BAYRAM SARAYOĞLU-Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Özkırım, "Artvin balı deyince sadece kestane balı düşünülüyor ama yaptığımız araştırmalarda çiçek balının da çok yüksek değerlere sahip olduğunu gördük ve bunu raporladık" dedi.
Özkırım, Hatila Vadisi Milli Parkı Sınırları içinde bulunan ve coğrafi işaretli Hatila Balı üretimin yapıldığı Taşlıca Kooperatifi Kafkas arı gen merkezinde incelemede bulundu.Özkırım, gazetecilere, kentin asırlar öncesine dayanan atadan dededen gelen köklü ve güçlü bir arıcılık kültürüne sahip olduğunu söyledi.
Artvin balının çeşitliliğine işaret ederek, kentteki arıcılık kültürünü çağa uyum sağlayacak bir yapıya dönüştürmeyi hedeflediklerini kaydeden Özkırım, "Artvin balı deyince sadece kestane balı düşünülüyor ama yaptığımız araştırmalarda çiçek balının da çok yüksek değerlere sahip olduğunu gördük ve bunu raporladık. Artvin, artık sadece kestane balı değil, birçok bal çeşidiyle ün kazanacak" dedi.
-Artvin apiturizmde öncelikli İl olacak
Özkırım, yeni bir turizm anlayışı olan apiturizm alanında da Artvin'in öncelikli olacağını, bu turizme önderlik edeceğini inandığını ifade ederek şunları söyledi."Apiturizmin doğa turizmi demektir. Doğaya karışacağız ama doğayı karıştırmayacağız. Arıyı ve arıcıyı rahatsız etmeden bu deneyimi yaşatacağız. İnsanların arıcılığı anlamasını istiyorum. O maskeyi takıp o cefayı bir 15 dakika deneyimlemesini istiyorum. Artvin'in balını, arısını apiturizmle gelen 15 kişilik gruplar gezecek, bu rotalarda, dağlarda. O yediği bal nerelerde üretiliyor görecek ve buradaki arıcılarla iletişim kuracak."
-Arı foto Kampı
Apiturizmin bir diğer ayağında da yeni bir proje olarak "arı foto kampı" planladıklarını anlatan Özkırım, "Fotoğrafçılar doğayı çekmeye çok alışkın fotoğraf olarak ama arıyı çekmeye hiç alışkın değil. Fotoğrafçılara da o maskeleri giydirmek istiyoruz. Biz onların çektiği fotoğraflarla arıcılığımızı ve doğamızı tanıtmış olacağız. Bunu inşallah Artvin'de başarırız" dedi.
Kafkas arısının bölge için önemine de değinen Özkırım, "Arıyla çiçekle birlikte gelişirler. Arının dil uzunluğu buradaki çiçeğin nektar borusunun uzunluğuyla aynıdır. Dolayısıyla buradaki çiçeğe siz Muğla arısını getirirseniz zaten çiçekten nektar ememez. Kafkas arısını da Muğla'ya götürürseniz oradaki çiçekler de ona iyi gelmez. Kafkas arısı burada güzel. Kafkas arısı bu coğrafyanın ırkıdır. Kökü de burada, geçmişi de burada. Bu yüzden onu korumak zorundayız." diye konuştu.
Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Kandemir de coğrafi işaretli Hatila Balının üretildiği bölgenin kestane balı üretiminde öne çıktığını belirtti.Kestane balının yüksek antioksidan içeriğine sahip olduğunu vurgulayan Kandemir, Artvin balının adeta ilaç niyetine tüketilen bir ürün olduğunu kaydetti.
Bölgede arıcılığın sadece bal üretimiyle sınırlı olmadığını ifade eden Kandemir, ana arı üretimi ve koloni yetiştiriciliğinin de önemli bir ekonomik değer oluşturduğunu dile getirdi.
İzole yapısı sayesinde Artvin'de üretilen balın saflığını koruduğunu belirten Kandemir, bu durumun kaliteyi artıran en önemli unsurlardan biri olduğunu kaydetti.
Arıcılığın kırsal kalkınmayı sağlamada önemli bir araç olduğuna vurgu yapan Kandemir, "Türkiye'nin her yerinde koloni 3- 4 bin lira. Macahel'e gidin, koloni ne kadar biliyor musunuz? 20 bin lira. Çok değer kazandı ve bal da aynı şekilde. Bölge insanı arının kıymetini, ne kadar kıymetli olduğunu çok daha iyi anladı" dedi.
Kafkas arsının tüm dünyada bilinen en sakin arılardan olduğuna işaret eden Kandemir, "Ülkemizde Anadolu arısı var, Trakya arısı var. Güneydoğu Anadolu'da İran arısının kolları var. Hatay'da Suriye arısı var. Bu arılara bakın, en sakini Kafkas arısı. Çalışması da daha kolay. Ekonomik olarak en önemli arılardan birisi ve yurtdışında belki de taşınması yapılan farklı farklı ülkelere gönderilen ya da mesela Amerika'ya gitmiş. Çok da seviyorlar Kafkas arısının bazı özelliklerinden dolayı, hastalıklara dayanık olmasından dolayı. Ülkemizde de Kafkas arısı uygun şartlara sahip olan yerlerde çok iyi çalışan arılardan birisi" diye konuştu.
Artvin Ticaret Borsası Başkanı Osman Akyürek de akademisyenlerin katkısıyla önemli kazanımlar elde edildiğini vurgulayarak, Artvin’de arıcılığın geliştirilmesi, Kafkas arı ırkının korunması ve üretim kalitesinin artırılmasının hedeflendiğini ifade etti.
Kentte yıllık bal üretiminin 1000-1200 ton aralığında olduğuna işaret eden Akyürek, arıcılığın kırsalda istihdam ve ekonomik kalkınma açısından önemli bir potansiyel sunduğunu kaydetti.
Apiturizmin de bölge için önemli bir fırsat olduğuna dikkati çeken Akyürek, denetimlerin artırılması gerektiğini vurgulayarak, "Her yerde bal satılır, Artvin’de bal ilaç olarak satılır" ifadesini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: