Trabzon’un Şalpazarı ilçesinde yaşanan bayrak krizi, siyasi tansiyonu iyice yükseltti. MHP’li Şalpazarı Belediye Başkanı Refik Kurukız’ın, İYİ Parti İlçe Başkanlığı kongresi için kiralanan salondaki İYİ Parti bayraklarını zorla indirtmesi ilçede sert tepkilere yol açtı. İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın’ın olaya bizzat müdahale etmesiyle kriz büyümeden kontrol altına alındı. Milletvekili Aydın, sırasıyla Trabzon Valisi, Şalpazarı Kaymakamı ve emniyet müdürüyle görüşerek gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını sağladı. Sonuç olarak, İYİ Parti tarafından kiralanan salona Türk bayrağı, Mustafa Kemal Atatürk posteri, İYİ Parti bayrakları ve Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun posteri asıldı.
Burada açık olan bir gerçek var: İYİ Parti, ilçede hatırı sayılır bir seçmen kitlesine sahip ve şehirde milletvekili çıkarabilecek kadar güçlü bir siyasi aktör. Parti, yasal bir şekilde belediye salonunu kiralamış ve kendi siyasi etkinliğini gerçekleştirmek istemiştir. Bu, son derece doğal ve meşru bir durumdur. Partinin bayrağını, liderinin posterini asması da en temel demokratik hakkıdır. Ancak Refik Kurukız, bu meşru etkinliği, siyasi öfkesine yenilerek provoke etmiş, belediye başkanlığı görevinden aldığı gücü bir sopa gibi kullanmaya kalkmıştır. Bu tavır sadece sorumsuzca değil, aynı zamanda antidemokratik ve otoriter bir anlayışın yansımasıdır.
Refik Kurukız ne yazık ki bu tür "şov" hamlelerle sık sık gündeme gelen bir isim. Sadece bu olayda değil, daha önce de hem partisinin il ve ilçe teşkilatlarıyla sorunlar yaşayan, hem de kamuoyunu gereksiz yere meşgul eden çıkışlarıyla dikkat çeken bir profil çiziyor. Ancak bu son hamlesi, eline yüzüne bulaşmış durumda. Çünkü burada ne kamuya hizmet var, ne de siyasi bir başarı. Tam tersine, yerel siyasetin seviyesini aşağıya çeken, küçük düşüren bir yaklaşım sergiledi. Üstelik bu tutum sadece Şalpazarı'nda değil, ülke genelinde de alay konusu oldu.
Gelinen noktada Refik Kurukız’ın siyasi geleceği ciddi bir tartışma konusu haline geldi. Çünkü siyaset, böylesi dar ve otoriter reflekslerle değil, uzlaşı, hizmet ve sağduyuyla yapılır. Bu tarz krizlerle, demokratik teamülleri hiçe sayarak siyaset yapılmaz; yapılırsa da başarı getirmez. MHP Genel Merkezi’nin de bu gelişmeleri dikkatle izlediği ve gerekli adımları kısa süre içerisinde atacağı konuşuluyor. Zira bu tür anlayışların partiyi de kamuoyunda zor duruma düşürdüğü ortada. Belediye Başkanı Refik Kurukız’a açık ve net bir çağrıda bulunmak gerekirse: Artık bu gösteri merakından vazgeçmelidir! Kendisinin görevi şov yapmak değil, halka hizmet etmektir. İlçenize ne kattınız diye sorulduğunda, cevabınız bu tarz krizlerle gündeme gelmek olmamalı.
Gerçekten hizmet etmek istiyorsanız, siyasi rakiplerinizi değil, ilçenizin sorunlarını hedef alın. Ancak görünen o ki sizin böyle bir derdiniz yok!
Yorumlar
Kalan Karakter: