SÖZDE ÖZERKLEŞMİŞ BAĞIMSIZ OLMUŞTU
Türkiye’de futbol tarihi boyunca politika hep içinde oldu… Onu yöneten, yönlendiren kurum, özellikle iktidarın etkili isimleriydi. Spor Bakanı da özelinde futbolu dizayn eden kurumun icra makamıydı. Kuşkusuz bu sistemde haksızlığa uğradığını düşünen tüm kulüp yönetimleri ve taraftarları özellikle siyasi iktidara büyük tepki gösteriyordu. Politikanın futboldan elini çekmesi isteniyordu. İşte bu atmosferde 1991 genel seçimleriyle iktidara gelen DYP-SHP hükümetiyle birlikte Spordan Sorumlu Devlet Bakanı olan Trabzonspor onursal başkanı Mehmet Ali Yılmaz, futbolun özerkleşmesinin önünü açan yasayı hazırladı. Böylece artık futbol politikanın ilgi alanının dışına çıkacak, amatöründen profesyoneline tüm futbolu paydaşları yönetecek ve politikacılardan etkilenmeyecekti. Ancak süreç öyle işledi ki ülke siyasetine iktidar olarak yön veren özellikle son 22 yıldır ülkeyi yöneten AKP futbolun her alanına nüfuz etmekten geri durmadı.
HER ŞEYİ BELİRLEYEN SİYASET OLDU
Federasyon başkanlarından, kurul başkanları ve yöneticilerini, kulüp başkan ve yöneticilerini, hangi takımın başına teknik adam olarak kim gelecek, hangi kendilerine yakın futbolcu, istediği hangi takıma gidecek neredeyse politikacıların emriyle atanır oldu. Bunlarla da yetinilmedi, taraftar grupları oluşturuldu. Bunların özellikle iktidara yakın olmasına özen gösterildi. Tabii ki bunlar da beslendikçe beslendi. Sonuç, ülke futbolu tam bir kaotik ortama sürüklendi. TFF’nin başkanı kukla olmaktan öte bir işlev görmezken, MHK parmakta oynatıldı, hakemler dizayn edildi, kulüpler borç batağına sürüklendi. Sonuçta statlar adeta terörü aratmayacak noktaya taşındı. Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında oynanan ve olaylı geçen maçtan sonra da futbolun bir kez daha politikaya kurban gittiği gözümüze sokuldu. Yaşanan gelişmeler, siyasetin hiçbir zaman futbolun içine burnunu sokmaktan vazgeçmeyeceğine dair algıyı çok daha üst seviyeye taşıdı.
YEREL SEÇİMLERDEN DOLAYI GECİKTİRİLİYOR
Normal koşullarda Türkiye Futbol Federasyonu’nun maçla ilgili ceza alması gereken kulüp ve kişileri Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) Salı günü sevk etmesi gerekiyordu. Perşembe günü de (dün) cezaların açıklanması prosedür gereğiydi. Açıklanan cezalardan sonra da Tahkim Kurulu’na başvurular gerçekleştirilirdi. Ancak maçın üzerinden 5 gün geçmesine rağmen sevkler adeta sumen altı edildi. Bunda da 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerin büyük rol oynadığı ve özellikle iktidarın hiçbir taraftar kitlesini kızdırmamak için cezai işlemlerin olabildiğince geciktirmesine yönelik talimat verdiği iddia edildi. Ortaya çıkan durumdan sonra, “Futbol yine acımasızca politikaya kurban edildi. Birkaç oy uğruna çok anlamsız eylemler gerçekleştiriliyor” yorumu yapıldı. Trabzonspor-Fenerbahçe maçındaki olaylara dair sevklerin neden gerçekleştirilmediğine dair TFF’nin mutlaka aklı başında bir açıklama yapması gerektiğinin de altı çizildi.
Yorumlar
Kalan Karakter: