Gazete Duvar'dan Fatih Saygın, yaptığı araştırma inceleme haberinde Trabzon'a demir yolu projesinin tarihini ve mega projenin vaat edilmesine rağmen bir türlü gerçekleşmeme sebeplerini kaleme aldı.
Trabzon'un 19. yüzyıldaki ticari zenginliğini günümüze taşıyamamasının en büyük sebebi olarak görülen demiryolu, 140 yılı aşkın süredir kentin gerçekleşmeyen rüyası olarak kalmaya devam ediyor.
Trabzon'u güneye ve Asya ticaretine bağlayan demiryoluna kavuşma projesi, ilk gündeme geldiği dönemden bu yana aradan geçen yaklaşık 150 yılda gerçekleşmedi. AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılından beri hemen her seçim döneminde, kente vaat edilen demiryolu projesinin '2023'te tamamlanacağı' bildirilse de somut bir adım atılmadı. Son dönemde Samsun-Sarp demiryolu projesine öncelik verilirken Erzurum/Erzincan hattının ise Rize'ye kaydırıldığı konuşuluyor.
TRABZON GİDEREK GÖÇ VEREN BİR ŞEHİR HALİNE GELDİ
19. yüzyıl sonlarına kadar zengin bir liman ve ticaret şehri olan Trabzon'un ekonomik gelişimini günümüze taşıyamamasının en önemli sebebi belki de değişen ulaşım koşullarına ayak uyduramaması oldu. Sanayi devrimiyle birlikte Avrupa'da üretilen malların Akdeniz-Marmara-Karadeniz yoluyla Trabzon'a gelmesi ve buradan kervanlarla Gümüşhane-Erzurum-Doğubeyazıt-Tebriz üzerinden Asya'ya ihraç edilmesinde stratejik bir önem sahip olan kent, önce Süveyş Kanalı'nın açılması daha sonra da Batum-Tiflis-Bakü demiryolunun açılmasıyla ticaret hacmini giderek kaybetti. Bu da Trabzon'un zengin bir kent iken giderek göç vermesine ve önemini yitirmesine sebep oldu.
Trabzon'un ticari önemini koruması için en önemli husus, kentin doğu bağlantısını sağlayacak demiryolu yapımıydı. Hatta 1850'lerden bu yana gündeme gelen proje için 1914 yılında Trabzonlular tarafından 'Şimendifer Heyeti Faalesi' adı altında komisyon kuruldu. Aradan geçen 100 yılı sonrası 2000'li yıllarda bu örgütlenme 'Trabzon-Erzurum Demiryolu Platformu' olarak talebini yinelerken projenin son dönemde Rize-İyidere üzerinden yapılacağı dillendiriliyor. 2. Meşrutiyet Dönemi ve 1948'de hazırlanan Trabzon-Erzurum demiryolu hattı projeleri.
1. DÜNYA SAVAŞI VE KURTULUŞ SAVAŞI RAFA KALKMASINA SEBEP OLDU
Resul Turan ve Veysel Usta'nın birlikte hazırladığı 'Yarım Kalmış Bir Rüya: Trabzon-Erzurum, Trabzon-Batum Demiryolu Projeleri' kitabından aldığımız bilgilere göre, Trabzon'un demiryolu hikayesi ilk kez 1880 yılında gündeme geldi. Bu dönemde Osmanlı'nın demiryollarını, Batılı devletlerin imtiyazında yaptırması sebebiyle Trabzon-Erzurum demiryolu hayata geçmedi.
2. Meşrutiyet Dönemi'nde ciddi olarak ele alınan proje, dönemin milli iktisat anlayışı doğrultusunda yapılmak istendi hatta bunun için Trabzonlu iş insanları bir araya gelerek şirket kurdu. Bu dönem ciddi proje çalışmaları, güzergah çalışmaları yapılsa da 1908'den sonra Balkanlar'da çıkan savaşlar ve ardından patlayan 1. Dünya Savaşı nedeniyle proje yeniden rafa kalktı.
RUSLAR İŞGAL DÖNEMİNDE İNŞAYA BAŞLADI, EKİM DEVRİMİ İLE YARIM KALDI
Osmanlı, Trabzon-Erzurum demiryoluna bir türlü başlayamadı. Buna karşın Çarlık Rusya'sı, 18 Nisan 1916’da işgal ettiği Trabzon’u Rus topraklarına bağlayarak askeri açıdan tahkimatını sağlamak için 1916-1917 yılları arasında Trabzon-Batum demiryolu yapımına başladı. Ruslar, Batum'a kadar getirdiği demiryolu hattına Trabzon'u da bağlamak için harekete geçti. Yerel halktan binlerce işçinin çalıştığı proje, 1917 Ekim Devrimi'nde Rusların bölgeden geri çekilmesi üzerine yeniden iptal edildi. Projenin rayları, işgalin sona ermesinin ardından bölgede birçok köprü ve inşaatta kullanıldı. Ruslar, demiryolu için Trabzon Limanı'na getirdiği malzemelerle inşa çalışmasına başladı.
BU KEZ 2. DÜNYA SAVAŞI ENGEL OLDU
Trabzon'un demiryolu hayali bir kez daha Cumhuriyet ile birlikte 1923'te gündeme geldi. Bunun için 10 Nisan 1924 tarihinde "Trabzon-Erzurum demiryollarıyla Trabzon Limanı keşfiyat ve ihzaratının 1340 senesi zarfında icrasına dair kanun" adlı 4 maddelik bir kanun kabul edildi. Bu kanundan kısa bir süre sonra Trabzon'u ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk, "Trabzon’umuzu az zamanda dahile demiryolu birleştirmek, güzel rıhtım ve limanla teçhiz edilmiş görmek, nuhbei amalimdir" ifadelerini kullandı.
Birçok projenin aday olduğu demiryolu için Amerikan şirketi Chester'in projesi, hükümetin gündemine alındı, ölçümler çizimler yapıldı. Fakat aynı dönemde yabancı sermayenin elindeki demiryolları da millileştirilmeye çalışılıyordu. Dolayısıyla yabancı şirkete demiryolu hattının yaptırılması, milli iktisat anlayışına ters düştü, dönemin ekonomik öncelikleri de farklı olunca proje yine gerçekleşmedi. 1930'lu yıllarda da 2. Dünya Savaşı ihtimalinin artması projeyi rafa kaldırdı.
2. Dünya Savaşı'nın ardından dönemin Trabzonlu Başbakanı Hasan Saka'nın proje için ısrarı olsa da neticelenemedi. Saka'nın "Trabzon demiryolu güzergâhının tespiti için çalışmalara devam ediliyor. Yeni etütler bir aya kadar biter” sözleri yerel gazeteler tarafından “Trabzon demiryoluna kavuşuyor" başlığıyla haberleştirildi fakat müjde sadece gazete kağıtlarında kaldı.
Daha sonra çok partili döneme geçiş ve Demokrat Parti'nin demiryolu yerine karayolu yapımına önem vermesi sebebiyle Trabzon'un hayali neredeyse sönümlendi. 1940'lı yıllarda Trabzon-Erzurum demiryolu için yapılan çalışmalar yerel basında müjde olarak veriliyordu.
'19. YÜZYILDAKİ TRANSİT TİCARET TRABZON'U GELİŞTİRDİ'
Trabzon'un demiryolu hikayesini 'Yarım Kalmış Bir Rüya: Trabzon-Erzurum, Trabzon-Batum Demiryolu Projeleri' kitabında anlatan Karadeniz Teknik Üniversitesi öğretim görevlisi Veysel Usta, geçen yüzyılın başlarında Trabzon için bir rüya olan demiryolunun bu dönemde hala bir rüya olarak kaldığını söyledi.
19. yüzyılda Trabzon'un dünya ticaretinde önemli bir liman olduğunu hatırlatan Usta, "Avrupa'da Sanayi Devrimi'nden sonra üretilen ticari mamullerin geniş pazarlara nakledilmesi ihtiyacı doğdu. Asya pazarlarına açılmanın 1830'lu yıllarda en kısa yolu, Akdeniz-Marmara-Karadeniz üzerinden Trabzon Limanı'na gemilerle, buradan da Erzurum-Doğubayazıt-Tebriz üzerinden uzak Asya'ya kadar deve kervanlarıyla gerçekleşiyordu. Bu transit ticaretin, Trabzon Vilayeti'nin ufkunun ve sermaye birikiminin gelişmesine, altyapısının iyileşmesine, nüfusunun artmasına neden olduğunu biliyoruz" dedi.
'TRABZON'DAKİ EKONOMİK VE SOSYAL GELİŞMİŞLİĞİN ALTINDAKİ SEBEP TİCARETTİ'
20. yüzyılın başlarında Trabzon'da ticari gelişmişlik sebebiyle Avrupa'da ve Asya'daki büyük devletlerin Trabzon'da konsoloslukları bulunduğunu kaydeden Usta, "Bunun nedeni Trabzon Vilayeti üzerinde gerçekleşen transit ticaretin taraflarını buluşturmak, güvenliğini sağlamak ve hem siyasi hem ticari geleceğini güvence altına almaktı. Büyük bir ticari potansiyel Trabzon'da gerçekleşiyordu. Trabzon'da bugün bulunan Atatürk Köşkü, Kostaki Köşkü gibi bir takım konakların bu dönemdeki ticari zenginlikten kaynaklandığını biliyoruz. Aynı dönemde kentte birçok gazete ve dergi çıkması, sanat ve edebiyatın gelişmesi, ekonomik durumları iyi olan Rum ve Türk ailelerin çocuklarını eğitim için Avrupa'ya göndermesi de bu zenginlikten ileri geliyordu" diye konuştu.
Trabzon'a demiryolunun gelmeyişinin kentin ekonomik ve sosyal hayatına etkisini Usta, şu sözlerle değerlendirdi: "1869'da Süveyş Kanalı'nın açılması, Trabzon'dan Avrupa'dan Asya'ya yapılan ticaretin rotasının değişmesine neden oldu. Teknoloji gelişti, okyanuslarda yolculuk yapabilecek gemiler geliştirildi. 1878'de Batum, Osmanlı'dan Rusya'nın eline geçince Ruslar buradan Tiflis'e, oradan da Tebriz'e demiryolu inşa etti. Trabzon, tekelinde bulundurduğu Doğu-Batı ticaretinde, bu iki gelişmeyle dezavantajlı duruma düştü."
'DEMİRYOLU GELSE TRABZON TİCARİ ZENGİNLİĞİNİ KAYBETMEYECEKTİ'
Bu rekabeti yeniden Osmanlı'nın ve daha sonra Türkiye'nin lehine çevirmek için bu demiryolu projelerinin gündeme geldiğini anlatan Usta, şöyle devam etti: "Trabzon-Erzurum-Doğubeyazıt demiryolu projesi yapılsaydı, Trabzon ve Osmanlı bu zenginliğini kaybetmeyecekti, kaybettiği rekabet koşullarını tekrar kendi lehine çevirebilecekti. Bu yapılmadığı için Trabzon ciddi manada ekonomik sıkıntılara girdi, istihdam alanları kısıtlandı, göç veren bir kent haline geldi.
Bu ekonomik gerileyiş aynı zamanda kentin entelektüel, heterojen yapısını da durağan hale getirdi. Ekonomik durumu iyi olanlar giderek sığlaşan Trabzon'u terk edip Batı'ya gitmeye başladı ve bir kültürel dönüşüm meydan geldi. Bu durum Trabzon'un hem ekonomik hem sosyo-kültürel açıdan durağan bir döneme girmesine neden oldu denebilir."
Veysel Usta, Resul Turan ile birlikte hazırladığı kitapla Trabzon'un demiryolu hikayesini anlattı.
BİNALİ YILDIRIM '2023'TE BİTECEK', ERDOĞAN 'MAHRUM BIRAKMAYIZ' DEMİŞTİ
Demiryolunun gelmediği her yıl, Trabzon ticarette kaybedip eski şaşalı günlerinden uzaklaşırken gerçekleşmeyen rüya 1990'larda yeniden gündeme gelmeye başladı. 2002'den sonra ise iktidara gelen AK Parti'nin hemen her seçim döneminde Trabzon'a en büyük vaadi oldu demiryolu. Bu vaat için belediye başkanından cumhurbaşkanına kadar herkes söz verdi fakat somut bir adım hala atılmadı.
31 Mayıs 2011'de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan "Burada en önemli adımlardan bir tanesi hızlı tren, Ankara'dan Sivas'a, oradan Erzincan'a geliyor, inşallah bir sonraki aşamada hızlı treni Trabzon'a getiriyoruz" dedi. 4 yıl sonra 26 Mayıs 2015'te yine bir seçim öncesi, dönemin AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, "Hızlı tren şu anda Sivas'a ulaşmış durumda. Trabzon'a gelecek olan demiryolu buradan başlayacak. Demiryolu güzergahı Sivas'tan Erzincan'a, Erzincan üzerinden Kelkit'e ve buradan Trabzon'a olacak. Bu projeyi öncelikle hükümet programına alacağız. Programa alınmasıyla birlikte proje kısa sürede hayata geçecek" ifadelerini kullanmıştı.
19 Ekim 2015'te dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, "Trabzon’u ve Gümüşhane’yi ulusal demiryolu ağına bağlıyoruz. Erzincan, Gümüşhane, Trabzon arasında hızlı tren yapacağız" derken 5 Mart 2016'da da "Trabzon Limanı ile Bender Abbas Limanı arasında, Türkiye'deki hızlı tren koridoruyla, İran'da Tahran'dan Tebriz'e doğru ilerlemesi planlanan hızlı tren koridoru arasında irtibatlarımızı güçlendireceğiz" diye konuştu.
6 Kasım 2016'da bu kez yeni Başbakan Binali Yıldırım "Erzincan’ı Trabzon’a bağlayacağız. Erzincan’ı da Elazığ’a bağlayacağız. Trabzon’dan Batum’a da demiryolunu bağlayarak oradan da Orta Asya’ya bağlanacağız" sözlerini kullanıp 11 Kasım 2016'da da "Erzincan-Trabzon demiryolu Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetidir. Şimdi Trabzon-Erzincan demiryolunu da 2023’e kadar biz yapacağız" sözünü vermişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise kente hemen her gelişinde bu vaatle ilgili sözlerini sıraladı. 13 Haziran 2018 "Hızlı tren olur da Trabzon'dan mahrum bırakır mıyız? Erzincan-Trabzon arasında yüksek hızlı tren planlıyoruz" diyen Erdoğan, 2 Mart 2019'da da "Trabzon Erzincan arasında hızlı tren projemizi hayata geçirerek hızlı tren ağına ekleyeceğiz. Hızlı tren hattının etüt çalışmaları devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, bu yıl 31 Mart Yerel Seçimleri öncesi 17 Şubat'ta "Yük ve yolcu taşımacılığının birlikte yapılabileceği 235 kilometre uzunluğundaki Erzincan-Trabzon Hızlı Demiryolu Hattı’yla ilgili etüt ve proje çalışmaları sürüyor" sözlerine yer verdi.
URALOĞLU'NUN AÇIKLAMALARI ENDİŞEYİ BÜYÜTTÜ
Yaklaşık 150 yıldır kent gündeminden düşmeyen proje için bugünlerde en yaygın söylenti, projenin Rize-İyidere-Erzurum hattına kaydırıldığı. AK Parti Rize Milletvekili Muhammed Avcı'nın "İnşallah İyidere’yi (Rize) mutlaka Aşkale’ye (Erzurum) bağlayan bir hızlı trene kavuşturacağız. Çünkü Aşkale’le bağlanmak demek Orta Asya’ya ve Çin’e bağlanmak demektir. Bununla ilgili bakanlığımız düzeyinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" şeklindeki sözleri Trabzon kamuoyunda tartışma başlattı.
Projenin Rize'ye kaydırılmasıyla ilgili sorulara Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın Trabzonlu Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da "Burada Karadeniz'de durup da sırtınızı denize verip baktınız mı, o baktığınız vadi, en doğru vadidir. Onun için burada şunu mutlaka beraberce konuşmamız ve böylece yol almamız gerekir. Özellikle Doğu Karadeniz'i dikkate aldığımızda burasının bölgesel gelişmesi bizim için kıymetlidir. Bunları bir polemik haline getirmemek lazım" dedi.
Öte yandan Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Ordu-Giresun-Trabzon-Rize ve Artvin'den de geçecek Samsun-Sarp demiryolu için proje çalışmalarının kısa sürede tamamlanacağını söyledi.
KAYNAK: GAZETE DUVAR
Yorumlar
Kalan Karakter: