Saadet Partisi Araklı İlçe Başkanı Ümit Çebi, Trabzonx’e ilçenin sorunlarıyla ilgili çok konuşulacak açıklamalar yaptı. Sorumlu Müdürümüz Hüseyin Terzi’nin sorularını yanıtlayan Başkan Çebi, Araklı Belediye Başkanı Hüseyin Avni Coşkun Çebi ve ekibini sert sözlerle eleştirdi. Çebi, “Araklı halkını La Fontaine masallarıyla uyutuyorlar” dedi.
SORUNLARI YERİNDE TESPİT EDİYORUZ
Öncelikle çalışmalarınızdan başlayalım. İlçe teşkilatı olarak hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?
Yönetim olarak göreve geldiğimiz günden bu yana Araklı'daki 50 mahallenin tamamında teşkilatlanmamızı oluşturduk. Tüm mahalle muhtarlarımızla düzenli olarak bir araya geliyor, vatandaşlarımızın talep ve sorunlarını dinliyoruz. Her mahallemiz için ayrı bir dosya hazırladık. Örneğin Aytaş Mahallesi'nin hangi sorunları varsa, bunları hem muhtarlarımızdan hem de mahallede yaşayan vatandaşlarımızdan dinliyor, ayrıca bizzat yerinde tespit ediyoruz. Daha sonra tüm bu sorunları raporlayarak ilgili mahallenin dosyasına ekliyoruz.
BELEDİYEYİ ALDIĞIMIZDA HER ŞEY HAZIR OLACAK
Bunun yanında, gündeme gelmesi gereken konuları zaman zaman basın aracılığıyla kamuoyuna taşıyor, sürecin de takipçisi oluyoruz. Seçim zamanı geldiğinde ise hazırlıksız yakalanan bir teşkilat olmayacağız. Çünkü mahalle bazlı tüm çalışmalarımızı şimdiden tamamlıyoruz. Belediye yönetimini devraldığımız takdirde neyi, nasıl yapacağımız hazır olacak. Yönetim olarak çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz.
ÜYE SAYIMIZI YÜZDE 240 ORANINDA ARTIRDIK
Geçtiğimiz günlerde Saadet Partisi Trabzon İl Başkanı Ahmet Muratoğlu, son iki ayda Trabzon genelinde 1061’in üzerinde yeni üye kazandıklarını açıkladı. Araklı'da üye çalışmalarınız ne durumda?
İl Başkanımızın açıkladığı rakam Haziran ayı sonu itibarıyla 1061’in üzerine çıktı. Bu vesileyle başta Trabzon teşkilatlarımız olmak üzere, partimize güvenen ve destek veren tüm vatandaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Bizlere güvenerek bu davaya katkı sunan herkesin emekleri var. Vatandaşlarımız "Bizim de bu yapıda bir tuğlamız olsun" diyerek partimize destek veriyor. Biz de onların bu güvenini boşa çıkarmamak için çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdürüyoruz. Araklı özelinde de başarılı bir üye çalışması gerçekleştirdik. Göreve geldiğimiz günden bu yana ilçe üye sayımızı yaklaşık yüzde 240 oranında artırdık. Bu bizim için oldukça önemli bir başarıdır.
VATANDAŞLARIMIZLA İÇ İÇEYİZ
Bu başarıda yönetim kurulumuzun fedakâr çalışmaları, vatandaşlarımızla sürekli iç içe olmamız ve halkımızın bize gösterdiği teveccühün büyük payı var. Bu nedenle hem yönetim kurulu üyelerimize hem de Araklı halkına teşekkür ediyorum. İnşallah üye çalışmalarımız bundan sonra da aynı hızla devam edecektir.
BELEDİYECİLİKTE TECRÜBE KAZANDIK
Daha önce Ümit Başkan döneminde Araklı Belediyesi Saadet Partisi tarafından yönetiliyordu. Sizce Saadet Partisi'nin Araklı Belediyesi'ni yeniden kazanma ihtimali var mı? Yerelde vatandaşın yaklaşımı nasıl?
Biz her zaman şunu söylüyoruz; Araklı, Milli Görüş'ün güçlü olduğu ilçelerden biridir ve Saadet Partisi burada her zaman önemli bir karşılığa sahiptir. Ümit Başkan döneminde, Şakir Bey'in ilçe başkanlığı sürecinde çok önemli hizmetler yapıldı. O dönemde halkımız Ümit Başkana "Efsane Başkan" unvanını verdi. Bu unvan kendisine vatandaşlarımız tarafından yaptığı hizmetlerin karşılığı olarak verildi. Saadet Partisi olarak Araklı'yı daha önce iki dönem, yani toplam 10 yıl yönettik. Bu süreçte önemli bir belediyecilik tecrübesi kazandık. Şimdi de bu tecrübemizi yeniden Araklı halkının hizmetine sunmak istiyoruz.
CİDDİ BİR HİZMET EKSİKLİĞİ VAR!
Mahalle mahalle yaptığımız çalışmalarla toplumun her kesimine ulaşmaya çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın gönlüne dokunan, onların sorunlarını dinleyen bir siyaset anlayışı benimsiyoruz. Yerelden başlayan, halkın içinde olan bir siyaset yürütüyoruz. Elbette hedefimiz yeniden belediyeyi kazanmak. Seçimlere daha yaklaşık üç yıl var. Ancak bugün geldiğimiz noktada Araklı'da ciddi bir hizmet eksikliği görüyoruz.
SORUN ÇÖZMEKTEN ÇOK SÜREKLİ
VAATTE BULUNUYORLAR!
Bunu açıkça ifade ediyorum; Araklı'nın sorunlarını çözen değil, daha çok vaatlerle ve söylemlerle yönetilen bir anlayış var. Burada sorumluluğu yalnızca belediye başkanına yüklemek doğru olmaz. İlçe yönetimi ile belediye yönetimi birlikte hareket eden iki önemli unsurdur. Vatandaş seçimlerde bu kadrolara hizmet üretmeleri için yetki veriyor. Eğer bu yetki hizmete dönüşmüyorsa, bunun değerlendirmesini de vatandaş yapacaktır.
SORUNLAR HEP GÜNDEME GELİYOR
Bugün Araklı'da yıllardır konuşulan pek çok sorun hâlâ çözülebilmiş değil. Aynı problemler sürekli gündeme geliyor ancak kalıcı çözümler üretilemiyor. Ben Araklı'daki mevcut tabloyu yalnızca belediyeye değil, genel olarak AK Parti'nin ilçedeki yönetim anlayışına bağlıyorum. Elbette belediye yönetiminin de sorumluluğu vardır ancak yaşanan sorunların temelinde ilçede yıllardır uygulanan yönetim anlayışının etkili olduğunu düşünüyorum.
ÇÖP TESİSİYLE MÜCADELEMİZ YENİ DEĞİL!
Araklı'nın en önemli sorunlarından biri olan çöp tesisiyle ilgili konuşalım. Mevcut belediye yönetimi göreve gelirken koku sorununu çözeceği yönünde söz vermişti. Ancak gelinen noktada sorunların daha da büyüdüğü yönünde eleştiriler var. Siz süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Öncelikle hafızaları tazelemek gerekiyor. Çünkü geçmişini bilmeyen geleceğini doğru inşa edemez. Saadet Partisi olarak biz bu mücadelenin içinde bugün değil, yıllardır varız. Daha çöp tesisi yapılmadan önce, belediye binasının önüne "Araklı çöp oluyor" yazılı pankart astık. O dönemde pankart zabıta tarafından kaldırıldı. Recep Çebi'nin belediye başkanlığı dönemiydi. O günlerde verdiğimiz mücadelenin görüntüleri hâlâ sosyal medyada duruyor. Biz bunu siyasi bir polemik olsun diye yapmadık. Araklı halkını uyarmak ve ilçemizin geleceğini korumak için mücadele ettik.
HUKUKİ MÜCADELELER YÜRÜTTÜK
Ben 46 yıldır Araklı'da yaşıyorum. Elbette başka şehirlerde yaşama imkânım vardı. Ancak biz Araklı'ya hizmet etmeyi tercih ettik. Amacımız gençlerimizin daha yaşanabilir bir ilçede büyümesi, Araklı'nın dışarıdan bakıldığında turizmiyle, doğal güzellikleriyle anılan bir sahil ilçesi olmasıdır. Bu nedenle çöp tesisi konusunda yıllardır hukuki mücadele yürüttük. Eski ilçe başkanlarımız, yöneticilerimiz ve avukatlarımız aracılığıyla davalar açıldı. Şakir Şahintaş'tan Yusuf Alioğlu'na kadar birçok teşkilat mensubumuz bu sürecin içinde yer aldı. Genel Başkanımız ve milletvekillerimiz de iki kez bölgeye gelerek vatandaşların yaşadığı sorunları yerinde gördü ve kamuoyuyla paylaştı. Bu mesele yalnızca Taşönü Mahallesi'nin değil, bütün Araklı'nın sorunudur. İlçemizin "çöp tesisi" ile anılmasını kabul etmiyoruz.
PROJELERİ HALKA BELEDİYE BAŞKANI ANLATTI
Seçim döneminde çöp tesisiyle ilgili verilen vaatlerin yerine getirilmediğini mi düşünüyorsunuz?
Kesinlikle öyle düşünüyorum. Seçim döneminde vatandaşlara öyle projeler anlatıldı ki, adeta burada koku sorunu kalmayacağı, tesisin çevreye hiçbir zarar vermeyeceği söylendi. Hatta vatandaşların rahatça vakit geçirebileceği bir alan olacağı ifade edildi. Bugün gelinen noktada ise verilen sözlerin hiçbirinin gerçekleşmediğini görüyoruz. Ben buradan Belediye Başkanına açıkça soruyorum: Bu projeleri halka anlatan sizdiniz. Peki bugün neden "Bize şirket böyle söyledi" diyorsunuz? İktidarda olan da AK Parti, belediyeyi yöneten de AK Parti. O halde vatandaşa verilen sözlerin tutulmamasının sorumlusu kim? Vatandaşı kim yanıltıyor? Yıllardır "Sorunu çözeceğiz" deniliyor ancak ortada çözülen hiçbir şey yok.
YILLARDIR HEP AYNI AÇIKLAMALARI DİNLİYORUZ
Sizce bu süreçte halk oyalanıyor mu?
Maalesef öyle görünüyor. Her defasında yeni bir firma ile anlaşma yapıldığı, yeni makineler geleceği, milyonlarca liralık yatırım yapılacağı söyleniyor. Ancak yıllardır aynı açıklamaları dinliyoruz. Sonuç değişmiyor. Araklı halkı artık verilen sözlerin gerçekleşmesini istiyor. Bir belediye başkanının "Bana şirket böyle söyledi, ben de öyle söyledim" demesi kabul edilemez. Belediyeyi yöneten kişiler, vatandaş adına süreci denetlemek ve sonuç almak zorundadır. Biz belediyeyi aldığımızda bu sorunu çözeceğiz.
HALKA NE SÖZ VERMİŞLERSE BİZ ONU YAPACAĞIZ
Peki Saadet Partisi eğer belediyeyi kazanırsa bu sorunu nasıl çözeceksiniz?
Bizim hedefimiz bu sorunu kalıcı olarak çözmektir. İlk tercihimiz mevcut tesisin çevreye zarar vermeyecek hale getirilmesidir. Bunun mümkün olmadığı ortaya çıkarsa, farklı çözümler mutlaka değerlendirilir. Orada yapılmış büyük bir yatırım var ve çalışan insanlar bulunuyor. Bunları da görmezden gelmeyiz. Ancak vatandaşa verilen proje neyse, biz onu hayata geçiririz. Bizim anlayışımız, günü kurtaran açıklamalar yapmak değil, kalıcı çözümler üretmektir.
ÇÖP TESİSİYLE ANILMASI KABUL EDİLEMEZ!
Sizce durum idare mi ediliyor. Gelinen noktada Araklı’da çöple ilgili sorunlar çözülmüyor…
Çünkü sorunlar biliniyor ama çözüm konusunda aynı irade gösterilmiyor. Bir bakanın Araklı ziyareti sırasında "Bu sorunları dinlemekten yoruldum, başka konular konuşalım." dediğine bizzat şahit olduk. Oysa seçim dönemlerinde vatandaşlara "Biz iktidarız, bakanlık bizde, milletvekilleri bizde; bu sorunları çözeriz." denilerek oy isteniyor. Madem tüm imkânlar sizde, neden yıllardır aynı sorunlar devam ediyor? Bugün Araklı hâlâ yatırım bekleyen ilçelerden biri. Turizm potansiyeli olan, doğal güzellikleri bulunan bir ilçenin sürekli çöp tesisiyle anılması kabul edilemez.
İNSANLAR BİRBİRİNİ DİNLEMİYOR
Araklı'nın tek sorunu çöp tesisi değil. Uzun süredir gündemde olan Erikli Yaylası'ndaki maden arama faaliyetleri de kamuoyunda ciddi endişe oluşturuyordu. Bildiğimiz kadarıyla Erikli'deki çalışmalar durduruldu ancak bu kez Örenler Mahallesi'nde, Karadere Vadisi'nin başlangıç noktasında yeni sondaj çalışmaları yapıldığı iddiaları gündeme geldi. Ayrıca sondajlardan çıkan atık suların Karadere Vadisi'ne bırakıldığı yönünde de iddialar var. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Öncelikle şunu söylemek isterim; doğaya verilen zararları artık sadece görmek yetmiyor. Bunların önüne geçebilmek için ortak akıl ve kararlı bir mücadele gerekiyor. Bugün iktidar sürekli "ortak akıl" ve "istişare" kavramlarını kullanıyor ancak uygulamada bunları göremiyoruz. En büyük eksikliklerden biri insanların birbirini dinlememesi. Oysa önce dinlemeyi, anlamayı öğrenmemiz gerekiyor. Sorunları doğru anlarsak çözümleri de daha kolay üretiriz.
ÖRENLER’DE SONDAJ ÇALIŞMASI…
Örenler Mahallesi, Gümüşhane sınırları içerisinde bulunuyor ancak Karadere Vadisi'nin ve Araklı'nın su kaynaklarının başlangıç noktasıdır. Daha önce Erikli ve Bahçecik bölgelerinde yapılan sondaj çalışmalarına karşı siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve bölge halkı olarak ciddi mücadele verdik. Şu anda o çalışmalar durmuş durumda. Ancak şimdi Limak Holding'in iştiraki olduğu belirtilen bir firma tarafından Örenler bölgesinde yaklaşık 300-400 metre derinliğinde sondaj çalışmaları yürütüldüğü ifade ediliyor.
BÖLGEDE SU KAYNAKLARIMIZ VAR
Burası sıradan bir alan değil. Bu çalışmalar doğrudan su kaynaklarımızın bulunduğu bölgede yapılıyor. Bugün yüzeyde gördüğümüz turizm alanlarının altında bizim içme suyumuz var. Eğer bu kaynaklar zarar görürse bunun telafisi olmayacaktır. Üstelik kamuoyuna yansıyan bilgilere göre bu çalışmaların çevresel etkileri konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor. Bu nedenle bölge halkının endişelerini son derece haklı buluyorum.
ORDU’DA SU ZEHİRLİ DİYEREK BİZİ UYARDILAR!
Ordu'nun Fatsa ilçesinde bulunan Beşevler Yaylası'nı yerinde inceledik. Orada gördüğümüz manzara gerçekten düşündürücüydü. Bir zamanlar Türkiye'nin en önemli kestane ormanlarından biri olan alanların büyük bölümünün tahrip edildiğini gördük. Toprağın rengi tamamen değişmişti. Daha da önemlisi, bölgedeki su kaynaklarının kullanılamaz hale geldiği ifade edildi. Vatandaşlar bize artık çeşmelerden su içemediklerini söylediler. Ben de yayladaki bir çeşmeden su doldurmak isterken vatandaşlar beni uyardı ve "Bu suyu içmeyin." dediler. Nedenini sorduğumda ise yıllardır içme sularını Fatsa'dan bidonlarla taşıdıklarını anlattılar. Bu durumun yaklaşık yedi-sekiz yıldır devam ettiğini söylediler. Ayrıca bölgedeki vatandaşlar, yaşanan çevresel tahribatın ardından kanser vakalarının arttığını ifade ettiler. Bunlar elbette bilimsel olarak ilgili kurumlar tarafından araştırılması gereken iddialardır. Ancak bölge halkının yaşadığı endişe ve mağduriyet göz ardı edilmemelidir.
ÇEVRE FELAKETİNDEN SADECE ARAKLI ETKİLENMEYECEK
Sizce Araklı'da da benzer bir risk söz konusu mu?
Kesinlikle söz konusu. Eğer bugün tepki göstermezsek yarın çok geç olabilir. Karadere Vadisi yalnızca Araklı'nın değil; Sürmene'nin, Of'un ve Sultan Murat bölgesine kadar uzanan geniş bir coğrafyanın su kaynağıdır. Burada yaşanacak olası bir çevre felaketinden sadece Araklı etkilenmeyecek. Bütün bölge etkilenecek. Biz yıllardır bu mücadeleyi verirken ne yazık ki birçok kesim sessiz kaldı. Bugün aynı tehlike başka ilçelere ulaşınca tepki gösterilmeye başlandı. Oysa çevre mücadelesi "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın." anlayışıyla yürütülemez. Bu doğa hepimizin.
SUYUMUZA, TOPRAĞIMIZA HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM
Buradan Araklı halkına açık bir çağrıda bulunuyorum. Toprağımıza, suyumuza ve doğamıza hep birlikte sahip çıkmalıyız. Bu mücadele herhangi bir siyasi partinin değil, gelecek nesillerin mücadelesidir. Bizler çocuklarımıza temiz su bırakmak zorundayız. Doğal kaynaklarımız birkaç şirketin ekonomik kazancı uğruna feda edilemez. Üstelik bu tür projelerde elde edilen ekonomik getirinin çok büyük kısmı özel şirketlere giderken, çevresel bedelini yıllarca bu bölgede yaşayan insanlar ödüyor. Biz Saadet Partisi olarak Araklı'nın doğasını, suyunu ve geleceğini korumak adına bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
YAPILAN ÇALIŞMALARA TEŞEKKÜR EDİYORUZ AMA…
Sorunlar elbette saymakla bitmiyor. Bize vatandaşlardan şu konulardan çok sayıda şikâyet geliyor: Özellikle altyapı, üstyapı ve mahalle yollarının bozuk olması en çok dile getirilen sorunlar arasında yer alıyor. Vatandaşlar belediyeye defalarca başvurmalarına rağmen yolların bir türlü yapılmadığını ifade ediyor. Bu şikâyetler size de mutlaka ulaşıyordur. Belediye yönetimine bu konuda bir çağrınız olur mu? Ayrıca eğitim alanındaki eksiklikler ve yaz aylarında yaşanan su sorunları hakkında da değerlendirmelerinizi almak isteriz.
Elbette bu sorunlar bize de sürekli ulaşıyor. Zaten biz de uzun zamandır bu konuları gündeme getiriyoruz. Araklı'nın ciddi bir altyapı sorunu var. Merkezde ve meydan çevresinde bazı çalışmalar yapıldı. Yapılan çalışmaları tamamen yok sayamayız. Büyükşehir Belediyesine ve Araklı Belediyesine emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Ancak açık konuşmak gerekirse yapılanlar yeterli değil. Çok daha planlı ve kaliteli çalışmalar yapılabilirdi. Belki bazı eksiklikler tecrübe yetersizliğinden kaynaklanmıştır. Ancak bugün geldiğimiz noktada Araklı'nın 50 mahallesinin büyük bölümünde yol sorunu devam ediyor. Bunun yanında elektrik altyapısı da artık ihtiyacı karşılayamıyor. Trafolar yetersiz kalıyor. Yıllar önce bölgede yapılmak istenen enerji projelerine karşı mücadele verirken de bu altyapı eksikliklerine dikkat çekmiştik. O konu başlı başına ayrı bir tartışma konusu olduğu için detayına girmek istemiyorum. Fakat bugün baktığımızda Araklı'nın temel sorunları hâlâ altyapı ve yollar. Yolların durumu gerçekten içler acısı. Bazı yollar adeta patates tarlasını ya da mayın tarlasını andırıyor. Vatandaşlar araçlarıyla güvenli şekilde seyahat edemiyor.
VATANDAŞIN ARACININ LASTİĞİ PATLADI!
Geçtiğimiz günlerde bir vatandaş beni aradı. Aracının jantının eğildiğini ve lastiğinin kesildiğini söyledi. Böyle olaylar artık sıradan hale gelmiş durumda. Büyükşehir Yasasının getirdiği yetki karmaşası da vatandaş açısından ciddi bir problem oluşturuyor. Vatandaş hangi yolun büyükşehirin, hangisinin ilçe belediyesinin sorumluluğunda olduğunu bilmek zorunda değil. Onun beklentisi hizmet almaktır. Ancak sürekli farklı gerekçeler öne sürülüyor. Beton fiyatları arttı, akaryakıta zam geldi, savaş var gibi mazeretler dile getiriliyor. Oysa vatandaş haklı olarak şunu soruyor: "Seçim döneminde bunları bilmiyor muydunuz?" Belediye başkanlığına aday olurken bu ekonomik şartlar da vardı. Belediye bütçesinin durumunu da biliyorlardı. Buna rağmen "Çözeceğiz." dediler. Bugün ise "Bu sorunları kucağımızda bulduk." açıklaması yapılıyor.
MEVCUT TABLOYU HER BELEDİYE BAŞKAN ADAYI BİLİR!
Bu bana doğru gelmiyor. Çünkü belediye başkanlığına aday olan herkes mevcut tabloyu bilir. Belediye bütçesini de bilir, borç durumunu da bilir. Seçim öncesinde çözüm sözü verip, seçimden sonra "Sorunları kucağımızda bulduk." demek vatandaş açısından ikna edici bir açıklama değildir. Basın mensupları olarak siz de bunları biliyorsunuz. Kamuoyu da biliyor. Seçim döneminde birçok vaat açıklandı. Çöp tesisi çözülecek denildi.
ARAKLI-BAYBURT YOLUNU KENDİ
YATIRIMIN GİBİ SUNMAK DEĞİL
Araklı-Bayburt yolu üzerinden sürekli açıklamalar yapıldı. Oysa bu yol belediyenin değil, devletin yürüttüğü bir projedir. Bakanlığın yatırım programında bulunan bir çalışmadır. Elbette belediye bu projeyi takip edebilir ve hızlandırılması için girişimlerde bulunabilir. Ancak projeyi kendi yatırımı gibi sunmak doğru değildir. Bu yol yıllardır devam eden bir projedir. Hâlâ ne zaman tamamlanacağı net değildir. Ben bu konuda önceki dönem milletvekili İbrahim Çebi'ye de teşekkür etmek istiyorum. Görev yaptığı dönemde yolun yatırım programında yer alması ve sürecin ilerlemesi için ciddi çaba gösterdiğini biliyoruz. Bugün de belediyenin görevi bu projeyi yakından takip etmek ve hızlandırılması için girişimlerde bulunmaktır. Ancak geldiğimiz noktada ortada somut bir ilerleme göremiyoruz. Araklı'nın merkez mahallelerinde bile altyapı ve yol sorunu devam ediyor. Direklerin yolun ortasında kaldığı yerler var. Kırsal mahallelerde doğalgaz çalışmaları nedeniyle açılan çukurlar aylarca kapatılmadan bekliyor. Vatandaş bu yüzden araçlarının zarar gördüğünü söylüyor. Bu kabul edilebilir bir tablo değil.
SU SORUNU YILLADIR ÇÖZÜLEMİYOR
Yol ve altyapı sorunlarının yanı sıra Araklı'da eğitim ve su konusunda da ciddi şikâyetler var. Özellikle yaz aylarında yaşanan su kesintileri vatandaşları mağdur ediyor. Bu konularda neler söylemek istersiniz?
Elbette. Yol ve altyapının yanı sıra su sorunu da Araklı'nın yıllardır çözülemeyen en önemli problemlerinden biri. Özellikle köylerde her yaz aynı sıkıntı yaşanıyor. Bu yeni ortaya çıkmış bir sorun değil. Yaklaşık beş yıldır aynı problem devam ediyor ve hâlâ kalıcı bir çözüm üretilebilmiş değil. Bazı dönemlerde depolara tankerlerle su taşındı. Ancak bu geçici çözümler vatandaşın mağduriyetini ortadan kaldırmıyor. İnsanlar artık kalıcı bir çözüm bekliyor. Bu sorunun çözümünü üretmesi gereken makam elbette belediyedir. Biz bugün muhalefette olabiliriz. Saadet Partisi olarak yetki bize verildiğinde bu sorunların çözümü için gerekli projeleri hayata geçiririz.
CİDDİ BİR YÖNETİM SORUNU VAR
Geçmişte bölgedeki su projelerinin hazırlanması ve planlanması konusunda önemli çalışmalar yapıldı. Ancak sonraki süreçte belediye yönetimi değişti. AK Parti yönetimi projeleri devralmasına rağmen aradan geçen yıllara rağmen Araklı hâlâ su sıkıntısı yaşamaya devam ediyor. Dört dönemdir aynı yönetim görevde olmasına rağmen vatandaş bugün hâlâ yaz aylarında su kesintisiyle karşı karşıya kalıyorsa, burada ciddi bir yönetim sorunu olduğunu kabul etmek gerekir. Bana göre burada uygulanan siyaset de yanlış. Seçim döneminde yeni vaatler ortaya konuluyor. Bir süre sonra bu vaatler unutuluyor ve bir sonraki seçimde yeni vaatlerle vatandaşın karşısına çıkılıyor. Oysa vatandaşın bugün çok daha önemli sorunları var. Ekonomik sıkıntılar var. İşsizlik var. Emeklinin geçim sıkıntısı var. İşçinin, memurun yaşadığı ekonomik sorunlar ortada.
SANAYİ YAPACAĞIZ DEDİLER ORTADA PROJE YOK!
Araklı'da sanayileşme konusunda da yıllardır aynı sözler veriliyor. Yıllardır Organize Sanayi Bölgesi kurulacağı söyleniyor. Tekstil yatırımları yapılacağı açıklandı. Karma sanayi bölgelerinden söz edildi. Ancak bugün geldiğimiz noktada somut olarak ortaya çıkan bir yatırım göremiyoruz. Üç yıl geçti. Bu üç yıl içerisinde Araklı'ya kazandırılmış büyük ölçekli yeni bir yatırım yok. Seçim döneminde özellikle gençler ve kadınlar için istihdam oluşturacak projeler anlatıldı.
AMERİKA’DAKİ OKULUN BİR FOTOĞRAFINI ALIP PAYLAŞTILAR
Hatırlıyorum; hatta tanıtımlarda kullanılmak üzere bazı görseller paylaşılmıştı. Merak edip araştırdım. Paylaşılan okul görsellerinden birinin Araklı'ya ait olmadığını gördüm. Amerika'daki bir okulun fotoğrafı alınmış ve proje görseli olarak kullanılmıştı. Ben bunu doğru bulmuyorum. Vatandaşa gerçekçi projeler sunulmalı. Yapılabilecek işler anlatılmalı. Gerçek dışı görsellerle kamuoyunda beklenti oluşturulması doğru bir yaklaşım değildir. Hizmet anlayışı böyle olmamalıdır. Yönetim kadrolarına baktığımızda elbette görevini iyi yapan insanlar vardır. Buna kimsenin itirazı olmaz. Ancak genel tabloya baktığımızda ekip ruhunun oluşmadığını görüyoruz.
BELEDİYEDE UYUMLU ÇALIŞMA ORTAMI YOK!
Belediye başkanı, başkan yardımcıları ve meclis üyeleri arasında uyumlu bir çalışma görüntüsü oluşmuyor. Bu da hizmetlere yansıyor. İç meseleleri bizi ilgilendirmez. Kimin kiminle anlaşamadığı da Araklı halkının sorunu değildir. Vatandaşın beklentisi nettir. Hizmet. Kendi aralarındaki siyasi tartışmalarla, kişisel çekişmelerle ya da ego mücadeleleriyle Araklı halkının kaybedecek zamanı yok. Vatandaş hizmet bekliyor.
PROJELER ÇALIŞILMAMIŞ
Eğitim konusunda da yıllardır aynı belirsizlik yaşanıyor. TOKİ bölgesinde yapılacağı söylenen okul projesi defalarca gündeme geldi. "İlkokul yapılacak", "Ortaokul yapılacak" denildi. Ancak yıllardır ortada tamamlanmış bir proje yok. Her yıl başka bir açıklama yapılıyor. Bir yıl farklı bir proje söyleniyor, ertesi yıl başka bir plan açıklanıyor. Eski Endüstri Meslek Lisesi'nin bulunduğu alan için de farklı değerlendirmeler yapıldı. Sürekli yeni planlar açıklandı ancak kalıcı ve net bir uygulama göremedik. Bu durum bize şunu gösteriyor: Ortaya konulan projelerin önemli bir bölümü önceden hazırlanmış, üzerinde çalışılmış projeler değil.
YENİ VAATLERE DEĞİL TAMAMLANMIŞ YATIRIMLARA İHTİYAÇ VAR
Daha çok günü kurtarmaya yönelik açıklamalar yapılıyor. Oysa Araklı'nın artık yeni vaatlere değil, tamamlanmış yatırımlara ihtiyacı var. Vatandaş seçim döneminde verilen sözlerin hayata geçtiğini görmek istiyor. Bugün gelinen noktada ise Araklı'nın en temel beklentisi; altyapısı tamamlanmış, yolları yapılmış, su sorunu çözülmüş, eğitim yatırımları tamamlanmış ve istihdam oluşturan projelerin hayata geçirilmiş olmasıdır. Bizim eleştirimiz de tam olarak bu noktadadır. Araklı'nın artık vaat değil, hizmete ihtiyacı vardır.
SADECE BELEDİYEYE DEĞİL AK PARTİ TEŞKİLATINA DA ELEŞTİRİM
Yani Araklı Belediye Başkanı ve ekibinin kendi iradesiyle hareket edemediğini mi düşünüyorsunuz?
Benim söylemek istediğim tam olarak bu değil. Belediye başkanının hizmet üretme ve proje geliştirme noktasında daha güçlü bir irade ortaya koyması gerektiğini düşünüyorum. Bir yerde eksiklik varsa, bunu gidermek için gece gündüz çalışırsınız. Hizmet üretmek istiyorsanız gayret edersiniz, gerekirse sabahlarsınız. Ancak önceliğiniz hizmet etmek yerine kendi siyasi kariyerinizi güçlendirmek, öz geçmişinizi (CV'nizi) doldurmak olursa Araklı hizmet alamaz. Bu eleştirim sadece belediye yönetimine değil, aynı zamanda AK Parti teşkilatına da yöneliktir. Eğer herkes kendi siyasi geleceğini düşünerek hareket ederse, kaybeden Araklı olur.
OKUL İÇİN YER GÖSTERDİK
Bunu eğitim alanında da yaşandığını mı düşünüyorsunuz?
Kesinlikle. Örneğin Fen Lisesi konusu yıllarca gündemde kaldı. Bekledik, bekledik ama sonunda okul Araklı yerine Of'a yapıldı. O dönem ilçe başkanı olarak defalarca Milli Eğitim Müdürlüğüne gittim. Kaymakamımızla görüştüm. "Okul için yer gösterelim, gerekli desteği verelim." dedik. Ancak sonuç alamadık. Bugün de Araklı'nın en önemli sorunlarından biri öğrenci yurdu eksikliğidir. İlçemizde bir üniversite var. Son dönemde yeni bölümler de açıldı. Bu noktada üniversitenin gelişmesi için büyük emek veren Sayın Nevzat Bey'e teşekkür ediyorum. Gerçekten gayretli ve Araklı'yı önemseyen bir isim. Ancak üniversitenin de önünü açmak gerekiyor.
YURT SORUNU ÇÖZÜLMEK ZORUNDA
Mevcut kampüs alanı artık yetersiz kalıyor. Üniversitenin hemen arkasında uygun alanlar var. Bu alanlar üniversiteye tahsis edilse kampüs büyür, yeni fakülteler ve sosyal alanlar oluşturulabilir. Fakat bununla birlikte yurt sorunu da çözülmek zorunda. Bugün Arsin'de yeni öğrenci yurdu yapılıyor ama Araklı'da böyle bir yatırım yok. Yaklaşık 50 bin nüfuslu bir ilçe olan Araklı'nın bundan mahrum kalmasını doğru bulmuyorum. Çevre ilçelerde yatırımlar yapılırken Araklı'nın geri planda kalması üzücü.
ORTAK İRADE GÖSTERMEK GEREK
Bugün hâlâ altyapı sorunları devam ediyor. Su sorunu var, elektrik sorunu var, doğalgaz çalışmaları tamamlanamadı. Ben doğalgaz sektöründe yöneticilik yaptım. O dönem Yomra'daki doğalgaz çalışmalarını yürüten firmanın genel müdürlüğünü yaptım. Bu süreci yakından biliyorum. Bir yatırımın gerçekleşmesi için belediye başkanının, ilgili kurumların ve siyasetçilerin ortak irade göstermesi gerekir. Kim olursa olsun, önemli olan isimler değil, Araklı'nın kazanmasıdır. Bizim anlayışımız budur.
DERDİMİZ ARAKLI’YA HİZMET
Şu anda Araklı Sanayi Sitesi'nde yapımı devam eden camiyi örnek verebilirim. Biz Saadet Partisi olarak, hiçbir siyasi beklenti içerisinde olmadan bu caminin Araklı'ya kazandırılması için ciddi çaba gösterdik. İktidarda değildik, belediyeyi yönetmiyorduk ama "Araklı'ya bir hizmet gelsin." diye mücadele ettik. Bizim derdimiz siyaset yapmak değil; Araklı'ya hizmet etmektir. Bu süreçte hayırseverlerle görüştük, gerekli girişimleri yaptık. Dönemin belediye başkanı, kaymakamı ve müftüsüyle bir araya geldik. Herkes olumlu yaklaştı. Hatta dönemin kaymakamı, İstanbul'da yaşayan hayırsever iş insanıyla görüşebilmemiz için makam aracını bile tahsis etmeyi teklif etti. Biz de kendisine teşekkür ederek, "Yeter ki Araklı'ya bu hizmet gelsin, biz gider görüşürüz." dedik. Çünkü bizim önceliğimiz hizmetti. Ne yazık ki daha sonra çeşitli nedenlerle süreç planlandığı gibi ilerlemedi. Geçtiğimiz günlerde Sürmene'de cuma namazındaydım. Hutbe sonrasında Araklı Fatih Camii için yardım toplandığını gördüm. Oysa başlangıçta bu caminin hayırsever tarafından tüm masrafları karşılanarak anahtar teslim yapılması planlanmıştı.
ÖĞRENCİLER BÜYÜK SIKINTI İÇİNDE
Yurt meselesi de hâlâ çözülmüş değil.
Evet, maalesef. Arsin'e öğrenci yurdu yapılıyor ama Araklı'da hâlâ böyle bir yatırım bulunmuyor. Üniversite öğrencileri büyük sıkıntı yaşıyor. Çoğu öğrenci ilçe dışında kalıyor veya her gün gidip gelmek zorunda kalıyor. Bir üniversitenin gelişebilmesi için yalnızca akademik kadrosu yeterli değildir. Öğrencilerin barınma ihtiyacının da karşılanması gerekir.
SOSYAL DONATI ALANLARI DA ŞART
Öğrenci tercih yaparken sadece okulun ismine bakmıyor. Yurt var mı, sosyal yaşam nasıl, kampüs yeterli mi, ulaşım kolay mı gibi birçok kriteri değerlendiriyor. Eğer bir ilçede yurt yoksa, birçok öğrenci daha tercih aşamasında o ilçeyi eliyor. Bu nedenle yurt yatırımı sadece barınma meselesi değildir; aynı zamanda üniversitenin büyümesi ve ilçenin gelişmesi açısından stratejik bir yatırımdır. Üniversite, ilçeye ekonomik ve sosyal hareketlilik kazandırır. İlk ve ortaöğretim çağındaki çocuklar da üniversiteyi gördükçe kendilerine hedef koyarlar. "Ben de ileride burada okuyacağım." diyerek motive olurlar. Bu nedenle eğitim yatırımları yalnızca bugünü değil, geleceği de şekillendirir. Bugün bir öğrenci tercih yaparken eğitim kalitesinin yanı sıra kampüs olanaklarına, sosyal yaşamına, yurt kapasitesine ve ulaşım imkânlarına da bakıyor. Dolayısıyla Araklı'nın üniversitesini büyütmek ve daha fazla öğrenciyi ilçeye çekmek istiyorsak, sadece yeni bölümler açmak yeterli olmaz. Bunun yanında yurt, sosyal yaşam alanları ve kampüs yatırımlarını da eş zamanlı olarak hayata geçirmek zorundayız. Ancak bu şekilde üniversitemiz daha fazla tercih edilen ve Araklı'ya değer katan bir eğitim kurumu haline gelir.
SOMUT BİR GELİŞME GÖREMİYORUZ
Araklı'nın önemli değerlerinden biri de Turup. Buradaki çalışmalar önceki belediye başkanı döneminde başlamıştı. Ama gelinen noktada devam eden çalışmalarda çok fazla ilerleme göremiyoruz. Bu konuda neler söylersiniz
Elbette vaat edilen projelerin kısa sürede tamamlanmasını beklemiyoruz. Ancak aradan geçen zamana rağmen bu projelerle ilgili somut bir gelişme göremiyoruz. Aslında teleferik projesi Saadet Partisi'nin daha önce hazırladığı projelerden biriydi. Kimin yaptığı önemli değil; yeter ki Araklı kazansın. Bizim anlayışımız budur. Yapılan her hizmeti destekleriz. Fakat bir siyasetçinin söyledikleriyle yaptıkları örtüşmüyorsa, vatandaşın güven duyması da zorlaşır. Şu anda bölgede özel girişimcilerin yaptığı bazı faaliyetler var. Örneğin atlı gezi hizmeti sunan işletmeler bulunuyor. Bu tür yatırımlar önemli ve desteklenmesi gerekir.
250 BİN LİRAYA KİRALANABİLEN BİR YER NEDEN 1.5 MİLYON LİRAYA ALINDI?
O dönemde siyasi parti ilçe başkanları olarak ortak bir basın açıklaması yaptık. Araklı'nın ortak değerlerine birlikte sahip çıktık. Daha sonra belediye ilgili ihaleye katıldı. Burada kamuoyunun cevap beklediği önemli bir konu var. Yaklaşık 250 bin lira bedelle kiralanabilecek bir yerin belediye tarafından 1,5 milyon liraya alınmasının gerekçesi kamuoyuna açık şekilde anlatılmalıdır. Şeffaflık, belediyeciliğin en önemli ilkelerinden biridir. Bu nedenle Sayın Belediye Başkanından beklentimiz, bu sürecin tüm ayrıntılarını kamuoyuyla paylaşmasıdır. Soruların cevabı şeffaf bir şekilde verilirse herkes rahatlar.
TURUP’UN DOĞAL YAPISINI KORUYACAK
HER TÜRLÜ PROJEYİ DESTEKLERİZ
Geçtiğimiz günlerde Turup'a çıktım. Bölgede kullanılan safari araçlarını yakından gördüm. Benim burada tek çekincem gürültü. İnsanlar Turup'a doğayla baş başa kalmak, dinlenmek ve temiz hava almak için geliyor. Eğer çok sayıda motorlu araç bölgede sürekli dolaşırsa doğal ortamın huzuru bozulabilir. Bu nedenle Sayın Belediye Başkanının safari projesini yeniden değerlendirmesinde fayda görüyorum. Bunun dışında doğaya zarar vermeyecek, Turup'un doğal yapısını koruyacak her türlü turizm yatırımını destekleriz.
LA FONTAİNE’DEN MASALLAR!
Araklı halkı hala iki buçuk yıldır oyalanıyor. Araklı halkını La Fontaine’den masal dinlete dinlete uyutuyorlar. Sayın yetkililer, Araklı’yı yönetenler lütfen Araklımıza sahip çıkalım. Araklı’da yapılacak yatırımlarsa bizlere de ne görev düşüyorsa yapmaya hazırız. Biz bu görevleri yerine getirmekle mükellefiz.
CUMHURBAŞKANIMIZA SESLENİYORUM
Ben herkesi ortak akıl etrafında buluşmaya davet ediyorum. Belediye, kaymakamlık, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve tüm kurumlar Araklı için birlikte hareket etmelidir. Çöp tesisi, maden faaliyetleri, Karadere Vadisi, Bayburt yolu, altyapı ve üstyapı gibi konular siyaset üstü meselelerdir. Bu konularda ortak hareket edilirse Araklı çok daha güçlü olur. Buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza da seslenmek istiyorum. Araklı halkı her seçimde Cumhurbaşkanımıza güçlü destek vermiştir. Bu desteğin karşılığı olarak ilçemizin yıllardır bekleyen yatırımlarının hayata geçirilmesini bekliyoruz. Özellikle çöp tesisi, maden faaliyetleri, Karadere Vadisi, Bayburt yolu ve altyapı sorunlarının çözümü konusunda daha güçlü adımlar atılmasını istiyoruz.
POLEMİK DEĞİL HİZMET ÜRETMEK…
Son olarak siyasi hedeflerinizi de sormak isterim.
Her siyasetçinin olduğu gibi bizim de hedeflerimiz var. Ancak öncelikli hedefimiz makam değil, Araklı'ya hizmet etmektir. Saadet Partisi olarak geçmişte Araklı'ya önemli hizmetler kazandırdık. Halkımız yeniden yetki verirse aynı anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Bu başarı yalnızca ilçe başkanının başarısı değildir. Yönetim kurulumuz, mahalle teşkilatlarımız ve gönüllülerimiz büyük emek veriyor. Hiçbir maddi beklenti olmadan, tamamen Araklı sevdasıyla çalışan çok kıymetli arkadaşlarımız var. Son iki üç yılda teşkilatımız önemli bir ivme yakaladı. Mahalle teşkilatlanmamızı büyük ölçüde tamamladık. Sandık çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve vatandaşın sorunlarını yerinde dinleyerek çözüm üretmeye çalışıyoruz. Bizim siyaset anlayışımız polemik değil, hizmet üretmektir. Araklı halkı bize yetki verdiği takdirde, ilçemizi hak ettiği hizmetlerle buluşturmak için var gücümüzle çalışacağız.
Yorumlar
Kalan Karakter: