Trabzonspor Basketbol Takımı’nın ABD’li yıldızı Marcquise Reed, kulüp dergisine özel açıklamalarda bulundu. Basketbola başlangıç hikayesinden Trabzon’daki yaşantısına kadar birçok konuda konuşan Reed, bordo-mavili taraftarların oluşturduğu atmosferden övgüyle söz etti. İşte Reed’in açıklamaları:
Basketbol yolculuğun nasıl başladı? İlk yıllarında temel motivasyonun kimdi ya da neydi?
Basketbola olan bu büyük sevgim, henüz 4 yaşımdayken, çok küçük yaşlarda başladı. Büyükbabam bodrumdaki oyuncak potada benimle basketbol oynardı. Oynarken çok mutlu olduğum için bu oyunlar saatlerce sürerdi. Başardıkça basketbolu daha çok sevdim ve bir daha kopmadım. Bu yüzden, çok küçük yaştan itibaren oynamaya devam etmem için beni motive eden kişi dedemdi.
Robert Morris ve Clemson’da efsanevi kolej dönemlerin var. O günler hakkında neler söylersin?
Robert Morris’te lig şampiyonluğu kazandım ve NCAA Turnuvası’na gittim. Clemson formasıyla NCAA Turnuvası’nda 'Sweet 16' (Son 16) aşamasına yükselme başarısı gösterdim. Çok keyifli, eğlenceli ve kariyerime yol açan günlerdi. O dönemler asla unutmayacağım en büyük anılarım.
Şu an Türkiye Basketbol Süper Ligi’nde bir ‘skor makinesi’ olarak görülüyorsun. Bu istikrarın arkasındaki disiplini nasıl özetlersin?
Günden güne yüzde 1 daha iyi olmaya çalışıyorum. Vücuduma bakmak, fazladan şut idmanı yapmak, beslenme ve uyku düzeni... Bunların hepsi bir bütünün ayrılmaz parçaları.
Trabzonspor Basketbol Takımının Süper Lig’e güçlü bir dönüş yaptığı bu sezonda, bu kadronun liderlerinden biri olmak senin için ne ifade ediyor?
Hangi takımda olursam olayım liderlik edebileceğimi ve başarılı olabileceğimi göstermek benim için çok şey ifade ediyor. İnsanların beni dinlediğini ve örnek teşkil ettiğimde beni takip ettiklerini görmek hoşuma gidiyor.
Sadece hücumda bir tehdit değilsin, aynı zamanda top çalmada da ligin zirvesindesin. Oyun felsefeni bu anlamda değerlendirir misin?
Savunma hücumu getirir. Durdurmalar yapmalısınız ki açık sahaya çıkabilesiniz. Bu, hücumun en eğlenceli ve benim de gerçekten iyi olduğum kısmıdır.
Maryland’den Trabzon’a... Bu iki dünya arasındaki en büyük fark nedir? Trabzon’daki hangi yerel alışkanlık seni en çok şaşırttı?
En büyük fark saat dilimi, dil bariyeri ve yemekler. Güvenlik konusu da önemli bir fark; Maryland birçok kişi için güvenli görünse de yer yer tehlikeli olabiliyor, ancak Trabzon kendimi daha güvende hissettiğim bir şehir.
Trabzonspor taraftarları futbol odaklı olmalarıyla bilinse de basketbola da inanılmaz bir tutku gösteriyorlar. Hayri Gür’deki atmosferi oynadığın diğer kulüplerle nasıl kıyaslarsın?
Şehrin verdiği destek ve enerji sezon başından beri muazzam bir şekilde arttı. Taraftarlar çok daha enerjik ve destekleyiciler; bize sevgilerini hissettiriyor ve bu da bizi daha sert oynamaya teşvik ediyor. Taraftarlarla birlikte basketbol kültürünü yeniden inşa ettiğimizi görmek çok güzel.
Maçın son saniyelerinde sorumluluk almaktan asla çekinmiyorsun; bu özgüven nereden geliyor?
Hayatım boyunca bu rolü, yani büyük anları kabul ettim. Bunu benimsedim; takım arkadaşlarım ve antrenörlerim de bana bu güveni aşılayarak beni sürekli desteklediler.
Maç günü totemlerin ve batıl inançların var mı?
Günlük ibadetimi/duamı okurum, sonra biraz müzik dinlerim.
Kendini bir oyuncu olarak nasıl tanımlarsın? Oyununun hangi yönlerinin sahada en büyük farkı yarattığını düşünüyorsun?
Üç seviyeden de (potaya giderek, orta mesafe ve üçlük) skor üretebilen bir ‘Combo Guard’ım. Diğerleri için pozisyon yaratabilirim. Savunmada topa yoğun baskı uygulayıp rakibi top kaybına zorlayabilirim.
Basketbol takvimi oldukça yorucu. Sezon boyunca fiziksel zirveni nasıl koruyorsun? Özel bir antrenman veya beslenme düzenin var mı?
Evet, günlük takviyelerimi düzenli olarak alıyorum. Sık sık masaj yaptırıyorum, ayrıca buz banyosu yapıyorum.
Özellikle zorlu veya yorucu bir maçtan sonra zihinsel olarak nasıl sıfırlanıyor ve toparlanıyorsun?
Eşim ve oğlumla vakit geçirerek. Basketbol dışındaki şeylerle ilgilenerek. Film ve dizi izlemek de iyi geliyor.
Takımdaki genç oyuncularla aran nasıl? Saha dışında bir mentorluk rolü üstleniyor musun?
Evet, ailemde büyük bir etki sahibiyim; çok sayıda küçük kardeşim ve kuzenim var. Özellikle basketbolda benim seviyeme ulaşmaya çalışan bir erkek kardeşim var, ona çok mentorluk yapıyorum. Takımdaki genç oyunculara da özellikle saha içinde yardımcı olmaya çalışıyorum. Saha dışında ise... Sezon sonunda ayakkabılarımı alıyorlar (gülerek).
Seni en çok kim ya da hangi söz motive eder? Kişisel bir hayat motton var mı?
"Mücadele yoksa ilerleme de yoktur" (No struggle, no progress). Bu söz vücudumda dövme olarak da var.
Hayatın bir kitap veya film olsaydı adı ne olurdu?
Sıfırdan Zirveye. (From Rags to Riches).
Profesyonel basketbolcu olmasaydın hangi kariyer yolunu seçerdin? Başka hobilerin veya tutkuların var mı?
Moda tasarımcısı olurdum. Kıyafetleri gerçekten çok seviyorum.
Sana göre basketbol tarihinin en iyi beşi?
Steph Curry
Michael Jordan
LeBron James
Kevin Durant
Shaquille O'Neal
QUIZ
Takma adın var mı? Quise
Trabzon’daki favori yemeğin? Döner
Basketbol idolün! Derrick Rose
Takımın en komiği? Angel
En çalışkan? Cem
En şakacı? Angel
En korkusuz? Berk
En uykucu? Angel
En çok yemek yiyen? Tres
En konuşkan? Ege
Takımın en sessizi? Batu
En disiplinli? Tony
En duygusal? Royce
En iyi giyinen? Quise (Ben)
En kötü giyinen? Batu.
Yorumlar
Kalan Karakter: