ALANYASPOR MU LİGİN EN ORGANİZE EKİBİ?
Trabzonspor teknik direktörlüğü görevine getirilen Abdullah Avcı elde ettiği başarıları abartma ve yine yenilgilerde de olumsuzlukları minimal seviyede gösterme, mazeretlerin arkasına sığınma konusunda gerçekten çok uzmanlaşmış… Alanyaspor maçından sonra yaptığı açıklanın önemli bir bölümünü Alanyaspor’a ayırırken bakın neler söylüyor:
“Süper Lig’in iyi bir organizasyon takımına karşı oynadık. Özellikle çok hareketli bir orta sahaları var. Bekleri de çok derinlikli oynuyor. Baskıların ilk bölümünü ilk yarıda iyi yaptık ve savunmada da çok doğru işler yaptık. Bir tek merkeze doğru oynadığımız toplardan rakibimize 2 şans verdik. İkinci yarıda da direkten dönen bir topları var. Oyunun genel anlamıyla da takım savunmasını iyi yaptık. Hücum anlamında birtakım eksikliklerimiz vardı. Rakip bizi merkezde kapalı beklerken hem topa sahip olup hem oyunun yönünü çok çabuk çevirmemiz lazımdı. İçeride de doğru oyuncumuz olduğunda kullanmamız gerekiyordu ve kullandık. İkinci yarı biraz daha final pası atabilseydik ya da ofsayttan iptal edilen pozisyonlar olmasaydı farkı açabilirdik.”
Abdullah Avcı’nın bu açıklamalarına bakıp, Süper Ligi takip etmeyen ya da Alanyaspor’un maçlarını izlemeyen birçok kişi, “Bu Alanyaspor zirve yarışının en önemli adayı her halde” diye düşünmekten kendilerini alamaz ama bildiğimiz bu Güney ekibi zirvenin eteklerine bile tutunamayan bir takım… Avcı, Trabzonspor’un oyununu da anlatırken, bize farklı bir maç izlediğimizi düşündürdü. Gerçekten çok iyi demagoji yapıyor ama yutturabildiğine…
Yani yersen!.
***
FENERBAHÇE NASIL ORGANİZE OLABİLDİ?
Abdullah Avcı yine aynı açıklamasının bir bölümünde, göreve ilk başladığı BB Erzurumspor maçını hatırlatarak, “Organize olmaya çalışıyoruz. Bu sadece tek bir konudan da ibaret değil. Savunmada, hücumda, duran topta, taç kullanma sırasında ve her yerde organizasyon yapmaya çalışıyoruz. Biraz karışık oyundan tamamen organize takıma dönmeye çalışıyoruz. Bu kolay bir şey değil. Yeni bir oyuncu grubu var, onlarla beraber sürekli tekrar yapmak gerekiyor. Daha evvel de söylediğim gibi bu oyun bir PlayStation değil, hemen düzeltemiyorsun ancak oyuncularım çok iyi adımlar atıyor. Bu sürede de kazanmak önemli. Göreve ilk geldiğim zamanki Erzurumspor maçını hatırlayın, bugün daha iyiydi” görüşlerine yer verdi. Trabzonspor geçen sezondan güçlü oyuncu gurubunu elinde tuttu. Bu sezonda 16 yeni ve etkili transfer yaptı. Bu oyuncuların aslında Süper Ligde Fenerbahçe ve Galatasaray takımı dışında kalan ekipleri neredeyse taktik çalışmasına gerek duymadan yenmesi gerekiyor. Ama Avcı, yapacağı işi abartacak ya… Neyse çok sayıda transfer yapıldığı için takımın kolay organize edilmesinin mümkün olmadığını söylüyor ya, biz de, “Bu Fenerbahçe yeni bir teknik direktör ve çok sayıda yeni transferle daha ilk haftadan başlayarak hem Avrupa, hem de Süper Ligde rakiplerini nasıl böylesine ezebiliyor ve kazanabiliyor. Futbol açısından da herkese keyif veriyor?”
Sayın Avcı bu sorunun yanıtını verebilir mi acaba?
Mutlaka bir açıklaması vardır da bizi inandırabilir mi bu meçhul!
***
MİLLİ FIRTINA İŞTE BÖYLE ENGELLENDİ!
Biz ve bizi gibi düşünen üç beş kelaynak, Trabzonspor’un altyapısını çok iyi değerlendirmesi, buradan yeni yeni yıldızlar çıkarması ve bunun sonucu olarak da daha düşük maliyetli bir kadroyla birlikte yarışmanın içinde bulunmasını talep ederiz yıllarca… Bunun yanında da daha çok iyi araştıralarak yerli yıldız adaylarının bulunmasını ve bunların kadroya katılarak takımı zirve yarışının içinde tutmasını da dile getiririz. Kurulan bu yerli kadronun içine kalitesi ve üretkenliği tartışılmayacak ama içi de geçmemiş, yani emekliliği gelmemiş, dinamik, yaratıcı, üretken ve takımın seviyesini yükseltecek 3-4 yabancı oyuncu katılmasını da savunuruz. Ancak bu noktada hiçbir yönetim bu ve benzeri bir politikayı hayata geçirmeyi aklının acundan bile geçirmez… Ellerinden geldiğince daha çok yabancı transferiyle hem hedefe ulaşamayacak bir takım kurarlar, hem de ekonomiyi felç ederler. Geçtiğimiz gün bir derleme haber yaptık. Bu haberde de Trabzonspor’un çeşitli dönemlerde gündemine gelen, ya da önerilen veya kendi bünyesinde bulunan isimleri nasıl harcadığını ve bunların da bugünün A Milli takımının iskeletini nasıl oluşturduğunu dile getirme çabası gösterdik.
***
FUTBOLCU İZLEME KOMİTESİ TESPİT ETTİ DE!...
Bu konuya yeniden değinmek ve daha detaylı bir şekilde ele alarak yapılan fahiş hataları günümüze taşımak istiyorum. Bilindiği gibi Trabzonspor’un bir Futbolcu İzleme Komitesi bulunuyor. Bu birimi belki de Türkiye’de ilk kuran ve süreklilik açısından da örnek gösterilen Bordo-Mavililerin birçok önemli yıldız adayını tespit etmesine rağmen kadroya katılmamalarıyla birlikte önemli kayıplar verdiği de biliniyor. Futbolcu İzleme Komitesi son yıllarda da önemli oyuncular tespit etti, kimi genç, kimi tecrübeli, bir kısmı transfer edildi, büyük bölümü ise hem teknik kadro, hem de yönetim tarafından görmezden gelindi. Alınanlar da doğru dürüst kullanılmadı ve takımdan uzaklaştırıldı, ya da uzaklaştırılmasının koşulları yaratıldı. Trabzonspor Futbolcu İzleme Komitesi’nin, “Alınsa çok yararlı olur” dediği birçok yıldız adayı dönemin yönetimi ve teknik kadrosu tarafından, “Bu isimler bizi hedefimize taşımaya yeterli oyuncular değil” denilerek üzerlerinde bile durulmadı ve elden kaçtı. Bu elden kaçan isimler arasında A Milli takımı Almanya’da yapılacak olan 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası Finallerine taşıyan kadroda çok sayıda isim bulunması da Bordo-Mavilileri yönetenlerin ve teknik adamların iş bilmezliklerinin bir görüntüsü olarak görüldü.
***
SAMET AKAYDIN İŞE YARAMAZ DİYE GÖNDERİLDİ
Geçtiğimiz günlerde Türkiye A Milli takımı Avrupa Şampiyonası Grup elemelerinde çok kritik iki maç oynadı. İki maçı da kazanınca yer yerinden oynadı ve Ay-Yıldızlılarımız Almanya’da 2024 Haziran-Temmuz aylarındaki Finallere katılma hakkını elde etti. İşte Türkiye’yi, Hırvatistan ve Letonya karşısında zafere taşıyan isimler arasında Trabzonspor’un kadrosunda yer alan ama işe yaramaz diye gönderilen, altyapıda yetersiz bulunan ya da Bordo-Mavili yöneticilere önerilmesine rağmen dikkate bile alınmayan tam 8 ismin bulunması, durumu özetlemeye yetiyor. Ay-Yıldızlı takımın kaptanı Hakan Çalhanoğlu 17 yaşında Trabzonspor tarafından beğenilmiş, hatta sözleşme imzalanmış ama oyuncu sözünde durmamış ve ceza almayı göze alarak Almanya’da kalma kararı vermişti. Bu isim dışında birçok oyuncu ise yönetenler ve teknik adamlar tarafından beğenilmeyenler arasındaydı. Stoper Samet Akaydın, İdmanoccğı altyapı oyuncusuydu. Sonra Trabzonspor altyapısına alındı. Burada bir yıl kaldı ama sonra, “Bu pek işe yaramaz” denilerek serbest bırakıldı. Samet Adana Demirspor formasıyla zirveye çıktı, sonra da rekor bir fiyatla Fenerbahçe’ye transfer oldu. Samet, Jorge Jesis döneminde değişmez isimdi, İsmail Kartal oynatmamasına rağmen, İtalyan çalıştırıcı Montella tarafından Milli takımın yıldızı haline getirildi. Şimdi, “Ah keşke göndermeseydik” diyenlerin sayısı bir hayli fazladır sanırım…
***
ABDULKERİM BARDAKÇI VE İSMAİL YÜKSEK BÖYLE KAÇTI
Ay-Yıldızlı takımımızın bir başka stoper Abdulkerim Bardakcı da, aslında pek önem verilen bir isim değildi. Çokça kiralık giden bir oyuncuydu. Neyse bu isim Konyaspor’da çok iyi oynadı. Trabzonspor’un alması istendi ama olmadı. Özellikle Abdullah Avcı’nın ilk döneminde Trabzonspor’un gündemine gelmiş ancak, “Yeterli olmaz” denilerek yabancı transferine yönelinmişti. Abdulkedim, Galatasaray’a transfer olurken de yine Bordo-Mavililerin gündemine geldi ama, “Bu kadar yatırım yapmaya değmez” sonucuna varıldı. O da, Galatasaray’ın yolunu tuttu ve bu takımın en önemli starlarından biri haline gelirken, Milli takımda da harikalar yarattı. Orta sahada forma giyen İsmail Yüksek, Bursaspor’da çok genç yaşta oynarken yine Futbolcu İzleme Komitesinin radarına takılan bir başka isimdi. İsmail Yuksek bir türlü Abdullah Avcı ve yönetimi ikna edecek isim olarak görülmedi. O da genç yaşta Fenerbahçe’ye transfer oldu. Son iki sezon da bu takımın yıldızı haline geldi, Milli takımın da değişmezi oldu. Avcı ve yönetenlerin vizyonuna bakar mısınız(!) İsmail Yüksek şimdi Avrupa devlerinin radarında ve
büyük ihtimalle rekor bir ücretle de sezon sonu gider. Biz de arkasından bakarız.
***
FERDİ’YE ‘HAYIR’ DİYENLER UTANIYORLAR MI?
Ferdi Kadıoğlu, henüz 17 yaşında Hollanda’da oynarken, aynı zamanda bu ülkenin U19 milli takımının değişmez oyuncusu ve takım kaptanıydı. Trabzonlu bir ailenin çocuğu olarak babası Trabzonspor’da oynamasını istiyordu. Ama hiç kimse ilgilenmedi. Ferdi, daha önce de Hollanda alt milli takımlarının tümünde oynamış, hem de kaptanlık görevini de üstlenmişti. Böyle bir oyuncu Bordo-Mavililere öneriliyor ama hiç kimsenin umurunda bile olmuyor. Fenerbahçe’ye gitmeden önce de yine Trabzonspor’a gönderilmek isteniyor fakat ne yazık ki yönetenler gözlerini uzaydan gelecek yıldızlara(!) takınca, Hollanda’da oynayan bu futbolcuya yan gözle bile bakılmadı. Ve Ferdi yıldız futbolcu sevdalısı Fenerbahçe tarafından transfer edildi. Herkes harcanacak diye düşündü. Ama tam 4 sezondur Fenerbahçe’nin en önemli starlarından biri olurken, milli takımın da jokeri olarak ayakta alkışlanıyor. Avrupa’dan çok sayıda önemli teklifler geliyor. Bu futbolcunun da en kısa sürede 25-30 milyon Euro karşılığı gideceğine kesin gözüyle bakılıyor.
***
YUSUF SARI NASIL KAÇTI, BARIŞ ALPER NASIL ALINMADI?
Yusuf Sarı, Marsilya 2’nci takımında oynuyordu ama Ümit milli takıma da çağrılıyordu. Trabzonspor Futbolcu İzleme Komitesi bu ismi tespit ediyor. Yönetime raporluyor. Abdullah Avcı öncesinde Yusuf Trabzonspor’a transfer oluyor. Göreve Abdullah Avcı geliyor. Yusuf doğru dürüst süre bile alamıyor. Gölgede kalıyor. Oynamak istiyor önce Çaykur Rizespor’a kiralık veriliyor. Ardından da Adana Demirspor’a satılıyor. Hem de para pul istenmeden. A milli takıma davet edilmeye başlanan 21 yaşındaki Yusuf Sarı, şimdi hem Adana Demirspor, hem de A milli takımın starlarından biri haline dönüştü. Piyasa değeri de tavan yaptı. Güney ekibi bir futbolcu nasıl kullanmak gerektiğini Abdullah Avcı’ya göstermiş olmalıdır ama onun öğrenme niyeti yoktur kuşkusuz. Bariş Alper Yılmaz da Keçiörengücü’nde oynarken Futbolcu İzleme Komitesi tarafından beğenilmesine rağmen, büyük oyuncu arayışındaki yönetimin el üstünde tuttuğu Abdullah Avcı transferine alınmasına onay vermedi. Galatasaray’a giden 23 yaşındaki genç isim, şimdi A Milli takımın starı haline geldi. Avcı yeni transfer listesi hazırlarken, artık Barış’a Trabzonspor’un alacak para gücü yoktur.
***
BERTUĞ VE HALİL DE AYNI AKİBETE UĞRADI
Bertuğ Özgür Yıldırım da Trabzonlu bir ailenin çocuğu olarak Sarıyer’de oynarken ve henüz 18 yaşlarındayken defalarca Bordo-Mavililere önerildi ama kimse yüzüne bakmadı. Abdullah Avcı da pahalı transferler yaptırıp, kulübü iflas aşamasına nasıl getiririm planları yapıyordu. Bertuğ Özgür Yıldırım da geçen sezon transfer olduğu Hatayspor’da patlama yaptı, Volkan Demirel bu isim için, “Türk Halland” ifadelerini kullandı. Bertuğ, Fransa’nın Nantes takımına transfer oldu ve A Milli takımın da artık değişmez isimleri arasına girdi. Yine A Milli takıma sık sık çağrılan Halil Dervişoğlu’nun da Bordo-Mavililer tarafından istenmediği biliniyor. Bu isim de Trabzonlu ve babası da amcası da defalarca Halil için yalvar yakar oldular. Ama adam 3 kez Galatasaray’a geldi de bir türlü Trabzonspor’un kapısından içeri giremedi. Halil Dervişoğlu belki de İcardi gibi bir ismin bulunduğu Galatasaray’a giderek büyük strateji hatası yaptı ama yetenekleriyle birlikte doğru tercihler ve zamanlamalarla birlikte ülkenin en iyi santraforlarından biri olmasına kesin gözüyle bakılıyor.
***
ÖNGÖRÜSÜZLÜĞÜN BU KADARI DA FAZLA
Yukarıda ismini saydığım futbolcuların büyük bölümünün yaşları yaşlarının 20 ile 24 arasında olması bile her şeyi anlatıyor. Bu milli isimlerden sadece Samet ve Abdulkerim’in 28 yaşında olması da ne hem yönetimin, hem Abdullah Avcı isimli ne hikmetse hiç vazgeçilmek istenmeyen bir teknik adamın büyük bir kadro mühendisliği zaafı olduğunu ortaya koymaya yetiyor da artıyor bile… Trabzonspor yönetimlerinin ve takımın 6 transfer döneminde başında bulunan Abdullah Avcı’nın, öngörü eksikliği, vizyonlarının yetersizliğiyle birlikte Bordo-Mavili takım şu anda A Milli takımda forma giyen tam 8 oyuncudan mahrum kaldı. Bu isimlere Uğurcan Çakır, Eren Elmalı, Yusuf Yazıcı, Abdulkadir Ömür, Ahmet Can Kaplan, Hüseyin Türkmen’lerin de eklenmesiyle birlikte sadece yerli ve düşük maliyetli isimlerle çok büyük bir takım yaratılabileceğini söylemeye gerek yok sanırım. Düşünebiliyor musunuz böyle bir yerli kadroda orta sahada Hamsik düzeyinde bir oyuncu, Sorloth seviyesinde bir santrafor ve aynı ölçülerde bir sağ kanat, bir stoper, Trabzonspor’u nerelere taşırdı. Ama bunu ne şu andaki başkan Ertuğrul Doğan ne de allayarak pullayarak takımın başına getirdiği Abdullah Avcı özümseyebilir.
Olan da Trabzonspor’a olur…
Yorumlar
Kalan Karakter: