TRABZONSPOR’A YENİ YATTARA’LAR GEREKLİ!
Ortahisar Belediyesi’nin gazeteci Hakan Yoloğlu’nun aracılığıyla organize ettiği Efsanelerle Yeniden' Futbol Turnuvası 29-30 Ekim tarihlerinde gerçekleştirildi. İki gün boyunca Trabzonspor formasını giymiş çok sayıda efsane futbolcu bu turnuvada bir araya geldi. Cumhuriyetin 100’üncü yılı dolayısıyla çok daha anlamlı kılınan organizasyon daha yeni kaybettiğimiz efsane teknik direktörlerden Ahmet Suat Özyazıcı anısına tertiplendi. Bu turnuvada yer alan isimlerden biri de Bordo-Mavili formayı 2003-2012 yılları arasında giymiş Gineli sağ kanat oyuncusu İbrahima Yattara’ydı. Eski yıldız oyuncu Trabzonspor formasını bir kez daha giydiği için çok mutlu olduğunu ifade ederken, "Bu şehre dönünce çok güzel şeyler hatırlıyorum. Bu şehri, bu formayı özledim. Bu formayı giyince çok farklı bir Yattara oluyorum, kendimi hissediyorum." dedi. Bordo-mavili takımı her zaman destekleyeceğini vurgulayan efsane futbolcu, "Ben her zaman Trabzonsporluyum, bu hiçbir zaman değişmeyecek. Ölene kadar bu şehri, takımı sevecek ve destekleyeceğim." sözleriyle duygularını ifade etti.
***
ŞOTA BİLE ONUN GİBİ SEVMEMİŞTİ
Trabzonspor tarihinde çok sayıda yabancı futbolcu yer aldı. Ama bu kulübü gerçekten, gönülden seven tek isim İbrahima Yattara’dan başkası değildir. Kiminizin itiraz edip hemen, ‘Şota Arveladze’ ismini telaffuz ettiğinizi duyar gibiyim… Ama yanlış!. Şota, 4 yıl Trabzonspor formasını giydi. Gol kralı oldu. Ama her transfer döneminde mutlaka çok iyi paralar kazanabilmek için çatır çatır pazarlıklar yaptı. Pazarlıklarında da, “Kalmamı istiyorsanız, Arçil ile de sözleşme yapmak zorundasınız” dayatmasında bulundu. Sakat Arçil de, Şota’nın hatırına yüklü miktarda paralar kazandı Bordo-Mavili kulüpten… Kapı komşumuz Gürcistanlı olan Şota Arveladze, Mehmet Ali Yılmaz döneminde kendisiyle yeniden anlaşma yapmak için her türlü özveriye rağmen, Ajax’ın yolunu tuttu. Bu pazarlıkta da, “Arçil ile sözleşme yaparsanız” dayatması kabul edilmemişti. Gittikten sonra kulüpten olan 225 bin Mark alacağını tahsil etmek için elinden geleni yaptı. Ajax’a giderken 750 bin mark olan sözleşme fesih bedelinin 575 bin markını göndertti. Geri kalanı kendi alacağı için kestirdi. Trabzonspor yönetimi ilişkisiz belgesini göndermediği ve Hollanda kulübü de bu durumda lisansını çıkaramama riskini göze alamadığı için bu parayı da gönderdi ve dosya kapandı.
Evet, Şota Arveladze, Trabzonspor’un kendisi için özel olduğunu, bu kulübü ve taraftarını çok sevdiğini hep söylemiş, anlatmıştır. Ama iş özveriye sıra geldiğinde hiçbir şekilde geri adım atmamış, sadece kendisinin ve kardeşinin çıkarlarını düşünmüştür. Trabzonspor’da oynarken, “Arçil’e de imza attırırsanız kalırım” diyen Şota, Ajax’la sözleşme yaparken böyle bir şart ortaya atmamıştır bile… Arçil de yine bir Hollanda takımı olan NAC Breda’ya transfer olmuş ama başarılı olamamıştır. Şota zaman zaman Trabzon’a gelmiş, dostlarıyla hasret gidermiştir fakat kulüp aşkı konusunda Yattara’nın eline su bile dökememiştir.
Neden mi?
Anlatalım!
***
KULÜP İÇİN YAPMADIĞI FEDAKÂRLIK OLMADI
İbrahima Yattara, Trabzonspor’a henüz 22 yaşındayken transfer oldu. Kendisine yıllık 100 bin dolar ödenecekti, hiç tereddüt etmeden imzayı bastı. Sahaya çıktığında rakip savunmaların korkulu rüyasıydı. Takımın moral kaynağı oluyordu. Tribünleri coşturuyor, rakip takım taraftarlarının bile Trabzonspor’a sempatiyle bakmasını sağlıyordu. Yaptığı egzotik hareketlerle birlikte gerçek bir yıldız havası estiriyordu. Buna rağmen transfer dönemlerinde hiçbir şekilde yönetimlere zorluk çıkarmıyordu. Yattara’nın özel hayatı sıkıntılıydı ama inanın diğer yabancı oyuncular belki de ondan daha da sorunluydu. Ama onun adı çıkmıştı bir kez! Yattara, uzun süre parasını alamayıp, serbest statüde futbolcu olabilecekken, FİFA’ya gidip hem alacaklarını tahsil edip, hem de bonservisini bedava alabilecek durumdayken bu yola hiç başvurmadı. Hep, “Beni çok seven taraftara ve çok sevdiğim kulübüme ihanet edemem” dedi. İki kez FİFA’lık olmasına rağmen kulübe ihtar bile çekmedi. Oysa o dönemde kendisini Roma ve Marsilya gibi kulüpler çok istiyordu.
***
YAPILAN İŞKENCELERE RAĞMEN SEVGİSİNDEN VAZGEÇMEDİ
Hatta bir dönem Roma 7 milyon Euro’luk teklif getirdi ama Yattara, “Kulübüm istemedikten sonra gitmem” dedi ve kalmayı tercih etti. Sadri Şener başkanlığı döneminde kendisine yüksek transfer bedeli ödendi. O da bu rakama şaşırmıştı. Aslında Gökdeniz’e verilen para ona da layık görülmüştü. Çocuğunun okul dönemiydi, onu İstanbul’da okula göndereceklerine dair söz verilmişti ama bu tutulmadı. Yine de kimseye sitem etmedi. Sadri Şener ve ekibinin Yattara ile yüksek bedelli anlaşma yapmasının sebebi ise sezonun sonunda ortaya çıkmıştı. Çünkü bu oyuncuya Al-Ahli takımı talipti ve Şener elinin güçlü olmasını istiyordu. Katar kulübüyle 11 milyon 400 bin Euro karşılığı anlaşma yapılmak üzereydi. Ancak Yattara’ya, “Ben gitmek istiyorum şeklinde açıklama yap” dendi. O ise yaptığı basın toplantısında Trabzonspor’da her şartta kalmak istediğini ancak kulübün menfaatleri gitmesini gerektiriyorsa buna da hazır olduğunu açıkladı. Bu açıklama Sadri Şener’i küplere bindirdi. Kadro dışı bırakılmasını istedi. Şenol Güneş de hiç tereddütsüz buna ‘evet’ dedi. Yattara’ya her türlü zorluk çıkarıldı. Sakatlığı vardı. Tam 4 stres kemiği kırıktı. Bu haliyle maça çıkarılmaya çalışıldı. O dönem Hugo Broos teknik direktördü. Neredeyse adamı zorladılar. O da bir maçta sahaya çıkardı ama Yattara sahada aksayarak koşuyordu. Gineli oyuncu daha ilk yarının ortalarında oyundan alındı.
***
TÜM BUNLAR SEVGİSİNİ AZALTMAYA YETMEDİ
İbrahima Yattara Avrupa’da tedavi olmak istedi, yönetim buna sert tepki gösterdi ancak yine de bildiğini okudu. Fransa’ya gitti. Burada doktorlar, “Bu ayakla yürümen bile sakıncalı” dedi. Ameliyat edildi. Döndü, iyileşti. İyi görünüyordu ama bu kez de takım içindeki Güney Amerika (Colman, Jaja, Alanzinho) ve Ege-Akdeniz, (Burak Yılmaz, Onur Recep Kıvrak, Selçuk İnan, Egemen Korkmaz) lobisinin hedefindeydi. Alanzinho ve Burak’ın oynaması için her şey yapıldı. Yattara tamamen işlevsiz ve değersiz hale getirilmeye çalışıldı. Zaten Başkan Sadri Şener de bunu istiyordu. Ondan gelmeyen 11 milyon 400 bin Euro adeta içine oturmuştu. İbrahima Yattara, artık futbolu Trabzonspor’da bırakmak istiyordu. Sadri Şener’in isteğiyle Şenol Güneş tarafından kadroya bile alınmıyordu. Ancak son hafta, Güneş’e, “Hocam bari formamı giyerek taraftara veda edeyim’ diyerek 18 kişilik kadroya alınmasını talep etti. Güneş ise, “Başkan seni saha kenarında görmek istemiyor” dedi ve bu önerisini reddetti.
***
VEDA ETMESİ BİLE ENGELLENMEK İSTENDİ
Yattara, maç saati tribünlerden sahaya inerek sivil kıyafetleriyle taraftara veda etmek durumunda kaldı. Yani gerçek bir veda bile kendisine çok görüldü. Sonraki süreçte Trabzonspor’a çok sayıda oyuncu önerisinde bulundu. Hiçbir dikkate alınmadı. Ancak, bu İbrahima Yattara aradan geçen yıllar içinde Trabzonspor’dan hiç kopmadı, her vesile ile sevgisini, saygısını gösterdi. Hala daha da göstermeye devam ediyor. İşte bu nedenle diyoruz ki Trabzonspor’a İbrahima Yattara gibi yabancı futbolcular gerekli… Para için değil, yüreğiyle sevdiği için formasını giymekten onur duyan oyuncular yani… İstediğimiz Trabzonspor formasını kullanıp, biraz sivrildiğinde basamak olarak kullanan yabancılar değil, Yattara gibi her türlü acıyı yaşamasına rağmen, forma aşkı hiç bitmeyen doğum yeri başka ülke ama yüreği ve beyni ile kendini Trabzonlu hisseden…
Var mı itirazı olan…
Yorumlar 1
Kalan Karakter: