BAŞKAN DOĞAN, AVCI’YI DİNLEDİ Mİ?
Trabzonspor’da Nenad Bjelica’dan bayrağı devralan Teknik Direktör Abdullah Avcı, Vavacart Fatih Karagümrük maçından sonra düzenlediği basın toplantısında geçmiş dönemin futbol anlayışına gönderme yaptı. Avcı, Bjelica’nın sisteminden kendi sistemine dönmenin çok zor bir iş olduğunu ve futbolcuların buna adapte olmakta zorlandığını da dile getirdi. Bakın Avcı bu konuyla ilgili neler demiş: “Eksiklerimiz var. Teknik adam olarak ara sıra bazı şeyleri de sorgulayabiliyorsun. Karışık oyundan organizasyonlara geçmek kolay değil. Buna uyum sağlamaya çalışan bir grup var ama bu çok fazla tekrar gerektiren bir durum. Şu an itibariyle yavaş ilerliyor. Karışık oyundan planlıya geçiş yapmak zaman zaman zihinsel yorgunluklar yaratabilir. Trabzonspor tarihinde 10 haftada 4 mağlubiyet kolay bir süreç değil. 8 haftanın 4’ünde mağlubiyet alışılmış bir durum değil. Biraz daha denge kurup daha iyi hale gelmek oyun ve oyuncu grubuyla beraber oluyor. Bunu zaman içerisinde göreceğiz.”
Yani Abdullah Avcı demek istiyor ki, “Nenad Bjelica bu takıma karmakarışık bir futbol düzeni kurmaya çalışmış… Kaos oyunu oynatmış. Bu oyuna göre çalışan futbolcular, düzenli oyuna geçerken psikolojik sorunlar yaşayabilir ve biz de bunu yaşıyoruz.”
***
TRABZONSPOR’U HİÇ Mİ TANIMIYOR?
Hani olsun ne var ki bunda diyebilirsiniz. Ama Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan bu sözleri mutlaka iyi analiz etmeli… Bir teknik adam göreve getiriyorsunuz, bu takıma karışık futbol oynatıyor, onu gönderip başka bir isimle anlaşıyorsunuz o ise düzenli oyuna geçme çabası gösteriyor. Böyle bir durum da futbolcuların kafalarının da ayaklarının da karışmasına sebep olmaz mı? Bu kadar büyük çelişkileri bir sezon içinde yaşatmak doğru mu?
Geçen sezonun sonlarına doğru yere göğe sığdıramayarak yıllık da tam 1 milyon 600 bin Euro gibi rekor ücret vererek takımın başına Nenad Bjelica’yı getirdi. “Bu maceracıdır, çok sayıda transferler yaptırır ve arkasında enkaz bırakır ve gider” diyenlere kulak asmadı. Bu Bjelica’nın işine son verdi başkan Doğan ve, “Getirdiğim için pişman değilim” de dedi… Şimdi Abdullah Avcı’nın sözlerinden sonra, “Başkan Ertuğrul Doğan futbolu hiç bilmiyor ve Trabzonspor’u tanımıyor. Çünkü eğer futbolu bilse ve Trabzonspor’u tanısaydı Nenad Bjelica’yı göreve getirmezdi. Çünkü Trabzonspor karışık futbol oynayan bir kulüp değil… Bu kulübün genlerine uygun bir teknik adam iş başına getirirdi. Peki şimdi göreve getirdiği Abdullah Avcı çok mu uygun? Değil tabii ama Doğan, “Parayı ben veriyorum, düdüğü de çalarım” mantığıyla hareket etmeye devam ediyor.
Etsin bakalım… Nasılsa Trabzonspor camiası parayı verenlere ses çıkarmamaya uzun yıllardır alışmış durumda…
Bize ne oluyor ki!!!
***
UMUT BOZOK BU ŞARTLARDA HİÇ GİDER Mİ?
Trabzonspor’un geçen sezon başında gol sorununu çözmesi için Fransa’nın Lorient kulübünden 2 milyon Euro karşılığı renklerine kattığı Umut Bozok, bugüne kadar tam bir hayal kırıklığı nedeni oldu. Geçen sezon Maxi Gomez ile birlikte tam bir fiyaskoydu. Oysa bir sezon önce Kasımpaşa formasını giyerken Süper Lig gol kralı olmuştu. Bu sezon başlarken de eski teknik direktör Nenad Bjelica, Umut Bozok’a çok şans verdi. Ne yazık ki bir gol bile atamadı. Bırakın golü, asist de yapamadı. Sonuç olarak Enis Destan’a formayı kaptırdı. Şimdi Paul Onuachu 11’de yer alırken, Enis Destan alternatif santrafor oldu. Umut Bozok ise artık forma bile giyemiyor, kulübeden maçları izliyor. Durum böyle olunca şimdi, “Umut Bozok, devre arasında gitmeyi düşünüyor. Yıldız oyuncu gidecek” şeklinde haberler yapılmaya başlandı.
Peki Umut Bozok gerçekten gider mi? Artık menajerlerin elinde oyuncak haline gelen futbolcular, onların isteği olmadan bir yere gitmezler. Ama Umut, yeteneklerine ve üretken olamamasına karşın şu anda Trabzonspor’dan yıllık 35 milyon lira kazanıyor. Yani 1 milyon 200 bin Euro civarı bir rakam… Peki Umut’a şu haliyle bırakın 1 milyon 200 bin Euro’yu, Türkiye’de ya da Avrupa’da 750 bin Euro verecek bir kulüp bulunur mu? Bulunmaz değil mi? O halde Umut neden gitsin ki? Ancak Trabzonspor Umut Bozok’a, “Seni göndermek istiyoruz. Al sana 750 bin Euro ve yoluna git” derse, o zaman belki bu oyuncu gitmeyi düşünebilir. Böyle olunca da yönetim, “Yılda 500 bin Euro kar ettik” diye övünür daha önce birçok oyucuya üste para verdikleri ve, “Ne büyük iş becerdik” dedikleri gibi… Umut da, bu parayı alır, sonra bir kulüple 600 bin Euro karşılığı imza attığında da zarar etmemiş olur. Başka türlü Umut’un gitmesi hiç de kolay gözükmüyor…
Haksız mıyım?
***
BAKASETAS GİTSİN YUSUF DÖNSÜN
Trabzonspor’da Nisan ayının başından itibaren Anastosios Bakasetas bir baş ağrısı haline geldi. Aslında Manolis Siopis de büyük sıkıntıydı. Hatta çok daha büyük bir sıkıntı… Çünkü Trabzon halkının kendi çocukları gibi benimsediği Siopis, yalan söyleyip, sırtında ağrılarının olduğunu ileri sürüp, hazırlık kampına bile katılmadı. Ülkesine dönmek istediğini, ailevi nedenleri bulunduğunu dile getirdi ve deyim yerindeyse yönetimi ‘kandırma’ eyleminde başarılı da oldu. Sonunda İngiltere’ye gitti ama bonservis bedeli ödememek için de Premier Ligi değil, bir alt ligi tercih etti. Gittiği gibi de oynamaya başladı ve ne kadar da yalancı olduğunu ve asla güvenilir bir kişilik olmadığını gösterdi. Bakasetas ise Nisan ayından itibaren yapılan görüşmelerde önce zamana oynadı. Sonra da, takımda yerinin garanti olduğunu görüp, ‘İmza atmayacağım” dedi ve kestirip attı. En azından dürüst davrandı ama Trabzonspor da yolgeçen hanı değil, olmamalı… Bakasetas bu kulübe 3 milyon Euro karşılığı transfer oldu. Bu oyuncuyla ya en kısa sürede sözleşme imzalama başarısı gösterilmeli, ya da devre arasında ‘ne koparırsan kardır’ mantığıyla bir miktar bonservis bedeliyle satılmasının önünü açmak en doğrusudur.
***
YUSUF YAZICI YÜKSEK MORALLE GELİRSE!
Bakasetas ile sözleşme imzalanacaksa da en fazla şu anda aldığı ücret verilmelidir. Artık 31 yaşına gelmiş bir oyuncuya yüksek maliyetli yatırımın hiçbir anlamı yoktur. Neyse Bakasetas ile yolların ayrılma kararı verilirse yerine düşünülecek isim de Yusuf Yazıcı olmalıdır. Yusuf, Trabzonspor altyapısının yetiştirdiği en önemli ürünlerden biridir. Tarihi bir para da kazandırıp, gitmiştir. Lille’de çok başarılı günlerden sonra sakatlığından dolayı bir düşüş yaşamış ama CSKA Moskova’da yine zirve yapmıştır. Yusuf, Trabzonspor’a kiralık döndüğünde beklentilerin altında kaldı. Çünkü sakatlık sorunu yaşadı. Kuvvetsiz kaldı. Bu da futbolunu olumsuz etkiledi. Bir de Abdullah Avcı, “Benim orta saham Siopis, Hamsik ve Bakasetas’tır. Sen ancak alternatif olursun” diyerek daha ilk günden Yusuf’un motivasyonunu yerle bir etmişti. Neyse bunlar artık geride kaldı. Yusuf Yazıcı, Lille’de yine çok başarılı günler geçiriyor ve sezon sonunda da sözleşmesi bitiyor. Bu bulunmaz bir fırsattır. Yönetim Yusuf’u yeniden renklere katarak hem altyapı orijinli oyuncu sayısını artırma yoluna gidip, hem de bonservis bedeli ödemeden önemli bir yıldızı kadrosuna katma başarısını göstermiş olur. Yusuf Yazıcı iyi motive edilirse de Trabzonspor’da yeniden şahlanır, takımı da zirve yarışının içinde tutacak en önemli isimlerden biri olur…
Bu nedenle bir kez daha, “Gönderin Bakasetas’ı, getirin Yusuf Yazıcı’yı” diyoruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: