FIRTINA’NIN HİÇBİR ANLAMI YOKTU
Abdullah Avcı’nın ne futbol hayatı, ne teknik direktörlüğünün belki de 15 yılı içinde Trabzonspor hiçbir anlam ifade etmiyordu. Ancak ne zaman ki işsiz kaldığı ve pek kimsenin yüzüne bakmadığı bir dönemde Bordo-Mavililer, siyasetin de baskısıyla 10 Kasım 2020 tarihinde bu ismi göreve getirdi, bir anda sanki ailenin bir bireyi gibi konuşmakta ustalık gösterdi. Avcı, Özkan Sümer ve Ahmet Suat Özyazıcı’nın taktıkları kasketlerle taraftarları ele geçirmeyi, sonra, “Durgun sulardan dalgalı denizi tercih ettim” diyerek Karadeniz’e vurgu yapmaya çalışması, sürekli olarak geleceğe dönük söylemleriyle birlikte taraftarı elinde tutmayı bildi. Göreve geldiği andan itibaren sürekli pahalı ve birçoğu yaşlı ya da sakat oyuncu transferi yaptıran Abdullah Avcı, kulübün iflas noktasına gelmesinde Ahmet Ağaoğlu ve Ertuğrul Doğan’ı avucunda oynatır bir görüntü sergiledi. Takımı dikensiz gül bahçesi gibi bir sezonda şampiyon yaptığı için de adeta Bordo-Mavili kulübün gözbebeği haline getirildi.
TEK TRABZONLU KAZANAMAK İSTEMEDİ
Tecrübeli Teknik Direktör Abdullah Avcı’nın foyası ise geçen sezon ortaya çıktı. İnanılmaz yüksek fiyatlarla yaptırdığı 13 transfere rağmen takım tam bir hayal kırıklığı yarattı. Ne futbolu, ne aldığı sonuçlar hiç kimseyi tatmin etmedi. Ligde zirve yarışına çok erken veda etti. Avrupa’da nal topladı, Ziraat Türkiye Kupası’nda da beklentilerin altında kaldı. Zorlukla tur atladı. Takım berbat bir sezon geçirirken de yönetimin önünü açmak için cebine geleceğe dönük 2 aylık alacağı olan 8,5 milyon lirayı da cebine koyarak sözde istifa etti. Yine hiçbir takım yüzüne bile bakmazken, Başkan Ertuğrul Doğan bu ismi 20 aylığına tam 100 milyon liralık bir ücretle ödüllendirip iş başı yaptırdı. Göreve geldiği günden itibaren bir tek Trabzonlu oyuncu transferi gerçekleştirmedi. Ne kadar yetenekli altyapı oyuncusu varsa da hepsini harcamak istedi. Bir tek Ahmet Can Kaplan’ı zorunluluktan oynattı. Bu oyuncu ayrılırken de, “Gitmesin bu takıma da bana da lazım” deme ihtiyacı bile hissetmedi.
EKİBİNDE DE BİR İSİM BİLE YOK
Ahmet Can Kaplan’ın gidişiyle gelecek olan 10 milyon Euro’ya yakın bonservis bedeliyle yeni transferler yaparak adeta menajerleri ve bazı oyuncuları zenginleştirme gayretinde olduğunu hissettirdi. Trabzonspor’un şu anda kadrosunda bulunan altyapı orijinli Uğurcan Çakır dışında tüm oyunculara olumsuz bakışıyla dikkat çekiyor. Hatta elinden gelse bu ismi de kolayca harcayabileceği izlenimini verdi. Abdulkadir Ömür gibi büyük bir potansiyel neredeyse her maçta onun tarafından oyundan alınırken, özgüvenini yerle bir etti. Hüseyin Türkmen, Arif Boşluk gibi oyunculara iyi gözle bakmadığını her eylemiyle hissettirdi. Daha önce Trabzonspor’da neredeyse 3 yıla yakın çalışmasına ve sözde buruda çok iyi dostluklar geliştirmesine rağmen ikinci gelişinde de ekibine bir tek Trabzon orijinli teknik adam almaması dikkatlerden kaçmadı. Trabzonlu medya sorumlusu Can Karyağdı’nın işine son verdirdi. Emrah Tok’dan da kurtulmak istedi ama yönetim bunu engelledi. Avcı tüm eylemleriyle birlikte bir yandan Trabzonspor ve Trabzon’u çok sevdiğini ifade ederken eylemleriyle tam tersi bu kente ve insanına karşı fobisi olduğunu teyit etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: