TRABZONSPOR YOLGEÇEN HANI MI?
Trabzonspor kulübünü uzun yıllardır, futbol kulübü yönetmenin ve kriz anlarında nasıl davranmaları gerektiğini bilmeyenler, kamuoyu korkusuyla gerçeklerden uzaklaşıp, herkese hayal kurdurmak isteyenler yönetti. Bu da her açıdan büyük prestij kaybına uğramasına sebep oldu. Bilgisiz, birikimsiz, yetersiz, yeteneksiz yönetenler yüzünden de 2021-22 sezonunda 38 yıl aradan sonra resmi olarak elde edilmiş şampiyonluk marka değerinin yükselmesine neden olmadı. Hatta öylesine büyük bir yıkım yaşandı ki, Bordo-Mavili kulübün var olan marka değeri de yok edildi. Neden biliyor musunuz? Çünkü Trabzonspor kulübünü yönetenler bir değerler sistemi oluşturamadı. Bu değerler sistemine göre hareket edemedi. Bir kere yönetimler yabancı transferi yapacak diye elinde bulunan ve maçta sakatlanan futbolcusunun sözleşmesini dondurma gibi ayıp eylemlere imza attı.
***
YÖNETİM FUTBOLCUYA ACIMASIZ OLUNCA!
Doğru dürüst araştırılmadan, kulübe gerçekten yararlı olup olamayacağı tahlil edilmeden büyük paralarla alınıp, işe yaramadığından dolayı üste para verilip gönderilen sayısız futbolcu oldu. Kulübün gerçek bir manifesto ile yönetilmediği gerçeğiyle yüz yüze geldik. Şampiyon kadro bir çırpıda yok edildi. Bu yapılırken kimi futbolcudan para kazanma adına bizzat yönetim tarafından yolcu edildi. Kimi oyuncu parasını zamanında alamamanın bıkkınlığıyla yolları ayırmayı yeğledi. Teknik adamlarla, futbolcularla, taraftarlarla ve medya ile kurulan ilişkilerde ön plana hep para çıktı. Değerler sistemi hiçe sayıldı. Etik davranışlar salaklık olarak nitelendirildi. Böylece olunca da değerler sistemi olmayan, bir ideolojiye sahip olmadığı görülen Trabzonspor kulübünde yer alan futbolcular da en küçük bir sorun yaşadıklarında hemen gitmeyi dayatacakları sonucuna vardılar. Bunu yaratan bizzat yönetimlerin basiretsiz, yetersiz ve korkak tavırları oldu.
Bu durumda da futbolcu, “Yönetim istediğini üste para verip gönderebiliyor. Sahada maçta sakatlanan oyuncunun sözleşmesi dondurulup, sonra gözünün yaşına bakılmadan kapının önüne konulabiliyor. Demek ki tüm ilişkiler çıkara dayalı… Vefa duygusu diye bir şey yok. O halde biz de istediğimiz gibi at oynatabiliriz. Kendi çıkarımıza her türlü eylemi yapabiliriz” demeye başladı. Bunu diyenler arasında 10 yaşında bu kulübe giren altyapısından yetişen Abdulkadir Ömür’ün bile bulunması şaşırtıcı değil… Umut Bozok da benzer şeyi yapıyor, şimdi daha bir maç doğru dürüst oynamayan Joaxuin Fernandez de “ben de gitmek istiyorum” diyebiliyor. Oysa yönetimin bir değerler sistemi bulunsaydı bu tür olaylar yaşanmazdı. Yaşansa da sorun hemen çözülürdü. Yazık ki yönetim takımda tutmak istemediği oyuncunun cebine yüklü parayı koyup gönderirken, gitmek isteyen ve bu nedenle idmanı protesto eden futbolcular da hedefine ulaşacağına inanıyor.
***
İLK BÜYÜK GAFLET SEZON BAŞINDA YAŞANDI
Oysa eğer bu yönetim sezon başında, Manolis Siopis’e, “Seni kesinlikle satmayacağız. Kenarda köşede çürür gidersin” diyerek yeni sözleşme imzalatabilseydi ya da kendi inisiyatifiyle satışını gerçekleştirip, en az 2 milyon Euro talep etseydi… Eğer bu yönetim Anastosios Bakasetas imza atmazken, Haziran ortasında, “Kulüp bul ve bize bildir, en az 5 milyon Euro getirmezsen hiçbir kulübe de gidemezsin. Ama bu takımda da oynayamazsın. Bir sezon tek başına çalışırsın, sezon sonunda istediğin takıma da gidersin. Biz de paranı tıkır tıkır öderiz, hiç sorun değil” şeklinde bir tavır koyup, uygulayabilseydi bugün her oyuncu sorun çıkarıp gitmenin yolunu arayamazdı. Ne yazık ki Siopis, gitmeyi dayatırken yönetim, “Altı büyük lige giderse bilmem ne kadar para öder” maddesiyle birlikte cehaletini ortaya koydu. O da boş beleş Cardiff City yolunu tuttu. Bakasetas ise imza atmadığı halde, takımın kralı olarak oynamaya devam etti, hiçbir şey de üretmedi.
***
DOĞAN SARI ÖKÜZÜ KAPTIRMAYACAKTI
Tabii ki bunlar yaşanırken, futbolcular durur mu? Bulmuşlar karşılarında korkak bir yönetim, istediklerini yaptıracakları inancına sahip bir şekilde tavır koymanın ardı arkası kesilmemeye başladı. İşte gelinen noktada Abdulkadir Ömür, “Ben idmanlara çıkmıyorum, gitmek istiyorum” dediğinde, “Otur oturduğun yerde. Bu kulüple 2027 yılına kadar sözleşmen bulunuyor ve biz istemedikten sonra hiçbir yere gidemezsin. Kadro dışısın ve bu camiadan özür dilemedikten sonra da geri dönüşün mümkün değil. Seni satmayacağız da, oynatmayacağız da ama paranı da ödeyeceğiz” denebilseydi bakın bakalım 12 Şubat’ta bu oyuncu ayaklarınıza kapanıp, yalvar yakar olmuyor muydu? Bırakın bunu Abdulkadir’den çok daha yüksek para kazanılabilecek Pendikspor seçeneğine bile mecbur bırakılmadı. Hull City’e giderken kulübün avcuna dilenciye verilir gibi para sayıldı. Abdulkadir’in yarattığı durumu gören diğer futbolcular durur mu? Durmaz tabii ki!
Bunun sonu gelir mi?
Böyle giderse gelmez!
Çünkü Başkan Ertuğrul Doğan ve yönetimi Sarı Öküz’ü vermeyecekti. Sorun orada başladı. Şimdi sürüyü elde tutma şansı kalmadı.
Olan da Trabzonspor’a oldu!
Yazık
***
SERDAR BALİ NEDEN PES ETTİ!
Efsane Trabzonspor’un önemli aktörlerinden biriydi Serdar Bali… Sonra Beşiktaş’a transfer oldu, ardından yeniden Bordo-Mavili takıma döndü ama eski gücünde değildi. Futbolu bıraktıktan sonra uzun bir süre İstanbul’da yaşadı. Ardından Trabzon’a döndü… Özkan Sümer’in yönetiminde Genel Kaptan olarak yer aldı ama istifa etti. Trabzonspor Profesyonel Futbolcular Derneği kurucu başkanı oldu. Uzun süre burada kendini gösterdi. Her zaman Bordo-Mavili kulüple ilgili çalışmalar yaptı, fikirler üretti ama zaman zaman geçmişte savunduklarıyla çelişen tavırlar da sergiledi. Futbol Federasyonu Bölge Müdürü olarak da uzun bir süre çalıştıktan sonra 65 yaş sınırı nedeniyle emekliye ayrıldı. Bali bu arada bir You Tube kanalı kurdu. Burada görüşlerini sık sık dile getirdi. Çok da takipçi kitlesine sahipti. Geçtiğimiz günlerde takipçilerine, “Bir süre burada olmayacağım. Yorumdum” dedi.
***
KULÜP KÖTÜ GİTTİĞİ İÇİN Mİ YOKSA?...
Serdar Bali, yorulmasının yanı sıra kendisine yönelik gösterilen ağır tepkilerden de artık bunaldığını vurguladı. Kuşkusuz canlı yayın yapmak, fikir yürütmek zordur ülkemizde… Nerede duruyorsanız, karşınızdaki size anında ağır tepki verir. Haklı olup olmadığınıza bakmaz. Bu işin içine girenler, bu tepkileri göğüslemek zorunda olacağını bilecek… Fakat ilginç olan Serdar Bali’nin tam da Trabzonspor tel tel dökülürken, sahada hiçbir şey üretmezken ve üst üste yenilgiler alırken bu kararı vermesi… Çünkü kendisi hem Ertuğrul Doğan’a koşulsuz destek veren isimlerden biriydi… Ve Abdullah Avcı’yı da çok tuttuğu biliniyordu. Şimdi kulüp ve takım bu kadar kötü giderken, geçmişten işler iyi gibi gittiği döneme kadar hem Doğan’ın, hem de Avcı’nın arkasında duran Serdar Bali kuşkusuz şimdi ağır eleştirilerde bulunmak durumunda kalacaktı. Birçok kişi, “Serdar Bali, kendisiyle ters düşmemek için yayınlarına ara verdi” yorumunu yaptı. Bir başka iddia ise, Ertuğrul Doğan’ın yarın Abdullah Avcı sonrası bir süreçte Serdar Bali’yi Sportif Direktörlüğe getirebileceği şeklinde… Yani Bali böyle bir göreve getirilecekse bir süre kameralar önünde olmaması ve yüzünü dinlendirmesi gerekir. Tabii ki bunlar yakıştırma ya da iddia…
Gerçek zamanla ortaya çıkar…
Ve zaman her şeyin ilacıdır.
***
AK PARTİ’DE ADAY DÜĞÜMÜ ÇÖZLÜYOR
31 Mart’ta yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimleri’inde AK Parti’nin ilçe adaylarının kimin olacağı merakla bekleniyordu. Yaklaşık 15 gün önce yapılan toplantıda AK Parti adayları ile ilgili olarak bir liste yayınlanmıştı. Fakat gelinen süreçte AK Parti kurmayları listede değişimin olabileceğini vurgulamışlardı. AK Parti’de belirlenen isimler bugün adaylara tebliğ edilecek. Sonra da toplu tanıtım töreni düzenlecek. Dün AK Parti Trabzon İl Başkanlığı yaptığı açıklamada cumartesi günü saat 11.00'de Beşirli Spor Salonunda aday tanıtım toplantısının gerçekleştirileceğini ve ilçe belediye başkan adaylarının açıklanacağını duyurdu.
Adayların belirlenmesinin ardından Pazartesi günü tüm adaylar sahaya inerek seçim kampanyalarını başlatmış olacaklar.
***
FARKLI ADAYLAR ORTAYA ÇIKABİLİR
AK Parti’de daha önce İlçe Belediye Başkan adaylarının kim olacağı konusunda bir liste kamuouyuna yansımıştı. Bu liste içinde en çok merak edilen Ortahisar Belediye Başkanlığı idi. Parti yönetimi Ergin Aydın konusunda karar verince, Trabzon’da bu konu daha fazla dillendirilmeyerek rafa kaldırıldı. Arsin, Vakfıkebir, Sürmene ve Maçka ile ilgili gelişmeler yaşandı. Bu ilçelerde sürekli anketler yapılarak halkın nabzı tutulmaya çalışıldı. Özellikle Arsin, Sürmene ve Maçka gibi ilçelerini birinde daha önce açıklanan listelerdeki isimlerde değişiklik yaşanabilir. Bu üç ilçenin Belediye Başkan aday adayları Başkent ile yoğun bir kulis diplomasisi yürütttü. Araya hatırı sayılı ismler koyarak süreci lehlerine döndürmeye çalıştılar. Mahalle muhtarlarını organize ederek anketlerde ilk sırada yer almak için çaba sarfettiler. Bugün adaylara yapılacak olan tebligatta bu hamlelerin sonuç getirip getirmediğini herkes görmüş olacak.
***
GENÇ: KAZANACAK ADAY BELİRLENMELİ
AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç, İlçelerde aday belirleme sürecine müdahil olmadığını söyledi. Genç, vatandaşlarının istediği kazanabilecek adayların belirlenmesi konusunda öceliğimiz olmalıdır. Seçilmem durumunda partimizin belirlediği halkımızın onay verdiği her aday ile uyum içinde çalışırım. Hepimiz bu görevlere hizmet için talip olduk. Trabzon kentinin geleceği için bütün belediye başkanları çaba sarfedecek. Bir bütünlük içinde huzurlu ve disiplinli bir çalışma gerçekleştirme arzusundayız” dedi. Genç, bu söylemleri ile seçim öncesi bütün belediye başkanlarına eşit yaklaştığının mesajını vermiş oldu.
Yorumlar
Kalan Karakter: