ZİRVEYE ÇIKIŞI GENÇ YAŞTA ÇOK HIZLI OLMUŞTU
Yusuf Yazıcı… Dünya Liselerarası Futbol Şampiyonasında henüz 17 yaşında bir genç olarak kendisini göstermişti. Trabzonspor altyapısının parlayan yıldızıydı. Ersun Yanal döneminde harcanmak istenmiş, bir ara Samsunspor’a kiralanması gündeme gelmiş ama devreye girenlerin sert tepkisiyle bu operasyon durmuştu. Sonrasında Sadi Tekelioğlu ile birlikte düzenli forma bulmuştu. Ancak asıl patlamasını Ünal Karaman’ın takımı çalıştırdığı dönemde dönemin yönetiminin yaptığı büyük operasyonla Onur Recep Kıvrak, Burak Yılmaz, Vahid Amiri, Olcay Şahan, Juraj Kucka gibi isimlerin kadro dışı bırakılıp satılma kararından sonra ortaya koymuştu. Harika tekniği, güçlü fiziği, attığı uzun ve milimetrik paslar, oyun görüşü, şutları, duran toplardaki ustalığıyla birlikte bir anda Türkiye’nin en gözde futbolcusu olmuştu.
GENÇ YAŞTA, YERE GÖĞE SIĞDIRILAMIYORDU
Genç Yusuf Yazıcı bu özellikleriyle A Milli takımın da önemli parçalarından biri haline gelmişti. Henüz 21 yaşında Avrupa’da transferin gözdesiydi. Gitmek istediğini yönetime bildirince, Fransa’nın Lille kulübüne tam 17,5 milyon Euro, Edgar Lee ve bir sonraki satıştan da yüzde 20 pay karşılığı Trabzonspor’a veda etmişti. Kulübe katkısı o kadar büyüktü ki giydiği 97 numaralı forma da emekliye ayrılmıştı. Yusuf Yazıcı, sadece Trabzonspor taraftarının değil, tüm Türkiye’nin göz bebeğiydi. Lille’de ilk yılında ortaya koyduğu performans harikaydı. Takım, PSG gibi bir devin önünde şampiyon olmuştu. Yusuf Yazıcı Avrupa kupalarında da harikalar yaratıyordu. Artık, Lille’ye bile sığmıyordu. Dünyanın en önde gelen kulüplerinin renklerine bağlamak istediği biroyuncu olarak lanse ediliyordu.
İSMİ BİR AŞK MACERASIYLA ANILDIKTAN SONRA!...
Genç Yusuf Yazıcı’nın artık 70-80 milyon Euro gibi bir rakamla Premier Lige ya da La Liga’ya gideceği konuşuluyordu. Yusuf, aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerine katılan, çok okuyan, kişisel gelişim koçu tutan, her açıdan kendisini zirveye çıkaracak bir yol haritası izlediği konuşuluyor, bu Türkiye’de de tüm futbolculara örnek gösteriliyordu. Fakat tam bu sırada Lille’de gözden düşmeye başladı. Rusya’nın CSKA Moskova takımına kiralandı. Burada da harika işlere imza attı. Attığı goller, yaptığı asistlerden dolayı Rusya’da da en popüler futbolcu haline gelmesini sağladı. Yusuf’un yıldızı yeniden parlamıştı. Fakat Rusya-Ukrayna savaşının patlaması, bu ülkenin tüm spor etkinliklerinden men edilmesi Yusuf Yazıcı’nın, Rusya’da kalmasını olanaksız hale getirdi. O, Avrupa’da savaşmak istiyordu.
ARTIK KÖTÜ ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLİYOR
Bu arada ismi bir aşk macerasına karışmış ama sevgilisinden çabuk ayrılmıştı. Rusya’da kalmak istemeyen ve Avrupa’da yeniden zirveye çıkmak isteyen Yusuf bu düşünceler içinde yuvasına Trabzonspor’a dönme kararı verdi. Kiralandığında tüm taraftarlar bayram yapmıştı. Geldiği ilk günlerde sakatlık geçirdi. Bir süre sahalardan uzak kaldı. Ancak sahalara döndüğünde eski Yusuf’tan eser yoktu. Sahada yürüyor, mücadele edemiyor, topa hükmedemiyordu. Artık takımın sıradan yedek oyuncularından biri olmuştu. Bir türlü toparlanamıyordu. Yusuf Yazıcı, bazı maçlarda attığı gollerle yeniden umutları yeşertse de asla bir daha eski günlerine dönemedi. Ve sonuçta Trabzonspor’da 21 kişilik kadroya bile alınmayan bir isim haline geldi. Sezon sonunda Lille’ye dönmesi için camia gün saymaya başladı. Ve daha iki yıl önce dünya yıldızları arasına girerken; zirveden en hızlı düşüş konusunda tüm gençlere kötü örnek olarak gösterilmeye başlandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: