Haftaya moralsiz bir şekilde başlamak insanın sinirlerini bozuyor…
Bu hafta da böyle bir başlangıç oldu…
Dün akşam oynanan 1461 Trabzon – Iğdır FK maçının ardından alınan sonuç tüm Trabzon’un yanısıra, içinde biraz vicdan kırıntısı olan her futbol severi derinden yaralamıştır.
Futbol Federasyonu’nun stadyum ve hakem tercihindeki yanlış kararı, yanlış tercih edilen hakemin müsabakanın sonucuna etki edecek yanlış kararları kabul edilebilir bir durum değil…
Son 3-4 yıldır ortaya çıkan Cantürk Alagöz’ün sadece para üzerinden Türk futboluna yön vermesi ve buna da TFF’yi alet etmesi olayın kabul edilemeyecek bir başka çirkin boyutu…
Dünkü maçın saha kısmından ziyade, öncesinde yaşananları da irdelemek gerekiyor…
Her maç öncesi yapılan eşgüdüm toplantılarında alınan kararların maçın başlamasına yarım saat kala yok sayılması, protokol krizinin yaşanmasına neden oldu. Hâlbuki yapılan toplantıda 1461 Trabzon yönetiminin ve Trabzon’dan gelecek olan protokolün yerleri belirlenmişti. Fakat maçın başlamasına kısa bir süre kala alınan hiçbir karar uygulamaya konulmadı. Herşey Iğdır FK yönetiminin istediği gibi seyir etti.
Türkiye’nin dört bir tarafından gelen ve 1461 Trabzon’a destek verecek olan taraftarların biletleri Pasolig’den alınmış olmasına rağmem, stada alınmak istenmemeleri ve bir saat süren direnişin ardından stada girebilmeleri skandalın en büyüklerinden biriydi…
Maçın oynanacağı stadyumun koltuklarından tuvaletlerine kadar hiçbir yerinin temizlenmemesi, ışıklandırmanın zamanında açılmayıp taraftarların mağdur edilmesini söylemiyoruz bile…
****
TFF’NİN BAYARSLAN SKANDALI!
Maçın hakemi Volkan Bayarslan yıllar önce Trabzonspor- Fenerbahçe maçında Türkiye gündemine oturan bir saldırıya uğramıştı. Kendi ifadesiyle aldığı darbelerin nefesini kestiğini ve çok kötu anılarla Trabzondan ayrıldığını belirtmişti. Bu maça atanmayı kendisininde istediğini sanmıyorum! Çünkü maçın başlama düdüğünden itibaren tedirgin ve 1461 Trabzon aleyhine tutarsız kararlar vermeye başlamıştı. Art niyet olmasa bile topluma etkilenmiş imajı vermeme psikolojisi bir hakem için en istenmedik durumdur. Kendisini bu maça atayan MHK'nin bunu düşünemediğine inanmıyorum. Bayarslan'ın aslen Erzurumlu oluşu veya KTÜ mezunu olması gibi faktörlerinde kamuoyunda konuşulup hakemi etki altında bırakacağını bilmeme şansları yok. VAR hakemi ise yine Trabzonsporlu Paul Onuachu'nun elinin kırıldığı ve penaltısının verilmediği bu sezonki Başakşehir maçında görev yapan Onur Özütoprak. Bu mükemmel (!) ikiliyi bulup bu maça atayanlar 26’ıncı dakikada Iğdır FK aleyhine verilmesi gereken bariz bir kırmızı kartı hakemlerin es geçmelerini açıklayamazlar.
***
GELELİM ÇUVALDIZI BATIRMA İŞİNE!
Yıllardır Trabzon sporuna amatöründen profesyoneline kadar hizmet etmeye çalışan bir adam var.
Celil Hekimoğlu…
Düzyurtspor’u aldıktan sonra adını Hekimoğlu Trabzon yapan, bütün ekonomisini kendi karşılamasına rağmen sırf Trabzon’a malolması için ismini 1461 Trabzon yaparak ekmek teknesinin reklamından vaz geçen bir adamdan bahsediyoruz.
Bunun ötesinde kulübün bünyesine hiçbir yönetici almama hakkı olmasına rağmen bunu bölüp paylaştıran bir isim Hekimoğlu…
Peki, bu yöneticiler ne işe yarar Allah aşkına!..
Önünüzde bu kadar kritik bir maç varken, yöneticilerden biri çıkıpta maçın oynanacağı kente 3-4 gün önceden gidip şehirde bir hazırlık yapmaz mı. Vali, Emniyet Müdürü, Gençlik Spor İl Müdürü ile bir istişarede bulunmaz mı?
Belki bir sezon boyunca ilk defa bir işe yarayacaktınız, orada da yoksunuz!
Sorumluluk almak yerine başkanın aracının arkasına takılıp, konvoyunuzdan stroysi paylaşmayı tercih ettiniz!
Bütün bu işleri Celil Hekimoğlu yapacaksa, sizin orada ne işiniz var!
Başkanın arkasında poz vermek, kulübün adından nemalanmak için mi orada bulunuyorsunuz!
Maden Hekimoğlu’nu seviyor başarılı olmasını istiyorsanız, neden bir kerecik dahi olsa elinizi taşın altına sokmuyorsunuz!
Bu nasıl bir samimiyetsizliktir…
TFF’nin Trabzonlu yöneticisi Yalçın Orhan neredeydi peki?
Bu maçta nasıl tribünde yerini almaz, anlamak mümkün değil!
Neticede;
Celil Başkan iyi takım kurdu, kötü takım kurdu, fazla yaptı, eksik yaptı’dan ziyade, yalnız bırakıldı…
Koskoca bir kalabalık içinde kaderine terk edildi..
Sporcusu, teknik adamı, siyasetçisi, bürokratı, gazetecisi, taraftarı, federasyonu, kendi yöneticisi herkes ondan nemalandı…
Fakat en ihtiyaç duyduğu anda bütün bu kesimler tarafından büyük bir vefasızlığa uğradı…
Yanında imiş gibi, görünüp arkasından kuyusu kazıldı!
***
NE KADAR SAMİMİSİNİZ ŞİMDİ GÖRECEĞİZ!
Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili Sibel Suiçmez ve Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, maçın oynanacağı gün Genel Başkanları Özgür Özel’in Trabzon’a gelmesinden dolayı müsabakaya gidemediler. AK Parti Trabzon Milletvekilleri de partinin Kızılcahamam kampı dolaysıyla karşılaşmada yer alamadılar. İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç 1461 Trabzon’u yalnız bırakmayan isimler oldu.
Şimdi beklentimiz maça gidemeyen bu vekillerin müsabaka organizasyonunda ihmalleri olanları araştırması ve gerekli müeyyideleri uygulaması. Bu konunun yakın takipçisi olacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın!
***
GERÇEK KAYBEDEN KİM OLDU?
Sonuç olarak harcanan milyonlarca para, ortaya konan onca emek ve mücadele birkaç kişinin keyfi tutumu karşısında yok oldu gitti…
Müsabaka oynarsınız, kazanırsınız veya kaybedersiniz. Bu yıl olmaz sa gelecek yıl şampiyon olursunuz!
Mevzu bu değil!
Mevzu; kaybedilenin bir müsabakadan ziyade kentin kaderi, onuru, haysiyeti ve geleceğiyle oynanmasıdır!
Sorulması ve sorgulanması gereken budur işte!
Yorumlar
Kalan Karakter: