ABDLULKADİR’İ SATMAYIN ÖRNEK OLSUN
Abdulkadir Ömür Trabzonspor altyapısından çıkan en yetenekli oyuncularından biri olduğu herkes tarafından kabul edilir. Bu yeteneklerini 17 yaşında gösteriyordu ama ne yazık ki 22 yaşından sonra artık sahada yan pas, iki metreye pas yapan, tek bir dripling girişiminde bulunmayan, kaliteli uzun ve ters toplar atamayan, şut atmayı bilmeyen bir oyuncu çıktı karşımıza… Buna rağmen yine de camianın büyük kesimi kendisinden çok umutluydu. Kuşkusuz takım başarısız olduğunda bu kentin taraftar kimliğiyle tribüne çıkan kişileri, önce altyapıdan gelen oyuncuları hedef alır… Abdulkadir de bu furyadan birkaç kez nasibine düşeni adı. Sonra da bir amatör futbolcunun yapmayacağı eylemi gerçekleştirerek, “Çizdim ama oynamıyorum” dedi. İdmanları protesto etti. Ama maaşını tıkır tıkır alma konusunda hiç özveride bulunmadı. Yani, “Ben inançlı bir adamım. Bakın yer sofrasında yemek yiyorum. İdmana çıkmıyorsam, maç oynamıyorsam kesinlikle alacağım ücret inancım gereği haramdır ve bunu reddediyorum. Kulübüme bağışlıyorum” demedi. Gitmek istediğini vurguladı. Yönetime gelen ciddi teklifleri de kabul etmedi.
***
ABDULKADİR KENDİ AYAĞINA SIKMIŞTIR
Abdulkadir Ömür, bağrından yetiştiği Trabzonspor’u zor duruma düşürerek Avrupa’nın bilmem ne takımına düşük maliyetle gitmenin hesaplarını yapıyor. Kuşkusuz yönetimin yaptığı hataları göz ardı edemeyiz. Yani Nicolas Pepe’ye 150 milyon liranın üzerinde verip takımın kaptanına ve en yetenekli isimlerinden birine 30 milyon lirayı reva görmek hiç de adil değil… Bizim gibi garibanlar için bu 30 milyon lira rüyamıza bile girmez ama sonuçta futbol piyasasında bunlar çok rahat ödeniyor bazı kulüpler tarafından… Yönetimin yapması gereken Uğurcan ve Abdulkadir’i tavan yapmak, diğer futbolcuları da onların altında ücretle oynatmaktır. Transferleri de buna göre belirlemektir. Neyse bu yönetim çok kötü bir tercih ama Abdulkadir’in eylemini asla haklı çıkarmaz. Haklı olmak değil, haklı kalmak önemlidir. Abdulkadir belki de en haklı olduğu noktada haksız duruma düşmüş ve tümüyle kendisine değer verenleri de zor durumda bırakmaktan da geri durmadı. Yani Abdulkadir taraftar tepkisinin yanında ücret adaletsizliği konusunda tümüyle haklıyken, şimdiki eylemiyle tam anlamıyla haksız duruma düşmüş ve kendi ayağına sıkmıştır.
***
HER SORUNLU GİDERSE TAKIM ORTADA KALMAZ
Başkan Ertuğrul Doğan birkaç gün önce, “Abdulkadir’e uygun bir teklif gelirse satacağız. Gelen teklifleri de o kabul etmedi” açıklamasını yaptı. Bu açıklama çok yanlıştır. Anlamsızdır ve kulübü küçük düşüren bir durumun teyididir. Bir kere bu kulübün başkanı da, yöneticisi de Trabzonspor’u küçük düşürmeye çalışan, idmanına çıkmayı reddeden bir futbolcu gitmek istiyor diye önünü açmaz. Açmamalı… Ne yazık ki bu kulübü yıllardır yönetenler böyle yanlışlara düşüyor. Futbolcu sorun çıkardığında ve gitmek istediğinde hemen kurtulmanın yolu aranıyor. Böyle bir durum da oyuncuların istediği koşulların oluşmasına neden oluyor. Her futbolcu bunu artık yol yapıyor. En küçük bir sıkıntıya katlanmak istemiyor. Şimdi Abdulkadir, Trabzonspor ile idmanlara çıkmak istemeyip, bir de satılmasını talep etmişse eğer bu kulübü yönetenlerin ona vermesi gereken yanıt, “Borç harç içindeyiz ama Trabzonspor’u hiç kimsenin paspası haline getirmeyiz. Siz istiyorsunuz diye gidemezsiniz. Sizi ancak biz satmak istediğimizde ve istediğimiz teklifi de alırsak satarız. Sözleşme yapmışsınız ve buna uygun davranın. Aksi takdirde maaşınızı öderiz ama bu takımla kesinlikle idmanlara bile çıkamazsınız. Buyurun futbol hayatınızı bitirmeyi göze alıyorsanız bildiğiniz gibi devam edin” demeli…
Ertuğrul Doğan yönetimi de bu uygulamayı Abdulkadir Ömür ile başlatmalı… Futbola endeksli sistemi çöpe atmalı… Kesinlikle ve kesinlikle satmamalı… Abdulkadir özür dileyip, takıma kendisini vermek için elinden geleni yaptığını göstermesi halinde ancak affedilmeli… Aksi takdirde elde tutulmalı ve bu tüm ehli keyif futbolculara örnek olmalı…
Gözdağı verilmeli…
Bu çirkin yol da böylece bir son bulmalı…
***
YÖNETİMİN AVCI’YA GÜVENİ AZALDI MI?
Bu sitenin takipçileri çok iyi bilir ki, Nenad Bjelica gündeme geldiğinde, “Bu teknik direktör maceracıymış, çok transfer yaptırırmış ve arkasında bir enkaz bırakarak gidermiş. Kesinlikle takımın başına getirmeyin” diye uyarmıştık. Ancak Başkan Ertuğrul Doğan, “Müthiş bir teknik direktör ve onunla hedefe varacağız” diyerek 2 yıllık sözleşme yapmıştı ama ancak 16 maç dayanabildi, geçmişe dönük ödediği paralar bir yana, giderken de 1 milyon 600 bin Euro tazminatı cebine koyarak el sallayıp gitti. Sonra bir anda gündeme Abdullah Avcı geldi. Bu isim de gündeme geldiğinde, “Abdullah Avcı asla kriz çözebilecek liderliğe sahip değil. Bunu geçen sezon gösterdi. Hiçbir takım çalıştırmadan, yeni bir hikaye yazmadan bu ismi takımın başına getirmeyin” dedik ama Doğan yine bizi değil, kendi aklını dinledi ve Avcı’yı 1 yıl 8 ay için 100 milyon liraya takımın başına getirdi. Takımın aldığı sonuçlar, oynadığı futbol ve Abdullah Avcı’nın çözüm noktasında sınıfta kalmasıyla birlikte şimdi onu destekleyen yöneticilerin ateş püskürdüğü dile getiriliyor. Henüz kamuoyu önünde bir feveran yok ama kapalı kapılar ardından hem Doğan’ın hem de yöneticilerin büyük bölümünün Abdullah Avcı’yı çok sert dille eleştirdiği bilgisi bize kadar ulaştı.
***
İŞİNE SON VERİP TAZMİNAT ÖDEMEYİN!
Yönetim içinde Trabzonspor’un girdiği girdaptan Abdullah Avcı ile çıkamayacağını düşünmeye başlamış… Hatta bir iddiaya göre Kasımpaşa ve Beşiktaş maçlarının da kötü bir sonuçla bitmesi halinde Avcı’nın kaderinin tartışılmaya başlanacağı dile getiriliyor. Yani belki işine son verme, belki karşılıklı anlaşmayla birlikte bu isimle yolların ayrılmasının konuşulacağı ifade ediliyor. Geçtiğimiz günlerde Abdullah Avcı’nın bir maç öncesinde, “Ertuğrul Doğan bu kulüp için her şeyini ortaya koymuş bir isim… Onunla bizim dostluğumuz çok başka… Benim görevden alınmam, ayrılmam, para falan hiçbir şekilde dostluğumuzu bozamaz” sözlerinin aslında kendisine yönelik tepkileri bilmesinden ve kaderinin tescil edilmesinin yaklaştığından kaynaklandığına dönük görüşler de söz konusu…Bizim buradan söyleyeceğimiz ise Abdullah Avcı şartlar ne olursa olsun, sezon devam ederken işine son verilmemesi… Kendisine yeni bir tazminat ödenerek gönderilme yolunun açılmaması… Avcı’ya hiç inanmıyorum. Onun hiçbir zaman bu kulübün teknik adamı olabileceğini düşünmedim. Ancak bu aşamada gitmesinin hiçbir esprisi olmaz… Eğer illa gönderilmesi gerekiyorsa sezon sonunun beklenmesi ve yeni bir teknik ekiple ve yeni bir planlamayla yola çıkılabileceği bir süreçte ayrılık en doğrusu olur…
Uyarı bizden, uygulama yönetimden!
Yorumlar
Kalan Karakter: