Şanlıurfa Siverek'teki bir Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde dün silahlı saldırı düzenlenmiş öğrenci ve öğretmenlerden toplam 16 kişi yaralanmıştı. Bugün de Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'na silahlı saldırı düzenlenmiş, 9 kişi ölmüş 13 kişi ise yaralanmıştı. Üst üste yaşanan korkunç olayların ardından Trabzon Barosu yazılı bir basın açıklaması yaptı. Korkunç saldırıların endişe verici bir boyuta ulaştığı kaydedilen açıklamada cezai müeyyidelerin artırılması gerektiği vurgulandı. Öte yandan ekranlarda şiddet içerikli görüntülerin de önüne geçilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir liseye yönelik gerçekleştirilen saldırının üzerinden henüz çok kısa bir süre geçmişken, bu kez Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda benzer nitelikte bir saldırının meydana gelmesi, toplum olarak derin bir endişe yaratmıştır. Failin henüz 8. sınıf öğrencisi olduğunun anlaşılması, olayın vahametini daha da artırmaktadır.
Çocuk yaşta bir bireyin böylesine ağır bir şiddet eyleminin faili hâline gelmesi, meselenin yalnızca bireysel sorumluluk çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini açıkça göstermektedir. Bu tür olaylar; sosyal, eğitsel ve psikolojik boyutlarıyla bütüncül şekilde ele alınması gereken yapısal bir soruna işaret etmektedir. İki gün üst üste yaşanan bu hadiseler, çocukların korunması, yönlendirilmesi ve sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi noktasında daha etkin ve sürdürülebilir politikalara duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koymaktadır.
Eğitim kurumları; çocukların kendilerini güvende hissettikleri, fiziksel ve psikolojik gelişimlerini sağlıklı şekilde sürdürebildikleri temel kamusal alanlardır. Bu alanlarda meydana gelen her türlü şiddet olayı, yalnızca ilgili kurumları değil, doğrudan doğruya tüm toplumu ilgilendirmektedir.
Öte yandan, son yıllarda artış gösteren bireysel silahlanma eğilimi, toplumsal güvenlik algısını zayıflatmakta ve şiddet olaylarının daha ağır sonuçlar doğurmasına zemin hazırlamaktadır. Bununla birlikte, mevcut infaz rejimlerinin yarattığı cezasızlık algısı da bu tür eylemleri besleyen önemli bir risk faktörü hâline gelmektedir. Cezanın fiilen infaz edilmesine ilişkin sistematik zafiyetler, hukukun caydırıcılık fonksiyonunu zayıflatmakta; benzer fiillerin tekrarını kolaylaştırmakta ve toplumsal güven duygusunu aşındırmaktadır.
Ayrıca, şiddet içerikli görüntülerin kontrolsüz şekilde yayılması ve tekrar tekrar dolaşıma sokulması, bu tür eylemlerin görünürlüğünü artırarak özellikle çocuklar üzerinde özendirici ve normalleştirici bir etki yaratabilmektedir. Nitekim kısa aralıklarla gerçekleşen bu olaylar, söz konusu etkinin somut bir göstergesi niteliğindedir. Bu nedenle, ilgili görüntülerin paylaşılmaması ve yayılmasının önlenmesi hususunda tüm kişi ve kurumların azami hassasiyet göstermesi gerekmektedir.
Diğer yandan, çocukların dijital ortamlarda maruz kaldığı şiddet içeriklerinin (oyunlar, sosyal medya ve benzeri platformlar) denetimi ve bu içeriklere erişimin sınırlandırılması, koruyucu ve önleyici politikaların ayrılmaz bir parçası olmalıdır.
Eğitim kurumlarında güvenliğin yalnızca fiziki tedbirlerle sağlanamayacağı açıktır. Bu kapsamda, okullarda sosyal hizmet uzmanları ve psikososyal destek personelinin etkin şekilde istihdam edilmesi; riskli davranışların erken tespiti ve önlenmesi bakımından stratejik bir gerekliliktir. Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanması amacıyla gerekli tüm önlemlerin ivedilikle hayata geçirilmesi; sorumlular hakkında etkin, caydırıcı ve hukukun üstünlüğü ilkesine uygun yaptırımların tesis edilmesi zorunludur.
Trabzon Barosu olarak; çocukların üstün yararını esas alan bir yaklaşımla her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyor, toplumun geleceğini oluşturan çocuklarımızın güvenli bir eğitim ortamında yetişebilmeleri için tüm yetkili kurumları sorumluluk almaya ve gerekli adımları gecikmeksizin atmaya davet ediyoruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: