Geçen sezon Türk futbolunun ve Trabzonspor’un efsane ismi Şenol Güneş ile yaşanan hayal kırıklığının ardından teknik direktörlük koltuğuna oturduktan sonra birçok kesim adeta ‘kılıçlarını çekmişti’ bile…
‘Yapamaz’ dediler, ‘Hiçbir başarısı ve deneyimi yok’ dediler, ‘Trabzonspor’u yönetmek Anadolu kulübünü yönetmeye benzemez’ dediler.
Daha nicelerini dediler…
Ama o ve ekibi eleştirilere kulaklarını tıkayıp sadece işine ve sahaya odaklandı.
Çok kısıtlı kadro ve ekonomik imkanlara rağmen Karadenizlilere has olan o asi, inatçı, hırçın, pes etmeyen karakteri ile kadro değeri ve gücü Trabzonspor’un çok ama çok üstünde olan yıldızlar topluluğu Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’a kafa tuttu.
Bazı kolay gözüken, kaybedilmemesi gereken maçları kaybetti.
Ama asla yılmadı, vazgeçmedi. Bu vazgeçmemeyi, yılmamayı oyuncularına da ilmek ilmek işledi.
Bizler basın olarak bazı oyuncuları kötü performanslarından dolayı eleştirmemize rağmen o hiçbir oyuncusundan vazgeçmedi. Sahip çıktı, öyle ya da böyle onlardan faydalanmasını bildi.
Tesislerde tam bir aile ortamı oluşturdu, harika karakteri ile tüm oyuncuların saygısını kazandı.
Elbette hatalar da yaptı, bu hatalar sahaya da yansıdı ama hatalardan ders çıkarmasını da bildi.
‘Tekke ile bu iş olmaz’ diyenlere Fatih hoca, gelinen noktada büyük bir ders verdi.
Büyük bir mucizeye imza atarak Fatih Tekke’nin kim olduğunu herkese ispatladı.
Geçen hafta yaklaşık 350 milyon euroluk Galatasaray’ı sahadan silerek müthiş bir oyunla mağlup ederek hiç kimsenin beklemediği halde kentte şampiyonluk şarkılarını söyletmeye başladı.
Camianın yeniden kenetlenmesini sağladı.
Elbette bu kolay bir iş değildi; bu başarıda büyük bir emek, azim, gayret vardı.
Şimdi herkesin Fatih hocayı, ekibini ve bu inanmış futbolcuları onurlandırması gerekir.
Onlar şampiyon olamasa da çoktan gönülleri fethetti.
Lakin görüyoruz ki ne yazık ki azınlıkta da olsa bazı çehreler Fatih hocayı eleştirmeye, beğenmemeye devam ediyor. Yazık!
Vicdan muhasebesini yapamayan bu art niyetli çehreye ne yaparsanız yapın anlatamazsınız.
Ama bilin ki Fatih ‘Sultan’ Tekke yalnız değil, o kitlileri çoktan arkasından sürüklemeye başladı bile…
Sadece Trabzon'da değil, tüm ülkede onun başarısı, gayreti, emeği konuşuluyor; sizler duymak, görmek, anlamak ve kabullenmek istemeseniz bile…
Evet, sezon içerisindeki birçok maç çok güzel oynanmadan kazanıldı lakin Fatih hocanın dediği gibi güzel oyun bir iki idmanla olacak iş değil, zaman lazım, deneyim lazım, çok çalışmak lazım, doğru oyuncular lazım.
Önümüzdeki yıl doğru transfer hamleleri ile şampiyonluğun en büyük favorisi Tekke’li Trabzonspor’dur.
Ve en önemlisi tüm Trabzon halkı 7’den 70’e herkes, Fatih hocanın geçmişte hayalini kurduğu ‘Trabzonspor ile Şampiyonlar Ligi'nde final oynamak istiyorum’ o muazzam, inanılmaz hayalin gerçeğe dönüşmesini bekliyor.
Fatih hoca ile bu hayal imkansız değil, o bize bunu fazlasıyla gösterdi.
Ama 1 yıl, ama 2 yıl, ama 5 yıl sonra yeter ki Fatih hocaya sahip çıkalım, arkasında duralım.
O bunu başarabilecek potansiyele ve meziyetlere fazlasıyla sahip…
Yorumlar
Kalan Karakter: