İYİ Parti Trabzon İl Başkanı Muhammet Erkan, bazı imamların ve din adamlarının siyasete yakın olmalarını eleştirdi. Bu durumun İslam dinine zarar verdiğini ifade eden Başkan Erkan, cemaatin bölündüğünü, insanların camiden uzaklaştığını dile getirdi. Öğrencilik yıllarında merhum hoca Hacı Ziya Habiboğlu ile anısını paylaşan Başkan Erkan tüm hocaların ve din adamlarının Habiboğlu’nun duruşunu örnek alması gerektiğini, İslam dinine zarar vermemek için siyasetten uzak durmaları gerektiğini ifade etti.
İşte Başkan Erkan’ın o açıklamaları:
HACI ZİYA HABİBOĞLU…
Öğrencilik yıllarımda rahmetli Hacı Ziya Habiboğlu hocayı çok severdim. Ramazan’da hangi camide vaaz veriyorsa, teravih namazı için oraya gider, vaazını dinler, namazımızı kılardık. Namazdan sonra cami bahçesinde oturur sohbet ederdik. O anlatır biz dinlerdik. O kadar güzel bir üslubu, sevecenliği ve güzel dili vardı ki sohbetini dinledikten sonra insan ibadet yapmak isterdi. Allah rahmet eylesin, üzerimizde hakkı vardır.
TARİHİ CEVAP VERDİ
Yine bir gün Fatih Cami avlusunda sohbet ediyoruz. Zamanın Refah Partisi yöneticileri geldiler. “Hocam parti olarak karar aldık, sizi Trabzon Belediye Başkanı adayı yapmak istiyoruz, ne dersiniz?” dediler. Hoca hiç unutamadığım tarihi bir cevap verdi.
SİYASET CEMAATİ BÖLER
Dedi ki: “Öncelikle bu teklifiniz için teşekkür ederim. Bakın siz gelmeden önce burada sohbet ediyorduk. Yaklaşık 20 kişi beni dinliyordu. Eğer sizin teklifinize olumlu cevap verirsem ben hoca olmaktan çıkıp siyasetçi olacağım için o zamanda beni sadece buradaki Refah Partililer dinler. Diğerleri kalkıp gider. Dini siyasete bulaştırırsak, siyaset cemaati böler. Kusura bakmayın; ben cemaatimi bölmek istemem. Beni bu siyaset işine bulaştırmayın. Ben din adamıyım, öyle kalmalıyım.”
CEMAATİ CAMİDEN
UZAKLAŞTIRIYORLAR!
İşte bugünde hocalarımız, din adamlarımız, Diyanet İşleri Başkanlığı rahmetli Hacı Ziya gibi hassas davranabilmelidir. Siyaset yapacağım derken cemaati bölüyorlar, cemaati camiden uzaklaştırıyorlar, insanları dinden soğutuyorlar. Din ne zaman siyasete alet edildiyse zarar görmüştür. Bu durum hangi ülkede varsa devletin ve halkın aleyhine işlemiştir. İslam’ı siyasal bir hareket olmaktan çıkarmalıyız. Onu kültürel arka planıyla bir hayat haline getiren ve uygarlıkla bütünleştiren bir anlayışı getirmek zorundayız.
‘DİN KRİZİ!’ YAŞANIYOR
İslam’ı siyasete alet eden siyasiler, dini kendi siyasi ve şahsi çıkarları doğrultusunda yorumlarlar. Kötü siyasetlerine, yaptıkları kötü işlere dinden destek ararlar. Genellikle de siyasete yakın duran din adamlarından bu desteği bulurlar. Fakat olan dine olur, din bundan büyük zarar görür. Günün sonunda iktidarların yaptığı kötü işler, kötü davranışlar, zulümler, baskılar, hukuksuzluklar, yolsuzluklar İslam’a fatura edilir. Bu durumda insanları dinden, camiden uzaklaştırır. Bugün camilerimiz cemaatsizlikten, ilgisizlikten kapanma tehlikesiyle karşı karşıya maalesef. Kimse dile getirmiyor ama Türkiye’de bir “din krizi” yaşanıyor dileyebiliriz.
İSLAM CİDDİ ZARAR GÖRÜYOR
Bugün hem iktidar mensupları hem de din görevlilerimiz maalesef İslam’a cami cemaatine zarar veriyorlar. Dinin siyasete alet edilmesi siyasete belki oy kazandırıyor ama İslam bu ilişkiden ciddi zarar görmektedir. Hocalarımız, imamlarınız din adamı mı siyaset adamı mı olacaklarına karar vermelidir. Siyaset yapmak isteyenler cübbelerini çıkarıp siyaset yapmalıdır.
İSLAM SEVGİ DİNİDİR
İslam bir yönetim biçimi değildir, ekonomik model değildir, bir yasalar sistemi de değildir. İslam bir yaşam biçimidir, ortaya bir değerler manzumesi koyar ve “güzel ahlak insanını” hedefler. İslam’ın hedefi devlet değildir, devleti yönetenlerin adalet ve hakkaniyetle hareket etmeleridir. İslam sevgi dinidir. Sevgi ile kalın.
Yorumlar
Kalan Karakter: