Türkiye’de Temmuz ayı girdikten hemen sonra fındıkla ilgili tartışmalar başlar. Çünkü Karadeniz Bölgesinin en önemli geçim kaynaklarından biridir fındık… Aynı zamanda Türkiye’nin en önemli ihraç ürünü olarak da zirvede yer alır… Temmuz ayının içinde rekolte belirlenir. Nedense bu rekolteyi belirleyenler hep yüksekten atarlar. Belli ki bunlar fındık üreticisinin değil, tüccarın ya da sanayicinin veya çok uluslu şirketlerin adamları ya da payandalarıdır. Çünkü rekolte yüksek belirlenince fiyatın düşük tutulması da kaçınılmazdır. Hele TMO fındık alırken kılı kırk yararken, üreticiyi tamamen tüccarın kucağına atarken, yüksek rekolte beklentisi ve fiyatın düşük tutulmasının yanında bu uygulamalar da üreticiyi adeta yolunacak kaz haline getirir.
Neyse geçen yıl fındık rekoltesinin 650 bin ton civarında seyredeceği açıklanmıştı. Bu yıl ise rekoltenin 750 bin tona dayanacağı palavrası uçuruldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyıp Erdoğan da fındık üreticisini büyük bir hayal kırıklığına uğratan 82 lira açıklamasını yaptı. Peki fındığın durumu nasıl? Ne kadar üretici tanıdıysam hepsi, “Fındık bu yıl yandı. Geçen sezon 2 ton fındık yaparken, bu yıl ancak 750 kilo civarında yapabildim” diyor. Yani bin kilo fındık yapan kişi 300-350 kiloya, 500 kilo yapan, 150-200 kiloya inmiş x… Hatta geçen yılın üçte biri fındık hasadı yapanların sayısı da bir hayli fazla… İstisnasız konuştuğum tüm fındık üreticisinden duyduğum bu tür yakınmalar oldu. Yani üreteci geçen yılın yarısından bile az fındık üretirken, bu rekolteyi geçen yılın 100 bin ton civarında fazla gösteren hangi mantıktır? Bu kişilerin hiç mi fındıkla, fındık bahçeleriyle ilgisi yok… Çok uluslu şirketler ya da devasa alım yapan fındık satın alan firma sahibi tüccarlar mı bu rekolteyi belirleyenleri manipüle ediyorlar. Ne olursa olsun, bu rekolteyi belirleyenler tüccarı memnun edebilirler ama yüz binlerce fındık üreticisinin iki eli yakalarında olacaktır.
Bunu asla unutmasınlar..
Yorumlar
Kalan Karakter: