İYİ Parti Trabzon İl Başkanlığı'nın 4. Olağan İl Kongresi, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun katılımıyla Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi'nde coşkulu bir şekilde gerçekleştirildi. Kongreye İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Grup Başkanvekili Turan Çömez, İYİ Parti Trabzon İl Başkanı Muhammet Erkan, GİK Üyeleri Ünzile Yüksel ve Rıdvan Yalçın, ilçe başkanları, çevre illerden gelen il başkanları, Anahtar Parti Trabzon İl Başkanı Hüseyin Cahit Köse, Zafer Partisi Trabzon İl Başkanı Hayri Suat Karadağ, çok sayıda teşkilat mensubu ve vatandaş katıldı. K
ERKAN: GENEL BAŞKANIMIZA BORÇLUYUZ
Kongrede konuşan İYİ Parti Trabzon İl Başkanı Muhammet Erkan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün Türk milliyetçileri olarak alnımız ak, başımız dik siyaset yapıyorsak bunu Genel Başkanımıza borçluyuz. Bizi mahcup etmedi, dava arkadaşlarını mahcup etmedi. Trabzonumuza hoş geldiniz. Şükürler olsun ki bugün varlığını Türk milletine adamış, hakka ve hukuka dik duran bir Genel Başkanımız var. Eğer o olmasaydı bugün İmralı yollarında kim bilir ne tartışılıyor olacaktı. Türk milletine sahip çıktığınız için Allah sizden razı olsun. Genel Başkanımız her şartta, her koşulda ‘Türklük’ diyen, ülkesine sahip çıkan bir liderdir. Bugün 23 kişilik kadromuz burada. 4. Olağan Kongremiz bir olsun, bin olsun. Birliğimizi kimse bozamaz. Allah yardımcımız olsun, sırtımız yere gelmesin. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum."
AYDIN: KİMSE BU DAVAYA ZARAR VEREMEZ
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Trabzon bugün tarihi günlerinden birini yaşıyor. Geleceğin Cumhurbaşkanını şehirde ağırlamanın onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Kendilerine şehrimizi onurlandırdığı için teşekkür ediyoruz.Biz burada sadece il kongresi yapmıyoruz; baskıya, korkuya, umutsuzluğa ‘geçit yok’ diyenlerin toyunu yapıyoruz. Bu salon sesini kısanların değil, hakkını arayanların yeridir. Bu topraklarda parti kurmadık; milletin başını eğdirmemek için İYİ Parti’yi ayağa kaldırdık. "
Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu vardır. Trabzon sizi yalnızca bir siyasi parti lideri olarak değil, Türk milletinin temsilcisi olarak görmektedir.Trabzon’un evlatları olarak diyoruz ki: sizinle yol yürümek siyasi bir zorunluluk değil, bir gönül borcudur. Çünkü İYİ Parti, ‘ben buradayım’ diyen Türk milletinin iradesidir.Bugün bu salonda kavgayı değil kardeşliği konuşuyoruz. Kimse bu davaya zarar veremeyecek. Biz susarsak kim konuşacak? Memleket için buradayız. Makam için değil. Dava için. Cumhuriyet ve millet için."
DERVİŞOĞLU: BUGÜN ATA OCAĞINDAYIM
Alkışlar eşliğinde İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu ise konuşmasında şunları söyledi: "Dün baba ocağındaydım bugün ata ocağındayım. Trabzon çıktığımız bütün siyasi yolculukların bizim açımızdan manevi kalesidir. İYİ Parti’nin kuruluşunda da böyleydi. Yarın da böyle oacak. Biz Trabzon’un varlığından güç almaya devam edeceğiz. Türkiye’nin bütün problemlerini Trabzon’un iradesiyle göğüsleyeceğiz. Trabzon bir ruhtur, bakıştır ve duruşun adıdır. Trabzon nasıl duruyorsa olumsuzlukların karşısında öyle durulur. Trabzon’da bu iradenin yeniden ayağa kalktığına şahit oluyorum. Bne de size söz veriyorum sonuna kadar sizin yanınızda duracağım.
BU BİR SIRADAN KONGRE DEĞİL
Bugün burada olan olmayan herkese İYİ Parti’nin şanlı günlerine sağladıkları ayrıcalıklar için teşekkür ediyorum. Burada bulunmayanlara da kapımız sonuna kadar açık.Bir siyasi parti 3. Yıllarında kongrelerini gerçekleştirirler. Türkiye’nin şartlarına bakıldığında bu salonda gerçekleştirilen kongre sıradan değil. Türkiye bir zorlukla karşı karşıya o sebeple Türkiye’nin her yerinde ben de buradayım diyor. Bu bizim sadece siyasi gücümüze delalet etmiyor. Bu milletin vicdanından çıkacak sesi engelleyemecekler. Her biriniz bu mücadelenin bayraktarlarısnınz. Biz partiyi kurdumuzda Türkiye Bir sistem değilşikliğ gerçekleştiriyordu. O dönemde de Trabzon’a gelmiştik. Bu sistem değişikliği gerçekleşirse tek adamlığa evriliyor gibi görünür ama demokrasiden ayrılır dedik.
İMRALI'YA GİDİLSİN MI GİDİLMESİN Mİ?
Dediğimiz de oldu. Dışarıdan bakıldığında her şey tek kişiye bağlı. Nadir elementleri satarken tek kişinin iki dudağının arasından çıkacak kelam yeterli oluyor. Bir kişiyi eğer hapishaneye göndereceksiniz tek kişinin ağzından çıkan kelam yetiyor. Ama Abdullah Öcalan oılunca Cumhurbaşkanı Erdoğan kör ve sağır kalıyor. Bizim en başından beri söylediğimzi şeyin ne kadar doğru olduğu da ortaya çıkmış oluyor. Milletin geleceği söz konusu olunca işi komisyona havale ediyor. İmralı’ya gidilsin mi gidilmesin mi? Malum kişi gidilmelidir diyor.
BU NUMARAYI EYMEYECEĞİZ!
Milletin meseleleri gündeme gelince Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çekimser kaldı. Bu numarayı yemeyeceğiz. Bizim de siyasi ömrümüze vade biçecekler. Buna ara vermeyecekler. Bu kongrelerde dava arkadaşlarımı uyarıyorum. Bizi bitiremeyenler içimizde bir zafiyet varmış hissiyatı yaratacaklar. Bizden gayrı dik duran yok da ondan. Bizden başka vatanı Müdafa eden yokmuş da ondan. Bize onun için rahat vermeyecekler.
77 ŞEHİR GEZDİK
Bugün yorulan biz olacağız yarın sizler terleyeceksiniz memleket için. Bu memleketin beklentisine iş yapanlar inanacım odur ki benim kelamımdam dersler çıkarırlar. Biz İYİ Parti olarak 77 şehri gezdik. 500’den fazla STK ile konuştuk. Türkiye’nin sorunlarıyla alakalı karşılıklı konuştuk. Emeklinin derdi büyük, asgari ücret girdabında boğuşan emekçinin, çiftçinin, gençlerin derdi büyük. Yabanco konsolosluklar önünde sabahlıyorlar. Esnafın derdi büyük… Türkiye’de iktidara yandaş olanların dışında halimden memnunum diyen yok. Türkiye farklı bir girdaba doğru sürükleniyor. TBMM’ye bütçe geldi. Şimdi komisyonda görüşülüyor. Bu değişiklik yapıldı. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildiği günden itibaren TBMM’ye gönderilen hiçbir rakamı değiştiremedik. 2.7 milyon bütçe açığı var. Faizler 55 kat artmmış. Kobi projeleri Türk milletinin cebinden çıkan para 45 milyar dolar. Haksızlık hukuksuzluk adaletlsiz alabildiğine yürümüş.
HANGİ FELAKET VARSA...
Şimdi bütün bunların yanında sosyal hayatta ve ahlakta olan olumsuz gelişmeleri söylyeceğim. Her gün ortalama 3 kadın öldürülüyor. Uyuşturucu yaşı ilkokul seviyesine inmiş. Yasadışı bahis artık hanelerimize girmiş. Bunlarla uğraşan yok. Bunları sanki ben bela etmişim gibi seyrediyorlar. 23 yıldır bu ülkenin başına gelen hangi felaket varsa AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan ve onun ortağıdır.
YAPTIKLARIN İŞLERİN SONUCU BU
Dindar nesil diye geldiler diğer her şey arttı. Yaptıkları işlerin sonucu bu. Memleket elden gitti. 5 Vakit secdeye giden insanların yönettiği memlekette Allahsız sayısı arttı. Hiç vicdanınız yok mu sizin. Uyuşturucu çocuklara kadar gitmiş. Köyde yaşayan kalmamış. Bir kesim halinden memnun değilken diğer kesim halinden memnun oluyordu. Şimdi halinden memnun olan yok. Alacağını düşünüyor anca hükümet. Yasaya bağlı olarak GSMH’yı üreticilere vermesi lazım. 1,5 trilyon dolar içinden 15 milyar dolar çiftçiye düşüyor. Ancak hükümet bunu vermiyor. Çiftçilerin bu devlete borcu yoktur alacağı vardır. Devlet bunu düşüneceği yerde İmralı’ya bakıyor. Konuşulması gereken şeyler konuşulmuyor.
TERÖRE CÜRET VERMEKTEN...
Bu süreç 1 Ekim 2024 günü başladı. Bundan cesaret alan terör örgütünün siyasi uzantısı olan parti bunu Abdullah Öcalan’a kadar götürdü. Bunu kürsülere taşıdı. İşin vekille oıemadğını Öcalan’ın gelmesi gerektiğini söyledi. Umut hakkından bahsetti. Bu bir kesimin haklarının ve hukukunun savunması işi değildir. Teröre cüret vermekten başka bir şey değldir. Bu her haliyle suçtur. Bu suçu işleyenler hesap verecektir. O hesabı bize sormayı Allah nasip etsin. Bu hesabı sormaya ben hazırım. Bu kararllılığı sizinle paylaşıyorum.
MİLLET UYANDI ARTIK
Millet bu konularda uyandı artık. Bu hükümet kendi sorumluluklarından imtina ettiği anda başkası giriyor devreye. Komisyon kurdu, ortağını konuşturdu… Bu komisyon kurulsun diye diretren de aslında Öcalan… İmralı’da yapılan görüşmelerde bu komisyonu önermişti. Bunu dayatan da odur. Komisyon kanunla kurulur. Bir komisyonun kaç kişiden oluşacağı ve çalışma takvimimin nasıl kalcağı siyasi partiler tarafından değerlendirilmelidir. Hiç böyle bir şey olmadı. Öcalan’ın talimatıyla bu komisyon kuruldu. Bu komisyonun kanunu yok, görevi belli değil, kanun teklifi hazırlama yetkisi yok. Bu korsan bir komisyon. Bu tuzak hazırlanmış. Kararlar da onlar tarafından belirlenmiş. Siyasi partiler şayet sürece muhalifler ise kullandığı oylar kararı etkilemeyecek. 51 kişişlik komisyonun 26’sı ellerinde. Biz İYİ Parti olarak oraya katılmadık çünkü alınacak karar yolunda bizim etkimiz olmayacaktı. Onun için siyasi partilerin tarafımızdan uyarılma durumu söz konusu oldu. Bu komisyona girmeyin dedik. Siyasi partiler tuzağa düşürülüyor dedik. Bizi dinlemediler. Görüşlerimizi söyleyelim dediler. Bugün de CHP karşı durdu. İmralı’ya gitmeyeceğini söyledi ama komisyonda devam edeceğini söyledi. Bu ihanete daha fazla ortak olmamalıdır. Aynı şiar diğer partiler için de geçerlidir.
DİRENMEK GÖREVİMİZ OLMALI
Şimdi komisyonun yetkisi olmadığı için bir takım çalışmalara dahil olmak gerekiyor. Bu komisyonun sonunda Kürtçe’nin özgürlüğü güçlendirilecek diyor. Bu memlekette yaşayan insanların hangisine sen burada yaşayamazsın deniyor. Hangisi ehliyetlerinden yaralanmıyor. Kürt kökenli kardeşlerimizin çoğu Ankara’da yaşıyor. Siz burada uğraşın durun. Bunlar eşit olmasaydı bizim kürsümüze çıkabilirlermiydi. Bizim görevimiz eksikliklerin giderilmesi için çalışmaktır. Devletin görevi bu olmalıdır. Bir kesimi kayırmak değildir. Biz devlete milletin teşkilatlanmış halidir diye onun için söylüyoruz. Her yerde o yüzden demokrasi, eşitlik diye haykırıyoruz. Ama bunu yapamayanlar melun emellere hizmet için çabalıyorlar. İmralı yolculuğunun çok önemliği olduğunu söylüyorlar. İmralı yolcusu kalmasın hadi bakayım. Bir kesimi incitiyorsun diyorlar bana. Ben kürt kardeşlerimi de savunuyorum aslında. Benden ve sözlerimden terör örgütü ve onun başı, siyasi partileri incinecekse buna karşı durmaya sonuna kadar devam edeceğim. Ben size diyorum ki Öcalan eşittir PKK o da eşittir Kürt temsilci olamaz. O bölgede binlerce polisin yanında yöre halkı da görev yaptı. Öcalan eşittir Kürtler denklemi kurarsanız onları yalnız bırakırsınız. Bu Türkiye’de birçok dengeyi de uzun vadede bozacaktır. Bunu isteyen PKK’nın kendisidir. O caninin bütün önderleri bunu istiyor. Aynısını bu ülkeyi yönettiğini zannedenler de istiyor. Ben de siz varken PKK’ya ne gerek var dediğim zaman neden kızıyorlar. Türkiye’nin geleceği için atılan bu olumsuz adımlara karşı direnmek bizim görevimiz olmalıdır. Hep beraber buna sonuna kadar devama decğeiz. Kendi kendimize bunu inşa edemeyiz. Türkiye’nin yarınları bugünden daha parlak olacaktır. Bu belanın üstesinden siyasi bir duruşla çıkacağız. Biz İYİ Parti’yi bu yüzden kurduk zaten. Başkasına vagon olsun diye kurmadık. Bu iradeyle de yolculuğumuzu sürdüreceğiz. Aksi takdirde bununla kalırız.
İYİ PARTİ YÜKSELİŞ SÜRECİNE GİRMİŞTİR
En fazla aldığınız oy %10 siz nasıl bunu yapacaksınız derler… Bizim oyumuz oyumuz %10 ama bizim potansiyelimiz %75… Bu memleketin %75’i Atatürkçü olduğunu söylüyor. Milletimizi birleştiren cumhuriyettir. Demek eşitlik, adaleti demokrasi demektir. Milletin %75’ine mazhar olmak için mücadele ediyoruz biz. Bu yapılmadı mı geçmişte. Bu yapılmasın diye de neler yapıldı üstelik. Darbeler, muhtıralar… 1960’da ihtilal yaptılar 65’te Süleyman Demirel geldi. Biz de onun sarıldığı gibi Atatürk’e sarılıyoruz. 80’de ihtilal oldu Turgut Özal çıktı o da aynı duygulara sarıl ve iktidar oldu. Allah’ın yükselttiğini kul alçaltamaz. O sebeple İYİ Parti yükseliş sürecine girmiştir. Türk milliyetçiliğine sıkı sıkı sarılarak aydınlık ufukllarla buluşacak merkez siyaseti inşaa edeceğiz. Sağcıyı solcuyla birleştirmek bizim görevlerimiz arasındadır. Bu ülkenin kardeşlik açılımını biz yapacağız. Kongremiizn hayrılara vesile olmasını diliyorum."
Yorumlar
Kalan Karakter: