BERAT ALBAYRAK DOĞAN’A DA MI KIZDI?
Trabzonspor’un 2018 Nisan ayında yapılan genel kurulunda başkan seçilen Ahmet Ağaoğlu’nun neredeyse hamisi Berat Albayrak’tı… O dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olan Albayrak’ın Bordo-Mavili renklere sevdasının farklı olduğu yakın çevresi tarafından sürekli anlatılır. Hatta oğlunu da Trabzonsporlu yaptığı, bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyıp Erdoğan tarafından, “Takım tutma konusunda torunumla anlaşamıyoruz. Ben Fenerbahçeli, o Trabzonsporlu” diye de sitem ettiği bilinir. Trabzonlu olan Berat Albayrak ile ağabeyi Serhat Albayrak’ın Trabzonsporlu olmalarında kuşkusuz babaları Sadık Albayrak’ın rolü büyüktür. Bu isimler son yıllarda Bordo-Mavili camia ile sık sık anılır olmuştu. Ağaoğlu’nu başkan olarak atayan Serhat Albayrak’ın iki sezon önce takımın şampiyon olması için elinden geleni yaptığı ve sonrasında da, “Artık takım şampiyon oldu. Altyapıya ve yeni futbolcu üretmeye yönelmeniz gerekir” dediği de yakın çevresince anlatılırdı. Ancak Ağaoğlu onu dinlemedi ve Ertuğrul Doğan ile Abdullah Avcı üçlüsü olarak yaptıkları anlamsız transferlerle birlikte kulübü batağa sapladılar.
AHMET AĞAOĞLU’NUN GİTMESİNİ İSTEDİ
Ahmet Ağaoğlu başkanlığındaki yönetimin çok pahalı ve gereksiz transfer politikasına çok kızan Berat Albayrak’ın, kulübe yardımı kestiği gibi, bu ismin de başkanlık koltuğunu bırakmasını istediği dile getiriliyor, bu tür iddialar ortaya atılıyordu. Hatta yönetimin ani olarak Olağanüstü Genel Kurula gitme isteğini dayatmasında da Berat Albayrak’ın önemli etkisinin olduğu ifade ediliyordu. Ertuğrul Doğan’a da her türlü desteği veren eski bakan Albayrak’ın şimdi pişmanlık duyduğuna dair söylentiler yeniden kulaktan kulağa fısıldanmaya başlandı. Bunda Doğan’ın yabancı teknik direktör tercih edip, yine kulübün ekonomik sınırlarını aşan transfer politikasına yönelmesinin ve altyapıya gerekli ilgiyi göstermeyip, buradan oyuncu çıkarma konusunda çok da fazla istekli olmadığının etkisinin büyük olduğu ileri sürülüyor. Hatta Trabzonspor yönetiminin çok sayıda sponsor aramasına rağmen bulamamasında da, Berat Albayrak’ın bu kızgınlığının ve, “Ne haliniz varsa görün” şeklinde bir tavır ortaya koymasının önemli rol oynadığına işaret ediliyor.
Tüm bu iddialar doğru mu? Şu anda net bir şey söylemek mümkün değil ama zamanın tüm gerçekleri açıklığıyla ortaya çıkarma gibi bir huyu vardır. Biz de o zamanı bekleyelim artık!...
***
AMAN SAĞLIK KONTROLLERİNE DİKKAT!...
Transfer mevsimlerinde teknik direktörlerin, menajerlerin, medyanın ve taraftarların gazına gelen yönetimler birçok futbolcuyla sözleşme imzalayarak, önlerindeki sezonun başarı algısını satın alıyorlar. Ancak sezon başlayıp bittiğinde birçok kulüp tam bir hayal kırıklığı yaşıyor. Şampiyon olanların dahi yaptıkları birçok transferin yanlışlığı ve gereksizliği ortaya çıkıyor. Zaten sezon biterken de hemen ellerindeki işe yaramaz transferleri hemen satıp, yenilerini almanın da yolunu yapma çabası gösteriyorlar. Bu tavır ve cehaletçe tavır ise kulüplerin iflas noktasına gelmesine, kimisinin ise iflas ederek bir daha bellerini doğrultamayacak noktaya geliyorlar. Yapılan transferlerde en sorunlu konu da oyuncuların müzmin sakat olmaları olarak öne çıkıyor. Kulüpler futbolculara milyonlarca Euro harcıyor, sonra birkaç idman ya da maçtan sonra sakatlık sorunları başlıyor. Bunlar yaşanırken de futbolcu suçlanmaya, hedef yapılarak kamuoyunun önüne atılıyor. Oysa hata bu tür futbolcuları doğru dürüst sağlık kontrolünden geçirmeden transfer edenlerde olduğunu unutuyorlar.
SAKAT ADAM ALIP, KULÜBÜ BATAĞA SAPLAMAYIN!
Bu noktada Trabzonspor’un da ağzı çok yandı. Teknik direktörlerin, menajerlerin, taraftarların, medyanın dolmuşuyla hareket eden yönetimler, milyonlarca Euro ödediği futbolcuların geçmişini doğru dürüst araştırmıyor bile… Müzmin sakatlığı var mı, ya da geçmişte ağır diz ya da adale sakatlığı geçirdi mi? Bu tür sakatlıkları geçiren futbolcuların devamlılığı olur mu? Bunlara hiç dikkat etmiyorlar. Gidiyorlar bir sağlık kuruluşu, oyuncunun o anda her hangi bir sakatlığının bulunmadığını rapor ediyor ve atılıyor imzalar. Tabii ki sağlık kuruluşları raporlarını hazırlarken, normal bir insan muamelesi yapıyorlar. Oysa futbolcular olağanüstü fiziksel, zihinsel koşullarda yaşamak, mücadele etmek zorunda… Onların adaleleri çok üst düzey idman ve maç temposuna dayanmak zorunda… Bunlar dikkate alınmayınca de ver raporu gitsin yapılıyor. Ancak bu vurdumduymazlığın bedelini de kulüpler kasalarından 10 milyonlarca Euro kayıp vererek ödüyorlar. Bu nedenle Ertuğrul Doğan başkanlığındaki yönetime sesleniyorum:
MEHMET POLAT ÖRNEĞİNİ BİLİR MİSİNİZ?
“Aman dikkat edin, geçmişin hatalarını tekrarlayıp, Trabzonspor’u tam bir bataklığın içine atmayın. Transfer ettiğiniz oyuncuların geçmişini çok iyi araştırın, sağlık kontrollerini en üst seviyede gerçekleştirin ve kulübü de altından kalkamayacak zararlara uğratmayın. Atay Aktuğ başkanlığı döneminde Gaziantepspor’dan Mehmet Polat alınmıştı, hatta Trabzon’a geldi ve imza atacaktı. Sağlık kontrolünde o gün yönetimde bulunan iki doktor İbrahim Şahin ve Ahmet Çubukçu da yer aldılar. Verdikleri rapor, “Üst düzey bir takımda oynayamaz” şeklindeydi. Türkiye’nin en yetenekli stoperlerinden biri olan Mehmet Polat ile imza atılmadı, oyuncu Trabzon’dan ayrıldı. Ve sonra hiçbir takımda üst seviyede oynayamadı. Sıradanlaştı ve sonra kayboldu gitti ama Trabzonspor’un milyonlarca lirası kurtuldu. Siz de bu örneği sakın unutmayın. Koita gibi isimleri transfer edip de, oluk oluk para akıtıp, sonra da sızlanmayın. Bu tür oyuncu transferlerinin tek suçlusunun siz yönetenler olduğunuzu da unutmayın olur mu?
Yorumlar
Kalan Karakter: