CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kabul edilen "191 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" hakkında sert açıklamalarda bulundu. Bak, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Devlet Denetleme Kurulu’na (DDK) verilen yetkilerin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını belirterek, bu düzenlemenin demokratik kurumları iktidarın kontrolü altına almak için yapıldığını dile getirdi.
Bak açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
YÜZLERCE KEZ TANIK OLDUK
AKP her sıkıştığında kendi menfaatleri için meclisten kanunlar çıkardığına, buna karşın halkın menfaatleri için muhalefet partilerinin verdiği kanun tekliflerini ret ettiğine yüzlerce kez tanık olduk. Aynı şekilde geçen hafta TBMM'ne Torba Yasayla gelen "191 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi " AKP, MHP ve BBP'nin oylarıyla kabul edildi. Kabul edilen bu kanunla birlikte Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Devlet Denetleme Kurulu'na (DDK) her kademe ve rütbedeki kamu hizmetlisini görevden alma yetkisi tanınmıştır. Yani kısacası: Cumhurbaşkanlığına tâbi olan bu kurumda görev yapan üye ve denetçilere kamu görevine tabi herkesi sorgusuz, sualsiz ve hiçbir yargı kararına gerek kalmaksızın "Görevi engelleme, Kamu zararı oluşması, Delilleri karartma ve Görevde kalması şüpheli görülme" gibi nedenleri öne sürerek tüm kamu görevlileri hakkında görevden uzaklaştırma verme yetkisi tanınmıştır.
KİMSE GÖREVİNİ YAPAMAZ
Bu kadar ucu açık, hukuk ile bağdaşmayan, demokrasiyi ve anayasal hakları hiçe sayan, tamamen siyasal kararları meşrulaştırmak amaçlı bu kanun; halkın iradesine ipotek koymak demektir, kanun ve hukuk sistemi ile çalışan tüm kurumları iktidar partisinin alt organı haline getirmek demektir. Bu asla kabul edilemez. Eğer bu kanun yürürlüğe girerse hiç bir kamu görevlisi kanunla belirlenen yetki alanı içinde görevini yapamaz. Yaptırmazlar! Bu kanun siyasallaşmış yargı kararlarından da öte bir durumdur. Tüm yetkileri tek elde toplama girişimidir. Böylesine açık ve basit, keyfiyete varan bir takdir yetkisi ile artık hiç kimsenin görev teminatı olmayacaktır. Bu keyfiyet yalnızca atanmışlar için değil, seçilmişleri de kapsamaktadır. Yani sandıkta yenemediklerini uyduruk nedenlerle alt etme çabasıdır. Halkın iradesini yok sayma çabasıdır. Kendi iktidarını hukuk dışı yöntemlerle koruma, tek adam rejimini sürdürme çabasıdır.
ARTIK YETER
"Turpun büyüğü heybede" sözü ile yargı kararlarının nasıl siyasallaştığına hep birlikte şahit olduk. Asıl amacın burada İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu olduğunu hepimiz biliyoruz. Onu sandıkta yenemediğiniz için her türlü hukuk dışı yöntemlere başvuruyorsunuz. Seçilmiş belediye başkanlarımıza yapılan kayyum ve tutuklamaların kamu vicdanında yer bulmadığını sizler de biliyorsunuz. Bizler Yüce Türk Milletinin kararına ve vicdanına inancımız tamdır. Bu tek adam rejiminin hukuk dışı uygulamalarına asla izin vermeyecektir. Ülkenin temel sorunu açlığa mahkum ettiğiniz milyonlarca insan evine ekmek getirme derdinde iken siz kendi iktidarınızın bekası için kendinize mahsus kanun çıkarmakla meşgulsünüz. Artık kaçış yoktur. Sandığı halkın önüne koyma vakti çoktan gelmiştir. Bu halkı da devleti de çok yordunuz. Artık Yeter!
Yorumlar
Kalan Karakter: