‘Vatandaş Soruyor, Başkan Cevaplıyor’ programı kapsamında Araklı Belediye Başkanı Hüseyin Avni Coşkun Çebi, bugün vatandaşın karşısına çıktı. Başkan Çebi’nin sürekli aynı vaatlerde bulunması, belediye olarak ilçenin gelişimine katkı sunabilecek yeni projeler ortaya koyamaması, Araklı-Bayburt Yolu Projesi gibi devletin yürüttüğü projeleri sanki belediye yapıyormuş gibi kamuoyuna sunması ilçede eleştirilere neden oldu. Programı yakından takip eden Saadet Partisi Araklı İlçe Başkanı Ümit Çebi, Hüseyin Avni Coşkun Çebi’ye sert sözlerle yüklendi. Çebi, belediye başkanı Çebi’nin açıklamaları “La Fontaine Masalları”na benzetti.
İşte Ümit Çebi’nin o açıklaması:
ARAKLI MASAL DEĞİL, HİZMET BEKLİYOR!
Bugün Araklı Belediye Başkanı ve Akp ilçe yönetiminin gerçekleştirdiği vatandaş soruyor başkan cevaplıyor adlı halk buluşmasında yine çokça söz söylendi, ancak Araklı’nın gerçek sorunlarına dair somut bir karşılık ortaya konulmadı. Araklı halkı artık masal değil, hizmet beklemektedir. Araklı merkez başta olmak üzere sokaklarımız adeta patates çukurlarına dönmüş durumdadır. Kazma vurulan yollar ve caddeler günlerce, hatta aylarca olduğu gibi bırakılmakta; vatandaş günlük yaşamda ciddi mağduriyet yaşamaktadır.
HAYALLE DEĞİL İCRAAT İLE YÖNETİLİR
Bir ilçe, sürekli vaatlerle ve “yarın yapılacak” söylemleriyle yönetilemez. Araklı hayallerle değil, icraatla yönetilmek zorundadır. 50 mahallemizde yol, su, çevre ve temizlik sorunları devam ederken; vatandaşın önceliği konuşmalar değil, çözümdür. Çöp konteynerleri taşmakta, altyapı sorunları büyümekte, planlama eksikliği ise her geçen gün daha görünür hale gelmektedir. İlçemizin en temel problemlerinin başında çöp sorunu gelmektedir. Çöp tesisi meselesinin çözüleceği ifade edilmesine rağmen, süreç halen neticelendirilmemiştir. Mahallelerde taşan konteynerler, düzensiz toplama ve çevreye yayılan kötü görüntüler Araklı’da yaşam kalitesini olumsuz etkilemeye devam etmektedir.
TAM BİR ÇELİŞKİ…
Bir diğer önemli sorun maden faaliyetleridir. İlçemizin doğasını, suyunu ve yaşam alanlarını tehdit eden bu süreç karşısında yeterli ve etkin bir koruma yaklaşımının ortaya konulmadığı görülmektedir. Araklı’nın geleceği, geri dönüşü olmayan çevresel tahribatlara teslim edilemez. Turizmden bahsedilen bir yerde, doğayı tahrip eden uygulamalara sessiz kalınması da ayrı bir çelişkidir. Yeşili korumadan, geleceği inşa etmek mümkün değildir.
Yorumlar
Kalan Karakter: