DERLEME: ADNAN SUNGUR / Geçen sezonun şampiyonu Trabzonspor’un, bu sezon beklentilerin çok altında kalması, özellikle son haftalarda aldığı farklı yenilgiler camiada büyük sarsıntılara sebep olurken, bu gidişin altında çok sayıda sebebin olduğu da dikkatlerden kaçmıyor. Bordo-Mavili takımın başarısız futbolu ve altığı tarihi yenilgiler aslında kendini adım adım hissettirdi. Felaket, yavaş yavaş “geliyorum” dedi. Bordo-Mavili takımda yaşanan çöküşün nedenleri ise şöyle sıralandı.
1- Başkan Ahmet Ağaoğlu ile Asbaşkan Ertuğrul Doğan arasında yaşanan görüş ayrılıkları takıma da olumsuz yansıdı. Başkanı ve asbaşkanı arasındaki çatışmanın kamuoyuna bile yansıması sonrası futbolcu kadrosunda da motivasyon bozukluğu yarattı.
2-Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun Teknik Direktör Abdullah Avcı’yı baştan beri istememesi, siyasi baskıyla bu ismin görev alması da motivasyonu bozan etkenlerden biri oldu. Ağaoğlu’nun kamuoyuna yansıyan Avcı eleştirileri ve tepkileri de sıkıntıları başlattı.
3- Geçen sezonun son 8 haftasında takımda başlayan bir olumsuz gidiş vardı. Ancak puan farkının yüksekliğinden dolayı şampiyonluk elde edildi. Ne yazık ki şampiyon kadrodan birçok oyuncu gönderilirken, yerlerine alınanlar onları bile arattı ve takıma katkı vermediler.
4- Kulübün aldığı kredilerin bitmesi, kredi borçlarının ödenmeye başlamasıyla birlikte zaman zaman aksayan futbolcu ödemeleri, motivasyonun düşmesine sebep oldu. Oyunculara para ödendiğinde farklı, ödemeler aksadığında farklı oyun oynandı ve sonuçlarda tezat oluşturdu.
5- Abdullah Avcı’nın oynattığı pas oyunu, rakip takım savunmalarının yerleşmesine, az hata yapmasına ve sonuçta da pozisyon vermemesine sebep oldu. Takımı oluşturan futbolcuların böyle bir oyun sisteminde rakip savunmaları tehdit edecek özelliklere sahip olmamasının yansımaları yaşandı.
6- Geçen sezon şampiyonluk yaşanınca, taraftarın enerjisi büyük oranda boşaldı. Ekonomik krizle boğuşan taraftarlar, geçen sezonki gibi stadı doldurmaktan, coşkulu destekten uzak kaldı. Takımın deplasmanlarda karşılanması bile geçen sezonun yanında çok sönük kaldı.
7- Futbolcular , kendi sahasında oynarken yine de taraftarın gazıyla mücadele ederken, deplasmanlarda ise aynı taraftar baskısını hissetmeyince psikolojik açıdan yetersiz motivasyonla mücadele edince kolay teslim olan bir yapıya büründü.
8- Takım savunması ve hücumu konusunda geçen sezonki başarı yakalanamadı. Sağ ve sol bekler yetersiz, sağ kanat bitik görülürken, santrafor olarak oynayan isimler de neredeyse pozisyona bile giremediler. Cornelius gibi rakibe sürekli baskı yapan, yüksek toplarda etkili ve arkadaşlarına çok iyi duvar olan bir oyuncu mumla arandı.
9-Takımın en önemli lideri Marek Hamsik’ten yararlanma konusunda Abdullah Avcı bencil davrandı. Geçen sezon sakat olmadığı takdirde hep 11’de yer bulan Hamsik, özellikle yeni dönemde kulübeden kurtulamadı. Onun rolünü üstlenecek oyuncu da çıkmadı ve takım sahada lidersiz kaldı.
10- Futbolcuların bir kısmı arasında baş gösteren kıskançlık, çekememezlik çatışmaya dönüştü. Takım bütünlüğü ortadan kalktı. Takımdaşlık yerini, bireysel becerileri sergilemeye dönüştü. Futbolun takım oyunu olduğu olgusu unutuldu, herkes kendi başına kahraman olmak isterken, çok başarısız görüntüye bürünüldü.
11- Geçtiğimiz sezon Anthony Nwakaeme gibi topu önde tutan, takımın hücuma kalkmasını sağlayan bir oyuncunun yeri doldurulamadı. Bu oyuncu gibi hiç beklenmedik anda, inanılmaz goller atan ve takımı ateşleyen oyuncu çıkmayınca da kötü sonuçlar kaçınılmaz oldu.
12- Takımda Dorukhan Toköz, Bruno Peres gibi etkili isimlerin sakatlıkları, bunlara Edin Visca gibi bir ismin eklenmesi de kadro derinliğini yok etti. Takımın önemli enerji kaynağı Dorukhan’ın yokluğu başlı başına bir sorun teşkil etti ve bu ismin yeri bir türlü doldurulamadı.
13- Abdullah Avcı hem oyun sistemini değiştirmeye çalışırken, takımın bunu becerememesi, hem stratejisinin rakipler tarafından kolay çözülmesi, hem oyuncu değişiklikleri ve kadro tercihlerindeki adaletsizliği ve yetersizliği takımın başarı oranını düşüren en önemli etkenlerden biri oldu.
14- Geçen sezonu sadece 3 yenilgiyle kapatan Trabzonspor, özellikle deplasman maçlarında sık sık yenilip, puan kaybedince “yenilme alışkanlığı” başladı. Psikolojik olarak her gol yenen maçta futbolcuların, “Yine yenilecek miyiz?” sorusuyla meşgul oldu. Özgüven yerle bir olunca mağlup duruma düşülen maçları çevirebilecek irade ortaya konamadı.
15- Süper Ligde bu sezon özellikle çok sayıda takımın şampiyonluk mücadelesi vermesi, VAR Sistemi’nin adalet duygusunu zedelemeye başlaması, Teknik Direktör Abdullah Avcı’nın da zor koşullarda liderlik gösterecek bir kişiliğe sahip olmaması da takımın birçok maçta kolay teslim olmasının ve farklı yenilgilerinin önünü açtı.
16- Şans ya da rakip takımların sahada 10 kişi kalmasıyla elde edilen başarılı sonuçlar yanıltıcı yorumlara neden oldu. Fenerbahçe’nın 10 kişi kalmasından sonra alınan 2-0’lık galibiyetin,, takımın gerçek gücünü yansıttığı yanılgısına sebep oldu. Yine duran toplardan atılan gollerle Giresunspor’un 3-0 mağlup edilmesi, sanki tüm sorunların çözüldüğü şeklinde bir düşünceyi egemen kıldı. Oysa takımın iyi oynamadığı gerçeği fark edilemedi.
17- Yusuf Yazıcı gibi takıma liderlik yapacağı düşünülerek transfer edilen bir futbolcunun sıradanlığın bile altında bir performans sergilemesi, beklentilerin çok altında kalması, oyuna girdiği maçlarda bile hiçbir katkıda bulunamaması da takımı olumsuz etkiledi.
18- Teknik Direktör Abdullah Avcı’nın transferinde bizzat rol oynadığı isimlere çok daha fazla şans verip, diğer isimlere adeta üvey evlat muamelesi yapması, bunun artık tüm oyuncular tarafından hissedilmesiyle birlikte bazı isimlerin motivasyonunu bitirdi.
19- Takımda çok sayıda yabancı ve yerli yabancı oyuncunun olması, aidiyet duygusu gelişmemiş isimlerin fazlalığı da sonuçlara olumsuz yansıdı. En küçük bir sorunda hemen sıkıntı yaratan oyuncular yerine, her türlü sorunda forması için savaşacak isimler tercih edilmedi.
20- Abdulkadir Ömür ve Uğurcan Çakır gibi isimlere, ‘Şampiyon olalım, Avrupa’ya transfer olacaksınız” sözünün tutulmaması, bu isimleri olumsuz etkiledi. Bu isimlerle yeni sözleşme yapılırken, yabancıların çok altında paralar verilmesi de adalet duygusunu yok etti. Uğurcan geçen sezon takımın en önemli kozuyken ve inanılmaz kurtarışlarla sayısız maçı çevirirken, bu sezon sıradan oynamaya başladı ve skorları değiştirme yolunda başarı sağlayamadı.
Yorumlar
Kalan Karakter: