtı gibi bir durum… Yaptırdığımız anketlerle de Ekrem İmamoğlu 2-3 puan önde çıkıyor. Böyle bir dönemde partimizin İstanbul’daki Beşiktaş ve Fenerbahçe seçmenini bırakın kızdırmayı her açıdan yanına alması gerekiyor. Ama bu açıklamalarla kampanyada bizleri zora soktun” şeklinde sitem edildiğine dair bir bilgi geldi. Kuşkusuz seçim atmosferine girdiğimiz için çok şey konuşulur, tartışılır. Dedikodular havada uçuşur. Bu nedenle bize gelen bu bilginin ne kadar doğru olduğunu tam olarak ispat edebilecek ve kesin bir yargıya varacak durumda değiliz. Ancak Genç’in ifadelerinin de bir gerçeklik olduğunu yaşayarak biliyoruz değil mi? Güneş balçıkla sıvanır mı? Fakat futbol üzerinden siyasetin de dizayn edilmek istendiği gerçeğini de bilinlerdeniz. Yazık ki Türkiye gibi ülkelerde, halka somut vaatler ve yapılabilecek işlerin anlatılması gerekirken, futbol kulüpleri aracılığıyla da oy devşirme çabası çokça yaşadığımız bir gerçek…
Bir gün bu gerçekten kurtulmak tek dileğimiz.
***
DOĞAN’LI FIRTINA’NIN GELDİĞİ NOKTA!
Trabzonspor’da Ertuğrul Doğan başkanlığındaki yönetim tam bir yıl önce göreve geldi. Doğan ve arkadaşları, dönemin başkanı Ahmet Ağaoğlu’nu bay-pass ederek olağanüstü kongreye gitti ve sonuçta onu tasfiye ederek koltuğa oturma hayalini de gerçekleştirdi. Ertuğrul Doğan iş başı yaparken çok iddialıydı. Özellikle, “Ekonomi tam bir felaket ve bunu düzeltmek zorundayız. Yapmamız gereken altyapımızdan oyuncu üretmektir. Trabzonspor üretmeden ayakta duramaz. Üretip, takım maliyetini yarı yarıya düşürüp, borcu önce ödenebilir noktaya getirip, sonra da kasasında para olan bir kulüp en büyük hayalimizdir. Bunu yaparken de yarışan bir Trabzonspor olacak. Taraftarın beklentilerini biliyorum. Çünkü ben de o tribünlerden geldim ve bu takım şampiyonluk mücadelesinin içinde her zaman bulunacak” açıklamalarını yapmıştı. Ancak gelinen noktada Doğan söylediklerinin kaçını gerçekleştirebildi?
***
TEKNİK DİREKTÖR TERCİHLERİ SKANDALDI
Bir kere çok yanlış bir teknik direktör politikası izledi ve Nenad Bjelica isimli bir teknik adamı yıllık 1 milyon 600 bin Euro ücretle işbaşına getirdi. Ama ona 16 maç zor dayanabildi. Gönderirken de cebine 1 milyon 600 bin Euro koydu ve adam arkasına bakmadan gitti. Tabii ki Orhan Ak ve İhsan Derelioğlu deneyimlerinden hiç söz etmiyoruz bile… Sonra adeta şapkadan tavşan çıkarırcasına daha 7 ay önce kulübü batağa saplayan, takımı rezil futbol oynatıp, rakiplerin en kolay lokma gördüğü bir ekip haline getiren Abdullah Avcı ile 20 aylığına tam 100 milyon lira gibi uçuk bir rakam karşılığı anlaşma yaptı. Hem Nenad Bjelica, hem Abdullah Avcı kesinlikle futbolcu üretme düşüncesindeki isimler değildi. Yani ikisi de hazıra konmayı seven, transferde har vurup harman savuran, ‘bizden sonrası tufan’ diyen kimliklerdi. Başkan Ertuğrul Doğan zaten başta ifade ettiği politikalarla, iki teknik direktör tercihiyle nasıl da insanların gözünü boyamak istediğini birazcık aklı olanlara göstermiş oldu.
***
HER AÇIDAN SINIFTA KALAN BİR YÖNETİM
Sadece günü kurtarma hedefindeki teknik adamlarla yola çıkan Ertuğrul Doğan kuşkusuz ekonomik anlamda Trabzonspor’u düzlüğe çıkarabilecek bir politika izleyemezdi. Böylece geçen yılkı kongrede açıklanan 3 milyon 800 milyon liralık borç, bir yıl sonra 5 milyar lirayı çok çok aşmış durumda… Bir iddiaya göre de 6 milyar liraya dayanmış gözüküyor. Yani ekonomik hedefler açısından tam bir fiyasko söz konusu… Bu ekonomik fiyaskoyu yaratan transfer politikasının sonucu ne oldu peki? Geçen sezon lig 6’ncı bitirildi. Avrupa kupalarına bile katılmak söz konusu olmadı. Bu sezon takım 49 puanla üçüncü sırada ama bunu da yarıştığı rakiplerinin çok çok kötü sonuçlar almasına borçlu olduğu gerçeğini unutmamak gerekiyor. Bakın lider Galatasaray’ın 81, ikinci Fenerbahçe’nin 79 puanı bulunuyor. Süper Ligde 30 hafta geride kalırken liderden 32 puan, ikinciden 30 puan fark yiyen Trabzonspor’un yarışın içinde olduğunu söylemek mümkün mü? Değil tabii ki!
***
BAKALIM ÖNÜMÜZDEKİ YILI NASIL GEÇECEK?
Kuşkusuz saha sonuçları açısından tam bir hayal kırıklığı yaşayan Doğan’ın bir başka üzülmesi gereken tarafı da henüz bir tek altyapı oyuncusunu kazanamaması… Elindeki değerlerin tümü kiralık gönderildi. Kadroda var olanlara forma vermek bir yana Abdullah Avcı elinden gelse kulüpten içeri sokmayacak. Hazırlık kampındaki isimlerden bir kısmı altyapıya plase edildi, bir kısmı da kiralık gönderildi. Bazıları da satıldı. Ama sorsan, Ertuğrul Doğan alt yapıdan futbolcu kazanacak ve onlar da kulübün kurtuluş reçetesi olacaktı. Hala daha, Abdullah Avcı isimli transfer çılgını bir ismin, “Altyapıda henüz oynayacak oyuncu yok. Durum hiç de iyi değil” şeklinde palavra kokan açıklamaları yapan isim için, “Kalbine ve beynine inanıyorum” sözlerini sarf edebiliyor Doğan… Oysa bu adamın ne beyni, ne kalbi Trabzonspor için çarpmıyor. Bunu anlamamak saflıktan öte bir şey olsa gerek… Sonuçta, kasada, sahada ve üretmede sınıfta kalan bir Ertuğrul Doğan ve yönetimiyle karşı karşıyayız.
Başkan ve yönetimin bir yılı tam bir hayal kırıklığıyla geçti.
Umarız gelecek sezon farklı bir yönetim tarzı ve bambaşka bir Trabzonspor görürüz…
Yorumlar
Kalan Karakter: