Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Trabzon'a geldi. Arıkan ilk olarak esnaf ile bir araya gelerek taleplerini dinledi. Daha sonra il binasında basın mensuplarıyla bir araya gelen Arıkan uluslararası, ulusal ve yerel gündemle ilgili önemli açıklamalar yaptı., Türkiye’nin kritik bir süreçten geçtiğini belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi. Arıkan birlik ve dayanışma çağrısında bulundu. İşte Arıkan’ın açıklamaları:
KAYGIYLA TAKİP EDİYORUZ
Gerek ülkemizde gerek dünyada yaşanan sorunların daha da büyüdüğünü, Türkiye’nin çıkmaza girdiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Ramazan’ın manevi havası ve ikliminde dünyadaki kötü gidişatın durmasını talep etmiştik. 2 gün önce sahur sofrasında sabah kalktığımızda ABD ve İsrail’in İran’ı bombaladığını gördük. Dün bir okulun bombalanması, 200’e yakın evladımızın katledilmesi ve ülke yöneticilerinin hedef alınmasını kaygıyla takip ediyoruz.
TÜRKİYE’DEKİ ÜSLER KAPATILMALI
Pervasız bir ABD, pervasız bir İsrail ile karşı karşıyayız. ABD bugüne kadar hangi coğrafyaya barış, insan hakları ve huzur getirmiştir? Türkiye’deki üslerin kapatılması gerekiyor. AK Parti’yi köşeye sıkıştırmak amacımız değil; bölge ülkelerinin huzura kavuşması gerekiyor. Kürecik’in İsrail’e istihbarat verdiği ifade ediliyor.
TARİHİN EN KRİTİK EŞİĞİNDEN GEÇİYORUZ
8 Müslüman ülkenin canlanması gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımıza Çağrımızı Trabzon’dan yapmak istiyorum. Coğrafyamız tarihin en kritik eşiğinden geçiyor. Komşumuz İran’a yönelik saldırılar, topyekûn bölgemizi tehdit altına alıyor. Gün siyasi ikbal ve ayrışma günü olmamalı. Rant kavgasına girmemeliyiz. Türkiye ekseni etrafında birleşmeyi temin etmek olmalı, temkinli bir dil kullanmalıyız. Gelin, AK Parti Genel Başkanlığı unvanını bir kenara bırakın; Ramazan’da uzun bir Türkiye sofrası kurulmasını bekliyoruz.
ESNAF SIKINTILI
2025 yılında 75 il ziyareti yaptık, bu yıl da ziyaretlerimiz devam ediyor. Ramazan’da 20 ilde etkinlik gerçekleştireceğiz. Her yaptığımız ziyarette esnafın daha fazla sıkıntıya girdiğini, birçok arkadaşımızın iş yerini kapatma durumunda olduğunu gördük. Trabzon’daki tablo, Türkiye’nin tablosu. Esnaf sıkıntılı, alışveriş yapanlar da sıkıntılı. İktidar öyle bir sistem kurdu ki mutlu olan kimse yok. Sadece bir avuç, faizden kazanan kesim var. 86 milyonun tamamının gelecekle ilgili endişe taşıdığını söylemek isterim.
FINDIK BORSASI TRABZON’DA OLMALI
Fındığın 300 TL olması gerektiğini söylemiştim. Açıklanan rakamın bu seviyenin gerisinde kaldığını görüyoruz. Fındık nerede üretiliyorsa orada bir sıkıntı var. FİSKOBİRLİK’in ileriye dönük adım atması gerekiyor. Fındık borsasının Hamburg’da değil, Trabzon ve Giresun’da olması gerekiyor. Üretimi biz yapıyoruz ancak borsası farklı bir yerde bulunuyor. Fındık üreticisi isyanda, narenciye üreticisi isyanda.
FINDIK FİYATI 300 TL OLMALI
Tarımla ilgili ciddi problemler yaşandığına şahitlik ediyoruz. Hakkaniyetli davranmak zorundayız. 2026 bütçesinde tarıma ayrıldığı belirtilen rakam 770 milyar TL. Ancak verilen destek 160 milyar TL seviyesinde. Bütçede taahhüt edilen rakamın dahi yaklaşık yüzde 20’sinin verildiği görülüyor. Fındık üreticisine hükümetin gerekli desteği vermesi ve fiyatın 300 TL bandına çekilmesi gerekiyor. Ümitli misiniz derseniz, asla değilim.
ÇAY ÜRETİCİSİ DE İSYANDA
Sadece fındık değil; çay üreticisi isyanda, pamuk üreticisi isyanda, narenciye üreticisi isyanda. Türkiye’de tarımla ilgili hangi ürüne bakarsanız bakın ciddi problemler var. Tarımda topyekûn bir reforma ihtiyaç olduğu ortadadır. 2026 bütçesinde tarıma ayrılan pay 772,5 milyar TL olarak açıklanıyor. Ancak fiilen verilen destek 168 milyar TL civarında. Bütçeye koyduğunuz rakamın yalnızca yaklaşık yüzde 20’sini veriyorsunuz. Tarım Bakanı ve Sayın Cumhurbaşkanı tarıma desteklerden bahsediyor ama bütçede taahhüt edilen destek tam anlamıyla üreticiye yansımıyor. Sayın Cumhurbaşkanı geçtiğimiz hafta “dünyanın en büyük et üreticisiyiz” dedi. Ancak et fiyatlarına baktığımızda Türkiye’de etin kilosu 22 dolar civarındayken İran’da 9 dolar, Ukrayna’da 10 dolar, Yunanistan’da 10 dolar.
EN PAHALI ETİ BİZ TÜKETİYORUZ
Dünyanın en büyük üreticisi olduğumuzu söylüyoruz ama en pahalı eti biz tüketiyoruz. Bu akla ziyan bir durumdur. Fındıkta da aynı tablo geçerli. Üreticinin sadece günü kurtarması değil, bir sonraki yıl da üretime devam edebilmesi, nesilden nesile üretimin sürdürülebilmesi için 300 TL bandının yakalanması gerekiyor. Aksi halde insanlar önümüzdeki yıl üretimden vazgeçebilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ise iktidar kanadı “hiçbir sıkıntı yok, her şey yolunda” diyor. Bir konuşmamda ironi yaparak “muhtemelen siz ayrı dünyada, biz ayrı dünyada yaşıyoruz” dedim. Bir AK Partili vekil çıkıp “doğru, biz sizinle aynı dünyada yaşamıyoruz” dedi. Bu bile bakış açısındaki farkı gösteriyor.
EMEKLİ MAAŞI 35 BİN TL OLMALI
DEDİĞİMDE BUNA GÜLDÜLER!
Emekli maaşları konusunda da benzer bir tablo var. En düşük emekli maaşının en az 35 bin lira olması gerektiği söylendiğinde buna gülündü. Bugün en düşük emekli maaşı 18 bin 900 lira seviyesinde. Saadet Partisi olarak en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çıkarılsın diye kanun teklifi verdik. Türkiye genelinde başlattığımız imza kampanyasında 1 milyon 215 bin imzayı Meclis’e sunduk. Sonuçta en düşük emekli maaşı 20 bin liraya çıkarıldı.
100 MİLYARLARCA FAİZ VE CEZA TOPLANIYOR
1.600 liralık artış için 70 milyar lira bütçe ayrıldığı büyük bir başarı gibi anlatıldı. Oysa sadece Ocak ayında faize ödenen rakam 455 milyar lira. 2026 bütçesinde yıllık 360 milyar lira ceza geliri hedeflenmişken, Ocak ayında 803 milyar lira ceza kesildi. Daha yılın 11 ayı var. Vatandaşa 70 milyar için “kaynak yok” deniliyor ama yüz milyarlarca lira faiz ve cezalarla toplanıyor. Esnaf SGK ve Bağ-Kur primlerinden şikâyetçi. Devlet alacaklarına yüzde 40-50 oranında zam yaparken memura verilen artış yüzde 10-20 bandında kalıyor.
ÇEVRE YOLUNA BÜTÇE YOK!
Trafikle alakalı gerekli altyapı çalışmasının yapılmadığını düşünüyoruz. Güney Çevre Yolu, yıllardır bitmeyen projelerden biri. 48 milyar TL havaalanı bütçesi ayrıldı. Ankara’dan Trabzon’a gelmek zor; günde 1 uçak var. Oraya bütçe ayrılıyor ama çevre yoluna ayrılmıyor. Trabzonlu bakan olmasına rağmen. Türkiye, hiçbir söküğü dikemeyen bir terzi tarafından yönetiliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: