Usulsüzlük yapılarak herhangi bir caminin ismi değişemez. Muz cumhuriyeti mi burası? Hukuk ile yönetilen Türkiye Cumhuriyeti'nden bahsediyoruz.
"Türkiye’de kim usulsüzlük yaparak veya makamını kullanarak cami ismi değiştirebiliyor ise ben o kişinin elini öperim."
Trabzon’un Arsin İlçesi Çubuklu Mahallesi’nde kuruluşu 1789’da resmi bir vakıf ile kurulan merkez camimiz yaptığımız araştırmalar neticesinde ulaştığımız delil nitelikli belgelerle aslına döndü ve SUNGUROĞLU AHMET EFENDİ vakfının ismiyle anılmaya başlandı.
Yeni ismi ise kuruluşundaki vakıf sahibi Sunguroğlu Ahmet Efendi'nin ismiyle yetmiş yıl alıştığımız merkez caminin birleşmesi sonucu ortaya çıktı. SUNGUROĞLU AHMET EFENDİ MERKEZ CAMİİ ilçemize mahallemize hayırlı olsun.
İsim değişikliği yapılan camide buraya kadar her şey yasal ve usulüne uygundur. Çünkü kanunsuz ve usulsüz cami ismi değiştirebilecek olan varsa beri gelsin.
Asıl usulsüzlük caminin tabelasında yetmiş yıl Müslümanları kandıran yapılış tarihî 1954 yazısıdır! Oysa caminin yapılış tarihi 1700’li yılların sonudur.
Caminin 1954’te komple yıkılıp yapılması bile ona yıkılıp yapıldığı tarihî başlangıç olarak vermez. Caminin ilk Cuma Namazı kılındığı gün başlangıcı olarak baz alınır.
Kılınan ilk Cuma Namazı ise 1 Mayıs 1789 Cuma günü Sultan 3.Selim adına Hatip Sunguroğlu Ahmet Efendi'nin dilinden okunmuş hutbe ile başlamıştır. Aynı günlerde bu cami, cami olarak ibadete açılmış ve Cicera bölgesi ilerleyen yıllarda Müslümanların yurdu olmuştur.
Bu bilgileri delilleriyle ortaya dökmüş olmanın neresi suçtur veya usulsüzlüktür; insanlığa soruyorum, cevapları da bekliyorum.
‘Usulsüzlük yapılmış mıdır acaba diyerekten sürece ayar verebilir miyiz? Süreci itibarsızlaştırmayı başarabilir miyiz’ çalışmaları beyhudedir, boştur.
Bu çalışmaları sözde danışılan kişi olarak takip etmeye çalışan hukukçu olduğunu öğretmen olduğunu bildiğim önceleri kendisine çok büyük saygı gösterdiğim, ismini yazmayacak olduğum ayrıca kendisi yaşça benden büyük olan bu süreçte başka bir büyüklüğüne denk gelemediğim mahallem insanı olan bir şahsın bana göre yanlı ve nefsani hırsla yaptığı söylemler kanuna aykırı değilse bile süreci ve süreci takip eden akrabamızı, kaymakamlığımızı ve ilçe müftülüğümüzü itibarsızlaştırma amaçlıdır.
Sürecin değişmeyecek olduğunu en iyi bu hukukçu abimiz biliyor.
Cami ile alâkalı alınan kararlar ve isim değişikliği ilçe kaymakamımız onayıyla müftülüğümüzün Diyanet İşleri Başkanlığı hukuk müşavirliğinden gerekli yazışmalar yapılarak ve görüşmeleri sonucunda alınmış kararlardır.
Kararların değişebilmesi asla mümkün değildir. İlçe kaymakamımız sayın Ömer Sirkeci’nin kendisi bu durumu tarafıma söylemiştir.
Bütün bu olanları bir telefon veya bir ziyaret ile şahsıma rahatlıkla sorabilecek olan bu insan mahallemdeki bir takım provakatif tepkilere ön ayak olmaya çalışması tarafımızdan ve akrabamız tarafından asla kabul edilemez.
Son olarak akrabamız ve şahsım için aşağılayıcı ifadeler kullanan şahıslar ile ilgili ülkemin ceza mahkemelerinde hesaplaşacağımız ilan olunur.
Köyümüzde yirmi iki akraba var. Hepsi de benim ve akrabam için son derece kıymetlidir ve saygı değerdir bu da herkes tarafından bilinmelidir.
Sunguroğlu ailesinin tüm fertlerinin hepsinin bir akrabayı teşekkül edemediği, temsil etmediği ve akraba sayısının yirmi bir buçuk olduğu söylenerek akrabamın aşağılamasına dair söylemler toplantı esnasında kulağımla duyuldu. Bu söylem kayıtlarda da var; suç duyurusunda bulunacağım.
Benim akrabamın her bir ferdi değerlidir, kıymetlidir. Kendileriyle farklı düşünüyor olsak bile. O insanları başkasının ayağının altına çekmeyecek kadar donanımlıyım, zekiyim hepsine tek hareketle ulaşım sağlarım çünkü onlar benim akrabam.
Burada benim akrabam da bölünerek iç çekişmeye düşmeyecek başkalarına rantabl olmayacak kadar da zekidir.
Artık bunun farkına varınız ve akraba fertlerimin yakasından düşünüz.