Rize’nin Çayeli İlçe Belediye Başkanı İsmail Hakkı Çiftçi, Trabzonx Haber Sitemizin İmtiyaz Sahibi Hasan Bahadır’a özel çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Başkan Çiftçi; altyapıdan vizyon projelere, mali disiplinden Cumhur İttifakı'nın uyumuna kadar merak edilen tüm soruları samimiyetle yanıtladı.
İşte Başkan Çiftçi’nin o açıklamaları:
BİRLEŞTİRİCİ MERKEZ
-Başkanım, bu dönem sizin ikinci döneminiz. Seçimi hangi vaatlerle kazandınız ve nasıl bir seçim süreci geçirdiniz? Beş yıllık görev sürenizin ilk üç yılını geride bırakırken, vaatlerinizin kaçını gerçekleştirebildiniz? Kalan iki yıl için planlarınız nelerdir ve geleceğe yönelik nasıl bir Çayeli vizyonu ortaya koyuyorsunuz?
“Çayeli'nin tüm sorunlarını çözmek amacıyla yola çıktık ve vaatlerimizi önceliklendirdik. Göreve geldiğimizde en önemli sorun su sorunuydu. İlk dönemimizde Seslidere Su Projesi'nin finansman ve proje işlemlerini bakanlıklar nezdinde takip ettik. 2024'ün başında ihalesini yaparak inşaata başladık. Şu an belediye bütçemizin yaklaşık %20'sini bu mega projeye harcıyoruz. Su arıtma tesisini Seslidere Köyü'nde kurduğumuz, depoları yük-sek mahallelere yerleştirdiğimiz ve çelik boruları yerin altına gömdüğümüz için bu çalışma, görsele hitap eden projeler gibi göz önünde olmuyor. Oysa geçen dönem sahilde denizi doldurarak yaptığımız park, otopark ve rekreasyon alanı, üst yapısı tamamlandığında büyük takdir topladı. Başta sadece bir çocuk parkı ve oto-park planlarken, zamanla buranın insanları buluşturan, komşuluk iliş-kilerini geliştiren, hatta festival ve sosyal etkinlik alanı olarak kullanılan bir birleştirici merkeze dönüştüğünü fark ettik. Şimdi Seslidere Su Projesi ile bu sahil projesinin en az 50-100 katı büyüklüğünde bir iş yapıyoruz; ancak borular yerin altında, tesisler ise ilçeden 18 kilometre yukarıda kaldığı için gözle görülür bir proje değil”
MODERNLEŞTİRME ÇALIŞMALARI
-Göreve geldiğiniz günden bugüne kadar yapılan en büyük yatırım su projesi oldu, değil mi?
“Çayeli'nin merkezindeki Büyüktaş-hane Mahallesi'nde, bir şehidimizin adını verdiğimiz yeni bir sahil dolgu alanı oluşturduk. Şu an duvarlarını yaptığımız bu parkın önümüzdeki yaz üst yapısını tamamlayacağız. Dolgu aşamasında kamyon hareketliliği ve dökülen atıklar nedeniyle şikayet alsa da bittiğinde herkesin takdir edeceği bir alana dönüşecek. Şehri dekoratif direklerle güzelleştirme çalışmalarımız kapsamında, eski direkleri yenileyerek sokaklarımızı daha estetik hale getiriyoruz. Bu doğrultuda, Aşıklar Deresi'nin 1 kilometrelik hattını 44 adet dekoratif direkle aydınlatıyoruz. Daha önce Dokuz Mart Caddesi'ni baştan başa aydınlatmıştık; şimdi ise yeni hastane ile Çaykent arasındaki bölgeye 30 direk yerleştireceğiz. Ardından Şairler Deresi ve çevresindeki yolların aydınlatmasını tamamlayacağız. Esnaf ve vatandaşlarımızın büyük beğenisini kazanan Niyazi Çavuşoğlu Caddesi'nde sokak iyileştirmesi yaptık; burada ay-yıldız motiflerini ve Türk bayrağımızın renklerini ön plana çıkardık. Ayrıca tarihi camimizin önüne, hem cenazelerde hem de etkinliklerde vatandaşlarımızı yağmurdan ve güneşten koruyacak, Medine'deki modern mimariden esinlenilen açılır kapanır şemsiyeler kazandırdık”
PROJELER NERDEYSE TAMAM
-Sizin, Çayeli ile ilgili 'en büyük sorun' olarak nitelendirdiğiniz bir problem var mı? Varsa bu problemin çözüm noktasına dair değerlendirmeleriniz nelerdir?
“Çayeli’nin en büyük yapısal sorunu su problemidir. İlçemizin büyümesiyle birlikte yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Andon hattından gelen su ye-tersiz kalmaya başlamıştı. Şu anda yapım aşaması %80 seviyesinde olan yaklaşık 800 milyon lira bütçeli Ses-lidere Su Projesi'ni hayata geçirdiğimizde evlerimizin su sorununu tamamen çözmüş olacağız. İlçemizin bir diğer önemli eksikliği, afet ve yangın gibi tehditlere karşı yetersiz kalan itfaiye teşkilatıydı. Modern araçlarla güçlü bir itfaiye ekibi kurarak hemşehrilerimizin can güvenliğini sağlama aldık. Ayrıca belediyenin araç parkındaki büyük eksiklikleri gidermek amacıyla greyder, ekskavatör, bekoloder ve kamyon gibi 30'a yakın yeni iş makinesini filomuza kattık; şu an yeni bir araç ihtiyacımız kalmadı. Cenaze, imar ve rutin belediyecilik hizmetlerimizi kesintisiz sür-dürüyoruz. Sahildeki yeni dolgu ala-anımızın üzerinde şehre yakışır bir park inşa edeceğiz. Bu projeler tamamlandığında Çayeli, Karadeniz'de vakit geçirilecek en değerli merkezlerden biri olacak. Zaten meşhur kuru fasulyemiz ve gelişen gastronomimiz sayesinde yaz aylarında yerli ve ya-bancı turistlerin uğrak noktasıyız. Rutin belediyecilik hizmetlerinin öte-sine geçerek ilçemizi asıl kültürel ve vizyon projeleriyle öne çıkarmayı he-defliyoruz”
SANATIN VE SANATÇININ YANINDA
-Kültür ve sanat faaliyetleri konusunda hedefleriniz nelerdir? Örneğin, ilçemize yeni bir kültür sahası kazandırdınız; bu projeyi hayata geçirirken neyden esinlendiniz?
“2019 yılında göreve geldiğimizde burası tır ve kamyonların park ettiği, mezbelelik bir dolgu alanıydı. Sokak sağlıklaştırma projesiyle bu alanı hızla iyileştirerek 2020 yılında Çayeli kültürüne kazandırdık. Bu bölgeyi seçmemizin nedeni, yerli ve yabancı turistleri ağırlayan Çavuşoğlu Oteli ile Türkiye'nin dört bir yanından gelen eğitimcileri misafir eden Hizmetiçi Eğitim Enstitüsünün (yeni adıyla Eğitim Akademisi) hemen yanı başında bulunmasıydı. Dışarıdan gelen mi-safirlere kültürümüzü tanıtmak için buranın ideal bir nokta olduğunu düşündük. Ayrıca değerli sanatçımız Sinan Özen ile Çayeli kültürüne önemli eserler bırakmış olan hukukçu ve araştırmacı Süleyman Kazmaz'ın evlerinin bu sokakta yer alması alanın kültürel zenginliğini artırıyor. Halk Eğitim Merkezinde görev yapan usta öğreticilerimiz ve yerel sanatçılarımız için burada sanatlarını icra edip sergileyebilecekleri mekanlar oluşturduk. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Her şey olabilirsiniz ama sanatçı olamazsınız' sözünden hareketle, bizler sanatçı olamasak da her zaman sanatın ve sanatçının yanında yer alarak safımızı belli ediyoruz”
KADINLAR HAYATIN MERKEZİNDE
-Sosyal ve kültürel hayatta kadınlara yönelik projeleriniz var mı? Bu projeler şu an hangi aşamadadır?
“Kültür sokağımızda yerel kültürümüzü üreten ve sergileyen kadın sanatçılarımızı istihdam ediyoruz. Ayrıca yine kadınlarımızın istihdam edileceği ve öncelikli olarak onlara hitap edecek yeni bir sosyal tesisi hayata geçiriyoruz. Kadınların hayatın kıyısında değil, tam merkezinde yer alması gerektiğine inanıyoruz. Aslında hayata geçirdiğimiz projelerin çoğunda önceliğimiz kadınlar ve çocukları oluyor. Örneğin; yapımını sürdürdüğümüz Seslidere Su Projesi en çok kadınlarımıza hizmet ediyor. Çünkü su kesintilerinde evde çamaşırı, yemeği düşünen ve en büyük mağduriyeti yaşayan onlardır. Sahilde oluşturduğumuz rekreasyon ve park alanların-dan da en çok çocuklarıyla değerli vakit geçiren annelerimiz, ablalarımız faydalanıyor. Hem sosyal alanlarda hem de üretimde kadınlarımızı ön plana çıkararak onlara verdiğimiz değeri somut adımlarla gösteriyoruz”
ÇEÇEVA ÇAY BAHÇESİ VE AĞRAN ŞELALESİ
-Çayeli’nin kendine münhasır, kuru fasulyesinin dışında öne çıkartacağı genel manada başka bir markası var mı? Bu potansiyel markalarla ilgili ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?
“Çayeli yıllık bir milyon turisti ağırlayan markalara sahip. Altyapı ve su sorunu çözülmeden yapılacak agresif bir tanıtım ilçedeki yaşam kalitesini zorlaştırabilir. Çayeli’nin kuru fasulye dışında öne çıkan iki önemli markası daha var: Çeçeva Çay Bahçesi ve Ağran Şelalesi. Özellikle Çeçeva, tıpkı Salda Gölü veya lavanta bahçeleri gibi yılda yaklaşık bir milyon ziyaretçi ağırlayarak bölgenin ana turizm rotalarından biri haline geldi. Ancak altyapımız bu yoğunluğu tam olarak karşılayacak güçte olmadığı için çok fazla reklam yapmıyoruz. Altyapı yetersiz olduğunda, özellikle bayram gibi dönemlerde yollar tıkanıyor ve bu durum kendi hayatımızı zorlaştırıyor. Bu nedenle turizmde önceliğimiz tanıtım değil, konaklama ve ulaşım gibi altyapı eksikliklerimizi gidermek olmalıdır. En temel sorunumuz ise yine altyapının bir parçası olan su problemidir. Bölgemiz çok yağış alıyor gibi algılansa da yeraltı su kaynaklarımız ya da Rize genelinde içme suyunu karşılayacak bir barajımız yok. Yüzey ve dere sularını arıtarak şebekeye veriyoruz; bu yüzden tamamen yağış rejimine bağımlıyız. Kurak geçen yaz aylarında susuzluk tehlikesi yaşayabiliyoruz. Su problemini tamamen çözüme kavuşturduk-tan sonra, ilçemizi turizm ve tanıtım anlamında çok daha ileriye taşıyacak vizyon projelerimize odaklanacağız”
OTOGAR VE OTEL PROJESİ
-Seçimden önce Çayeli halkına söz verip de şu ana kadar gerçekleştiremediğiniz bir vadiniz var mı? Görev süreniz boyunca yapmak isteyip de hayata geçiremediğiniz bir proje ortada var mı?
“Henüz hayata geçirilemeyen huzur-evi ile yeni otogar ve otel projelerimiz var. Seçim döneminde sunulan vaatlerin tamamını harfiyen gerçekleştirmek her zaman mümkün olmaya-biliyor. Bazen planladığınız bazı projeleri hayata geçiremezken, bazen de süreç içinde önünüze çıkan fırsatları değerlendirip vaatleriniz arasında yer almayan çok daha önemli işleri ilçenize kazandırabiliyorsunuz. Bizim de asli görevimiz olmamasına rağmen Çayeli’ne kazandırmayı çok istediğimiz projelerden biri yaşlı bakımevi ve huzureviydi. İlçemizde nüfus her geçen gün yaşlanıyor ve vatandaşlarımızdan bu yönde çok yoğun bir talep alıyoruz. Normalde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde yapılması gereken bu yatırımı, belediye olarak hayırseverlerin desteğiyle hayata geçirmek istedik. Proje için arsayı temin ettik ancak bütçe ayıran hayırsever hemşehrimizle yürüttüğümüz görüşmelerde henüz net bir sonuca varamadık. Ben-zer şekilde mülkiyeti belediyemize ait olan bir arsa üzerinde yeni bir otogar ve otel projesi planladık. Bugün modern bir otogar inşa etmenin maliyeti en az 100-150 milyon lira civarında. Belediyenin kasasından bu bütçeyi harcamak yerine Kat Karşılığı veya Yap-İşlet-Devret modelini uygulamak istiyoruz. Yatırımcı oteli kendisi ya-parken, otogarı da hiçbir ücret talep etmeden belediyeye devredecek. Bu projeyi birkaç iş insanına teklif ettik ancak yüksek faiz ortamı nedeniyle iş dünyası yatırımdan ziyade parasını bankada değerlendirmeyi daha karlı görüyor. Ekonomik şartların elverdiği ilk fırsatta veya alternatif modeller geliştirerek bu projeyi de çözeceğiz. Önümüzde daha 3 yıllık bir görev süresi var; günümüz inşaat teknolojisiyle bu projeler 7-8 ayda tamamlanabilecek işlerdir”
HÜKÜMETİN DESTEĞİ TAM
-Merkezi hükümetten Çayeli halkının ve vatandaşların beklentileri nelerdir?
“Biz, Cumhur İttifakı'nın ortağı olan bir partiyiz. Rize'de Milliyetçi Hareket Partisi olarak kendi milletvekilimiz bulunmuyor ancak AK Partili millet-vekillerimizle kendi vekilimiz gibi her zaman koordinasyon içerisindeyiz ve ilçemiz için destek istiyoruz. Bu doğrultuda merkezi hükümetin desteğini aldığımızı söyleyebilirim. Küçük ve orta ölçekli projelerimizin hemen hemen hepsinde aldığımız bu desteklerden memnunuz ancak elbette daha büyük yatırımlar için daha fazla katkı arzu ediyoruz. Bu kapsamda Rize Milletvekilimiz aracılığıyla bakanlarımızla temaslarımızı sürdürüyoruz. En önemli hedeflerimizden biri de Sayın Cumhurbaşkanımızın daha önce Çayeli için ifade ettiği Millet Bahçesi sözünü hayata geçirmektir. Vekillerimizin desteği ve bakanlığımızın katkılarıyla bu projeyi en kısa sürede ilçemize kazandırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz”
BORÇSUZ BELEDİYE
-Çayeli Belediyesi'nin borçsuz ya da sürdürülebilir bir mali yapıya sahip, ender belediyelerden biri olduğunu görüyoruz. Belediyeyi finansal açıdan bu güçlü duruma nasıl getirdiniz, nasıl bir çalışma yöntemi izlediniz? Bu başarının ardından diğer belediyelere bu konuda ne gibi tavsiyeleriniz olur?
“Karadeniz’de kendi kendine yetebilen ve borcu bulunmayan ender belediyelerden biriyiz. Bu benim ikinci dönemim. 2024 seçimlerini kazandığımda belediyeyi bir önceki başkandan borçsuz devraldım; o önceki başkan da ben olduğum için aslında kendi kendimden borçsuz bir belediye devralmış oldum. Tabii bir belediyeyi borçsuz devralmak tek başına bir marifet değildir. Eğer borçlanma hizmete dönük ve rasyonel yapılmışsa takdire şayandır; ancak borçlar temsil ve ağırlama gibi kalemlerde harcanmışsa bu üzücüdür. İlk göreve geldiğimizde mali ve yapısal sorunları olan bir belediye devralmıştık, bugün ise Karadeniz'de kendi kendine yetebilen ve borcu bulunmayan ender belediyelerden biriyiz. Bu durum hem iftihar vesilemiz hem de ticari bir avantajımızdır. Pi-yasayla ve tedarik zincirimizle çok iyi ilişkiler kurduk; ödemelerimizi zamanında ve peşin yaptığımız için risk primimiz yok. Sıkı pazarlıklar yaparak ürünleri maliyetine yakın fi-yatlarla tedarik edebiliyoruz. Borçlu bir belediye olsaydınız maliyetleriniz katlanacaktı. Bu finansal başarıyı israfın önüne geçerek sağladık. Belediyecilikte en önemli unsur kamu kaynaklarını korumaktır. İşlerimizi yakından takip ederek şişirilmiş fa-turaların, denetimsiz harcamaların ve suiistimallerin önüne geçtik. Tıpkı kaçak veren bir su deposu gibi, bütçenizde %30'luk bir kayıp-kaçak varsa birikim yapamaz ve hizmet üretemezsiniz. Personel, akaryakıt ve rutin giderlerden geriye kalan kısıtlı bütçeyi israf etmeden, doğrudan halkın hizmetine sunarak bu formülü başarıyla uyguladık”
Yorumlar
Kalan Karakter: