İYİ Parti Araklı İlçe Başkanı Ali Osman Gümüştaş, Sorumlu Müdürümüz Hüseyin Terzi'ye önemli açıklamalar yaptı. Başkan Gümüştaş, Araklı’nın sorunlarını masaya yatırdı. Gümüştaş, turizmin göz bebeği Turup’ta ihalenin iptal kararı ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Mahkeme kararı ile yürütmeyi durdurma kararı verilen altın madeni ile ilgili önemli tespitlerde bulunan Gümüştaş, ilçenin kanayan yarası, çevreye kötü koku yayan çöp tesisi ile ilgili de sorunun çözüleceği yönündeki söylemlere de inanmak istediğini ifade etti. Araklı’da altyapı çalışmalarının bir an önce başlatılması gerektiğini ifade eden Gümüştaş, bu konuda TİSKİ’ye ve Araklı Belediyesi’ne çağrıda bulundu. İlçede eğitim sorununa da dikkat çeken Gümüştaş, nitelikli okul sayısının artırılması gerektiğini vurguladı. İlçede istihdam alanlarının kısıtlı olmasından ötürü gençlerin çay ocakları ve kahvehanelerde geleceklerini yok ettiklerini belirten Gümüştaş, gençlere sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi. Araklı Belediye Başkanı Hüseyin Avni Coşkun Çebi’yi de eleştiren Gümüştaş, verilen sözlerin hep havada kaldığına işaret etti.
İşte Gümüştaş’ın o açıklamaları:
BELEDİYE BAŞKANININ TAAHHÜDÜ VARDI
Geçtiğimiz günlerde Araklı’nın gözbebeği ve turizme kazandırılması planlanan Turup’ta diğer siyasi partilerin ilçe başkanları ile birlikte ortak bir basın açıklaması yaparak Turup’un özel şirkete verilmesine karşı çıktınız. Siz Turup’ta ne yapılmasını istiyorsunuz?
Araklı hepimizin. Ortak fikirler üretebilmeliyiz. Turup, Araklı’nın can damarı, nefes borusu… Biz orada Turup’un Araklı’nın ortak yaşamı olarak kalması yönündeki tavrımızı ortaya koyduk. Turup bölgesi Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı bir yer. Mesire alanı, halk ormanı…Belediye başkanımızın seçim öncesi ve sonrası Turup’u halka açık bir hale getirip daha kullanışlı, halkın daha rahat edebileceği bir ortama dönüştüreceğine dair taahhütleri vardır. Biz de bu taahhütleri takiben Turup’u takip ediyorduk.

TURUP HALKA AİT OLMALIDIR
Turup’un bayram tatiline sıkıştırılan ihale ilanıyla ihaleye çıkacağını gördük. Burada bir sıkıntı olacağını düşündük. Çünkü herkese açık bir ihale. Açık artırma ile olan bir ihale! Burası özel şahsa verildiğinde ticari maksatla işletildiğinde halkımızın oradan menfaat elde edemeyeceğini, faydalanamayacağını düşündüğümüz için siyasi parti ilçe başkanları ile bir fikir alışverişinde bulunduk. Buranın halkta kalması ve kamuya ait olması gerektiğini düşündük. Ayrıca oranın belediyenin kontrolünde olması gerektiği fikrine vardık. Turup’un vatandaşların ailesiyle birlikte pikniğini yapabileceği ve yaz aylarında nefes alabilecekleri bir alan olarak kalmasını arzu ettik.

BELEDİYELER HALKIN MENFAATİ İÇİN
HARCAMALARI GÖZE ALABİLMELİ
Biz belediye başkanına şunu sorduk: Turup bir protokolle Orman Bakanlığı tarafından Araklı Belediye Başkanlığına kamu yararı gözetilerek devretmek istendiğini sizin ise kabul etmediğiniz iddiaları var? Doğru mu diye… Belediye başkanının ifadesi şuydu: Evet, bizim oraya aylık 300-400 bin liralık aylık giderimiz olacaktı. Bu şekilde almış olsaydık, bir yatırım da yapamayacaktık. Dolayısıyla 300-400 bin lirayı halkın refahı için harcayamayacağını ifade etti. Bana göre çok talihsiz bir açıklama oldu. Belediyeler kar amacı gütmeksizin halkın refahı için bir takım şeyleri harcamayı göze alabilmeyi bilmelidir.
İHALE İPTAL KARARI HAYIRLI OLMUŞTUR
Kamu yararı olacak, halkçı belediye olacak. Bizim temennimiz de bu yöndeydi. 6 siyasi parti ilçe başkanı ile yaptığımız ortak açıklamanın sonra duyarlı olan, AK Parti içerisinde de bu konuya duyarlı olan bizim gibi düşünen arkadaşlarımızın var olduğunu biliyorum. Onlara da teşekkür ediyorum. Onların da girişimleriyle vatandaşın da göstermiş olduğu tepkiye duyarsız kalamadılar dolayısıyla ihalenin iptali söz konusu oldu. Bu iptal kararı hayırlı olmuştur.
VİCDANI KÖR SERMAYE
TEKRAR SALDIRACAK
Diğer belediyeler de olduğu gibi halk ormanı olarak halka açık bir alan olarak kalması yönünde tavrımızı ortaya koyduk. İnşallah öyle kalacak. Ama orası devasa büyüklükte bir bölge. Turup 20 yıllığına ihaleye çıkmıştı. Ben o saldırıların duracağını düşünmüyorum. Vicdanı kör sermayenin tekrar oraya saldıracağını düşünüyorum ama biz de bu konudaki irademizi ortaya koyduk. (4.02)
TURUP’TA TİCARİ AMAÇ GÜDÜLMEMELİ
Turup’un atıl halde kalmasının da kimseye bir faydası yok. Peki sizce Turup’ta ne yapılmalı?
Mesela benim şahit olduğum İnegöl Belediyesi, Giresun Ünye Belediyesi var. Belediyenin kontrolünde. Halkın gidebileceği yerler. Belki orada bir büfe vardır. Çay, simit satılabilir. Çay, simidin karşılığında oradaki giderler karşılanabilir. Ama ‘Buradan kar edelim, belediyemize girdi sağlayalım’ şeklinde bir ticari mantıkla bakıldığında o zaman Turup’tan halkın yararına bir sonuç elde edemiyorsunuz.
İNEGÖL VE GİRSUN’DA TURUP BENZERİ YERLE VAR
İnegöl’de Turup benzeri yerler var. Gidiyorsunuz vatandaş olarak oturuyorsunuz. Orada belediye barbeküler yapmış, barbekülerde mangalınızı yapıyorsunuz. Giresun’da da Turup benzeri bir yer var. Orada da araştırma yaptık. Belediye orada mangalları, kömürleri hazırlamış. Vatandaş çok cüzi paraya gidip orada mangalını yakabiliyor. Ailesiyle pikniğini yapıyor. Belediye oranın masrafını o küçük katkılarla karşılıyor. Halkta kendine ait olduğu yerde rahat ediyor. Turup, Araklı’nın sosyalleşmesine de katkı sağlar. Araklı’da 49 bin nüfusumuz var. Vatandaşlarımızın oraya giderek hemhal olabileceği bir yer olarak Turup’u düşünüyoruz.
BAŞKAN YANIMIZDA OLACAĞIMIZI SÖYLEMİŞTİ AMA…
Samsun Bölge İdare Mahkemesi, Erikli’de firma tarafından siyanürle altın arama çalışmaları öncesi yapılan sondajla ilgili yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Burada son durum ne?
Altın madeni ile ilgili en başından başlayalım. Basına hiç demeç vermeden önce bir heyet halinde sayın belediye başkanı ile görüştük. Altın madeninin en tepe noktasında olmasından ötürü Araklı’yı olumsuz yönde etkileyeceğini, Araklı’nın sosyal ve ekonomik olarak geriye gideceğini söyledik. Belediye başkanımız da aynen şu ifadeyi kullandı: ‘Ben, sizin önünüze geçip afiş asamam ama ben sizin yanınızdayım. Avukat tutun, ücretini ben ödeyeyim’ dedi. Biz de tamam dedik. Bizim de siyasi olarak hiçbir açıklamamız olmadı.
YAVUZ AYDIN VEKİLİMİZLE GİTTİK
Gece yarısı orada faaliyet yapıldığında Yavuz Aydın vekilimizle oraya gittik eylemlere katıldık. Gece 12 gibi oraya gittik. Jandarma ekiplerimiz 9-10 vatandaşımızı almıştı. Vekilimizin müdahalesi ile onlar bırakıldı. Ama araçlar yukarıya çıktı, onların amacı hasıl oldu. Bizim oradaki amacımız şu, orada doğaya verilecek tahribat telafi edilemeyecek bir tahribat. Bizim orada iddiamız şuydu, sondaj çalışması yapılırken oradaki su kaynaklarımız ya alan değiştirecek ya da kaybolacak.

SAMSUN İDARE MAHKEMESİNDEN
DERS NİTELİĞİNDE KARAR
Meralar ve yaylalar amacı dışında kullanılmaması gerekir. Orada hayvancılık yapılıyor. Meralar ve yaylalar, insanlar nefes alabilecekleri ortak alanlardır. Ormanlarımız ortak alanlarımızdır. Orada çıkarılacak olan altın madeninin sulara vereceği kimyasallarla beraber Araklı’da yaşam kalitesinin çok fazla düşeceğini söylemiştik. İnsanların sağlığının bozulacağını ifade etmiştik. Samsun Bölge İdare Mahkemesi bizi haklı buldu. Oradaki zararların geri dönüşü olmayacağını belirterek yürütmeyi durdurma kararı verdi. Biz hukuk çerçevesi içerisinde mücadele etmeye devam edeceğim Samsın Bölge İdare Mahkemesi bence ders niteliğinde bir karar verdi.
FİRMANIN İŞİNE GELEN AÇIKLAMALAR
Bizim beklentimiz şuydu, mahkemenin vermiş olduğu karardan sonra bizim belediye başkanımızdan şehrül emin olarak şunu beklerdik; ‘Bir durun bakalım arkadaşlar, mahkemenin verdiği karar çok doğru bir karardır. Bu karar varken siz buraya hiçbir şekilde gelemezsiniz’ şeklinde açıklama yapmasını beklerdik. Belediye başkanımız çok talihsiz bir açıklama yaparak siyanürün çok pahalı bir madde olduğunu dolayısıyla firmanın bunun bir gramını dahi heba etmemek için çok güzel muhafaza edeceğine dair talihsiz bir açıklama yaptı. Bu açıklama firmanın işine gelen bir açıklamaydı. Yani böyle bir açıklama yapma ihtiyacı duyduğu bilemiyorum.
BAŞKAN ÇOK TALİHSİZ AÇIKLAMA YAPTI!
Biz, Türkiye’deki maden ocaklarına bakarak burada çalışacak insan sayısının çok yüksek olmayacağını dolayısıyla ekonomik olarak da Araklı’ya çok fazla bir şey katmayacağını söyledik. Sayın belediye başkanı ise 2 bin kişi çalışacak diyerek çok talihsiz bir açıklama yaptı. Belediye başkanı 2 bin çalışacak derken aslında şunu söylemek istedi. ‘Sakın ha maden karşıtlarının yanında gözükmeyin, onlarla beraber olmayın, yarın o 2 bin kişinin arasında siz olabilirsiniz’ diye bir mesaj vermiş olmuyor mu? Bu açıklama bizim mücadelemize zarar vermez mi?
SÖYLEMLER EYLEME DÖNÜŞMELİDİR
Oysa belediye başkanı sayın Çebi’nin ilk açıklamalarına baktığımızda halkın yanında olduğunu görebiliyoruz. Sonrasında sizce ne değişti? Neden vatandaşın karşısında olan açıklamalar yapmaya başladı?
Söylemler, eylemlerle örtüşmüyorsa itibar çok fazla kalmıyor. Ben söylemin eyleme dönüşmesi gerektiğini düşünürüm. Başkanın, bu ifadeleri tam da maden şirketinin istediği ifadeler. Maden şirketinin sanki sözcülüğünü yapar gibi bir pozisyona kendisini düşürdü. Ben bunları kendisine yakıştıramadığımı daha önce söyledim, şimdi de söylüyorum. Araklı hepimizin. Araklı’dan başka bizim yaşayacak olduğumuz alanımız yok.
BELEDİYE BAŞKANI ARAKLI’DA YAŞAYACAK MI?
Sayın belediye başkanının siyasetten sonra yaşam planları arasında Araklı var mıdır? Bilmiyorum! Ama bizim başka planımız yok, biz Araklı’da yaşıyoruz. Belki onun başka alternatif fikirleri vardır. Araklı’nın bugününü ve yarınını yok etmeyelim. Çocuklarımıza bırakacağımız mirasımız olsun.
İLÇEMİZ TALİHSİZ VE SAHİPSİZ!
Araklı’nın Taşönü Mahallesi’nde çöp tesisi de Araklıların büyük bir imtihanı. Yıllardır çevreye verdiği zararlar bir türlü engellenemiyor. Son süreçte ise sorunun çözüleceği yönünde hep sözler veriliyor. Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Avni Coşkun Çebi yine söz verdi, sorun çözülecek diye. Siz sorunun çözüleceğine inanıyor musunuz?
İnanmak istiyorum. Ama geçmişte verilen birçok sözün tutulmadığını görünce tabii biraz ihtiyatlı yaklaşıyoruz. Çöp tesisine gelince, ne yazık ki Araklı çok talihsiz, Araklı çok sahipsiz… Araklı’da geçmişteki siyasetçilerin kalıcı olarak bıraktıkları eserlerin başında çöp tesisi var. Denize sıfır olan bir ilçeyi denizden mahrum bırakmak var. Kalıcı eserler arasında da şimdi de en tepe noktamızdaki altın madeni olayı var. İnşallah mücadelemiz sonuç verecektir o olmayacaktır. Kalıcı eserler bunlar. Uzun yıllar iz bırakmış eserlerdir. Bunu konuşanlar insanlar da geçmişte bunlara hizmet edenleri yad edeceklerdir diye düşünüyorum!
BEN BELEDİYE BAŞKANININ
KANDIRILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM
Sayın başkanın çöp tesisi ile ilgili birkaç açıklaması oldu. Bir hafta içinde başlanacak dendi. Bir hafta içerisinde başlanılacak denilen yer birkaç hafta geçmesine rağmen olmadı. Şimdiki son açıklamasında orada 2 ay içerisinde yapılan çalışmayla oradaki kokunun yüzde 90’a yakın bertaraf edileceğini söyledi. Umarım, temenni ederim belediye başkanı bu konuda bu sefer doğru söylemiş olsun. Onu yanıltmamışlar olsun. Ben belediye başkanının kandırıldığını düşünüyorum. Belediye başkanının düştüğü müşkül durumun farkındayım. Ama bu kadar da kolay söz verilmemesi lazım. İnşallah son sözü olur. İnşallah bundan sonra tekrar bir söz verme ihtiyacı duymaz!

BAŞKANIN HAKLI ÇIKMASI İÇİN
DUA EDİYORUM
Ben belediye başkanının haklı çıkması gerçekten dua ediyorum. Ama bizim de yapmış olduğumuz araştırmaya göre buranın yüzde yüz kokudan muaf hale gelebilmesi için minimum bir buçuk yıla ihtiyaç var. Amerika’ya yeniden keşfetmiyoruz. Ama belediye başkanı 2 ay demiştir! Bugün buradan çöp tesisi kaldırılması zor ama çöp tesisi rehabilite edilebilir, kokusuz hale getirilebilir. Halkın sağlığına ve çevreye zarar vermeden işletilebilmesinin mümkün olduğunu düşünüyoruz. Bunun için de yatırım ve altyapı gerekiyor. Belediye başkanı 2 ay içerisinde demiştir. Umarım 2 ay içerisinde tamamlanır. Yaz aylarında inşallah kimse sıkıntı çekmez.
ALTYAPI İLE İLGİLİ HENÜZ BİR ÇALIŞMA YOK
Eylül 2024’te ilimizde şiddetli yağışlar sonrası Yomra, Araklı, Arsin ve Sürmene ilçelerimizde sel ve heyelanlar olmuştu. Özellikle Araklı ilçesi bu sel ve heyelandan çok fazla görmüştü. İlçe merkezi tabiri caizse denize dönmüştü. Altyapının yenilenmesi için TİSKİ ile bir ortak çalışma yapılacağı söyleniyordu. Gelinen noktada çokta fazla bir çalışma göremiyoruz. İlgili yetkililere bir çağrınız var mıdır?
Eylül 2024’te çok şiddetli bir yağmur yağdı. Bu şiddetli yağmura hiçbir altyapının dayanabilme gücü yoktu. Önce bunu belirtelim. Ama zararları azaltabilme ihtimalimiz vardı. Araklı’nın ciddi bir altyapı sorunu olduğunu sayın belediye başkanımız söyledi. Ama bir önceki belediye başkanımızın bırakıp giderken ‘Araklı’da eksik bıraktığımız hiçbir yer yok’ diye bir ifadesi vardı. Bugün geldiğimiz noktada mevcut belediye başkanımız sayın Dr. Coşkun Çebi, Araklı’nın çok büyük altyapı sorunları olduğunu söylüyor. Su şebekelerinin çok eski olduğunu söylüyor. Bunlar Büyükşehir’in hizmet ağında olan yerler. Araklı’da şiddetli yağıştan, selden en fazla zarar gören yer Akbank’ın olduğu cadde. Şehir merkezinin tam ana caddesi. Sayın başkan, burayla ilgili Büyükşehir Belediyesi ile bir çalışma yapılacağını söyledi. Henüz bir şey yapılmadı. Zaman konusunda bir zaman verilmedi. Onun haricinde Trabzon ve Rize caddelerinin kaldırımlarının yeniden sökülüp daraltılarak oraya bir araçlık daha yer verileceği akabinde parkomat yapılarak orada kısa süreliğine araç parkına izin verileceği söyleniyordu. Bu konuda da herhangi bir zaman yok.

BÜYÜKŞEHİR’E ÇAĞRIM VAR
ARAKLI’NIN ALTYAPISI SIKINTILI
Büyükşehir’e şu çağrıyı yapmak istiyorum. Araklı’nın altyapısı sıkıntılı. En ufak yağmurda Araklı’da iş yerleri sular altında kalıyor. Çok büyük zararlara sebebiyet veriyor. Mümkünse sayın belediye başkanının bu Araklı’nın altyapı sorununa bir an önce eğilmesini rica ediyoruz. Çok ciddi bir sorun. Biz bu sorunları sürekli belediye başkanı üzerinden söylüyoruz ama Araklı’daki siyasetçilerin de elini taşın altına koyması lazım. AK Parti Araklı ilçe başkanı var. Onların da bu işleri takip etmesi lazım. Neden belediye başkanı üzerinden eleştirilerimizi getiriyoruz. Çünkü bütün sorunları belediye başkanı üzerine alıyor. Biz de bunun için eleştiri yapıyoruz. Ama herkesin elini taşın altına koyması gerekir. İvedilikle Araklı’nın altyapı sorunun çözülmesini bekliyoruz. Bizim de sunabileceğimiz bir katkı varsa bu katkıyı sunmaya hazırız. Büyükşehir ve Araklı Belediyesi’ne çağrımızdır, altyapı sorunu bir an önce çözülmelidir.
YÖNETENLER, ARAKLI’YI
YAŞANAMAZ HALE GETİRİYOR!
Araklı göç vermeye başladı. Sizce bu göçün nedenleri neler?
Araklı’mız bizim Ortahisar’dan sonra 3’üncü büyük ilçemizdi. Yatırımlar da nüfus oranına göre veriliyordu. 52 bin olan nüfusumuz 49 binlere düşmüş! Araklı’yı yönetenler, sivil toplum kuruluş temsilcileri ve tüm paydaşlar, Araklı’da nüfusun azalışının nedenlerini araştırmadan Araklı’da bir arpa boy yol olmamız mümkün değil. Daha yaşanabilir bir Araklı vaadiyle sürekli seçilen insanların Araklı’yı gitgide yaşanamaz hale dönüştürdüklerinin farkındalar mı acaba? Burada memurluk yapan, iş yeri olan insanların birçoğunun Araklı’da oturmayı tercih etmemelerinin sebebini Araklı’yı yönetenlerin bulamadıktan sonra Araklı’da bir arpa boyu yol alma şansımız yok. Bunların sebeplerini oturup düşünmek lazım, araştırmak lazım ve çözüm üretmek lazım. Çözüm üretemediğiniz takdirde bu Araklı’nın gitgide yaşanamaz hale gelişi süreci devam edecektir.
ARAKLI’DA ÇOK BÜYÜK EĞİTİM SORUNU VAR
Araklı’da çok büyük eğitim sorunu var. Eğitim sorununu halletmeden Araklı’da yaşam kalitesini artırma şansımız yok. Bugün Araklı’da nitelikli bir tane okulumuz yok. Yani puanla tercih edilebilecek bir tane okulumuz yok. Öğrencilerin kaliteli bir okul kazanır, kaliteli bir üniversite kazanır diyebileceğimiz bir tane nitelikli okulumuz yok! Nicelik ve nitelik anlamında eksiğimiz var. Nitelikli okulumuz hiç yok. Bir tane markalaşmış bir okulumuz vardı. Araklı Anadolu Öğretmen Lisesi. Oradan çok kaliteli insanlar yetişti. Sayın Hasan Suiçmez yönetiminde okuldan çıkan öğrenciler bugün Türkiye’nin birçok yerinde görev almışlar ve güzel yerlerde görev almışlar. O kaliteli kadronun yerine yenileri konulamadı. Araklı’da bir tane okul bile tercih edilmiyorsa bunun sorumlusu Araklı’yı 23 yıldır yönetenlerdir.

ALEMİ CİHAN OLSALAR KALİTELİ
EĞİTİM VEREMEZLER
Buradan çağrımdır. Araklı’da nitelikli okul sayısını hızla artırmamız lazım. Okul yapmaktan ziyade nitelikli okul yapmak lazım nitelikli eğitim vermek için. Derslik noktasında oldukça fazla sıkıntımız var. Örneğin eski lise dediğimiz Merkez İlköğretim Okulu 850 kapasitesi olan bir okulda bin 400 tane öğrenci var. 45 kişilik sınıflarda eğitim verilmeye çalışılıyor. Yani öğretmenler alemi cihan olsa ellerinde sihirli değnek olsa orada kaliteli eğitim verme şansı yok. Yani 23 yılda ne yapıldı Araklı’ya? Neden bu kadar derslik ihtiyacımız var? Neden bir tane nitelikli, kaliteli okulumuz yok? Okul öncesi eğitimde olağanüstü açıklarımız var. Anaokulu konusunda olağanüstü açıklarımız var. Ne yapılmıştır bugünlere bu şekilde gelinmiştir? Araklı’yı yönetenler dünden bugüne kadar sorumluluk sahibi olan insanlar, biz ne yaptık da Araklı bu hale geldi diye düşünmezler mi? Neden Araklı’dan insanlar göç ediyor? İşte saydığımız bu sebeplerden ötürü göç ediyor.
KAHVEHANELERDE GENÇLERİMİZ
GELECEKLERİNİ YOK EDİYORLAR!
Araklı’da istihdam alanları kısıtlı. Araklı’mızın gençlerini maalesef kaybediyoruz! Araklı’da en fazla iş yeri olan çay ocağı ve kahvehane…. Her çay ocağı ve kahvehanede gençlerimiz maalesef kendi geleceklerini yok ediyorlar. Bunların dönük Araklı Belediyesi’nin veya Araklı’nın idarecilerinin bir çalışması olmayacak mı? Araklı’daki sivil toplum örgütlerinin, odaların, siyasi partilerin bir araya gelerek bu bahsettiğimiz konulara bir çözüm üretmesi gerekmez mi? Zararlı maddeleri kullanan insanların yaş sınırı ne yazık ki çok aşağılara düştü. Araklı’da yaşam gitgide zorlaşıyor.
PARTİMİZE CİDDİ GERİ DÖNÜŞLER VAR
Araklı’da İYİ Parti’nin durumu ne? İnsanların İYİ Parti’ye bakış açısı nasıl?
Partimiz bir travma yaşadı. Başarısız bir yerel seçim yaşadık. Üye sayımızda ciddi bir azalma oldu ama çok samimi olarak söylüyorum; siyasi bir gözle bakmadan söylüyorum; dönüşler hızlı şekilde var. İstifa eden arkadaşlarımızın hepsini arıyorum. Geçen bayramda istifa eden arkadaşlarımızın hepsini aradım, ulaşabildiklerimle konuştum, ulaşamadıklarıma mesaj çektim. Onların kırgınlıklarını gidermeye, küskünlüklerini ortadan kaldırmaya çalıştım. Araklı’ya dair birlikte bir şeyler yapmaya ikna etmeye çalıştım. Dönüşler çok güzel, sokakta tepkiler çok güzel.
SİYASİ KAYGIM YOK
Ben siyasi kaygısı veya siyasi olarak kariyer planlaması olan birisi değilim. Ben 55 yaşındayım. Bu yaşıma kadar hep Araklı’da yaşadım. Araklı’ya dair bir kötü gidişatı değiştirebilirsem kendi görevimi yapmış sayacağım. Burada kalmaya çalışıyorum. Diğer siyasi parti temsilcisi arkadaşlarımızla Araklı’ya dair sürekli fikir alışverişinde bulunuyoruz. Geçen 30 muhtarımızı da aradık. Araklı’daki sorunlarını çözmek için istişarelerde bulunduk. Araklı’nın yaz aylarındaki su sorununu masaya yatırdık. Elektrik problemi bütün mahallelerde var. Sorunları çözmek için istişare halindeyiz. Yetkilileri de çağrıda bulunuyoruz yaz aylarında köylerde oldukça su sorunu ve elektrik sorunu var. Lütfen bu sorunları çözsünler.
Yorumlar
Kalan Karakter: