CHP’de sular durulmazken, TGRT Haber Ankara Koordinatörü Ahmet Sözcan, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaşanan gelişmelere nasıl baktığına dair kulis bilgilerini paylaştı. Sözcan, Kılıçdaroğlu’nun rahatsızlık duyduğu bazı konuları dile getirdiğini belirterek Ekrem İmamoğlu eksenli yürütülen sürece dikkat çektiğini açıkladı. Kılıçdaroğlu’nun, Özgür Özel yönetimine ve kurultay sürecine yönelik sessizliğini bozduğu ve "Kurultayda haksızlık yapıldı" dediği de öğrenildi.
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun mevcut parti gelişmeleri hakkındaki kulis bilgilerini paylaşarak, Kılıçdaroğlu'nun kurultay sürecinde haksızlık yapıldığına inandığını ve Ekrem İmamoğlu eksenli sürece dikkat çektiğini belirtti.
Kemal Kılıçdaroğlu, kurultayda bir haksızlık olduğundan şüphesi olmadığını ve hukuki olarak hakkını arayanlara doğal dediğini ifade etmiştir.
Kılıçdaroğlu, parti kimliğini korumaya çalışacağını ve kişileri değil, parti kimliğini ön plana çıkaracağını belirtmiş, bu konuda Ekrem İmamoğlu'na bir gönderme yapmıştır.
Yolsuzluk iddiaları bulunan belediye başkanları hakkında parti yönetiminin mesafe koymamasını eleştiren Kılıçdaroğlu, Özkan Yalım ve Muhittin Böcek'e tanınan toleransın fazla olduğunu söylemiştir.
Kılıçdaroğlu, kendisini CHP yönetimindeki bazı kişilerin rakip olarak gördüğünü belirterek bu durumun kendisini üzdüğünü dile getirmiştir.
"CHP'DE İŞLER KARIŞIK, SAFLAR AYRILMIŞ DURUMDA"
Ahmet Sözcan "Şimdi CHP'de işler karışık, saflar ayrılmış durumda. Özgür Özel bir tarafta, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu öbür tarafta, Silivri'de yargılaması devam eden Ekrem İmamoğlu diğer tarafta. Tabii şimdi Ekrem İmamoğlu aday olacak mı, olamayacak mı tartışmaları CHP açısından da devam ediyor. İşte diplomasının sahte olduğu ortaya çıktı; işte İmamoğlu’nun suç örgütü kapsamında yargılamaları devam ediyor. Dolayısıyla CHP bundan sonra kimi aday gösterebilir? Kim aday gösterilecek? CHP'de bir liderlik tartışması var mı, yok mu? Bunlar CHP'yi içten içe kemiriyor. ifadelerini kullandı.
"KURULTAYDA BİR HAKSIZLIK OLDUĞUNDAN ŞÜPHEM YOK"
Kemal Kılıçdaroğlu yaşananları çok yakından takip ediyor. Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik bir hücum var. CHP içerisinden, parti yönetiminden saldırılar var. 'İşte CHP bu kadar zor durumdayken, karışık durumdayken neden Kemal Kılıçdaroğlu net bir tavır takınmıyor?' şeklinde bazı değerlendirmeler var. Kemal Kılıçdaroğlu, bu değerlendirmelere yönelik hakkını arayan, 'mutlak butlan' için yargıda mücadele eden, kurultayın geçersiz olduğunu savunan kişilere şu ifadeleri kullanıyor; diyor ki:
'Ben bu işi kapatsam, kapatın desem siz gidip Özgür Özel'in arkasında hizalanacak mısınız?' Herkesin hukuki olarak hakkını araması doğaldır diyor. Yine aynı zamanda 'Kurultayda bir haksızlık olduğundan şüphem yok' ifadesini kullanıyor. Yani orada bazı usulsüzlüklerin yaşandığı konusunda Kemal Kılıçdaroğlu'nun da kendi kanaati var, görüşleri var; o da bir haksızlık olduğuna inanıyor.
"YALIM VE BÖCEK'E TANINAN BU KADAR TOLERANS FAZLA"
Özellikle gözaltına alınan, tutuklanan belediye başkanları var. Ona ilişkin de bazı değerlendirmelerde bulunuyor. Diyor ki: 'İşte üç belediye başkanı tutuklandı. Bazı milletvekilleri hakkında fezlekeler hazırlandı. Dolayısıyla CHP yıpranıyor' şeklinde parti yönetiminde değerlendirmeler yapılıyor ancak bunlar CHP'yi yıpratamaz. CHP, 100 yılı aşkın, 100 yıl önce kurulmuş bir partidir. Dolayısıyla CHP tarih içerisinde nelerle karşılaştı; Tahkikat Komisyonları kuruldu, kapatıldı, baraj altında kaldı. CHP'yi bunlar yıpratmadı da bu son yaşanan olaylar mı yıpratacak şeklinde değerlendirmeleri var.
'Partinin zor bir süreçten geçtiğini düşünmüyorum' diyor. Şu ifadeyi de kullanıyor yine; özellikle haklarında yolsuzluk ya da diğer ahlaksızlıktan açılan soruşturmalar olan belediye başkanları hakkında, parti yönetiminin o belediye başkanları arasına mesafe koymamasını da eleştiriyor. Ve diyor ki: 'Özkan Yalım ve Muhittin Böcek'e tanınan bu kadar tolerans fazla.' Biliyorsun Özkan Yalım da çok gecikmeli bir biçimde partiden ihraç edildi.
KILIÇDAROĞLU'NDAN İMAMOĞLU'NA GÖNDERME
Yine Kemal Kılıçdaroğlu'nun dikkat çeken değerlendirmeleri var: 'Ben kişileri değil, parti kimliğini korumaya çalışırdım' diyor. Yani CHP'nin, koskoca mazisi olan köklü bir partinin tek bir kişiyle özdeşleştirilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Orada da Ekrem İmamoğlu'na bir gönderme var. Yani CHP'nin şu anki konumuna, kendini konumlandırmasına baktığımızda; Ekrem İmamoğlu'na kendini adamış bir görüntü çiziyor. Kendini Ekrem İmamoğlu'yla özdeşleştirmiş bir parti görüntüsü var. Dolayısıyla Kemal Kılıçdaroğlu bunun da doğru olmadığını ifade ediyor.
KILIÇDAROĞLU'NA YÖNELİK ÇOK AĞIR İTHAMLAR VAR
Yine dikkat çeken bir ifadesi var. Yani bütün bunlar yaşanırken eğer kendisi şu konumda olsaydı, partinin başında olsaydı ne yapardı? İşte haklarında yolsuzluk iddiaları bulunan kişilerle yollarını ayırabileceğinin mesajını veriyor ve şu ifadeyi kullanıyor: 'Ben kişileri değil, parti kimliğini korumaya çalışırdım. Haksız ithamlarla şüphelileri ayırırdım' diyor. Yani haklarında güçlü delil ve şüphe olan kişilere daha farklı davranabileceğinin mesajını vermiş oluyor. 'Bunlar CHP'yi yıpratmaz' diyor. Bu kişilerle yollar ayrılırsa parti kamburlarından kurtulmuş olur ve yüklerinden kurtulmuş bir vaziyette daha güçlü yoluna devam eder ifadesini kullanıyor.
Tabii yine CHP yönetiminden, parti içinden Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik çok ağır ithamlar ve sözler var. Bu ifadeler, bu ithamlar Kemal Kılıçdaroğlu'nu üzüyor. Kılıçdaroğlu şu ifadeyi kullanıyor: 'Bizi rakip kampa yerleştirdiler.' Yani kendisini CHP yönetimindeki bazı kişilerin rakipmiş gibi gördüğünü ifade ediyor. Dolayısıyla devam eden yargı süreçlerine kendisinin bir müdahalesinin olamayacağını, olayın kendi mecrasında işlemeye devam ettiğini, yargının vereceği kararın beklenmesi gerektiğini söylüyor. Ve hak arama mücadelesinin sanki parti içerisinde bir karşıt görüşmüş gibi ya da karşı bir kampmış gibi değerlendirilmesine de karşı çıkıyor.
KAYNAK: İNTERNET HABER
Yorumlar
Kalan Karakter: