Gündüz kuşağındaki TV programları tartışılmaya devam ediyor. Bazı televizyon kanallarında yayınlanan “gündüz kuşağı” programları, toplumun inancını ve değer yargılarını hiçe sayarak aile ve akraba ilişkilerini yozlaştırmaya çalışırken bu durum toplumun tepkisine neden oluyor. Ortahisar Belediyesi’nin CHP’li Meclis Üyesi Ömer Dayı, bu konuda tepkisini dile getirerek RTÜK’ü göreve davet etti. Dayı, gündüz kuşağı adı altında yayınlanan TV programlarına tepki gösteren Dayı, “Bu tür programlar aile yapısını çökertiyor, çocuklarımızın zihnini kirletiyor, toplumsal değerlerimizi adım adım yok ediyor” dedi.
İşte Dayı’nın açıklaması:
Bugün televizyon kanallarında gezinirken karşıma çıkan bir programdan bir kareyi sizlerle paylaşmak istedim. Bu tür içeriklerin böylesine açık açık, utanmadan, çekinmeden ekranlarda sergilenmesi ve halkımıza normalleştirilmiş bir yaşam biçimi gibi sunulması kabul edilemez.
İktidar bu yılı “Aile Yılı” ilan etti ama ortada ne aile kaldı, ne ahlak kaldı. Sözde “aileyi koruma” iddiasında olanlar, bir yandan kürsülerde ahlak nutukları atarken, öte yandan ekranlardan ahlaksızlığı, sadakatsizliği, yüzsüzlüğü teşhir ediyorlar.
Ben açık söylüyorum: Bu tür programlar aile yapısını çökertiyor, çocuklarımızın zihnini kirletiyor, toplumsal değerlerimizi adım adım yok ediyor.
Ve buradan RTÜK’e açıkça sesleniyorum: Söz konusu muhalif bir sanatçı, bir gazeteci ya da iktidarın hoşuna gitmeyen bir cümle olduğunda anında cezalar yağdırıyorsunuz. Peki ahlakı, aileyi, gençliği zehirleyen bu tür programlara neden sesiniz çıkmıyor? Kimin yanındasınız? Reytingin mi, rantın mı, yoksa halkın mı?
Bu iki yüzlülük artık gizlenemez. RTÜK, sansürü muhalefete uygulamakla görevli bir kurum değildir; toplumun ortak ahlaki değerlerini korumakla yükümlü bir denetim organıdır. Ama görüyoruz ki, muhalif olana sopa, yandaş olana göz kırpma politikası artık kurumsal refleks haline gelmiş.
Bu programda evli olmalarına rağmen yasak ilişki yaşayan kişiler ekranlara taşınıyor, bu durum adeta normal bir yaşam biçimi gibi yansıtılıyor. Bu sadece televizyonculuk açısından değil toplumun ruh sağlığı açısından da büyük bir yozlaşmadır.
Toplumun sinir uçlarıyla oynayan bu yayıncılık anlayışı derhal son bulmalıdır. RTÜK’ü görevini hatırlamaya, halkın değerlerini korumaya ve çifte standarda son vermeye davet ediyorum.
Yorumlar
Kalan Karakter: