AÇIKLAMALARI YÖNETECEKLERİN KULAĞINA KÜPE OLSUN
Trabzonspor’un ekonomik şartlarının artık altından kalkılmaz noktaya taşındığı sık sık gündeme getirilirken, Olağanüstü Genel Kurul öncesinde Denetleme Kurulu Başkanı Mahmut Ören, düzenlediği basın toplantısında adeta isyan çığlığıyla camiayı uyandırmaya çalıştı. Ören, yaptığı açıklamada, kulübün artık iflas aşamasına geldiğini, özkaynakların – 2 milyar lirayı aştığını, artık durumun sürdürülemez olduğunun altını çizdi ve seçilecek yönetime de, camiaya da önemli mesajlar verdi. Ören sorunları sıralarken, “ • Trabzonspor’un sorunlarının çok ağır olduğunu, • Ekonomisinin taşınamayacak boyutlara ulaştığını, • Daha önceki durum ne kadar kötü ise şimdiki durumun daha da vahim olduğunu,• Trabzonspor Başkanı ve Yönetim Kurulu’nun işlerinin çok zor olduğunu, • Bu durumdan sadece Trabzonspor camiasının tek vücut olarak kurtulabileceğini, • Trabzonspor’un kurtuluş reçetesinin, kuruluş ayarlarına geri dönülmesiyle mümkün olabileceğini, • Kurtuluşun özümüze, yani altyapıya dönerek, üretimle mümkün olabileceğini vurgulamıştık.”
KİBİRLİ İNSANLAR BU KÜLÜBÜ TARİH SAHNESİNDEN SİLECEK
“Ve şunları söylemiştik. 56 yıllık Trabzonspor tarihi içinde, ilk 10 senede 6 şampiyonluk kazanan yöneticilerle, son 39 yılda 2 şampiyonluk kazanıp ekonomik başarısızlık yaşayan yöneticiler arasında en belirgin fark, akılcı bir öz güven ile içgüdüsel arayışlara dayalı panikçi bir duygu olduğu açık seçiktir. Başarısızlıktaki en büyük neden bir şehrin üreterek ortaya çıkardığı Trabzonspor'un varoluş değerlerine yabancılaşmış, bencil ve popülist bu yönetici profilidir. Şu andan itibaren Trabzonspor küllerinden ya yeniden doğacak ya da diğer kulüplerin başına geldiği gibi tarihin tozlu sayfalarında yerini alacaktır. Özgür iradesini ve bilincini ortak akla dönüştüremeyen, kibirden kurtulamayıp Trabzonspor üst aklına geçemeyenlerin Trabzonspor’a yaşatabileceği tek şey, tarih sahnesinden silinmektir.” şeklinde ifade ettiğimiz, Tespitlerimiz bugün de aynen güncelliğini korumakta ve devam etmektir. “
ŞAMPİYONLUK ÇARESİZLİĞİN ÜSTÜNÜ ÖRTMÜŞTÜR
“Kulüplerde yaşanan bu ekonomik çöküntü, mevcut sportif ve idari kadrolarda küçülmeyi ZORUNLU kılmaktadır. Ancak bu küçülme, kulübü beklenen hedefin çok uzağına da itebilir. Bu nedenle bir taraftan borç azaltırken, diğer taraftan de hedefsiz kalınmamalıdır. Herkes saha sonuçlarını değil kulübü kurtarmayı hedeflemelidir. Ayrıca meselelere de sadece skor odaklı bakılmamalıdır. Çünkü bu, yönetenler üzerinde, galipsen "çok başarılı", yaptığın işler tümüyle "doğru", mağlupsan "çok başarısız", yaptığın işler "tümüyle yanlış" algısı oluşturarak, tribünlere sirayet edip yönetenler üzerinde olumsuz baskıya yol açarken, yeni yanlışlar yaptırmaktadır. Değerli basın mensupları ve kamuoyu, Geçen sezon kazanılan şampiyonluk hiç şüphesiz çok önemli olsa da kasadaki çaresizliğin üstünü örtmüş ve sorunları bugünlere taşımıştır. Aslında şampiyon olunduğu için değil, süreç yönetilemediği için borç artmış ve gelirler, giderler belli olmasına rağmen şampiyonluk sonrası bilinçsizce yapılan transferler borcu daha da artırmıştır. Halbuki yeni oyunculardan çok daha iyi, çok daha uygun maliyetli oyuncular transfer edilebilirdi. Aksine Dünyanın hiçbir ülkesinde rastlanamayacak bir durumla şampiyon olan takıma 15 transfer yapıldı. Şampiyonluğun getirdiği maddi ve manevi kazanımlar akılcı kullanılabilseydi, ekonomik durum bugün daha rahat olurdu”
AKLA DAYALI UYARILARA KULAKLAR TIKANDI
“Gerçekçi olup şampiyonluk tahvilini zamanında paraya çevirmeyenlerin, kulübe getirdiği kasa zorluğu için illaki bir sorumlu ararsak, emin olun bu duruma sesiz kalan, destek veren herkes pay sahibi olur. Bu noktada ise biz kulüp yönetimlerini değerlendiririz, binlerce kişiye rağmen yanlışa "yanlış" diyemeyenlerin organizasyonunu eleştiririz. Geçmişte teknik direktör, sportif olarak transferlere “olur” vermiş olabilir ancak, mali ve idari olarak sorumlu olan Yönetim Kurulu’nun bu transferleri yapması kabul edilebilir bir iş değildir... Oysa kentin yetiştirdiği yöneticilerinin gayreti, teknik direktörlerinin emeği ile altyapıdan oyuncu yetiştirmekte büyük marka olmuş bir kulübün, yetiştirdiği oyunculardan faydalanmak yerine, yıllarca orantısız yabancı oyuncu transfer etmesi, borç birikiminde de büyük etken olmuştur. Artan borç yığınına karşı bu, tamamen popülist bir davranıştır. Bu konuda yıllarca akla dayalı yapılan uyarılara kulaklarını tıkayan yöneticilerin ya da Trabzonspor’un var oluş değerlerine yabancılaşmış popülist yöneticilerin, yığınla yaptığı fahiş transferlerle kurulan kadrolarda fazlaca yabancı oyuncu bulunması ve bunların sözleşmelerinin Euro cinsinden olması sebebiyle artan kur farkıyla sözleşme bedellerini ödemek için kullanılan banka kredi faizlerinin etkileri bugünkü ekonomik durumu çok net yansıtmaktadır.”
DEVLET YARDIMI OLMADAN BU BORÇLAR ÖDENEMEZ
“Sevgili Trabzonsporlular, Denetim Kurulu raporunda yazılı öz sermayenin eksi 2 milyar 157 milyon lira olma; “Trabzonspor, tüm futbolcularını, gayrimenkullerini, yani her şeyini satsa borcunu karşılayamaz” anlamını ortaya koymaktadır. Ayrıca bağımsız denetçi de; “İşletmenin olağanüstü seviyedeki öz sermaye kaybının Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesinde göre "Şirket borcunun sürdürülebilir olmadığına” dikkat çekmiştir. Maalesef yıllardır kentin kulüpçülük kültürünü alamamış, hayatını popülistlik üzerine kurmuş insanlar, yönetimlerde çoğunluk olunca bu son kaçınılmaz olmuştur. Asıl üzerinde durulması gereken yer de çarkın bundan sonra nasıl döneceğidir. Artık Trabzonspor için kaos değil, acil çözüm üretmek ve şapkayı önümüze koyup, karar verme zamanıdır. Camia da iyi bilmekte ki; “hep birlikte maddi manevi destek olsak dahi devlet yardımı olmadan borçlar ödenemez,” sadece ötelenir. Bu için yönetimle birlikte camia da acilen “ne istiyoruz? ve ne yapalı” sorusunu tartışarak cevap bulmalı, mutabakata varmalı ve taraftarları bilgilendirmek, bilinçlendirmek şartıyla da hareket etmelidirler. Sesi yüksek olanların değil, sözü yüksek olanların oluşturduğu yönetimlerin elbirliğiyle;
YÜKSEK PARA KAZANANLAR GÖNDERİLMELİDİR
1- Repütasyon/İtibar, 2- Bilanço Yönetimi, 3- Avrupa kupaları, 4- Şampiyonluk gibi çok önemli hedefleri belirlenmeliler, İlk İkisini sabırla yerine getirilmeliler Maceraperest kişilere ve projelere itibar etmeden, hedefler doğrultusunda, gerçekçi bütçeler yaparak, ona sadık kalarak kulübün ödeyebileceği maaş bütçesi ile takım kadrosu kurmalıdırlar. Ayrıca gider kalemlerimize baktığımızda faiz, futbolcu, teknik kadro maliyetlerimiz çok yüksektir. Bu nedenle İzleme Komitesince beğenilen bütçeye uygun yerli, yabancı oyuncuları, teknik direktör onayıyla transfer edilmelidirler. Altyapıdan kadroya mutlaka oyuncu katmalıdırlar. Sezon başı borca borç bindirerek yapılan maliyeti çok yüksek 15 transferden yüksek bonservis bedel getirebilecek olan futbolcular göndermelidirler Teknik kadro dışında pirim dağıtılmamalı, her alanda tasarruf uygulamalıdırlar. Kişilerin değil, kurumun istikbalini düşünerek yeni bir yapılanmayla geleceğin iskeletini yaratıp, üst sıralara oynayacak daha düşük maliyetli, daha genç, daha dinamik bir takım kadrosu oluşturmalıdırlar.”
FUTBOLCU BÜTÇESİ 18 MİLYON EURO’YU AŞMAMALI
“Mevcut 41 milyon Euro olan futbolcu bütçesinin sürdürülebilir maaş bütçesi olmadığından, 18 milyon Euro civarına indirmeliler ve adım adım hedeflere yürüyerek, borcu çevrilebilir bir noktaya getirmelidirler…! Bunun için Trabzonspor yönetim kurulunda bulunmaya talip olanlardan daha çok yönetmeye talip olan nitelikli kişilerin olması, tek karar verici patron başkan anlayışından sıyrılıp, ortak akıl taşıyan ekip anlayışına geçilmesiyle, borç verip ekonomik katkı sağlayanlar kadar, zamanını kulüp için harcayanlar, çözüm üretecek, bilgili, nitelikli ve liyakat sahibi olanların görev almaları hayati önem arz etmektedir. Kanaatindeyiz.”
Yorumlar
Kalan Karakter: