Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Trabzon Bölge Müdürlüğü ve Harşit Savunması Vakfı’nın iş birliğiyle düzenlenen basın toplantısında; I. Dünya Savaşı’nın en kritik cephelerinden olan Harşit Zaferi’nin tarihsel ve milli önemi anlatıldı. Basın toplantısına, Trabzon Orman Bölge Müdürü Emin Yılmaz ile T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Trabzon Bölge Müdürü Murat Güler basın mensupları büyük ilgi gösterdi. Harşit Zaferi’nin önemine değinan Harşit Savunması Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özkara, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birini yaşadığımız bu mücadelede, vatan topraklarını savunurken canlarını feda eden ecdadımızı, şehitlerimizi ve ahirete irtihal eden gazilerimizi rahmetle ve hürmetle yâd ediyorum. Birinci Dünya Savaşı'nın en önemli cephelerinden biri Kafkas Cephesi'dir. Osmanlı İmparatorluğu, 1914 yılında Karadeniz olaylarından sonra Rusların 1-2 Kasım 1914 tarihlerinde Doğu Cephesi'ndeki karakollarımıza saldırmasıyla fiilen savaşa girmiştir. Birinci Dünya Savaşı'nda Anadolu toprakları içerisinde kalan iki tane ana cephemiz vardır. Bunlardan birisi Çanakkale, diğeri ise Kafkas Cephesi yani Harşit Cephesi'dir. Her iki cephe de savunma savaşıdır ve her iki cephe de zaferle sonuçlanmıştır. Öyle ki, bir tarih dergisinde Harşit'teki bu büyük mücadele 'Karadeniz'in Çanakkale'si' olarak nitelendirilmiştir.
Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan muhacerat, yani göç olayları da tarihimizin en büyük acılarından biridir. O dönemde yaklaşık 3 milyon muhacir yollara düşmüştür. Bunun 600-650 bin kadarı Karadeniz sahil kesiminden, Harşit'in batısına doğru göç eden vatandaşlarımızdır. Bu zorlu yolculukta yaklaşık 200 bin insanımız açlık, sefalet, salgın hastalıklar ve düşman saldırıları sonucu hayatını kaybetmiştir. Örneğin Araklı'dan yola çıkan 14 kişilik bir aileden, geriye sadece 4 kişi dönebilmiştir. Bu rakamlar yaşanan dramın ne denli büyük olduğunu bizlere göstermektedir.
Bizim Harşit Savunması Vakfı'nı kurmamızdaki temel amaç, bu kutlu mücadeleyi ve ecdadımızın gösterdiği büyük fedakârlığı yerel bir mesele olmaktan çıkarıp milli bir dava haline getirmektir. Harşit Savunması sadece o bölgenin değil, Türkiye'nin bir meselesidir. Vakıf olarak bu canlı tarihi ulusal kamuoyunun gündemine taşımayı, üniversitelerimizde paneller ve sempozyumlar düzenleyerek akademik düzeyde de bu bilinci canlı tutmayı hedefliyoruz.
Her yıl çeşitli etkinlikler yapılıyor bölgede. Fakat bu çalışmalar birbirinden kopuk oluyordu. Harşit Savunması hattı aslında Tirebolu'dan başlayıp Bitlis'e kadar giden 560 kilometrelik bir hat. Fakat Harşit cephesi Giresun'dan başlayıp Gümüşhane hattı üzerinden Erzincan'a kadar ulaşan 160 kilometrelik bir bölümü kapsıyor. Biz bu çalışmaları bir çatı altında toplayalım, ulusal kamuoyuna doğru bilgiler verelim ve tarihçi hocalarımız belgeleriyle hem kamuoyunu hem gelecek nesilleri aydınlatsın düşüncesiyle bir vakıf kurma ihtiyacı hissettik.
Bu vakfımız yerel değil, ulusal bir vakıf. İçinde akademisyen hocalarımızın, belediye başkanlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın olduğu Harşit Savunması Vakfı'nı kurduk. Tesadüftür ki 20 Temmuz 2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak vakfımız kuruldu. Bu tarih biliyorsunuz Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50. yılıydı, orada da şehitlerimizi yad ettik. Bu çalışmalarda belgeselci İsmail Kahraman beyin çok büyük emekleri var. Yine tarihçi yazar ve aynı zamanda Trabzon'un işgali üzerine de çalışmaları olan hocalarımız var.
İletişim Bölge Müdürümüz, Orman Bölge Müdürümüz, Basın Yayın Müdürümüz, bu arkadaşlarımızla, bu kurumlarımızla iş birliği halindeyiz. Trabzon'da ve bu bölgede yapacağımız sempozyumlarla, panellerle, yürüyüşlerle halkımızın konuyu daha iyi kavramasını, gençlerimizin vatan sevgisinin artırılmasını hedefliyoruz. Geçen yıl Harşit Nehri kenarında, Tirebolu-Doğankent yolu üzerinde ve Kasım ayında Güvende’den Kabaktepe’ye bir yürüyüş gerçekleştirdik.
Biliyorsunuz 1. Dünya Savaşı sırasında Rus Kafkas Generali Erzurum'u işgal ettikten sonra 'Hedefim İstanbul' demiştir. Bu durum İngiliz ve Fransızları endişelendirmiş, Ruslarla gizli bir anlaşma yaparak İstanbul ve Boğazlar'ı onlara bırakmayı vadetmişlerdir. Harşit'i düşman geçemedi. Harşit'te bu millet bir zafer kazandı. Nerede bir şehit mezarımı var, nerede bir siperimiz var, bütün bu lokasyonları bir araya getirip şehitler adına anıt yapılıp bu önemli vakası yaşamamız gerekiyor. Tarihi olmayan bir milletin ilelebet yaşaması mümkün değildir. Yarın, Tirebolu Kör Limanından şehitlik anıtına yürüyüş yapacağız. Orman Bölge Müdürlüğünden 09.00'da minibüs organize edeceğiz."
Yorumlar
Kalan Karakter: