JUVENTUS KULAĞINIZA KÜPE OLSUN!
FİFA ve UEFA, kulüplerin her geçen gün borç batağına saplanması nedeniyle denetimlerini sıklaştırırken, Türkiye’de de 3 kulübün finansal fair-play’a aykırı davranmasından dolayı cezalar kesti. En yüksek cezayı da Trabzonspor’a verdi. Üç yıllık bir anlaşma yaptı ve bu anlaşmaya uyulmaması halinde hem 2 milyon Euro cezayı ödemeye, hem Avrupa’dan men etmeye, hem de belki de transfer yasağına zemin hazırlanacak süreci başlatacak. Bu bağlamda geçtiğimiz günlerde somut bir örnek yaşadı. İtalya futbolunun en önemli kulüplerinden biri olan Juventus, Finansal Fair Play kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle UEFA tarafından Konferans Ligi'nden men edildi. Ayrıca, UEFA, Juventus'a 20 milyon Euro da para cezası verdi. Para cezasının 10 milyon Euro'luk kısmı, üç yıl içinde kulübün mali tablolarında ihlal olması halinde uygulanacak.UEFA Konferans Ligi'nde bu sezon Juventus'un yerine Fiorentina mücadele edecek. Bu arada UEFA, Chelsea hakkında da soruşturma başlattı. Chelsea'nin de eksik mali bilgi sunduğunu kaydeden UEFA, İngiliz ekibine 10 milyon Euro para cezası verdi. Tüm bu verilen, Trabzonspor’u yönetenlerin kulağına küpe olması ve bir yanlış politikayla birlikte kulübün ağır cezalara çarptırılmasına zemin hazırlamasınlar. Bu hem kendilerinin, hem de hem de kulübün hayrına olacaktır.
***
PARAYI SEÇEN NWAKAEME NEDEN ISITILIYOR Kİ?
Kulüpler taraftarının sevgisiyle büyür, ilkeleriyle ayakta durur ve örnek olur. Bir kulübün kendine has özellikleri olmalı… Yazılı olmasa da bir anayasaya sahip bulunması şarttır. Kendisine hizmet edenleri el üstünde tutmayı bilmeli, ama arkadan vuranlara da gerekli dersi vermesi gerekiyorsa en küçük bir tereddüt bile geçirmemesi gerekir. Bilindiği gibi Trabzonspor 6 sezon önce Nijeryalı sol kanat oyuncusu Anthony Nwakaeme’yi İsrail’den sıradan bir futbolcuyken transfer etti. Bu isim 30 yaşına merdiven dayadığı halde kimsenin pek dikkatini bile çekmiyordu. Bordo-Mavili takıma geldikten sonra takım oyununa yani disipline pek uymasa da, topla birlikte etkili oluşuyla birlikte vitrine çıktı. Kuşkusuz Trabzonspor’a golleriyle, asistleriyle önemli hizmetler sundu. Şampiyonlukta çok etkili oldu. Ama sonuçta kendisiyle yeni sözleşme yapabilmek için yönetim tüm şartları zorlamasına rağmen, bu isim parayı seçti. Kendisine çok daha yüksek para ödendiği için Suudi Arabistan’a gitti. Şimdi 5 milyon Euro’ya yakın bir ücret alıyor yıllık… Sanırım bu parayı rüyasında bile göremezdi ve şimdi mutlu mesut futbol hayatını sürdürüyor.
***
ARTIK EMEKLİLİK GÜNLERİ GELMİŞ!
Nwakaeme 36 yaşına merdiven dayadı ve artık emekliliğine çok kısa süre kaldı. Ama Trabzonspor’da ne zaman bir forvet oyuncusu sakatlansa, ya da performansı düşse taraftar diye kendini nimetten sayanlar sosyal medyayı birbirine katıp, bu ismi talep ediyorlar. Yönetimin de kafasının karışmasına sebep oluyorlar. Ya taraftarlık bu mu? Her vesile ile yönetimi zora düşürecek tavırlar sergilemek mi? Trabzonspor, parayı seçmiş bir oyuncuyu, hem de emekliliği yaklaşmış bir ismi neden yeniden alsın ki? Bu isim için niçin bütçesini delik deşik etsin ki? Çok önemli bir söz vardır: “Akarsuda aynı suda iki kez yıkanılmaz” diye… Nwakaeme bedava da olsa geri gelse, acaba bir daha eski performansına ulaşabilir mi ki! Kim ikinci kez formasını giydiği takımda, ilk dönemki zirvesine ulaştı ki? Bu noktada Yusuf Yazıcı bile taraftara örnek olmaya yetmiyor mu?
Bırakın artık şu Nwakaeme’nin yakasını… Daha nitelikli, daha genç, dinamik ve takıma katkı yapabilecek, düşük maliyetli oyuncu bulabiliyor musunuz? Siz ondan haber verin!
***
AVCI’NIN TRAZONSPOR’A BÜYÜK ZARARLARI!
Aslında siyasi gücün de etkisiyle 2020 yılının 10 Kasım tarihinde Trabzonspor’un başına getirilen Abdullah Avcı çok iyi strateji uygulayan bir teknik direktördü. Özellikle taraftarların ve vizyonu zayıf yerel medyanın nasıl da avuçlarının içine alınabileceğini çok iyi fark ederek sloganlar üretiyor, kafasına Özkan Sümer-Ahmet Suat Özyazıcı kasketi takım pozlar veriyor, mesajlarıyla camiayı elde etme savaşı veriyordu. Bunu yaparken teknik kadroda istediği gibi at oynatırken, takım zorla da olsa birkaç iyi sonuç alınca da yönetime felsefi sözlerle yaklaşıp, istediği transferleri yaptırıyordu. Öyle ki takımın en güçlü olduğu bölgeye bile transfer yaptırırken, burada oynayan isimleri de tek tek uzaklaştırıyor, yeni oyuncuların önünü açıyordu. Bunu yaparken de kulübün kasasından milyonlarca Euro buhar olup uçuyordu. Trabzonspor şampiyon olduğunda da adeta kahraman haline dönüştürülen ve dokunulmaz ilan edilen Abdullah Avcı yaptırdığı transferlerin birçoğunun başarısız olmasını ve kulübe mali yüklerinin taşınamaz noktaya geldiğini de gizlemekten geri durmuyordu.
***
MANEVİ HAZ, MADDİ ZARARI KARŞILAR MI?
Sahadaki başarı, saha dışındaki tüm olumsuzlukları unutturuyordu. Avcı, yeni transferler yaptırırken, eldeki oyuncuların değerinin altında gitmesine zemin hazırlıyor, hatta kulübün üste para vererek bu isimlerden kurtulmasını talep ediyor,, bu da emir kabul edilip, uygulanırken Trabzonspor adım adım borç sarmalının içinde yok olup gidiyordu. Gervinho, Edgar Lee ve Trondsen için milyonlarca Euroı gözden çıkarıldı ve bu isimler gönderilirken yerlerine de yine pahalı yabancılar alınıyordu. Avcı’nın en büyük kazıklarından biri de Fode Koita oldu. Bu ismin sakatlığı biline bile yönetime dayatıldı. İlk yıl sakat olduğu için çok az oynadı ama 1 milyon 550 bin Euro cebine gitti. Koita İkinci yıl Kasımpaşa’ya kiralandı ama yıllık alacağının 1 milyon 50 bin Euro’su bizzat Bordo-Mavili kulüpçe karşılandı. Şimdi son yılı ve gönderilmek isteniyor.. Gaziantep FK ile anlaştığı söyleniyor. Ama bu oyuncu giderse yine yıllık alacağının en az 1 milyon EJuro’su Trabzonspor tarafından ödenecek. Yani hiçbir işe yaramayan sadece Koita’nın bile Bordo-Mavili kulübe maliyeti 4 milyon Euro’ya (120 milyon lira) yaklaşmış olacak. Sonra da bu Avcı, takımı şampiyon yapmasıyla övünüyor. Şampiyonluğun getirisinin manevi hazzı var ama maddi kaybını karşılamaya yeter mi?
İşte orası meçhul!
Yorumlar
Kalan Karakter: