Saadet Partisi Ortahisar İlçe Başkanı Burak Turhan ve beraberindeki partililer Karadeniz Bölgesi'nde artan maden ruhsatlarını protesto etti. Başkan Turhan ve partililer yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından Meydan’da Başkan Turhan bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Turhan, bölgenin doğal varlıklarının ranta kurban edildiğini savunarak “Karadeniz'i şirketlerin kar hırsına teslim etmeyeceğiz" dedi.
İşte Turhan’ın açıklaması:
Bugün burada Karadeniz'in geleceğine; toprağımıza, suyumuza, ormanımıza, yaylamıza ve çocuklarımızın yarınlarına sahip çıkmak için toplandık.
Çünkü maalesef ki mesele bugün birkaç maden ruhsatından ibaret değildir.
Bugünkü mesele bir anlayış meselesidir. Bu anlayışın adı da ranttır, talandır, parayı ve çıkarı önceleyen düzendir.
Ne yazık ki muktedirler yıllardır Karadeniz'e aynı gözle bakıyor.
Dere gördüler, HES yaptılar.
Dağ gördüler, taş ocağı açtılar.
Orman gördüler, maden sahası ilan ettiler.
Yayla gördüler, beton döktüler.
Şimdi ise Karadeniz'in neredeyse tamamını ruhsat haritalarıyla kuşatma altına almış durumdalar.
Soruyoruz:
Bir bölgenin yüzde 80'lere varan kısmı maden ruhsatlarıyla kaplanmışsa bunun adı kalkınma mıdır, yatırım mıdır?
Yoksa bunun adı doğanın bir avuç sermaye grubuna teslim edilmesi midir?
Biz sizin yerinize cevap verelim: Bu, yandaşlarınıza peşkeş çekmenin adıdır.
Ama bilin ki:
Karadeniz bir yaşam kültürüdür.
Karadeniz fındıktır, çaydır, arıcılıktır, hayvancılıktır.
Karadeniz yayladır, ormandır, sudur, milyonlarca insanın ekmeği ve geleceğidir.
Ama ne yazık ki iktidar yıllardır Karadeniz'i çıkarılacak cevherlerin bulunduğu bir maden deposu olarak görüyor.
Oysa maden yenmez, Bakır içilmez.
İnsanı yaşatan temiz su, Verimli toprak, Sağlıklı doğa, Yaşanabilir çevredir.
Değerli Arkadaşlar:
Bir ağacın yetişmesi onlarca yıl, bir ormanın oluşması yüzyıllar alıyor.
Ama bütün bunları yok etmek için birkaç iş makinesi ve birkaç imza yetiyor.
İşte bu yüzden; atalarımızdan ödünç aldığımız bu toprakları birkaç şirketin bilançosuna kurban etmeyeceğiz.
Biz çocuklarımıza kurumuş dereler, kesilmiş ormanlar ve zehirlenmiş topraklar bırakmayacağız.
Elbette ki bölgemizde yapılacak olan kalkınmalara, üretimlere, istihdamlara karşı değiliz.
Biz talana karşıyız.
Biz bir avuç rant çevresi kazanacak diye milyonların kaybetmesine karşıyız.
Bir avuç şirket büyüyecek diye Karadeniz küçülemez.
Karadeniz'i şirketlerin kar hırsına teslim etmeyeceğiz.
Gün:
Ormanlarımızı, yaylalarımızı, derelerimizi ve tarım alanlarımızı koruma günü.
Bilimi dinleme, Halkın sesine kulak verme günüdür.
Çünkü bu topraklar gelecek nesillerin de hakkıdır.
Ve unutulmasın;
Bir ülkenin gerçek serveti akan dereleri, yeşil ormanı, üreten çiftçisi, temiz havası, bereketli toprağıdır.
Bu yüzden bugün hep birlikte:
YAŞAM İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ!
ORMANLARIMIZI SAVUNACAĞIZ!
SULARIMIZI SAVUNACAĞIZ!
YAYLALARIMIZI SAVUNACAĞIZ!
ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ SAVUNACAĞIZ!
Yorumlar
Kalan Karakter: