İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, Trabzonx'e çok özel açıklamalar yaptı. Milletvekili Aydın ile hem ülkede yaşanan son gelişmeleri hem de fındık ve kokarca başta olmak üzere kentin sorunlarını, yatırımlarını konuştuk. Her sorumuza içtenlikle cevap veren Aydın, iktidar yetkililerini eleştirdi. Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan'ın Trabzonspor'un efsane isimlerinden aynı zamanda İYİ Parti Konya Milletvekili Ünal Karaman ile ilgili yaptığı açıklamaları sert sözlerle eleştirdi. Öte yandan Aydın'ın eleştirilerinden İYİ Parti Trabzon'un önceki milletvekili Hüseyin Örs de nasibini aldı.
İşte Milletvekili Aydın'ın o açıklamaları…
ÇOK VERİMLİ VE COŞKULU GEÇTİ
Hüseyin TERZİ: Trabzon il ve ilçe teşkilatları ile toplantılar yaptınız, sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ettiniz, ziyaretlerinizi değerlendirir misiniz?
AYDIN: Bir dizi ziyaretler yapmak üzere Trabzon'a geldim ve yaklaşık 4-5 gündür de Trabzon'dayım. Bu ziyaretlerin içerisinde hem bazı sivil toplum örgütlerini ziyaret etmek, Trabzon'un sorunlarıyla ilgili konuları istişare edip hem hal olmak hem de Trabzon'daki parti teşkilatlarımızla ve teşkilat mensuplarımızla bir araya gelip son güncel siyasi gelişmeleri paylaşmak istedik. Bu anlamda önce il başkanlığımızda İl Başkanımız Sayın Dr. Muhammed Erkan ve il yönetimini ziyaret ettik, istişarelerde bulunarak, toplantı yaptık. Toplantımız çok verimli ve coşkulu geçti. Hem partimizin politikalarını arkadaşlarımızla paylaştık hem de ülkenin içinde bulunduğu ne yazık ki suni gündemleri de ele aldık. Partimizin yönetici arkadaşlarımızın da bu konuda ne kadar duyarlı ve bilgili olduğuna da şahit olduk.
TÜM İLÇELERİN SORUNLARINI
MASAYA YATIRDIK
Yeni kurulan Ortahisar İlçe yönetimimiz ile bir araya gelerek toplantı yaptık. Orada da aynı enerjiyi görmenin mutluluğu içerisindeyim. Yine orada da bu anlamda fikir alışverişlerinde bulunduk. Ayrıca bütün Trabzon'un 18 ilçe başkanlarıyla da istişareler yaptık. Toplantıda tüm ilçelerimizde yaşanan olumsuzlukları masaya yatırdık. Alınan ya da alınamayan hizmetlerin ne olduğunu konuştuk, 18 ilçede neler yapıldı neler yapılmadığını konuştuk. İktidarın, hükümetin bu ilçelerde hangi faaliyetler içerisinde olduğunu ya da olamadığını, eksiklerini ilçe başkanlarımızdan dinleyerek öğrenmiş olduk.
7. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNE
COŞKUYLA KATILACAĞIZ
Bu ziyaretimiz ile Trabzon merkez ve 18 ilçenin tamamının durumunu ortaya çıkarmış olduk. Yine bu maksatla 27 Ekim'de yapılacak olan partimizin 7. kuruluş yıldönümü kutlamalarını masaya yatırdık. Bununla ilgili partili arkadaşlarımızla fikir alışverişinde bulunduk. Gerçekten çok uzun soluklu sohbetler oldu.
TEŞKİLATLARIMIZ ÇOK DİRİ VE HEYECANLI
Hüseyin TERZİ: Teşkilatları nasıl buldunuz?
AYDIN: Teşkilatları çok diri, çok samimi, çok heyecanlı buldum. Son süreçteki gelişmelerden sonra Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun ne kadar doğru politikalar ürettiğini ve ne kadar ülkenin içinde bulunduğu durumu yalın haliyle ifade ettiğini sayın yönetici arkadaşlarımızdan da duymuş olmanın memnuniyetini ve mutluluğunu yaşadım.
KOKARCA KARADENİZ'İN PANDEMİSİ
Hüseyin TERZİ: Fındık üreticileri kokarcadan ötürü perişan bir durumda. Kokarca ile mücadele konusunda bir çıkışınız oldu. Bu konuda hükümet açısından neler yapılması gerekiyor? Hükümetin aldığı önlemler yeterli mi?
AYDIN: Bizler iktidarı uyarmakla mükellefiz. Seçmenlerimiz bize iktidarı uyarma görevi verdi. Son vermiş olduğum kokarcayla ilgili araştırma önergesinde meclis kürsüsünde de ifade ettim. Dedim ki sayın milletvekilleri şimdi bu kokarcayla ilgili hem Karadeniz Bölgesi’nin hem de Türkiye'nin tarımını ilgilendiren büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Yani bu kahverengi kokarca böceği şuanda Karadeniz'in pandemisidir. Bu anlamda fındığa sahip çıkılması gerektiğiyle ilgili mücadelemiz oldu.
Hüseyin TERZİ: Nedir bu sahip çıkılma?
AYDIN: Çiftçilerimizin emeğinin, alın terinin karşılık bulması, iyi bir fiyat verilmesi noktasındaydı. Ama bu bizim çabalarımız mücadelemiz sonucunda ne yazık ki iktidar partisi tarafından şov yapmakla itham edildik. Ama onlara bunun bir şov olmadığını, üreticinin hak ve hukuklarının yanında olduğumuzu ifade etmek için bu çalışmaları yaptığımızı da onların gözüne baka baka ifade ettik.
O ZAMAN ÖNERGEYİ SİZ VERİN DEDİK
Eğer çiftçilerle rahat bir şekilde yüzleşmek istiyorsanız, gelin buyurun bir işbirliği yapalım. Ben önergemi yani İYİ Parti olarak önergemizi geri çekelim. Bu önergeyi Cumhur İttifakı AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi versin. Nasıl olsa siz bizim önergemizi desteklemeyeceksiniz. Hayır oyu vereceksiniz. Bu çiftçinin menfaatine el kaldırmayacaksınız. Önergeyi siz verin, bizlerde çiftçilerimizin menfaati için bu önergeye evet oyu kullanalım. Çünkü bizim derdimiz bu konu üzerinden siyaset yapmak değil. Bu konu üzerinden siyasi rant elde etmek değil.
ÖNEMLİ OLAN SORUNUN ÇÖZÜMÜ
Biz hükümetin yaptığı doğru şeyleri de söyleyebilecek erdemlikte hareket eden bir siyasi parti ve bir siyasi figürüz. Onun için burada maksat konunun çözülmesidir. Konunun çözülmesi için önergeyi kimin verdiğinin bir önemi yok. Sorunun nasıl çözüldüğünün önemi var. Bu da mecliste Cumhur İttifakının dışındaki siyasi partiler tarafından da büyük bir kabul gördü. Ama ne yazık ki Karadeniz milletvekillerinin de içinde bulunduğu AK Parti milletvekilleri, bu önergemize hayır oyu verdi. Hatta şunu da ifade etmek isterim ki AK Parti Giresun Milletvekili Ali TEMÜR çıktı bizim verdiğimiz önergeye cevaben kokarca ile ilgili mücadele ettiklerini, çiftçilere broşür dağıttıklarını ifade ettiler. Yani sadece gülerek dinledim acaba o broşürü kokarca böceğinin okuyarak etkileneceğini mi düşündüler, doğrusu merak ediyorum.
TRABZON DESTEK VERDİ AMA
KARŞILIĞINI ALAMADI
Hüseyin TERZİ: Sizce Trabzon sorunları nelerdir çözüm nasıl olur?
AYDIN: Trabzon siyasetine baktığımda Trabzon’un en büyük sorununu ben samimiyetsizlik olarak görüyorum. En büyük sorun iktidar tarafından Trabzon için vaat edilen sözlerin yerine getirilmemesidir. Çünkü iktidarın çeyrek asırlık döneminde Trabzon şehri ve Trabzonlu hemşehrilerimiz iktidara haddinden fazla destek olmuştur. Ama o desteğin karşılığını ne yazık ki Trabzonlu hemşehrilerimiz iktidar tarafından samimi şekilde görmemiştir. Hatta Trabzonlu hemşehrilerimizin bu konudaki duygularıyla, düşünceleriyle, hissiyatlarıyla da oynanmış olarak değerlendiriyorum.
SEÇİMDEN SONRA UNUTUYORLAR
Hüseyin TERZİ: Trabzon'da trafik sorunu her geçen gün artıyor. Yıllardır yapılması planlanan ve yerel seçimlerde temel atıldığı söylenen güney çevre yolun çalışmalarıyla ilgili bir ses seda yok. İlgili yetkililere bir çağrınız var mı?
AYDIN: Saymaya, sıralamaya kalktığımız zaman güney çevre yolu başta olmak üzere Trabzon'un bir sürü sorunları vardır. Fakat sıralamaya kalkarsak, bunu çoğaltırız; hani dedim ya seçimden seçime yapılan vaatlerin seçimden sonra unutulması ile karşı karşıyayız. Bunu da Trabzonlu hemşehrilerimiz ve Trabzon kamuoyu düşünüp değerlendirip, bundan sonraki eylemlerini buna göre yapacaklardır diye düşünüyorum. Ama Trabzon'un sorunlarıyla ilgileniyoruz. Sorunların çözümleri ile ilgileniyoruz. Verilen vaatlerle ilgili vaatlerin takipçisiyiz. Bunu yeri ve zamanı geldiği zaman meclis gündemine getiriyoruz. Ben aynı zamanda Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm komisyonu üyesiyim. Bu çevre yolunu da takip ediyorum. Hatta bununla ilgili Ulaştırma Bakanlığı’na da soru önergesi verdim. Hem gelen cevaplar hem de yapılan uygulamalara baktığımız zaman iç açıcı cevaplarla karşılaşmamaktayız fakat takipçisiyiz.
RAFA KALDIRILAN VAATLER!
Bunların hepsi seçim vaatleri içerisinde AK Parti iktidarının, AK Parti'nin seçim vaatlerinde olup seçimlerden sonra raflara kaldırılan vaatler olarak görüyorum. Raylı sistemi de bunun içine koyabiliriz. Hani şimdi Trabzon şehrinde Trabzon raylarla döşenecekti? Neydi afişler, 'Raylı sisteme kavuşuyoruz' diye afişler asılmıştı. Nerede kavuştun raylı sisteme? Kavuşmadığın şeyin reklamını neden yapıyorsunuz? Trabzonlu hemşehrilerimizin aklıyla mı oynuyorsunuz? 20 yıldır bu konular gündemde. Ama ortada bir eylem yok, bir icraat yok. İcraat gerçekleşsin bizde takdir edelim, alkışlayalım. Açılışına da gidelim, arkadaşları tebrik edelim, teşekkür edelim.
İKTİDAR SAMİMİ DEĞİL!
Hüseyin TERZİ: Asgari ücretli ve emekli maaşları çok düşük kaldı. Sizce yeni yılda ne kadar zam yapılmalı?
AYDIN: İktidarın ne yazık ki bu konuda da samimi olmadığını ifade etmek istiyorum. Emeklilerimizin durumu gerçekten içler acısı en düşük emekli maaşı 12.500 liradır. Biz bu konuda hükümete şunu teklif ettik; en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çekilmesi noktasında hem beyanlarımız hem tekliflerimiz hem de genel başkanımızın bu konudaki talepleri oldu. Şimdi asgari ücrette açlık sınırı 19.830 liradan 28.358 liraya çıktı. Buda; asgari ücret 17.002 lirayken, açık sınırın altında yaşayan bir asgari ücretli kitlesi var, demektir.
İÇLER ACISI BİR DURUM
Hüseyin TERZİ: Bebek ölümlerine neden olan Yeni doğan Çetesi olayıyla ilgili düşünceleriniz nelerdir? Sağlık alanındaki çalışmaları yeterli buluyor musunuz?
AYDIN: Bunu endişeyle izliyoruz. Yani sağlık sektörünün bu kadar güvensiz bir şekilde yönetilmesini nasıl başarıyorlar anlam veremiyorum. Geçmiş dönemdeki Sağlık Bakanı’nın da yaşanan süreçte bu işin parçası olması, gerçekten endişe verici bir durum. Sonuç olarak; kaygıyla takip ediyoruz.
GÜVEN BOŞA ÇIKTI
Sağlık konusunda vatandaşların hükümete duyduğu güven de boşa çıktı. Ayrıca hizmet noktasında da şu anda çok kötü bir noktadayız. Randevular alınmıyor, tomografiler MR'lar çekilmiyor. Kanser hastasına 6 ay sonraya MR randevusu veriliyor. Yani bunun MR'ı bir an önce çekilip bir an önce radyoterapi ve kemoterapinin başlaması gerekiyor. 6 ay sonra çekilecek olan MR'ın neticesinde uygulanacak olan tedavinin şekli de değişecek. Yani hastalığı ilerlemiş olacaktır. Sağlık sektöründen gelmiş bir Trabzon Milletvekili olarak sağlık sektöründe hizmet vermiş bir iş insanı olarak bu konuyu şiddetle ve nefretle kınıyorum. Aynı zamanda endişeyle de takip ediyorum.
BELKİ DE BİLİNMEYEN NELER VAR?
Hüseyin TERZİ: Aynı şekilde takip edilmesi gereken başka olaylar çıkar mı bu sağlık sektöründe?
AYDIN: Şimdi bu bilinen ortaya çıktı. Bilinmeyen neler yaşanıyor? Ayrıca burada SMA hastalarının da içine düştüğü durumları dikkate almak lazım. İktidarın çeyrek asırdır çağ atlatacağız dediği ülkeye işte sağlık sektöründe de nasıl çağ atlatamadıklarını hep beraber gözlemliyor ve izliyoruz. Bu sadece sağlık alanında değil, dış politikada, ekonomide, milli güvenlik noktasında da böyle. Yani şu anda memleketin en büyük sorunlarından bir tanesi ekonomi ve mülteci sorunudur. Ekonomiyi biz iktidara geldiğimizde çözeriz ama bu mülteci sorununu gerçekten ülkemizin kanayan yarası!
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ OLAN EN CİDDİ PARTİYİZ
Bununla ilgili de en ciddi çözüm önerileri ve göç doktrini olan bir siyasi partiyiz. İktidara geldiğimizde hangi tarihte, hangi saatte nasıl eylem içerisine girip bu mültecileri ülkelerine tekrar nasıl göndereceğimizle ilgili geçmişte yoğun çalışmalar yapmış bir partiyiz. Milli güvenlik politikalarımızla ilgili çok profesyonel çalışmalar yaparak mülteci sorunu hakkında çözüm odaklı çalışan tek siyasi partiyiz.
SURİYELİLERİN VATANDAŞLIĞININ
İPTAL EDİLMESİ İÇİN…
Bunun yanında Türkiye Cumhuriyeti'nin bu yabancılara vermiş olduğu vatandaşlık hakları var. Sadece Suriyelilere 238.000 vatandaşlık verildi. Ve bununla ilgili Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu çok yapıcı ve eylemsel bir duruş gösterdi. Bu konuyu Danıştay'a taşıyarak, mahkemeye verdi. Bu 238.000 Suriyelinin vatandaşlığının ithal edilmesiyle ilgili tek mücadele eden siyasi parti İYİ Parti ve Sayın Genel Başkanımızdır, Müsavat Dervişoğlu'dur. 238.000 vatandaşlık verilen Suriyelinin, vatandaşlığının ortadan kaldırılması ile ilgili tek gerçekçi çözümü ve adımı atan siyasi partiyiz.
BİZİM VATANDAŞIMIZ VİZE ALAMIYOR!
Vatandaşlık verilmesinin şu şekilde yansımaları olmaktadır. Şu anda konsolosluklar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımızı görüşmeye bile davet etmiyor. Vize almak için müracaatlarını bile almıyor. Neden? Çünkü karşısına Türkiye Cumhuriyeti kimliğiyle gelen vatandaşın acaba daha önceki kimliğinin ne olduğunun endişesini yaşıyor. Sorunun altında bu neden yatmaktadır. Şu anda bizim öğrencilerimiz, yurt dışında işi olan esnafımız, iş adamlarımız aynı zamanda meslek sahibi olan şoförlerimiz yurtdışına çıkmak için vize alamıyorlar. Bırak onu randevu alamıyorlar. Sebebi nedir? İşte vatandaşlığın bu kadar ucuz verilmesidir.
EMİN ADIMLARLA İKTİDARA YÜRÜYORUZ
Hüseyin TERZİ: Yerel seçimlerde Meral Hanım istediği sonucu alamayınca istifa ederek kongre süreci başladı. Bu süreçte de Müsavat Bey genel başkan oldu. Süreci ve süreçten sonraki gidişatı nasıl değerlendiriyorsunuz?
AYDIN: Bir siyasi partinin genel başkanı Türk siyasi tarihinde görülmemiş bir şekilde başarısız olduğunu düşünerek görevinden istifa etti ve partiyi olağanüstü kongreye çağırdı. O çağrıdan sonra 3 tane değerli genel başkan adaylarımız demokratik bir mücadele verdi. Bu mücadelenin neticesinde şu anki Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, genel başkan seçilerek İYİ Parti'nin genel başkanlığını ve liderliğini yürütmektedir. Gelinen noktaya baktığımızda da sayın genel başkanımızın Türk siyasetine bakış açısı, izlediği yol, tespitleri, eylemleri ve düşüncelerinin, özellikle milli konulardaki hassasiyetinin ne kadar doğru ve yerinde olduğunu, çıkışlarının ne kadar etkili olduğunu Türk kamuoyu ibretle, gıptayla, özlemle izliyor. Ne zaman Sayın Dervişoğlu televizyona çıkacak da onu dinleyeceğiz diye bekleyen bir kitle oluştu. Bunu da biz geri dönüşler alarak görüyoruz. Çok olumlu geri dönüşler var. Sayın genel başkanımızın bu emin adımlarla yürümüş olması, İYİ Parti'nin de emin adımlarla iktidara doğru yürüdüğünü gösteriyor. Biz de o güven içerisinde İYİ Parti çatısı altında sayın genel başkanımızın şemsiyesi altında güvenle hem ülke siyasetini hem de bölge siyasetimizi yapmaya devam ediyoruz.
OYLARIMIZ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR
Hüseyin TERZİ: İYİ Parti'de istifalar gerçekleşmişti. Yeni istifalar bekliyor musunuz? İYİ Parti'nin geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
AYDIN: İYİ Parti artık taşları yerine oturmuş, ayakları sağlam yere basan ve son yapılan kamuoyu araştırmalarında da oylarını her geçen gün artıran bir siyasi parti konumu haline geldi. Burada Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun ve kadrolarının, milletvekili grubunun, il ve ilçe teşkilatlarının çok büyük önemi ve desteği var. Bu anlamda biz gidenlerle değil, kalanlarla emin adımlarla yürümeye devam ediyoruz.
ERTUĞRUL DOĞAN ŞEHİRLE BÜTÜNLEŞMİŞ Mİ?
Hüseyin TERZİ: Ertuğrul Doğan’ın başkanlığını nasıl buluyorsunuz? Şehirle bütünleşmiş midir? Trabzonluların olmazsa olmazı Trabzonspor'dur. Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan'ın geçtiğimiz günlerde Trabzonspor'un sembol isimlerinden olan Ünal Karaman ile ilgili akabinde Abdülkadir Ömür'le ilgili talihsiz açıklamaları oldu. Siz bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
AYDIN: Vallahi üzülerek izledim. Olaya şuradan başlamak lazım Trabzonspor Kulübü başkanı, göreve geldikten sonra Trabzon ile ne kadar hemhal oluyor? Trabzon şehriyle ne kadar bütünleşmiş? Trabzon'un sokaklarında kaç kere gezmiş? Uzun Sokağa kaç kere gitmiş? Maraş caddesinde, Kunduracılara kaç kere gitmiş, kimlerle temas etmiş? Trabzon'un iç dinamikleriyle istişare halinde mi? Trabzon'un bürokrasisiyle istişare halinde mi? Trabzon'un siyasileriyle istişare halinde mi? Önce bunu bir sorgulamak lazım. Yani ben baktığımda Ertuğrul Doğan'ın bu konuda büyük bir zafiyet içerisinde olduğunu görüyorum. Sanki ben ekonomik gücümle burada varım. Gerisi beni ilgilendirmez diyen bir tavır içerisinde olduğunu gözlemliyorum.
ÜNAL HOCA ASLA TARTIŞILMAZ
Sizin de söylediğiniz gibi bu şehirle anılmış bu şehirle bütünleşmiş, terini Trabzonspor için yıllarca akıtmış ve varlığını ortaya koymuş bir isimdir Ünal Karaman. Ayrıca, Trabzonspor'un kaptanlığını yapmış 'Karaboğa' lakabıyla ün salmış, hocalık döneminde de çok önemli hizmetleri olmuştur.
Trabzon ile bütünleşmiş, özdeşleşmiş bir isim. Trabzonsporluluğu da asla tartışılmayan bir kişi olarak kulübümüze yıllarca hizmet etmiş bir karakterdir. Kaldı ki hocalığı döneminde de çok büyük hizmetleri olmuştur.
ACEMİCE DAVRANIŞ, ACEMİCE SÖYLEM…
Ben olsaydım bu soruya şöyle cevap verirdim. Tırnak içerisinde, o dönemde yaşanmış olan bir konunun o dönemde kalması gerektiğini söylerdim. Çünkü bahsettiği kişi şu anda bir siyasi partinin aynı zamanda milletvekilidir. Yani şu anda bu soruya cevap verirken Ünal Karaman'ın Trabzonspor hocalığı üzerinden değil, bugünkü konumuna göre yaklaşması gerekirdi. Yani orada bence acemice bir davranış, acemice bir söylem acemice bir tutum içerisinde oldu. Ünal hoca, Trabzonspor ile özdeşleşmiştir. Trabzonspor camiasında oldukça seveni olan hocadır. Yani siz eğer Trabzonspor Kulüp başkanıysanız; Trabzonspor'a emek vermiş, hizmet etmiş Trabzonspor ile bütünleşmiş herkese karşı seviyeli davranmak zorundasınız. Seviyenizi bozamazsınız! Trabzonspor bizim üst kimliğimiz, bizim moral değer unsurumuz. O bizim her şeyimiz ama o kimliği kullanarak başkalarını itibarsızlaştıramazsınız. Yani bunu şiddetle reddediyorum.
YANINDAKİ ESKİ VEKİL SADECE DİNLEDİ!
Üzülerek ifade etmek isterim ki, o soru sorulduğunda Ertuğrul Doğan'ın yanında aynı siyasi partinin bir önceki dönem milletvekili vardı. Yani asıl irdelenmesi gereken konu, beni şaşırtan durum da bu oldu. Ertuğrul Doğan, şu anda Konya milletvekilimiz olan Sayın Ünal Karaman ile ilgili bu cevabı verirken yanındaki beyefendi de bir önceki dönem İYİ Parti'nin Trabzon milletvekiliydi. Verilen cevabı sadece gülümseyerek dinledi ve izlemekle yetindi. Bunu da kamuoyunun takdirlerine bırakıyorum.
ŞEHİRLE ÇOK BÜYÜK KOPUKLUK VAR
Hüseyin TERZİ: Trabzonspor'un yönetimsel biçimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
AYDIN: Ben Trabzonspor başkanının öncelikle Trabzon ile bütünleşmediğini düşünüyorum. Trabzon şehri ile aynı şeyleri hissetmediğini düşünüyorum. Eğer bir başarı gelecekse, takımla şehir bir bütün halinde hareket etmesi gerekmektedir. Fakat şu anda Trabzonspor başkanıyla şehir arasında çok büyük kopukluk olduğunu görüyorum. Yani buradan başarı çıkmaz.
Hüseyin TERZİ: Başarılı olduğumuz yıl nasıldı?
AYDIN: Başarılı olduğumuz yıl bütün Trabzon dinamikleriyle birlikte Trabzonspor'du. Ama şu anda bütün Trabzon ne yazık ki dinamikleriyle birlikte Trabzonspor değil. En son Başakşehir maçına gittik. Stadın yarısı boş, belki de yarısından fazlası boş.
DOĞAN’A BAŞKANLIK KOLTUĞU AĞIR GELMEKTEDİR
Ben Trabzon şehrinin Trabzonspor ile olan ilişkisine bakıyorum. Şehrin Trabzonspor ile Trabzonspor'un da şehirle bütünleşmesi lazım. Onun için ben önümüzdeki dönem aday olacak arkadaşlarımızın bu konuda da hassasiyet taşımaları gerektiğini ve Trabzonspor'u Trabzon ile bütünleştirecek bir adayın önümüzdeki kongrede aday olmasını da özlemle bekliyorum. Doğana,Trabzonspor'un koltuğu ağır geliyor yada Trabzonspor gömleğini (formasını)taşıyamıyor. geniş geliyor gibi... Trabzonluluğuyla ile özdeşleşmiş, Trabzonluluğuyla bütünleşmiş bir karakterin, bir büyüğün Trabzonspor'a başkanlık yapmasını arzu ederim.
Yorumlar
Kalan Karakter: