Başakşehir’in ilk on birindeki rotasyon her ne kadar şaşırtıcı görünse de maçın başlamasıyla birlikte bu tercihin tamamen bu maça özel, agresif bir başlangıç planı olduğu anlaşıldı. Nitekim Bertuğ’un henüz 1.5 dakikada 3 faul yaparak oyuna girmesi, bu sertlik dozajının en somut habercisiydi.
Trabzonspor cephesinde ise Folcarelli’nin yokluğu bir kez daha gün yüzüne çıktı. Onun takımı rahatlatan ve oyunun merkezini tutan rolü eksik kalınca Ozan Tufan’ın omuzlarındaki yük bir kat daha arttı. Zira Folcarelli’nin her maç üstlendiği o kritik sorumluluğun bu kez Ozan tarafından karşılanması gerekiyordu.
İki takımın da sahaya çift merkez ve çift forvet ağırlıklı benzer dizilişlerle çıkması ilk yarıda yoğun bir birebir eşleşme trafiği doğurdu. Başakşehir, ligin ilk yarısındaki maça benzer şekilde savunma çizgisini yine çok önde kurdu. O maçta Felipe ve Mustafa bu savunmanın arkasına defalarca sarkmayı başarmışken bu kez Trabzonspor aynı boşlukları değerlendiremedi. Gelen topların hedefindeki Onuachu’nun ağır kalması, Başakşehir’in öndeki savunma kurgusunun işini daha da kolaylaştırdı.
Nwakaeme gibi yaşı itibarıyla topu rakip kaleye yakın bölgede alması gereken bir ustaya sahipken Trabzonspor topa yeterince sahip olamadığı için onu istediği noktada bir türlü buluşturamadı. Oulai ise merkezden ürettiği ataklarla takımı ayakta tutmaya çalıştı ancak devrenin sonuna doğru Trabzonspor’un yorulması ve kanatlarda bırakılan boşluklar ciddi bir risk sinyali verdi.
İkinci yarıya ise Başakşehir adeta fırtına gibi bir giriş yaparak çok hızlı ve ciddi pozisyonlar buldu. Trabzonspor’un bu baskıya vereceği reaksiyon merak konusuyken, bordo-mavililer beklenen cevabı gecikmeden verdi. İlk yarıda başaramadıkları topa sahip olma organizasyonunu bu kez başarıyla sahaya yansıttılar. Kilidi açmak için gereken ekstra işi ise Mustafa Eskihellaç yaptı ve bu sezonki birbirinden şık asistlerine dördüncüsünü ekledi.
Trabzonspor’un bu yolun sonunu getirip getiremeyeceği tartışılsa da sahada herkesin birleştiği gerçek bu takımın muazzam bir gayret sergilediğiydi.
Maçın geri kalanına damga vuran asıl olay ise hakem Alper Akarsu ve VAR heyetinin kararlarıydı. Bertuğ’un eline çarpan topta ve Opoku’nun tekmesinde nasıl bu kadar kayıtsız kaldıkları, adeta bilinçlerini nasıl kapattıkları büyük bir merak konusu… İstanbul semalarında tereddütsüz çalınacağı herkesçe bilinen bu iki net penaltı pozisyonunun görmezden gelinmesi futbolun acı bir gerçeği olarak maçın hikayesine eklendi.
Yorumlar
Kalan Karakter: