AĞAOĞLU DÖNEMİNİ MUMLA ARAYABİLİRİZ!
Trabzonspor’da uzun süre eski başkan Ahmet Ağaoğlu ile Asbaşkan Ertuğrul Doğan arasında sürtüşme olduğu dile getiriliyordu. Ancak bu sürtüşmeler genellikle yalanlanıyordu. Ancak Mart ayının başında, “Ay sonuna kadar 20 milyon Euro ödeme var. Bunu Ağaoğlu ödeyebilecekse göreve devam edelim, yoksa ödeyebilecekler iş başı yapsın” denilerek Olağanüstü Genel Kurul’un fitili ateşlendi. ‘Hemen şimdi kongre’ diyen yönetim kurulu üyelerinin istediği oldu ve 25-26 Mart tarihleri arasında yapılan kongre ile Ertuğrul Doğan başkanlık koltuğuna oturtuldu. Aslında operasyonun amacı Doğan’ı başkan yapmakmış ki bu kısa sürede ortaya çıktı. Ertuğrul Doğan’ı özellikle iktidarın Albayrak’lar kanadının başkan görmek istediği de dile getirilmişti ki, tüm veriler de bu iddiaları doğruladı.

***
SÜPER LİGİN İKİNCİ, TRABZONSPOR’UN EN PAHALI HOCASI
Ertuğrul Doğan göreve gelmeden önce şeffaflık, yoğun çalışma, öze dönüş, ekonomik küçülme sinyalleri verdi, bu noktada iddialı açıklamalar da yaptı. Ama aradan kısa bir süre geçince söylediklerinin hiçbirinin gerçek düşüncesi olmadığı ayan beyan belli oldu. Bir kere henüz bir tek sponsor bulamamaları, söyledikleri projeler konusunda somut adım atılamaması tam bir fiyasko olarak nitelendirilirken, hemen ardından teknik direktör konusunda yabancıya yönelmeleri de şaşkınlık yarattı. Hele hele Nenad Bjelica isimli pek bilinmeyen bir teknik direktörü, Türkiye’nin en pahalı ikinci teknik direktörü olarak göreve getirmek kabul edilebilir bir durum değildi. Bu isim Trabzonspor’un tarihinin de en pahalı teknik direktörü olarak kayıtlara geçti.

***
AMAÇ TRABZONSPOR’U TAMAMEN BATIRMAK MI?
konomik küçülmeden söz eden yönetimin daha birinci dakikada verdiği sözde durmaması, pahalı ve transferi seven bir teknik direktörle çalışma kararı alınması ve uygulamaya konulması, Ertuğrul Doğan yönetiminin amaçları konusunda kafaları karıştırdı. Bir de üstüne üstlük Bjelica 26 yaşındaki oğlunu da Trabzonspor’da göreve başlattı. Yönetimin buna da sessiz kalması gerçekten anlaşılmaz bir durum olarak kabul edilirken, artık sokakta tüm taraftarlar, “Bu Ertuğrul Doğan, gitmesi için büyük tepki gösterdiğimiz Ahmet Ağaoğlu’nu da bize aratacak. Böyle devam ederse kulübü batıracak. Neye hizmet ediyor anlamadık gitti. Ancak böyle sürerse taraftarın hışmından kurtulamaz. Öyle tribün gruplarına güvenerek rahat hareket edeceğini düşünüyorsa yanılıyor. Sağduyulu Trabzonspor taraftarı herkese gerekli dersi vermekte gecikmez” yorumunu yaptılar.

***
TRABZONSPOR YETİŞTİRME YURDU MU OLDU?
Trabzonspor’da hiçbir şekilde başarılı olabileceği düşünülmeyen ancak yönetimin adeta pırlanta muamelesi yaparak yıllık 1 milyon 600 bin Euro’ya iki yıllık imza attırdığı Nenad Bjelica tartışmaların odağındayken, bir dedikodu duyduk ama buna inanmadık. ‘Mümkün değil’ dedik. Neydi bu dedikodu… Bjelica, oğlu Luka’yı da ekibinde görevlendireceğine dair bir haber… Bu haberi yaptık ama yanlış olma ihtimali düşüncemiz de vardı. Böyle bir skandala, böyle bir saçmalığa Trabzonspor gibi büyük bir kulübün imza atmayacağına inandık. Ama yanılmışız. Bjelica’nın henüz 26 yaşında olan futbol oynamış ama beceremediği için erken emekli olmuş oğlunu da ekibinde görevlendirirken, “Kendisi 5 dil biliyor. Futbolcu psikolojisinden anlıyor” gibi açıklamalar yaptı. Biz de yuttuk öyle mi? Ya 26 yaşında hiçbir tecrübesi olmayan, hem de kulübün teknik direktörünün oğlu olması nedeniyle birçok dedikoduya neden olacak bir isim Trabzonspor’da teknik ekipte yer alıyor ve buna hiçbir yönetici itiraz etmiyor! Ya da Başkan Ertuğrul Doğan, “Böyle bir şeyi kabul edemeyiz hocam” diyemiyor. Gerçekten yazıklar olsun… Bu kulüp yetiştirme yurdu ya da aile şirketi değil… Tarihini kendi evlatlarıyla ve yokluklar içinde yaratmış bir büyük camia… Bu kulübü oyuncak haline getirmeye çalışanlara Trabzonspor’un gerçek sahiplerinin vereceği bir ders mutlaka vardır.
Her şeyin zamanı var… Bekleyip göreceğiz…

***
DOĞAN, BJELİCA İLE YARIM SAAT Mİ GÖRÜŞMÜŞ?
Trabzonspor’un yeni teknik direktörü Nenad Bjelica, düzenlediği basın toplantısındaki, “Başkan Ertuğrul Doğan bey ile sözleşme imzaladıktan sonra ancak yarım saat konuşabildik. Henüz geleceğe dönük bir program yapamadık” sözleri doğruysa gerçekten skandalla karşı karşıyayız demektir… Dünüşebiliyor musunuz kulübün başkanı 5 yıldır yönetici, başkan yardımcısı ve asbaşkan olarak iş başında bulunmuş bir isim… Bu isim hem futbolcularla, hem genel olarak tüm sorunları biliyor ve çözüm yolları konusunda da mutlaka bir eylem planı bulunuyordur. Bu isim, yeni teknik direktör ile daha anlaşmadan önce kulübün teknik politikası, futbolcu transferi ya da gidecek oyuncularla ilgili tüm detaylı bilgileri verip, yönetim olarak aldıkları kararları söylemesi gerekmez miydi? “Bakın böyle bir kulübe geliyorsunuz. Bu kulüpte şu ana kadar yaşananlardan dolayı biz şu şu kararları almış bulunuyoruz.

GENİŞ ÇAPLI TOPLANTIYLA SORUNLAR MASAYA YATMALIYDI
Bundan sonraki süreçte siz de çalışırken, bu kararları dikkate alarak hareket etmelisiniz” demesi gerekmez miydi? İmza atıldıktan sonra Bjelica apar topar neden Trabzon’a geldi ve takımla bir idmana çıkıp, sonra da Sivasspor karşılaşmasında görev yaptı ki! Oysa imza töreninden sonra da Başkan Doğan ile birlikte uzun bir toplantı yapıp, içerdeki sorunlarla ilgili tüm bilgilerin verilip, buna göre alınacak önlemler konusunun masaya yatırılması daha doğru olmaz mıydı? Bjelica da bundan sonraki süreçle ilgili alınan kararları değerlendirip, kendi görüşlerini de ortaya koyduktan sonra yol haritasının erkenden çizilmesi daha sağlıklı bir yaklaşım olarak kabul edilemez miydi? Ve bu kulübün başkanı ya da yetkilileri, çok büyük işler bekledikleri yeni teknik direktörleriyle doğru dürüst bir toplantıya bile gerek duymadan işbaşına getirmeleri, hemen sahaya çıkmasını istemeleri hiç de sağlıklı bir görüntü arz etmiyor. Umarız tüm bu eksiklerin faturasını gelecekte Trabzonspor ağır ödemez…
Yorumlar
Kalan Karakter: