Trabzonspor artık sezonu kapatmış havasında… Çünkü hiçbir kulvarda istediğini alamadığı gibi, oynadığı futbolla ve son haftalardaki sonuçlarıyla tam bir hayal kırıklığıydı. Yeni Teknik Direktör Nenad Bjelica da her maçta adeta şapkadan tavşan çıkarma istercesine uygulamalarıyla birlikte izleyen herkesi hayret içinde bırakıyordu. İlk kez bir maçta macera arayışında olmadığını gösteren bir 11 ve dizilişi görmek sevindiriciydi. Cezalı Eren Elmalı dışında neredeyse tam kadro olarak Karagümrük maçına çıkan Bordo-Mavililerde, Marek Hamsik iki maç sonra yeniden kulübeye çekilirken, cezası biten Bakasetas’ın dönüşüyle de kenara alınan bir başka oyuncu da Doğucan Haspolat’tı. Bu da doğaldı. Taraftarının da artık terk ettiği Bordo-Mavili ekibin en azından Karagümrük karşısında olumlu işler yaparak gelecek sezonun planlaması için iyi sinyaller verilmesi isteniyordu.
Bordo-Mavili ekip oyuna istekli, atak ve önde baskıyla başladı. Bunun sonucu olarak da rakip kalede etkili olmayı başardı. Bu baskısının sonucunu 8’nci dakikada ilk golü Bartra’nın ayağından bularak görürken, bunda kaleci Batuhan’ın da önemli bir hatası vardı. Ardından Arif Boşluk’un kaçırdığı Lobianidze’nin kale sahasına gönderdiği topu Dagne filelere göndermekte zorlanmadı. Arif Boşluk’tan söz etmişken, bu gol pozisyonunda rakibini kaçırması dışında ilk 45 dakikada çok iyiydi. Hem savunmayı iyi yaptı, hem de atağa kalktığında da başarılıydı. İlk golde onun nefis ortasının etkisi büyüktü. Bir enfes pasla Gomez’i de kaleciyle karşı karşıya bıraktı ama bu oyuncu mutlak pozisyonu harcadı.
İLK YARININ EN İYİ TREZEGUET’Dİ
Rakip Karagümrük oyunda dengeyi bulup, gol aramaya devam ettiği ve “eyvah ikinci gol mü yenecek?” derken, Gomez’in çok kötü ortasını Trezeguet’in kaleye yönlendirmesinde yine kaleci Batuhan’ın kabul edilemez hatasıyla Trabzonspor ikinci golü bulunca Bordo-Mavili ekip rahatladı. Maçın en iyilerinden biri olan Trezeguet’in attığı takımın üçüncü, kendisinin ikinci golü gerçekten şapka çıkarılacak kadar harikaydı. Takımdan ayrılması gündemde olan Mısırlı futbolcu skora katkısıyla, ‘beni satmayın’ der gibiydi. Savunma az hata yaparken, orta sahada Abdulkadir ve Siopis çalışkandı. Ne yazık ki Bakasetas eski günlerini aratmaya devam etti. Bu oyuncunun özellikle en önemli özelliği olan şut atma yeteneğini hiç kullanmadı. Abdulkadir de hücum yönünde çok etkili değildi. Edin Visca topla pek buluşamazken, Maxi Gomez ilk kez bu kadar topla buluştu ama çok da etkili değildi.
Trabzonspor ikinci yarıya bambaşka bir kimlikle çıktı. İlk yarıdaki 2 farklı üstünlüğün de verdiği rahatlıkla çok iyi pas yaptı, rakip kalede gol üstüne gol kaçırdı. Kuşkusuz bu olumlu futbolda, ilk yarıda beklentilerin altında kalan Abdulkadir Ömür ve Edin Visca’nın oyuna ağırlıklarına koymaları, harika üçgenler yapıp, verkaçlarla rakip alanda etkili görüntülerinin rolü büyüktü. Abdulkadir oyunda kaldığı süre boyunca gerçekten harika işler yaptı. İnanılmaz koşularla rakip savunmanın başını döndürdü, attığı gollük paslarla arkadaşlarına pozisyon üzerine pozisyon hazırladı. İşte özlenen ve Abdulkadir buydu ama Teknik Direktör Bjelica bu ismi oyundan alınca seyir zevkimiz yarım kaldı. Bordo-Mavili takım 51’nci dakikada Gomez-Abdulkadir ve Trezeguet işbirliğiyle dördüncü golü atınca çok daha rahatladı. Bu dakikadan sonra da çok sayıda pozisyona girdi. Trezeguet biraz şanslı, biraz da becerili ya da dikkatli olsa kariyer rekoru kırabilirdi. Sonuç olarak Bordo-Mavili takım tam takıma yakın çıktığı maçta, Nenad Bjelica macera aramayınca ve stres de olmayınca çok net ve hak ettiği farklı bir galibiyete ulaştı. Bu futbol ve skor belki biraz geç kalmış bir güzellikti ama yine de kutlamak görevimiz…
Yorumlar
Kalan Karakter: