TARİH BOYUNCA ONLARA TEPKİ DUYDULAR
Trabzonspor taraftarının neredeyse kuruluş yıllarından itibaren kendi çocuklarını hiç sevmemesi, en küçük bir kötü oyununa tahammül edememesi günümüze kadar aralıksız devam ederken, bu yaklaşımın son kurbanı olarak ise Abdulkadir Ömür seçildi. Bordo-Mavililerde şampiyonluklara ambargo koyulduğu yıllarda Güngör Şahinkaya, Bahattin Güneş, Lemi Çelik gibi isimlere hiç tahammül gösteremeyen ve kendine taraftar süsü verip tribünde yer alanlar daha sonraki dönemde de Soner Boz, Hasan Üçüncü, Ogün Temizkanoğlu, Hamdi Zivalıoğlu, Hamdi Aslan, Fatih Tekke, Gökdeniz Karadeniz, Hüseyin Çimşir, Tolga Zengin, Tayfun Cora gibi oyunculara kafayı takmıştı. Ardından Hüseyin Türkmen ve Yusuf Yazıcı gibi isimlere bile sahayı dar etmek için ellerinden geleni yapmışlardı. Bu futbolcuları bizzat kendi taraftarları futboldan soğutma noktasına getirmişti.
SAKATTI AMA TAKIMLA OLMAK İSTEDİ
Şimdi de takım kötü oynadığında ve neredeyse tüm futbolcular tel tel döküldüğünde de yine bir altyapı ürünü olan futbolcu Abdulkadir Ömür hedef haline getiriliyor.
Abdulkadir Ömür, Trabzonspor altyapısından çıkan ve kulüp tarihinin en yetenekli isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bir kez diz yan bağları koptuğu, bir kez ayağı kırıldığı için sahalardan genç yaşta çok uzun süre uzak kalan Abdulkadir, geriye döndüğünde ise bir türlü eski güçlü oyununu ortaya koyamadı. Ama buna rağmen yetenekleriyle birlikte yine takımın vazgeçilmezleri arasında yer aldı. Genç orta saha oyuncusu, İstanbulspor maçında da sakatlandı. Salı günü adalesinde ödem oluştuğu açıklanan bu futbolcu, takımın kendisine ihtiyaç duyduğunu düşündüğünden dolayı da sadece 4 gün sonraki Başakşehir maçında riskli olmasına rağmen takımı yalnız bırakmak istememe duygusuyla oynamak istedi.
BUNUN ADI KISKANÇLIKLA AÇIKLANIR
Abdulkadir bu maçta takımın diğer oyuncuları gibi kötü oynadı. Oyundan alınırken de tribünlerin büyük bölümü tarafından yuhalandı. Oysa kötü oynayan diğer isimler çıkarken hiç kimsenin gıkı çıkmadı, hatta alkışlandı. Abdulkadir Ömür’e moral verip, özgüveninin yükselmesi için çaba göstermesi gereken taraftar kitlesinin kendi çocuğuna düşmanlaşmış ve katılaşmış yürekleriyle birlikte tam sersine kaybedilmesi, hatta bitirilmesi yolunda atılan adımlar ise artık bardağı taşırdı. Taraftarın, “Az para kazanmaları, paralarını alamadıkları zaman da seslerini çıkarmamaları, ayakları kırılsa da, kafaları kopsa da sahada her şeylerini ortaya koymalılar” dedikleri altyapı orijinli futbolcuların kötü oynamalarına tahammül edememeleri sabırları taşırdı. Bu durum, kıskançlıktan ve kendi hayatlarındaki başarısızlıklarının intikamını alma duygusunun dışa vurumu olarak kabul edildi.
Yorumlar
Kalan Karakter: