Ortahisar Belediyesi’nin önceki dönem meclis üyesi Oktay Söğüt, ülkede her geçen gün artan hayat pahalılığına dikkat çekti. Söğüt, TL’nin her geçen gün değer kaybettiğini ifade ederek eskiden birkaç kilo meyve veya 5 kilo un alan 5 TL’nin artık un bile alamadığına dikkat çekti.
Oktay Söğüt açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Son 20 yılda Türkiye ekonomisinde yaşanan fiyat artışları, cebimizdeki en küçük banknot olan 5 TL’nin hikâyesini kökten değiştirdi. 2005’te birkaç kilo meyve ya da 5 kilo un alınabilen 5 TL, bugün küçük bir bisküvi bile almıyor. Bir zamanlar çocukların harçlık parası, artık sadece sembolik bir değeri temsil ediyor.
2005 yılında Türk Lirası’ndan altı sıfır atılmasıyla birlikte yeni para birimine geçildi. Bu dönemde piyasaya sürülen 5 TL, birçok temel ihtiyacın karşılanabildiği güçlü bir alım gücüne sahipti.
Market raflarında 5 TL ile birkaç ürün almak mümkündü; un, şeker, sirke, fındık kreması ve gofret gibi ürünler aynı sepette yer alabiliyordu. Üstelik poşetlerin ücretsiz olduğu o yıllarda, alışveriş torbaları dolu şekilde kasadan geçmek olağandı.
Bugün ise tablo çok çarpıcı; marketlerde 5 TL artık sembolik bir rakam haline geldi. Bu parayla alınabilecek ürünlerin sayısı neredeyse yok denecek kadar az. Bir zamanlar poşet dolduran 5 TL, bugün tek bir atıştırmalığa almaya yetmiyor.
2005 yılı başında sıfırları atılan paralar tedavüle sürüldüğünde, 5 TL’nin 4 adeti o tarihte 18 lira olan bir gram altın alıyor, 2 lira da artıyordu. Bugün altının gramı 7 bin 200 lira civarında. Bugün 1 gram altını 5 TL’lik kağıt banknotlarla almaya kalksak, bir çuval 5 TL’lik banknota ihtiyaç var. Bir başka ifadeyle, tam 1440 adet 5 TL’lik banknot gerek.
Bu karşılaştırma, 20 yılda yaşanan değer kaybının ne kadar büyük olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
5 TL’nin 20 yıllık yolculuğu, ekonomik dönüşümün aynası niteliğinde. Bugün 5 TL, sadece bir nostalji değil; Türkiye’nin ekonomik hikâyesinin en sade ama en trajik simgelerinden biri haline geldi.
Yorumlar
Kalan Karakter: