Hemen baştan söyleleyim yaygın görüşün aksine ben Trabzonspor'da taşların yavaş yavaş yerine oturduğu kanaatindeyim, Kasımpaşa, Monaco ve Beşiktaş maçları sonrası Sivas maçında da Abdullah Hocanın yıllardır ben dahil Türk futbol izleyicisine anlatmaya çalıştığı takım halinde savunma, takım halinde hücum anlayışının işleyişini hissettim. Rakip takım kendi sahasından çıkmaya çalışırken önde kim basacak , nereden sonra basacak , nereye basacak; Aynı şekilde ön kanat oyuncuları geriye kadar gelip , ceza sahasının neresinde top çalmaya çalışacak, çalabilirse o topu kime atacak, sonra hagi alana koşacak hepsi gözümüzün önündeydi.
Orta sahanın önü sağı , solu, atak hazırlarken yada rakip takımın atağına ayak uzatırken her mevkinin saha içindeki pozisyon yedeği bile kendini belli ediyordu. Defansif kanatlar , sağlı sollu stoperler, kısa paslarla küçük üçgenler mi kurup topu ileri taşıyacak yoksa kestirmeden ters alana uzun tek paslar mı deneyecek dikkatli bir gözlemcinin gözünden kaçmayacak organizasyonlardı. Doğruyu söylemek gerekirse bu planlamaları izlemekten keyif aldım diyebilirim.
"Yapma hocam ya! Abartma bu kadar! Kasımpaşa' ya gol atamadık, Beşiktaş bizi ikinci yarı sahamıza hapsetti top tutamadık. Hele Sivas maçında uğurcan olmasa yenilebilirdik bile'' diye söylendiğinizi duyar gibiyim; Doğrudur ! O zaman size cevabım net : Ya Monaco Maçı. Ya Monaco maçındaki oyunu , baskıyı , isteği , ferklı galibiyeti nereye koyacaksınız ? Nasıl yorumlayacaksınız?
Ben kendi adıma cevabı oyuncu profilinin bireysel becerileri yada beceriksilikleri üzerinden okuyorum. Bakmayın siz Abdullah hocanın nezaketine , aman oyunucuyu incitmemeyim titizliğine. Şu ana kadar kaybettiğimiz puanların büyük çoğunluğu sağ kanat oyuncumuz Trezeguet 'in golü kendim atayım bencilliği ile başladı . Wakayeme gibi eline fırsat geçti mi ''YA ATAR , YA ATTIRIR '' adama alışmış takım önce o kanada yüklenme alışkanlığına yenildi. Eh bari sağ kanatta Visca var , oradan deneriz alır veriririz diyecektik ki malum sakatlık , VİSCA' NIN KOLU KIRILDI BİZİMDE KANADIMIZ. Geçen sezonun ara transfer yıldızının vakitsiz gidişi , tranferde geç kalmışlığımızı yüzümüze vurdu . Takımın oyun modeli sık tekrarlar üzerine kurulu . Al ver , koş , kaç. Sistemin tıkır tıkır işlemesi için aynı ekbin çok tekrar, tabiri caizse çok tatbikat yapması gerekir. Sanırım itiraf etmek istemiyorlar ama hem son dakika satışları örneğin cornellius gibi ve hem de son dakika transferleri maxi gomez ve umut gibi bu tekrar skoruna sekte vurdu , sezon başı yeteri kadar tatbikat yapamadan lig önümüze düşüverdi. İki hafta önce Trezegeut'un müthiş ortasında topla buluşanın Bakasetas değil de Cornellius olduğunu düşünün . Geçen hafta Beşiktaş karşısında 2- 1 öndeyken Bardhi nin birebirde dışarı attığı topla, bir önceki sezon Göztepe karşısında Abdülkadir Ömür'ün benzer pasına gol vuruşu yapan Gervinho' yu hatırlayın.
Yani özet olarak bu seneki takım şahşi görüşüm daha verimli işliyor ve önümüzdeki haftalar kusursuz bir makine gibi sorunsuz ve gürültüsüz tıkır tıkır çalışıyor olacak. Ama ne yazık ki maçın sonucunu ve gidişini, gol atma becerilerini şu ana kadar yeterli görmediğim forvet oyuncularımız belirleyecek. Ben defansif anlamda çok zaaf yaşıyacağımızı düşünmüyorum.
Kişisel futbol görüşüm gol ihtimalinin zerresini bile değerlenidireceksin. Geçen sene Wakayeme nin Cornellius' un ve zaman zaman Djaninyin yaptığı gibi. Futbol skor oyunudur. Golü nerden attığın , kaç metreden attığın , nasıl attığın ve nerenle attığına göre puan almazsın . 1 golle de galip gelsen 10 golle de galip gelsen puan cetveline yazdıracağın rakam değişmez . Yeter ki atın şu golleri kaçırmayın . O top oraya ne emeklerle ne gayretlerle geliyor, dikkatli olun , boşa harcamayın
Abdullah hocaya tavsiyem; Çalışıyorsunuz , emek veriyorsun , yoruluyorsunuz horası belli ama forvet tranferleri konusunda daha garantici olsanız bence çok daha keyifli skorlar izlettirebilirsiniz bize. Yoksa biz çok gördük Koita'ları , Rune Langeleri...
Emeklerinize , çalışkanlığınıza , disiplininze ve futbol bilginize bu tarz oyunculara sahip çıkarak yazık etmeyin...
Yorumlar
Kalan Karakter: