Trabzon’un Araklı İlçesinin önde gelen siyasetçilerinden MHP Araklı eski ilçe başkanı ve Araklı Belediyesi’nin önceki dönem meclis üyesi Abdülbaki Malkoçoğlu, Sorumlu Müdürümüz Hüseyin Terzi’ye çok konuşulacak açıklamalar yaptı. Malkoçoğlu, Araklı Belediyesi Başkanı Hüseyin Avni Coşkun başta olmak üzere belediye yönetimi ile ilgili sert açıklamalar yaptı. Başkan Çebi ve AK Parti Araklı İlçe Teşkilatı arasında uyumsuzluk olduğuna dikkat çeken Malkoçoğlu, belediyenin idaresinde de sorun olduğunu ifade etti. Malkoçoğlu, geçtiğimiz günlerde belediye başkanlığı görevinden ayrıldığını açıklayan Sefa Sarı hakkında da önemli açıklamalar yaptı. İlçedeki sorunların çözülmediğini, verilen sözlerin yerine getirilmediğini kaydeden Malkoçoğlu, “Araklı’da pembe tablo çiziyorlar, ilçenin 5 yılı kayıp” dedi.
İşte Malkoçoğlu’nun o açıklamaları:
BİR HEVESLE ORTAYA ÇIKIYORLAR
Geçtiğimiz günlerde Araklı Belediye Başkan Yardımcısı Sefa Sarı kendi özel işlerinin yoğunluğundan dolayı görevinden affını istedi. Ama kamuoyunda konuşulan iddialar çok başka. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Öncelikle sessiz çoğunluğun sesi olduğunuzdan dolayı sizlere çok teşekkür ediyorum. Bu bir gazetecinin yapması gereken şeyler, sıkıntıları dile getirmek, halkın yanında olmaktır. Bu özverili davranışınızdan dolayı sizleri tebrik ediyorum. Yüreğinizi ortaya koyuyorsunuz. Bir şekilde sorunları dile getiriyorsunuz. Teşekkür ediyorum. Şimdi belediye başkanlığı veya belediye başkan yardımcılığı yapmak isteyen arkadaşlar, çok hevesli bir şekilde ortaya çıkıyorlar. Daha sonra bu heveslerinden neden vazgeçtiklerini tabii ki bilemiyoruz.
AK PARTİ ZARAT GÖRMESİN DİYE…
İçeride siyasi çekişmelerden dolayı bu tür şeyler yaşanıyor. Fakat Sefa Sarı kardeşimin ben isteyerek görevinden ayrıldığına inanmıyorum. Çünkü bunun altında yatan bir sürü nedenin olduğunu düşünüyorum. Bu neden AK Parti'ye zarar vermesin diye dile getirilmiyor diye düşünüyorum, bence istifa ettirildi. Tabii ki perde arkasında ne yaptığını, ne tür ilişkiler içerisine girdiğini bilemiyoruz. O, onun sorunu! Neticede varsa bir hesabı o, onun hesabını verecek; hesabı yoksa da aklanıp yine insanlara hizmet yapmaya devam edecektir. Ama kesinlikle şu anda AK Parti ilçe teşkilatıyla belediye arasında bir hizipleşme, bir çekişme ya da bir anlaşmazlık var.

İNANDIRICI BULMUYORUM
Daha doğrusu bunlar belediye başkan yardımcılarını değiştirmek istediler. Belediye başkanı tarafından kabul görmedi. Kabul görmeyince araya bir soğukluk girdi; belediye başkanı, ilçe teşkilatına rağmen belediye başkan yardımcılarının yanında durdu fakat ne hükmetse daha sonra yapılan toplamlarda ile çağrıldılar. İldeki yapılan toplantılardan sonra Sefa Sarı'nın affını istemesi yönünde basına böyle bir karar yansıdı. Tabii ki bu karar inandırıcı olmadı. Benim açımdan da inandırıcı olmadı. Çünkü ben Sefa Sarı’yı tanıyorum. Çok istekli hizmet aşkıyla dolu olarak oraya geldiğini bildiğimden dolayı kendi isteğiyle oradan ayrılacağını düşünmüyorum.
VATANDAŞ BİR NEDENİ
OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR
Peki Sefa Sarı neden görevden el çektirildi? Yani Sefa Sarı’nın bir sıkıntısı mı vardı?
Burada sıkıntısı olmasa bile sıkıntısının olduğu düşünülüyor. Neticede böyle bir algı oluştu. Hem çalışkan hem de sevilen birisi… Aile nedenlerini öne sürerek bu istifa kararını aldığını söylüyor. Allah rahmet eylesin ben taziyesine katılıyorum, mekanı cennet olsun. Bu farklı bir olay. Vatandaş bir nedeni olduğunu düşünüyor. Tabii bu nedeni ortadan kaldırmak için belki zamana ihtiyaç var. Belki mevcut muhataplar bunu çıkıp bir şekilde yalanlamalı, izah etmeli.
HALKI AYDINLATMALARI LAZIM
Bu konula ilgili kamuoyu bir cevap bekliyor. Ama belediye yönetimi sessiz. Başta sayın belediye başkanı olmak üzere… Bu sessizliği nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben şöyle söyleyeyim, yani şu anda mevcut belediye başkanı, partiye zarar gelmemesi adına sessiz kalabilir ya da kabullenmeme adına destek olabilir. Bu tür şeyler hep? Olarak kalır. Yani bunlar bu cevabı bu halka açıklamadıkları sürece bu hep soru işareti olarak kalır. Tabi ki bu, insanların düşünce tarzını o sessizlik bozmayacaktır. Neticede bu insanların düşünce tarzını onların açıklamaları bozacaktır ve kamuoyuna açık açıklanacaktır. Burası aile şirketi değil. Burası halka mâl olmuş ya da halkın beklentisi olan bir kurum. Halkın bir şekilde aydınlatılması lazım. Onlar o şaibe ile beraber zamanlarını tamamlanmış olurlar. Bu da onlar için hayırlı olmaz diye düşünüyorum.
RECEP ÇEBİ DİKKATE ALIYORDU
Sayın belediye başkanı iki yılını geride bıraktı, Araklı’nın gelişimi, değişimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Geçen dönem belediye encümeniydim, Eksiklikleri söylüyorduk. Eksiklikleri söylediğimiz zaman tamamlama adına dönemin belediye başkanı Recep Çebi, eksiklikleri tamamlama adına dikkate alıyordu. Vatandaşı da dikkate alıyordu. Meclis üyelerini de dikkate alıyordu. Zaten almak zorunda… Ama şu an ki mevcut yönetimin öyle bir zorunluluğu yok. Kendinde öyle bir zorunluluk hissetmiyor.
MEVCUT BELEDİYE BAŞKANININ
BİRÇOK SÖZÜ VARDI AMA…
Mevcut belediye başkanının gelmeden önce bir sürü sözü vardı. Bir sürü çizdiği pembe tablolar var. Yani tabiri caizse ‘sizi balla börekle bakacağım size sağlıklı bir zemin oluşturacağım’ gibi vaatleri var ama bunu hep dua ederek yapacağını söyledi. Biz doğduğumuzdan beri kulağımıza ezan verildiğinden beri Müslümanız. Ama neticede her duamız kabul olmuyor. Yani bu dua ile olacak iş değil. Allah canlılar arasında en mükemmel olarak insanoğlunu yaratmış. İnsanoğlunu akılla, fikirle donatmış, Yaradan size kainatı teslim ediyorum demiş. Siz bu kainatın idaresinden sorumlusunuz, çekip çevirip idaresini siz yapacaksınız demiş. Bunu Allah’a bağlamak doğru değil. Allah sana yeterli donanımı vermiş.
ÇÖP SORUNUNU ‘ÇÖZECEĞİM’
DEDİ BİR ADIM ATMADI!
Belediye başkanı, çöp sorununu halledeceğini söyledi ki bir adım atmadı. Bırak çöp sorununu halletmeyi, bir yaptırım uygulamadı. Katı atığın suyu yola akıyor gidip ceza kesebilir, yaptırım uygulayabilir. Ama bunları yapmadı. Onlarla beraber barışık çalıştı. Neticede o çöp tesisine tıbbı atığın girmesi bile yasak olduğu halde o tıbbı atık parçalarını biz fındıklılardan topluyoruz. Bu vahim bir durumdur. Halkımız sıkıntı yaşıyor. Halkımız kokudan muzdarip, halkımız çok mağdur. Sorunları lanse ediyorlar ama attıkları bir adım olmadığını görüyoruz. Zaten o mahallenin hizmet önceliği olmasına rağmen şu anda en arkada. Bunların verdikleri sözlere ben artık inanmıyorum. Çünkü her şeye söz verip her şeyi duayla halletmeye çalışan bir zihniyet var. Bunları vatandaşımız da görüyor, bunların değerlendirmesini de vatandaşımızı yapacak.
O TESİS ORADAN KALKMAZ…
Taşönü Mahallesinde kötü kokudan dolayı ruh sağlığı da bozuldu. Orada bazı insanların ata toprağını terk etme durumu var mı? Bu tür söylentiler kulağımıza geliyor…
Benim evim hemen tesisin sınırında. Daha önce Süleyman Soylu bakanımız ve Murat Kurum bakanımızla toplantılar tertip ettik ve o toplantılarda ben şunu dile getirdim: Birinci derecede mağdur olanlar için orada afet şartlarında konut yapılması yönünde teklif sundum ve bu teklif kabul gördü. Çünkü orada insanlar bunaldığı zaman kaçabilecekleri bir kapıları olsun dedik, bu anlamda bu teklifi getirdik. O tesis oradan kalkmaz. Bizim çırpınışımız şu biz diyoruz ki biz sağlıklı yaşam koşulları oluşturulsun. Bu, her insanın isteyebileceği gayet doğal bir tekliftir. Ama o sağlanmadığı sürece o diğer teklifimiz hala geçerlidir. Bunun girişimi yapılması lazım.

ATIK SU, YANBOLU DERESİNE AKIYOR
Katı atık suyu Yanbolu'ya akmaktadır. Hatta defalarca videolarını çekip basında paylaştık. Çevre şehircilik il müdürlüklerine bunları ulaştırdık. Rapor alınıp alınmaması yönünde söylemlerimiz oldu. Tabii ki bir şeyler aşılamıyor, cumhurbaşkanına bazı konular ulaşmıyor, Ulaşması için çok gayretler sarf ettik ama bir şekilde bir setler oluştu. Cumhurbaşkanına ulaşamadık. O ulaşımı sağlayamadık.
VALİLER, CUMHURBAŞKANININ
EMANETİNİ KORUYAMIYOR!
Üzüldüğüm konu şu: Cumhurbaşkanı, Trabzon halkını valiye emanet etmiş, valilere emanet etmiş ama şunu görüyorum, bu valilerin cumhurbaşkanına ihanet ettiklerini görüyorum. Valilerin cumhurbaşkanının emanetini koruyamadıklarını görüyorum. Burada insanların her geçen gün sağlığı bozuluyor. Her geçen gün sağlığı bozuluyor. Önceki valiyle zaman zaman ortamlarımız oldu. Valiye Beye dedik ki, siz bir sofrada yemek yerken o sofrayı yarım bırakıp kalktığınız oldu mu? Olmamıştır. Siz hiç yatarken o kokunun genzinizi yakarak yataktan kalktığınız oldu mu? Olmamıştır. O sıkıntıyı yaşayan bilir. Yani eşekten düşenin derdini eşekten düşen anlar.
İNSANLARIN SAĞLIĞININ BOZULMASI
UMURLARINDA DEĞİL!
Çöp tesisinin suları Yanbolu Deresine bırakılıyor, bu atık sular oradan da denize ulaşıyor. Yanbolu Deresinin hemen yan tarafında da Samayer’de Büyükşehir Belediyesi ile Araklı Belediyesi bir plaj yapılıyor. Büyükşehir Belediyesi de Biyolojik Arıtma Tesisini Ortahisar ve Yomra ilçelerine kapsayacak şekilde yapacak, Araklı ve doğu ilçelerini de kapsayacak şekilde de yapılamaz mı?
Ben burada yıllarca siyaset yaptım. Benim derdim Araklı. İlçe başkanlarına da zaman zaman sesleniyorum; genel merkeze siyasetin yapmayı bırakın. Sen burayı düzeltirsen ile ili düzeltirsen, Türkiye'ye yansır bu. Araklı'nın çok sorunları var. Büyükşehir Belediye başkanı, arıtma tesisini yaparsa her yere yapar. İnsanlara sağlığını düşünüyorsa bunu yapar. Plajı hayata geçirmeye çalışıyorlar ama arkasını doldurmuyorlar. Çünkü arkada insanların ne eziyet çektiklerini hesap etmiyorlar. Ama aslında hesap etmedikleri hiçbir şey yok. Her şeyi ayrıntısına kadar hesap ediyorlar ama umurlarında olmadığını görüyorum. Yani insan o tesisi piyasaya sunmak, görsel olarak bunları kazandırmak, arka taraftan insanlar sağlığı bozulmuş, onların umurunda olmadığını görüyorum. Zerre kadar insan sağlığı onlar için önemliyse Trabzon’da yapacağı o tesisi burada da yaparlar. Yapmazlarsa deşarjla da bunları denizin ortasına doğru uzatabilirler. Şimdi çok tesisinin arıtmanın, dereyi aktığı suyu deşarjla beraber denizin ortasına doğru uzatabilir. En azından onu yapılabilirler. Hiçbir şey yapmıyorsanız bunu yapacaksın veya o tesise yaptıracaksınız.

İNSANLAR SÖYLEMLERE DOYDU
Ama hep söylemler var. Bunlardan doyduk. Biz 2016'dan beri doyduk. Artık bu yalanlarla kilo aldık. Onlar yalan söylüyor. Biz kilo alıyoruz. Vatandaşa da gönül koymaya başladım. Niye gönül koymaya başladım? Çünkü onlar işini yapıyor, yalan söylüyorlar. Her gün pembe tablolar çiziyorlar ama ben artık onlara inanmıyorum. Çünkü o yalanı ben 2016'dan beri dinliyorum. Artık vatandaşa gönül koymamın sebebi de inanmayın artık. İnananlara kızmaya başladım. Ömür dediğin çok uzun değil ama sağlıklı bir şekilde hayatınızı idame ettirin ya da sizin böyle hayatınızı olumsuz anlamda idame ettirmenize sebep olanlara fırsat vermeyin, tepkinizi gösterin.
DÜĞÜNE GİTMEKLE, RESİM ÇEKİLMEKLE OLMUYOR!
Araklı’nın bir sürü sorunu var. Araklı’nın caddelerinde öyle bir yerler var ki araba giderken çıldırıyor, nereye düştüm diye şaşırıyor. İlçedeki birçok yol çukur, patates tarlası gibi! Şimdi çıkıp söylüyorlar şu yolu yaptık, bu yolu yaptık diye… Yani bir yolu yapmak o yolda rahat gitmeyi sağlamaktır. Sadece yapmak gözükmek için bu hamleleri yapıyorsunuz. Düğüne gitmekle, resim çekilmekle bu işler olmaz, bunlar icraat değil.
İLÇENİN ARKA TARAFLARI SEFİL DURUMDA
Dışarıya reklam olsun diye yol güzergahlarına hizmet yapıyorlar ama arka tarafları sefil bırakmak hiç kimsenin hakkı değil. Bu insanlar bunları hak etmiyor yani. İlçede bir maden meselesi var, ‘bu maden meselesini en iyi hangi yolla geçiştiririz’ şeklinde bugünkü belediye başkanının buraya gelmesini sağlamışlardır. HES meselesi, çöp meselesi var. Şu anda bütün şantiyelerin pislikleri derelerden aşağı akıyor Araklı ile buluşuyor. Bugün Karadere Vadisinden yukarı doğru gidin. Bütün pislikler Araklı’yla muhatap. Böyle bir hakkı var mı? O yüzden ben samimi olduklarına inanmıyorum. Hep görsel olarak varlar. Tekstil dediler, Turup turizm merkezi dediler… Bugün bir şelale yapıyorsun, yolu yok. Herhangi bir şelale var diyorsun. Turisti oraya çağırıyorsun, gidiyorsun berbat bir yer.
ALDATMAK KUL HAKKI DEĞİL Mİ?
Pazarcık’ı turizm alanı ilan etmişsin gidiyorsun, sürünüyorsun, rezil buluyorsun. Bu tarif ettikleri yer burası değil diyorsun. Bu aldatma değil midir? Bu kul hakkı değil midir Bu benim duygularımla alay etme değil midir bu ahka girmiyorum yani. Allah'a inandığını söyleyip sabah akşam dua eden bir adam, insanları kandırmanın günah olduğunu, Allah nezdinde bunların hesabını sorulacağını bilmiyor mu? O yüzden Araklı halkı muzdarip! Ben halkın içindeyim. Vatandaşları dinliyorum. Çok muzdarip olduklarını görüyorum.
VATANDAŞ GELİYOR
BÜYÜKŞEHİRE BAĞLI DİYORSUN
Vatandaş bir sorunu için kapına geldiği zaman ora büyükşehire bağlıdır diyebiliyorsun. Ama Büyükşehir ile birlikte bir iş, hizmet yapıldığında da onu sahipleniyorsunuz. Bu tarz, utanç verici bir şey. Yani hakikaten çok vahim bir olay. Yani diyorsun ki ben şuraya hizmet istiyorum onlar da diyor ki sana orası büyükşehire bağlı, iyi de burası da büyükşehire bağlı.
YALAN SÖYLEYİP GEZMEYECEKSİN
Mesela Araklı’daki altyapı çalışmaları…
Tabii burası da büyükşehire bağlı. Niye burayı sahipleniyorsun da bu yapılmayan yerleri büyükşehire atıyorsun? Hadi yapmıyorsun bir şey talep etmekten mi acizsin? Bu kadar acı bir durum olamaz. Araklı halkına sesleniyorum, buradaki mesele Çebi, Malkoçoğlu, Ahmet, Mehmet meselesi değil. Hiç kimse kusura bakmasın. Çünkü Allah'a inanıyorsan bunun Allah’a verilecek bir hesabın olduğuna da inanacaksın. Öyle yalan söyleyip gezmeyeceksin. Pembe tabloların arkasının dolmadığını görüyorum. Şunu da açık açık söylüyorum, bu 5 yıl boşuna geçmiştir. Bu verilen yetki boşuna geçmiştir. Vatandaşların uyanması ve kendi hakları için hesap sorması lazım. İnsanların kendi haklarını savunmalarını istiyorum. Buradan da çağırırımdır onlara bir şekilde.
BELEDİYEDEKİ İDARE KENİSİYLE BARIŞIK OLMALI
Son olarak Araklı’nın idarecilerine ve vatandaşlara neler söylersiniz?
Araklı’da insanlar değişik partilere oy verebilir. Gönül verebilir, gayet normaldir bu. Çünkü farklı düşüneceksin ki orta yolu bulabilesin. Şimdi o falan partiymiş, bu falan partiymiş bunları böyle değerlendirmemek lazım. Neticede hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız. O yüzden herkese eşit hizmet gitmeli. Ağa babalarına göre iş yapılmamalı. Makama giden vatandaş güler yüzle karşılanmalı. Ayrıca belediyedeki idare kendisiyle barışık olmalı. Yani kendisiyle savaş hâlinde olan bir belediye yapısı dışarıya hizmet veremez.
BİR MEYDAN OKUMA VAR
Şu anda öyle bir kaotik ortam var sanırım…
Kulağımıza geliyor. Örnek veriyorum, ailenle huzursuzluk yaşamışsan o gün güzel geçmez. Ailen için huzursuzluğu düzeltme yoluna gidersin. Ama belediyede öyle bir çaba da yok. Bu resmen tek kalabilmek için bir meydan okuma! Her dediğimi yaparım, her dediğimi işlerim, her dediğimi kovarım, her dediğimi alırım. İdarecilerin fikirlerini beğenmez, kendi fikirlerinizi hep önde tutarsanız kusura bakmayın bir adım ileri gidemezsiniz. Ben oy vermişsem hakkını sorarım, sormam lazım. Çünkü burada bu insanlar vergisinden, tut, su suyuna kadar bütün geri dönüşümü yapıyor. Bu insanlar bu ülkenin ayakta durmasını sağlıyor. Zenginlerden bahsetmiyorum. Şu alt tabakadaki insanlar bu ülkeyi ayakta tutuyor. Yani vergisiyle, her şeyiyle ayakta tutuyor.
BİR OYLA GELDİN, BİR OYLA GİDERSİN
Senin bir oyluk işin var. O insanlar seni bir oyla köşeden köşeye vurur ama senin onları vurma gücün de yok. Senin öyle vurma imkanın da yok. Belediye başkanı seçilen kişi, ne kadar aciz olduğunu buradan anlamalı. Niye anlamalı sen bir oy ile gelmişsin. Yine bir oyla gidersin oradan. Buradan belediye meclis üyelerine de sesleniyorum. Haksızlık karşısında susmayın, kendi iradenizi ortaya koyun, kendi iradenizi ortaya koyarsanız her şey düzelecektir. Haksızlığa karşı dik durun. Siz kendiniz için bir şey istemiyorsunuz ki başkası içsin bir şey isterken niye ezilesiniz?

Araklı'nın önde gelen siyasetçilerinden Abdukbaki Malkoçoğlu, Sorumlu Müdürümüz Hüseyin Terzi'ye çarpıcı açıklamalar yaptı.
Yorumlar
Kalan Karakter: