STK’LAR VE KIRMIZI ÇİZGİ!
Dünya’da ve ülkemizde Sivil Toplum Örgütleri (STK) özellikle liberalizmin övgülere mazhar olduğu bir süreçte yerden mantar gibi bitmeye başlamıştı. Özellikle Batı Avrupa ve ABD olmak üzere ardından ülkemizde de çok sayıda kendine ‘Sivil Toplum Örgütü’ diyen kuruluşlar oluşturuldu. Sivil Toplum Örgütleri’nin temelde kuruluş amaçları, devleti yönetenlerin ve bürokrasisinin sivil yurttaşlara karşı uyguladığı şiddet, mobing, baskı ve benzeri uygulamalara karşı mücadele etmektir. Yani devleti yönetenlerin değil, halkın sözcüsüdür temelinde Sivil Toplum Örgütleri… Meslek Odaları ise meslek gurubuna dahil kişi ve kurumların haklarını korumayla ve bu yolda mücadeleyle yükümlüdürler.
Ne Sivil Toplum Örgütleri, ne de Meslek Odaları kesinlikle siyasi her hangi parti ya da kişiye bağımlı olamazlar, olmamalıdırlar. Özellikle Sivil Toplum Örgütleri, kendilerine en yakın siyasi düşünceye sahip parti iktidarda olsa dahi onun ya da mensuplarının sözcülüğüne soyunmazlar. Sivil halk, devletin uygulamalarıyla zarar görmüşse örgütlerini ayağa kaldırır ve bu haksızlığı önleme çabası gösterirler. Ne yazık ki ülkemiz başta olmak üzere yerden mantar gibi biten kendilerine Sivil Toplum Örgütü etiketi yapıştıran birçok kurum ve kuruluş, başta siyasi iktidar, onun önemli mensupları ve uzantılarının koruyucusu şeklinde kendilerini konumlandırıyor.
Bu noktada son örnek de CHP’li Özgür Özel ile Adalet ve Kalkınma Partisi mensubu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili yaşandı. Özel, Soylu’ya Trabzon’da ağır eleştiriler getirdi. Bu ağır eleştirilere yanıt Adalet ve Kalkınma Partisi İl, İlçe başkanları, milletvekilleri, nihayetinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından verilir. Özel’i yargılamak ve “Süleyman Soylu kırmızı çizgimizdir” demek, Sivil Toplum Örgütlerine düşmez… Partililer birbirleriyle tartışır, kavga eder, barışın, kol kola olur, cephe cepheye gelir ama bunlar arasındaki tartışmaya Sivil Toplum Örgütleri dahil olur ve hele iktidar mensubunu savunursa, o zaman kendilerine var eden gerçekliğin çok uzağına düşerler. Bunun için başta Trabzon’daki Sivil Toplum Örgütleri olmak üzere, Türkiye’de bu anlamda faaliyet gösteren tüm STK’ların kendilerini bir gözden geçirmesi ve nihayetinde halk zulüm görüyorsa onların yanında olması için artık şapkalarını önlerine koyması gerekir.
Yoksa isimlerine yazık ederler…
TRABZONSPOR KULÜBÜNDEN YARDIM ÇIKMADI
Trabzonlu bir ailenin SMA hastası çocuğu Egemen Öztürk’ün yaşatılabilmesi için uzun süredir kampanya yürütülüyor. Bu kampanya çerçevesinde şu ana kadar gerekli tedavi masraflarının büyük bölümü toplandı. Yaklaşık 40 günlük bir süresi kalan Egemen’in yaşayabilmesi için 3 milyon lira civarında bir açık kaldı. Bilindiği gibi SMA hastalarının tedavileri için gerekli para 2 milyon 400 bin Euro’yu buluyor. Egemen’i yaşatmak için oluşturulan komite yardım kampanyasını her alanda yaygınlaştırırken, Trabzonspor yönetiminden de destek talep edildi. Kulüp sadece resmi internet sitesinden taraftara yardım çağrısında bulundu. Ancak ne başkan, ne yöneticiler, ne teknik kadro, ne futbolcular, ne de personelden hiç yardım yapan çıkmadı. Bu durum Egemen’i yaşatma komitesinde derin bir hayal kırıklığı yarattı. Paranın toplanamaması ve Egemen’in yaşatılamaması halinde, Trabzonspor’u yönetenlere yönelik çok sert tepki gösterecekleri, en azından büyük spor kulübü olmanın kriterlerinin sadece şampiyonluk yaşamak olmadığı, sosyal sorumluluk projelerinde de yer almaları gerektiği hatırlatılarak sitem edilecek.
KANUNİ ANADOLU LİSESİ YÖNETİMİNE DE SİTEM
Öte yandan Egemen Öztürk için Valilik onayıyla tüm okullara zarf gönderme ve öğrencilerin ellerinden geldiği kadar yardım yapması talebinde bulunulmuştu. Tüm okulların zarfları aldığı ve karınca kararınca öğrencilerin yardım yaptığı ama Kanuni Anadolu Lisesi yönetiminin bu zarfları kabul etmediği de ileri sürüldü. Bu da Egemen Öztürk’ü yaşatma komitesinde derin bir hayal kırıklığına neden oldu.
PARA SMA HASTASI DİĞER ÇOCUKLARA AKTARILIYOR
İnsanların en çok merak ettiği konulardan biri SMA Hastası çocuklar için toplanan yardımların, çocuğun parasının zamanında toplanmasının gerçekleşmemesi ve ölümü halinde ne olduğu sorusu oluyor? Bu konuyla ilgili olarak SMA hastası çocukların yaşaması için büyük çaba harcayanlar tarafından, “Eğer yardım kampanyası zamanında sonuçlanamazsa ve istenilen para toplanamadan çocuk yaşamını kaybederse, zamanı en az kalmış bir başka SMA hastası çocuğun kampanyasına para katılıyor. Eğer o çocuğun tedavi masrafları karşılandıktan sonra da para artarsa, bir başka çocuğa aktarım yapılıyor. Yani bu para hiçbir şekilde farklı amaçlar için kullanılmıyor. Sadece SMA hastası çocukların yaşaması için zincirleme olarak harcanıyor. Tabii ki bu tür hastaları kullanıp, sahtekârlık yapanlar da çıkabilir. Tüm kamuoyunun bu konuda çok dikkatli olması gerekir. Yardım konusunda Sağlık Bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı, Aile Bakanlığı ve Valiliklerin yanında, Belediyelerden de gerekli evrakları gösterip, hastalığı ispatlanmış, resmi hesaplara para yatırılarak yapılan kampanyalara ilgi göstermek gerekir. Yoksa özellikle sanal ortamda bu noktada önemli sahtekârlıklar da yaşanıyor. Zaten bizim en önemli sıkıntımız da bu sahtekârlıklar oluyor” şeklinde durumu özetleriler.
BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ’NDE DEĞİŞİM YAŞANDI
Mevcut İl Başkanı Yahya Aksu beklenmedik bir şekilde görevden alınarak yerine Trabzonlu iş insanlarından Mehmet Aydın atandı. Aydın, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, " Kıymetli dostlarım, değerli arkadaşlarım bu mübarek cuma günü itibariyle Büyük Birlik Partisi Trabzon il başkanı olarak atanmış bulunuyorum. Tüm dostlarımızdan dua desteği temenni ediyorum. Bu görevi bize tevdi eden sayın genel başkanımız Mustafa Destici beyfendiye huzurlarınızda teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: