NE STRES ,NE DERT , NE BİŞE ! OHH MİS !
Ümit Davala'nın sağ kanattan harika ortasına sağ ayağının içiyle mükkemmel bir vuruş yaptı İlhan Mansız. Topu arka direğe doğru Senegal kalecisi
Tony Mario Sylva'nın bakışları eşliğinde ters köşeye ağlara bıraktı. Çılgına döndük, sokaklara döküldük. Maraş caddesindeki kutlamalara birlikte katıldığız Kahramanmaraş'lı arkadaşımın kulağına eğidim ve '' Muhtemelen dünya kupaları tarihi boyunca görüp göreceğimiz en büyük başarımızdır bu'' dedim. Üstelik henüz yarı final maçını oynamamıştık bile. Sonrasında Brezilya karşında çok da iyi olmamıza rağmen 1- 0 lık skorla yenilerek final şansımızı kaybettik ama Güney kore galibiyetiyle birlikte dünya 3. lüğü ünvanını boynumuza geçirerek memleketimize döndük . Hiç unutmuyorum siyah bir cipin açık tavan penceresinden gövdesi dışarıya doğru ayakta olacak şekilde kalabalılığı selamlıyordu Şenol Güneş . Hemşehrileri onu tebrik etmek için birbirleriyle yarışıyorlardı . Ben de onlardan biriydim. Meydan parkının üzerine denk gelen yolda şimdilerde yukarıya tanjanta doğru dönen viraja yaklaştığında araç, hızlıca önlerinden koşarak yanına sağına doğru ulaştım Şenol Hocanın ve elimi havaya kaldırak biraz da çekinerek kocaman bir ''çak '' işareti yaptım. Taze dünya üçüncüsü hocamız teklifimi geri çevirmedi ve çak hareketime iştirak etti. Güzel bir anıydı benim için. Ülkemizin futboldaki dünya üçüncülüğünü bizzat zaferin mimarının eline çak yaparak kutlamıştım.
Çok çok sonraları aynı çoşkuyu hatta o çoşkudan yüzlerce kat fazlasını geçen sene şampiyonluk kutlamaları sırasında yaşayabildim ancak . Şükür ki yaşayabildim Allahtan. Buraya kadar niye anlattım biliyor musunuz? O gün Maraş caddesinde Kahramanmaraş'lı arkadaşa Senegal maçı sonrası söylediğim ''muhtemelen dünya kupaları tarihi boyunca görüp göreceğimiz en büyük başarımız bu olacaktır'' sözüm şimdiye kadar doğru çıktı da ondan . Yanılmıyorsam 2002 dünya kupası öncesi futbolun beşiği ingilterenin milli takım olarak en son başarısı 1970 yılında çeyrek finale kalmasıydı ve bu spor programlarında İngiltereyi eleştirmek için dile getiriliyordu. Basit bir düşünce ile çeyrek finale kaldığımız ilk an bu başarının çok kolay ulaşılabilir olmadığını öngörmüştüm hepsi o kadar . Bazen basit düşünmek ilerisi için doğru analiz yapmanıza yardımcı olabilir. Kendi aklımca bir çeşit istatistiksel öngörüde bulunmuştum anlayacağınız.
istatistik çok değerli bir bilimdir. İhtimaller üzerine yapılan hesaplamalar tekrar sayıları ve veriler arttıkça, doğruya en yakın sonucu önceden görebilme şansını yükseltir. Tabi her zaman istisnalar olabilir ama genel kural tekrarlardan elde edilen sonuçların ortalaması, gelecekte ortaya çıkacak sonuca tekrar sayısı ne kadar fazlaysa o kadar yakındır.
O sebeple Türkiye Futbol Federasyonunun resmi internet sayfına girip baktım.Arşiv kayıtları 1959 yılından itibaren başlıyor. 1959 -1960 sezonu ve geçen seneki 2021-2022 sezonu dahil toplam 64 şapiyonluk kupası verilmiş bu kayıtlı seneler boyunca. Bu 64 şampiyonluğun yarısında bir önceki senenin şampiyonu aynı başarıyı hemen sonraki sezon tekrar edememiş. Genel görüşün aksine istatistiksel olarak şampiyon olan takım, en azından bizim süper ligimizde şampiyonluğun en güçlü adayı değil belliki. Toplamda sadece 19 sezon bir önceki sezonun şampiyonu, sonraki sezon tekrar şampiyon olabilmiş. 64 sezonda 19 sezon sadece. Yani toplam şampiyonlukların üçte birinden az. Peşpeşe 3 sezon boyunca şampiyonluk kupasını kaldırabilen üç takımdan biri de ne mutlu ki Trabzonspor. Diğerleri Galatasaray ve Beşiktaş. Galatasaray iki kez 3 sezon boyunca şampiyonluk yaşamış ve ikincisine 1999-2000 sezonunda bir şampiyonluk daha ekleyerek peşepeşe 4 sezon boyunca şampiyon olabilme rekoru kırmış. Egale edilmesi bile zor bir rekor .
Tahmin edersiniz ki yazının bizi ilgilenidiren kısmı; ''Geçen sene liderik kupasını kaldırmış bir camia olarak bu sezon da aynı başarıyı gösterebilme ihtimalimiz nedir ?'' sorusuna matematik bilimi eşliğinde incelemek. Gençliğimde bir aralar Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde metamatik okumuştum, oradan hevesliyim diyelim. Uzatmadan soruya kısaca cevap vereyim : Türkiye Süper Ligi sezon sonu istatistiği açısından bu ihtimal %30. En azından sezona o oranla başladık. Buradaki matematik kaba taslak ve amatörce, onu biliyorum . Bir dünya daha parametre eklenip bir dünya daha ayrıntılı alt ihtimaller hesaplanabilir . Hatta bunlarla ilgili profesyoneller ve onların kullandığı profesyonel uygulamalar var. Benim anlatmak istediğimin özeti şu ; Geçen sene şampiyon olmuş Trabzonspor'un bir kaç transfer yaparak tekrar şampiyonluğa oynayabileceği kanaatine nereden vardınız. Geçen sezon özellikle ikinci devre gözle görülür bir seviyede futbolumuzda gerileme oldu . Buna ister futbolcu antrenör yorgunluğu deyin, ister sakatlıklar deyin, ister para pul sözleşme meseleleri deyin. Ne derseniz deyin...
Bu sene başında eksik bölgelere yapılan takviyeler sonrası pek çok taraftarımız olleeyyy ! Naaraları atıyordu. Yalan yok. Nwakaeme'nin gitmesini hiçbirimiz istemedik ama Trezeguet'in gelişine de pekala sevindik. Cornenlius'un ilk maçlardaki, özellikle Kopenhag maçlarındaki tutuk halleri bizi yanılttı . Maxi Gomez ve Umut Bozok tranferlerini gayet olumlu ve yeterli bulduk . Solda Eren sağda Larsen özellikle de tranfer etmek için havalimanlarında özel uçaklar beklettiğimiz Marc Barha' nın BordoMavi formalı fotoğraflarını görünce hülyalara dalıyorduk . Sezon başı Sivas gibi cengaver bir takıma 4 gol atarak süper kupayı da müzemize götürünce ; Aha bu sene de şampiyonuz dedik. Dedik mi ? Dedik.
Bitiriyorum; Ben Abdullah Avcı'ya niye güveniyorum biliyor musunuz ? Çünkü matematiğe güveniririm . Matematiğin ışığında istatistiğe güvenirim ve bir Tıp Doktoru olarak tekrarların verileri eşliğinde gelecekle ilgili analizler yapmaya, öngörülerde bulunmaya bayılırım . Abdullah hoca ve yönetim kaldığı müddetçe Trabzonpor' umuz geçmişte yaşadığı 10 yıl içinde 6 şampiyonluk istatistiğini tekrar edecektir. Şunu hiç unutmayın süper ligteki ilk 10 sezonumuzda sadece 6 kez şampiyonluk yaşamadık toplamda en az 4 kez de şampiyonluk kaybettik. Evetlemayın ! Sakin ve Sabırlı olun. Sampiyonlukları kaybetmeyi kabul edemediğimiz müddetçe yeni şampiyonluklar görmekte zorlanırız.
Peki yazıya niye mi dünya kupası hatıralarımla başladım. Cevabı hepiniz biliyorsunuz. Dünya kupaları bizim için hatıralarda kaldı da ondan . Ha birde Şenol hoca tabiki de ...
Dünya kupası başlıyor bu hafta . Biz de stressiz, tarafsız, dertsiz izleriz artık.
Ne yapalım...
Yorumlar
Kalan Karakter: