DENGE BÖYLE KURULMAZ Kİ SAYIN DOĞAN!
Trabzonspor başkanı Ertuğrul Doğan dün bir yayın kuruluşunda önemli açıklamalar yaptı. Kulübün geldiği noktayı, hedeflerini, oyunculara ve kulüplere borçlarının bulunmadığını, yeni sponsorlar için çalışmalar yaptıklarını anlattı. Abdulkadir Ömür, Uğurcan Çakır ile ilgili de açıklamalar yaptı ve bu oyunculara sahip çıkıp, ne kadar Trabzonsporlu olduklarını dile getirdi. Hepsi güzel de transfer politikasında futbolculara ödenen ücretler konusunda dengeyi kurmaya çalıştıklarını ifade etti. Hiçbir oyuncunun bir diğerinden on kat fazla kazanmayacağını ifade etti. Ama bu doğruyu yansıtmıyor ki… Yani takımda bir futbolcu bile diğerlerinden çok daha fazla kazanıyorsa burada bir dengesizlik vardır. Sanırım Sayın Doğan, Nicolas Pepe’nin aldığı ücretle diğer isimler arasındaki büyük farkı dikkate almıyor.
***
ARADA 10 KATTAN BİLE BÜYÜK FARK VAR
Nicolas Pepe, Trabzonspor’dan imza parası dahil yıllık ne kadar kazanacak? Tamı tamına 3 milyon 350 bin Euro… Kuşkusuz bu oyuncu Premier Ligin önemli kulübü Arsenal patentli, bunun için de yüksek bedel almadan gelmesi mümkün değil… Ama eğer futbolcular arasında bir ekonomik denge gözetecekseniz ve bunu kural yapacaksınız bir kere Pepe gibi yüksek maliyetli olması kesin olan bir oyuncuya talip olmayacaksınız. Bakın Fildişi Sahilli sağ kanat Nicolas Pepe 3 milyon 350 bin Euro kazanacak ama şu anda ilk 11 oyuncusu haline gelen ve yetenekleri tartışma götürmeyen Mehmet Can Aydın’ın kazancı 250 bin Euro… Yani arada 14 katın üzerinde bir fark bulunuyor. Hani hiçbir oyuncu bir diğerinden 10 kat kazanmıyordu? Sadece bu da değil… Bu takımın ilk 11 oyuncusu olan ama şu anda sakat olduğu için oynamayan Hüseyin Türkmen ile de Pepe’nin arasında 15 kata yakın bir fark bulunuyor.
***
EKONOMİK DENGE İÇİN TARİHE BAKIN İSTERSENİZ
Bırakın bunu A Milli takım oyuncusu Uğurcan Çakır 1 milyon Euro, yine A Milli takım oyuncusu Eren Elmalı da 10 milyon lira kazanıyor. Aradaki farkı düşünün bakalım, uçurum var mı yok mu? Peki henüz ne Fransa ne de bir başka milli takımda oynamayan Batista Mendy 1 milyon 350 bin Euro kazanıyor. Henüz genç bir oyuncu olmasına rağmen, bu takımın uzun yıllardır yükünü çeken birçok isimden daha yüksek bir bedel ödeniyor yani… Tabii ki böyle transferler yaptığınızda farklar oluşması doğaldır ama bu farkları görmezden gelmek yanlış… Eğer ekonomik denge siyaseti izleyecekseniz bu kulübün tarihine iyi bakmak gerekir. Trabzonspor şampiyonluklara ambargo koyduğu yıllarda A Milli takım düzeyindeki oyunculara 150 bin lira, diğer 11 standardındaki oyunculara 100 bin lira, çoğunlukla yedek olan genç isimlere de 75 bin lira ödenirdi. Yani en yüksek bedeli kazananla, en az ücreti alan arasında yarı yarıya fark olurdu. Bu da hiç kimseyi rahatsız bile etmez, işte böylece takım ruhu inşa edilirdi. Sizin uyguladıklarınızla bu kulübün tarihinde uygulananlar arasında en küçük bir benzerlik var mı sayın Ertuğrul Doğan?
Gerçekten var mı?
***
SEKBAN BAŞKAN ADALIĞINA SOYUNMALI!
Trabzonspor’da zaman zaman belli isimler genel kurullarda ya da öncesi veya sonrası süreçte ön plana çıkar. Bu isimler sonra saman alevi gibi sönüp gider. Böyle olunca da sanki Bordo-Mavili kulübün Türkiye’yi aşan isminden yararlanma, kendi kimliklerini belli ölçüde kabul ettirme ve tanınma aracı olarak kullandığı izlenimini de uyandırır bu kişiler. Trabzonspor camiasında son 4-5 yıldır da Levent Sekban ismi sık sık konuşulur oldu. Sekban ve birkaç arkadaşı genellikle bağımsız yönetici adayı olarak genel kuruldan yetki isterler fakat bugüne kadar bir teki bile başkan adayının listesini delip içeri sızmayı başaramadı. Bırakın bunu başarmayı, aldıkları oylar da bu tür davranışlarda bulunmamaları gerektiğini kendilerine defalarca gösterdi. Levent Sekban kongreler başlamadan önceki açıklamaları, sosyal medyadan yaptığı paylaşımlarla da dikkat çekiyor. Kongre bittikten sonra ise bu kez hukuki yollara başvurup, yapıldığını ileri sürdüğü hukuksuzluklarla da ses getirme çabası gösteriyor. Tüm faaliyetlerini de her platformdan paylaşıp, isminden söz ettirmeyi biliyor. Ya da kendisini unutturmuyor.
***
BÖYLE YÖNETİME GELMESİ OLANAKSIZ
Trabzonspor kongre üyesi olan ve son yıllarda vitrine çıkan Levent Sekban’ı özellikle kongre dönemlerinde etkili görüyoruz. Çok oy almasa da tartışma yaratabiliyor. Ancak artık şunu görmesi gerekiyor ki, bu tür bağımsız yönetici olma düşüncesi genel kurul üyelerince hiçbir şekilde tasvip edilmiyor. Kendi isimlerini de yıpratıyorlar. Sonra da hukuksuzluk üzerinden mahkeme kapılarına gidiyorlar. Bu da Trabzonspor’u tartışılır hale getiriyor. Yani sonuçta kulüp yıpranmış oluyor. Çünkü mahkemeler ne karar verirse versin, “Trabzonspor’da hukuka ve yasalara aykırı işler mi yapılıyor?” şeklindeki sorular kafaları kurcalamaya yetiyor. Bunları önlemenin tek yolu var. Levent Sekban ve arkadaşları, 3 yılda bir yapılan genel kurullara bağımsız yönetici adayları olarak değil de, başkan ve yönetim adayı olarak katılmalı…
***
O ZAMAN ‘REKLAM ARACI YAPIYORLAR’ DENEMEZ
Böyle yaparlarsa kulübü gerçekten düzlüğe çıkarmak adına yola çıktıklarını göstermiş olurlar ve ciddiye alınırlar. Kazanırlarsa belirledikleri ve kamuoyuna aktardıkları, benim de birçoğunun altına imza atacağım uygulamalarıyla kulübün kurtuluş reçetesini hayata geçirirler. Kazanamazlarsa da en azından başkan adaylarını yıpratma adına bir işe soyunmadıklarını göstermiş olurlar. Çünkü başkanın yönetimi dahi birçok konuda hiçbir işleve sahip değilken, dışarıdan gelen birkaç yönetici adayı seçilse bile en küçük bir etki yaratamaz, yönetimin büyük çoğunluğunu oluşturan isimleri aşarak kurtuluşa bir meşale yakamazlar. Dediğim gibi madem Trabzonspor’u bu kadar çok seviyorlar, o halde ayrı bir listeyle seçime başkan adayı olarak girmesi gerekir Levent Sekban’ın… Umarım gelecek kongrede bu yolu seçerler. Aksi takdirde, “Trabzonspor aracılığıyla kendi reklamlarını yapmaya çalışıyorlar” şeklindeki düşünceyi pekiştirirler.
Yorumlar
Kalan Karakter: