BİR ATATÜRK’E BİR DE BUNLARA BAKIN!
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun 100’ncü yılındayız. Bu Cumhuriyeti kurabilmek için tarihin en görkemli direnişlerinden biri olan Kurtuluş Savaşını veren ve tüm mazlum halkların özgürlük meşalesini yakan Mustafa Kemal Atatürk’ün en çok konuşulan yanlarından biri de futbola olan yakınlığı ve hangi takımı tuttuğudur kuşkusuz. Fenerbahçeliler, “Atatürk Fenerbahçe’lidir” der… Beşiktaşlılar, Galatasaraylılar kendi takımlarının taraftarlığına yakıştırır. Hatta Trabzon’da İdmanocağı da Atatürk’ün kendi takımlarını tuttuğunu, bu da yetmez Necmiati kulübü de yine Büyük Önder’in kulüplerinin taraftarı olduğunu iddia eder. Peki gerçek nedir? Atatürk’ün yakın arkadaşlarından Kılıç Ali'nin oğlu olan Galatasaray efsanesi Gündüz Kılıç, Ulu Önder'le bir anısını şöyle anlatmıştı: “Atatürk, gençlere değişik zeka soruları sormaktan pek hoşlanırdı. O sıralarda Milli Futbol Takımımız, Halkevleri Takımı adı altında, Rusya'da maçlar oynamış, çoğunda fena sonuçlar alınmıştı. Ben de kadroya alınmıştım. Ata'nın ilk sorusu ‘Neden yenildiniz?' oldu. Kağıt kalem aldım. Oyun sahasını çizerek, oyuncuları yerleştirdim, görevlerini anlattım. Bana, ‘Yahu desene, bizim harp oyunları gibi bir şey sizin oyun da. Sizin işte, strateji bilgisi ve kurmay kafası ister' demişti.”
***
SADECE MİLLİ TAKIMI TUTTUĞUNU SÖYLEMİŞ
Atatürk’ün hangi takımı tuttuğu sorusuna yıllardır yanıt aranır. İşin doğrusunu açıklayalım; Atatürk, kulüp takımı tutmazdı. Nereden mi biliyoruz, anlatalım… 1930'da Galatasaray Lisesi'ni ziyaret eden Atatürk, etrafını saran çocuklara, “Siz kimsiniz” diye sorar. “Biz Galatasaraylıyız” diyen çocuklar, Paşa'ya hangi takımı tuttuğunu sorarlar. Atatürk'ün yanıtı nettir: “Çocuklar; siz Galatasaray'ı, Fenerbahçe'yi, Beşiktaş'ı veya diğer takımları tutunuz, sporu seviniz, oynayınız, ama ben ve benim gibi toplum önünde olan insanlar asla takım tutmamalı veya tutarsa da onu hep içinde saklamalıdır. Bunun için de ben hiçbir takım tutmam, sadece Milli Takım'ı tutarım. Mustafa Kemal'in 12 yıl boyunca en yakınlarından biri olan Çankaya Köşkü Kütüphanecisi Nuri Ulusu hatıratında Ulu Önder'in takım tutmadığını yazmıştır. Atatürk de kuşkusuz kalbinden bir takıma taraftar olabilir ama bunu hiçbir zaman açık etmemiştir. Çünkü o, ülkenin tüm insanlarının cumhurbaşkanıdır. Şunu bilir ki eğer bir takımı tuttuğunu söylerse, diğer takım taraftarları alınır, üzülür, kırılır ve gönül koyar…
***
TÜM CUMHURBAŞKANLARI ONU ÖRNEK ALMALI
Peki ya sonra… Ülkemizde Başbakan ya da Cumhurbaşkanları uzun yıllar tuttukları takımları gizlemiştir. Taa ki 12 Eylül Askeri darbesine kadar… Kenan Evren, Ankaragücü taraftarı olduğunu açıklamıştır. Sonra Turgut Özal, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller ve daha niceleri tuttukları takımları açık açık ifade etmiştir. Sadece Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel takım taraftarlığı konusunda ketum davranmıştır. Ne yazık ki Recep Tayyıp Erdoğan da Mesut Yılmaz’ın yolundan gitmiştir. Yılmaz Galatasaray’ı şampiyon yapmak, hatta transferlerine bile el atarak rakipleri için dezavantaj yaratma yolunu seçmiştir. Erdoğan da, tutuğu Fenerbahçe’yi hakemlerin korumasına bile alkış tutmuş, saha kapatma cezasının bile önüne geçmekten geri durmamış, hatta şike ve teşvik primi ortaya çıktığında, yani 2011 3 Temmuz’undan sonra bu takıma kol kanat germiştir. Fenerbahçe’nin defalarca şampiyonluğu Trabzonspor’un elinden almasında da tutum ve davranışlarıyla önemli rol oynamıştır. Ne yazık ki Türkiye’de artık halkın duyarlılıkları hiçe sayılmaya başlanmış, tarafsız gözükmesi gerekenler, tam tersine taraf olduğunu haykırırken, başka kulüp taraftarlarını nasıl da rencide ettiklerini umursamamıştır bile…
Bu nedenle bir kez daha Atatürk’ü saygıyla anmayı bir görev bilirken, tüm Cumhurbaşkanlarının ve bakanların da onun izinden gitmesini temenni ediyoruz.
***
BU BORÇ TAŞINABİLİR DEĞİL
Dün Kadir Özcan Tesisleri'nde gerçekleştirilen Divan Genel Kurul Toplantısında Denetleme Kurulu başkanı Mahmut Ören bulunmuyordu. Ören bir süredir İstanbul’da ve bu nedenle Denetleme Kurulu’nun raporunu Başkanvekili İsmet Keskin sundu. Keskin kulübün şu anda 11.940 aktif üyesi olduğunu, 311 personeli bulunduğunu açıkladı. Sonra da Genel Kurulu katılma hakkı olan üye sayısını 9 bin 492’dir. 140 dava bulunduğunu, TFF tarafından verilen cezaların 1 milyon 159 milyon liraya ulaştığını, Kartal’da bulunan ve 1994’de 29 yıllığına kiralanan taşınmazın yeniden kiralanması için çalışma yapıldığını vurgulayıp, sonra da net borcu3 milyar 831 milyon 974 bin TL olarak ifade etti. Kulübün şu anda bu sezon sonuna kadar 500 milyon liralık bir varlığının bulunduğu ve bu düşüldükten sonra kalan borcun yukarıdaki rakam olduğu ifade edildi.
***
HEM DE 70 MİLYON EURO KASAYA GİRDİ
Düşünebiliyor musunuz, Ertuğrul Doğan başkanlığındaki yönetim görevde bulundukları 7 aylık süre içinde kulüp tarihinin en önemli gelir kaynaklarını sağlamalarına, hatta 70 milyon Euro’nun üzerinde bir girdiye rağmen borç yükselmeye devam ediyor. Çünkü Doğan görevi devralırken borç 3 milyon 180 milyon lira civarındaydı. Sonuç olarak bu borçlar taşınabilir değil… Yol yakınken transferde har vurup harman savurma sürecinin artık bitirilmesi elzemdir. Trabzonspor daha tutarlı, daha doğru politikalarla birlikte borcunu adım adım azaltmalıdır. Yoksa dağ gibi yığılı para da olsa bu gidişle borç hiçbir biçimde azalmaz, artmaya devam eder ve sonuç da hüsrandır. Bu kulübe en büyük hizmet hem eski misyona adım adım dönmek, hem de borcu bitirmek, hatta kasada önemli paralar bırakmaktır. Bunu başaran yönetimi ayakta alkışlamak da bizim boynumuzun borcudur.
****
ŞÜKRÜ KULEYİN’İN SABRI TAŞTI
İYİ Parti Kurumsal İlişkiler Başkanı Şükrü Kuleyin, 29 Cumhuriyet Bayram’ında Cumhuriyet karşıtlarına tepki gösterdi. Sosyal medya hesabında paylaışmda bulunan Kuleyin, şu görüşlere yer verdi;
“Peki;
Madem çok istiyorsunuz!
Saltanata geri dönelim.
Padişah efendimiz ve Halife’miz varolsun.
Sizlere de şu görevleri verelim;
Haremağası, İbrikçi başı veya Çeşnici başı gibi.
Ne o beğenmediniz mi?
Yoksa Vezirlik ya da Yeniçeri ağalığımı istersiniz.
Onlar olmaz evladım;
Devşirme olmanız lazım gerçi sizin devşirmeden farkınız yok ta!
Ha bu arada;
Huzuru Humayunda fazla yağcılık yapıp el öpmeye kalkmayın mikrop bulaştırırsınız.
Sadece efendimizin etek ve kaftanını öpün yeter.
Şimdi;
Padişahım çok yaşa diye bağırabilirsiniz.
Size;
Ne lazım Cumhuriyet.
Size;
Ne lazım özgür ve onurlu vatandaşlık.
Kula kulluğa devam..!”
***
ZORLUOĞLU O TOPA GİRMEDİ!
Yerel siyasetin hareketlenmeye başladığı bu günlerde Belediye Başkanları mahalli idareler seçiminde koltuklarını korumanın derdine düştü.
Trabzon’da 2 ilçe hariç, Büyükşehir ve 14 Belediye yönetimi Cumhur ittifakının elinde.
AK Parti 14, MHP 2 ilçede Belediye başkanlığını elinde bulunduruyor.
Yeni dönemde kimler yeniden başkan adayı olacak, kimler koltuğundan olacak merak konusu oldu! Bu minvalde birçok Belediye Başkanı son günlerde Ankara’yı adeta suyolu yaptı!
Sosyal medya hesaplarından ilçelerindeki yatırımlar için Bakanlıklardan, TBMM’den fotoğraflar paylaşan Belediye Başkanları Genel Merkez Binalarını da es geçmiyorlar..
AK Partili Belediye Başkanları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakın isimlerle görüşmek için Milletvekillerinin ve üst düzey bürokratların kapılarını aşındırmış durumdalar.
Genel Merkezin bir odasından bir belediye başkanı diğer bir odasından başka bir başkan çıkıyor!
Bazen pişti oldukları da oluyor..
Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu ise bu tip girişimlerin uzağında bir yol izliyor!
"Bu sene açılış senesi olacak" diye, Başkan Zorluoğlu tamamen şehrin yatırımlarına odaklanmış durumda ve planlanan birçok yatırımın açılışlarını bir bir gerçekleştirerek toplumun büyük beğenisini kazanmış durumda..
Nediyelim ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz..
Yorumlar
Kalan Karakter: